bugün
- yazarların başarılı olduğu konular8
- mesajlaşırken btw yazmak5
- anın görüntüsü17
- türklerin başarılı olduğu konular8
- kürtlerin başarılı olduğu konular7
- fatma betül sayan kaya'nın tıp eğitimi2
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir3
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler4
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- bekir bozdağ4
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın8
- ellerim bos gonlum hos neyin kafasını yaşıyor4
- hasan mutlucan2
- fatma betül sayan kaya37
- google hizmetlerini kullanan yahudi sevici vex4
- yunanlıların başarılı olduğu konular3
- arapların iyi olduğu konular4
- tavuk şiş4
- ispanyolların başarılı olduğu konular4
- hamsili cilt kremi8
- araba4
- cyberpunk 20772
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- akp seçmeni12
- seni bir daha ne zaman görebilirim mesajına cevap2
- menemen2
- italyanların başarılı olduğu konular4
- gandalf2
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler3
- 4 ekim 2026 azerbaycan litvanya maçı3
- israil de özelleştirilen f35 adir ler3
- from gold from dust28
- karıcığım mini etek sana çok yakışıyor2
- yahudilerin en iyi olduğu konu teknoloji3
- tayvanın iyi olduğu konular3
- zorba arkadaşlar4
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- bahtı değil iştahı açık olan kız4
- roboski3
- sobayla konuşan adama dahi demek3
- kız silkmek2
- rize de kar yağması2
- yahudilerin en iyi olduğu konular3
- ellerim bos gonlum hos vs vexillarius the slayer2
- plaza kadınları3
- ebemin iyi olduğu konu2
- ağrı kesici kullanamamak3
- 4 ekim 2026 kosova avusturya maçı2
- akp li kadınlar3
● Nerede doğdunuz? Nasıl bir ailenin çocuğusunuz?
- istanbul Kumkapı’da doğdum. iki odalı kiralık bir evde... Ben hiç kiracılık yapmadım. Dört yaşındayken bir ev satın aldık. Kiralık evde doğduğumu niye söyledim? Çünkü o kiralık evin önünde bir türbe vardı. Oraya mum yakarlardı. Çok güzel bir enerjisi vardı o sokağın. O evi ve türbeyi unutamıyorum. ilk torunum ben. El bebek, gül bebek büyütüldüm. Bir hafta anneanne tarafında, bir hafta babaanne tarafında kalırdım.
● Rober ne demek?
- Rober’in ne Türkçe’de ne de Ermenice’de bir anlamı var. Ama bizim sülalede Rober çok var. Soyadımız da aslında Hatemoğlu imiş. Yıllar önce dedem Kastamonu’da köyde nüfusa kaydolurken Hatemo yazılmış. Hatta ailede bu işin esprisi yapılır, "Hatemoğlu yazacakmış da mürekkebi bitmiş" diye.
● Babanız ne iş yapardı?
- Babam kuyumcu. Şu anda çalışmıyor. Onun işini kardeşim götürüyor.
● Müzik nereden kanınıza girdi?
- Amcam, Arif Sağ’ın öğrencisiydi. Şu anda isviçre’de bağlama hocalığı yapıyor. Dedem, keman üstadı. Muhabbeti, içmeyi, yemeyi seven insanlardı bizimkiler. Sürekli meşk, sürekli meşk... Annem ve teyzelerim meze ve zeytinyağlı yemeklerde ustaydı. Çok zengin bir ailenin oğlu değilim ama hiç zorluk çekmedim. Babam kendi paramı kendim kazanmam için beni çalıştırdı ama, ders olsun diye. Yoksa ben hiçbir şeyi sonradan görmedim.
● Tamam da fakir bir çocukluk geçirmediğinizin üzerine neden bu kadar çok basıyorsunuz?
- Sonuçta ben o dükkanda kilolarca altını bıraktım. Evden bir pantolon, bir gömlek çıktım. Babam şarkıcı olmamı istemiyordu.
● Kilolarca altını bıraktığınızda kaç yaşındaydınız?
- 21. Askerden yeni gelmiştim. Kendime bir yıl süre verdim. "Bir yıl içinde yaptım yaptım, başarılı olamazsam müziği bırakacağım" dedim. Ve inanmazsın, 365. gün kasetim çıkmıştı.
● Sizi kim keşfetti?
- Benim hikayem istanbul Plak’ta başladı. Mehmet Sögütoğlu keşfetti. ilk prodüktörüm Alpay Aydın’dı. Tarkan’ın da ilk prodüktörüydü. ilk söylediğim şarkı, Levent Yüksel’den Karaağaç’dı. Mehmet Bey yukarıdan inmiş, "Bu ne güzel bir ses" demişti. Kaset yapmak istediklerini söylediler. O odadan çıkışımı hiç unutmam. Feleğin çemberini kırdığım gün, o gündür. Sonra albüm çıktı. "Esmer sevdim herkes hayran / Esmer yarim yaradana kurban". Ve Türkiye kırmızılı, ateşler içinde dans eden bir adam tanıdı.
● Yeni albümle birlikte saçlarınızı da desenli tıraş ettiniz!
- Bunu bir moda dergisinde görmüştüm. Bir zencinin kafasındaydı, çok beğenmiştim. Yırttım o sayfayı sakladım. istedim, yaptım. Onun için berber koltuğunda beş saat oturdum. Sonra yapanın eli alıştı. Üç saatte bitirmeye başladı. Ama artık sıkıldım bir, iki yerim çok daarrr... Üç, dört günde bir berbere gitmek ağır geldi.
● Kaşlarınızı ne zamandır aldırıyorsunuz?
- Aldırmıyorum, ortasındaki tüyleri kendim alıyorum. Kalın kaş çok seviyorum, hayatta almam. Düzeltiyorum, o kadar. Ben manikür, pedikür, cilt bakımı gibi zamazingolardan nefret ediyorum.
● Metroseksüellik için, homoseksüelliğin süngerlenmiş hali, dediniz...
- Yanlış anlaşıldı. Ben manikür yaptıranlara homoseksüel demedim. Metroseksüel diye bir tanım getirenlere laf ettim. Bakımlı erkeğe yeni bir isim takma ihtiyacı da nerden çıktı?
● Albümün çıkışıyla birlikte ettiğiniz bir diğer sivri laf da şu: "Çokeşliliği göz önünde yaşamaktan çekinirim." Yani siz çokeşlilikten yana mısınız?
- Çokeşliliğin zevkli bir şey olduğuna inanıyorum. Ama bizler örnek alınan insanlarız, yapmamalıyız.
● Beşinci albümünüzün çıkış şarkısı "Senden Çok Var"ın bestesi Yunanlı bir şarkıcıya ait. Bunu duyan herkesin ilk tepkisi "Hırsız Rober" oluyor...
- işte buna çok içerliyorum. Ne hırsızı ya? Biz bunu saklamadık ki! Albümü alıp baksınlar, Yunanlı şarkıcının adı yazıyor. Ben bu şarkıyı üç yıl önce Yunan adalarına tatile gittiğimde keşfettim. Bir başka şarkısıyla beni tavladı. Hemen gittim albümü aldım. Türkiye’ye getirdim. Şarkıya söz yazmaya karar verdik. Bir başka Türk şarkıcı benden önce kullandı, vazgeçtim. Bunun üzerine ben bu şarkıyı kullanmak istedim. Yıldız Tilbe söz yazdı. "iyiiiiiii çok seviyorken / iyiiiii seviliyorken" gibi bir şeydi. Ama yine geç kaldım. Bizim şarkıyı Aşkın Nur Yengi söyledi. Kısmet dedik, defteri kapattık. Aradan birkaç ay geçti Aşkın Hanım’ın söylediği versiyon patlamadı. Bunun üzerine biz şarkıyı tekrar gündemimize aldık. Yıldız, sözleri değiştirelim dedi. "Yap dedim, seni Einstein ilan edeceğim." Yaptı.
● Ama sayı saymalı olmasını siz istemişsiniz değil mi?
- Evet. Nakaratta say, dök dedim. Bir şöyle, iki şöyle... Bu, sevgi muhabbetinden doğan bir şarkı. O yüzden bu kadar samimi geldi.
● Senden Çok Var’ın bestecisi Giorgos Mazonakis çok yakışıklı bir oğlan. Yunanistan’da çok seviliyor. Ama bu şarkıyı o da patlatamamıştı. Çünkü sound eksikliği vardı. Bizimki daha ritmik oldu. iyi aranje edildi. Ozan Çolakoğlu yaptı. Şimdi Yunanistan’da da bizimkini dinliyorlarmış.
● Hrant Dink’in cenazesine gittiniz mi?
- Evlerine taziyeye gittim. Tanımıyordum ama uzaktan uzağa çok saygı duyuyordum. Cenazede Türk halkı ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bir kişinin yaptığı hatayı bin kişiye mal etmemek lazım.
● Siz Türkiye’de yaşayan bir Ermeni olarak, kendinizi hiç azınlık olarak hissettiniz mi?
- Lafını etmeye değecek şeyler değil bunlar. Evet geçmişte birtakım husumetler olmuş, ama herkesin herkesle olmuş. ileriye bakmak lazım.
● Siz askerliğinizi nerede yaptınız?
- Adana’da yaptım. Tabii ilk başta zor alıştılar. ismimi yadırgadılar, dalga geçtiler, anlayış gösterