bugün
- çocuğa israil diye isim koymak16
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi12
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- ak partili ahlakı14
- ceset sikmek12
- kendimden büyük kadınlardan hoşlanıyorum3
- dünyanın en tehlikeli cümlesi7
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar4
- mehmetcik uzerinden kanli siyaset4
- kadınlar gitar çalan erkekten hoşlanır mı4
- ölü sevicilerle aynı sözlükte yazmak5
- meksika açmazı macerası10
- sabahları sevilen şeyler6
- recep tayyip erdoğan19
- ceset başlığı niye hala yerinde3
- iltica43
- sadakat lidere değil vatana olur2
- gammazlar göreve6
- nere lan bu silivri2
- bok gibi adalet2
- messinin arjantin milli takıma vedası3
- kadınlar akıllı erkeklerden hoşlanır mı sorunsalı3
- simko38
- husiler'in aden havalimanı nı vurması3
- parcalandim toparlanamiyorum310
- adamı dinden imandan çıkartmak2
- boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığı3
- bir kadını keko gösteren detaylar17
- cemil tugay2
- ucan tekme atan hipopotam28
- buz gibi birayı tek seferde kafaya dikmek2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- bacılar çabuk bakın15
- nervio'nun erkek olması31
- edip akbayram ı edi pak bayram diye okumak2
- netanyahu8
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- nickelback4
- babuş diyen kız10
- from gold from dust29
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm9
- türkiye3
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
çocuk yaşta orduya katılıp memleket için harcanan bir hayat...
birinci inönü muharebeleri sonuçlanmış, ikinci inönü muharebeleri devam etmekteydi.
kış henüz yeni bitmiş ama inönü dağları ayaz kesiyordu.
ismet bey'in aklı, istanbul'dan zor zahmet malatya'ya getirtebildiği ailesinde özellikle de evladı izzet'teydi...
izzet henüz 2 yaşında bir bebekti.
doğuştan hastalığı vardı. tedavi edilmeli, özenle bakılmalıydı.
lakin vatan da işgal altındaydı.
hasta evladını bu şartlar altında istanbul'da bırakıp, mustafa kemal paşa'nın yanına, ankara'ya koşmuştu ismet bey.
şimdi de bütün vatanın kaderi ellerindeydi. batı cephesi komutanıydı ve ingiliz ve fransızlar tarafından desteklenen muazzam bir ordu karşısında kısmen düzenli bir orduya komuta ediyor, o derme çatma orduyla yunan'ı durdurmaya çalışıyordu.
inönü muharebelerinin ilkinde bunu başarmıştı.
lakin yunan sadece 2 ay sonra daha bir dinç şekilde işte yine karşısındaydı.
ilkinde durdurmuş, yine durduracaklardı.
önce allah'a, sonra askerlerine güveni tamdı. başka da bir şey istemiyordu, ah bir de izzet'in iyileşmesini istese çok şey mi istemiş olurdu acaba???
günler geceler boyu ismet bey'in düşüncesi bunlardı.
vatan sevgisi evlat sevgisinden daha ağır bastığı için buradaydı ve 1 nisan 1921'de mustafa kemal paşa'ya inönü'de kazanılan zaferin telgrafını çekmiş, karşılığında da;
"siz orada yalnız düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz..." cevabını almıştı.
tam batı cephesinde her şey yoluna girmişti ki yunan daha bir azgın şekilde, daha kuvvetli bir kararlılıkla bir kez daha saldırdı.
bu seferki bambaşkaydı...
batı cephesi yarılmış, ordumuz sakarya'nın doğusuna kadar itilmişti.
tutunacak her karış toprakta tutunmaya çalışılıyor, türk ulusu kanının son damlasına kadar vatanını savunuyordu artık.
tam 22 gece 23 gün süren tarihin gördüğü en şiddetli muharebelerden biri olan bu varolma savaşı nihayet 13 eylül'de zaferle sona ermiş tam 9 aydır şiddetle devam eden yunan taarruzu sona erdirilmiş, 238 senedir sürekli toprak kaybede kaybede geri çekilen türk milleti artık bu geri çekilmeye dur diyebilmişti...
görsel
ismet bey'in aylar sonra artık yüzü gülüyordu.
halide edip ve mustafa kemal paşa o'nun güldüğünü gördüklerinde birbirlerine kederle baktılar.
ne halide edip, ne mustafa kemal, ne de fevzi paşa'nın yüzü gülmüyordu...ama 3'ü de cesaret edip ismet paşa'ya bir şey söyleyemediler.
nitekim saatler sonra ismet paşa'nın emir subayı batı cephesi karargahına geldi ve paşa'ya başsağlığı dileklerini ileterek bir mektup verdi.
ikinci inönü muharebeleri sırasında ismet paşa cephede bu milletin makus kaderini yenmek için uğraş verirken malatya'dan acı haber gelmiş, evladı izzet vefat etmişti. ardından yunan taarruzu ve sakarya meydan muharebesi boyunca bu haber ismet paşa'dan gizlenmiş, sakarya zaferi sonrası evladının vefat haberi muzaffer batı cephesi komutanının gözlerinin yaşla dolmasına sebep olmuştu...
diyecek tek söz vardı; vatan sağolsun...!!!
işte o kahramanlar çocuk yaşlarında vatan için evlerinden çıkarken başlarına bunların geleceğini, vatanın ve milletin bekasının her şeyden önce geldiğini biliyorlardı...
ismet paşa da o kahramanlardan biriydi.
istese isgal altındaki istanbul'da nazırlık, müsteşarlık gibi makam mevki sahibi olup oturur, hasta evladı ile ilgilenir, onu tedavi ettirebilirdi.
ama o lüksü, makamı, mevkiyi hatta bebek yaştaki evladının sağlığını bir kenara bırakıp ankara'ya koştu. kurtarılacak bir vatan, bir evlattan daha önemliydi...
onlar bu milletin yetiştirdiği şerefli, namuslu, fedakar ve vatansever insanlardı...
bugün bu satırları yazıyorum, zira bugün ismet inönü'nün, batı cephesinin muzaffer komutanı ismet paşa'nın, bizleri aç bıraksa dahi babasız bırakmayan türkiye cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanının vefatının 47. yıldönümü.
ruhu şad mekanı cennet olsun...
görsel
#tarih
birinci inönü muharebeleri sonuçlanmış, ikinci inönü muharebeleri devam etmekteydi.
kış henüz yeni bitmiş ama inönü dağları ayaz kesiyordu.
ismet bey'in aklı, istanbul'dan zor zahmet malatya'ya getirtebildiği ailesinde özellikle de evladı izzet'teydi...
izzet henüz 2 yaşında bir bebekti.
doğuştan hastalığı vardı. tedavi edilmeli, özenle bakılmalıydı.
lakin vatan da işgal altındaydı.
hasta evladını bu şartlar altında istanbul'da bırakıp, mustafa kemal paşa'nın yanına, ankara'ya koşmuştu ismet bey.
şimdi de bütün vatanın kaderi ellerindeydi. batı cephesi komutanıydı ve ingiliz ve fransızlar tarafından desteklenen muazzam bir ordu karşısında kısmen düzenli bir orduya komuta ediyor, o derme çatma orduyla yunan'ı durdurmaya çalışıyordu.
inönü muharebelerinin ilkinde bunu başarmıştı.
lakin yunan sadece 2 ay sonra daha bir dinç şekilde işte yine karşısındaydı.
ilkinde durdurmuş, yine durduracaklardı.
önce allah'a, sonra askerlerine güveni tamdı. başka da bir şey istemiyordu, ah bir de izzet'in iyileşmesini istese çok şey mi istemiş olurdu acaba???
günler geceler boyu ismet bey'in düşüncesi bunlardı.
vatan sevgisi evlat sevgisinden daha ağır bastığı için buradaydı ve 1 nisan 1921'de mustafa kemal paşa'ya inönü'de kazanılan zaferin telgrafını çekmiş, karşılığında da;
"siz orada yalnız düşmanı değil milletin makus talihini de yendiniz..." cevabını almıştı.
tam batı cephesinde her şey yoluna girmişti ki yunan daha bir azgın şekilde, daha kuvvetli bir kararlılıkla bir kez daha saldırdı.
bu seferki bambaşkaydı...
batı cephesi yarılmış, ordumuz sakarya'nın doğusuna kadar itilmişti.
tutunacak her karış toprakta tutunmaya çalışılıyor, türk ulusu kanının son damlasına kadar vatanını savunuyordu artık.
tam 22 gece 23 gün süren tarihin gördüğü en şiddetli muharebelerden biri olan bu varolma savaşı nihayet 13 eylül'de zaferle sona ermiş tam 9 aydır şiddetle devam eden yunan taarruzu sona erdirilmiş, 238 senedir sürekli toprak kaybede kaybede geri çekilen türk milleti artık bu geri çekilmeye dur diyebilmişti...
görsel
ismet bey'in aylar sonra artık yüzü gülüyordu.
halide edip ve mustafa kemal paşa o'nun güldüğünü gördüklerinde birbirlerine kederle baktılar.
ne halide edip, ne mustafa kemal, ne de fevzi paşa'nın yüzü gülmüyordu...ama 3'ü de cesaret edip ismet paşa'ya bir şey söyleyemediler.
nitekim saatler sonra ismet paşa'nın emir subayı batı cephesi karargahına geldi ve paşa'ya başsağlığı dileklerini ileterek bir mektup verdi.
ikinci inönü muharebeleri sırasında ismet paşa cephede bu milletin makus kaderini yenmek için uğraş verirken malatya'dan acı haber gelmiş, evladı izzet vefat etmişti. ardından yunan taarruzu ve sakarya meydan muharebesi boyunca bu haber ismet paşa'dan gizlenmiş, sakarya zaferi sonrası evladının vefat haberi muzaffer batı cephesi komutanının gözlerinin yaşla dolmasına sebep olmuştu...
diyecek tek söz vardı; vatan sağolsun...!!!
işte o kahramanlar çocuk yaşlarında vatan için evlerinden çıkarken başlarına bunların geleceğini, vatanın ve milletin bekasının her şeyden önce geldiğini biliyorlardı...
ismet paşa da o kahramanlardan biriydi.
istese isgal altındaki istanbul'da nazırlık, müsteşarlık gibi makam mevki sahibi olup oturur, hasta evladı ile ilgilenir, onu tedavi ettirebilirdi.
ama o lüksü, makamı, mevkiyi hatta bebek yaştaki evladının sağlığını bir kenara bırakıp ankara'ya koştu. kurtarılacak bir vatan, bir evlattan daha önemliydi...
onlar bu milletin yetiştirdiği şerefli, namuslu, fedakar ve vatansever insanlardı...
bugün bu satırları yazıyorum, zira bugün ismet inönü'nün, batı cephesinin muzaffer komutanı ismet paşa'nın, bizleri aç bıraksa dahi babasız bırakmayan türkiye cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanının vefatının 47. yıldönümü.
ruhu şad mekanı cennet olsun...
görsel
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar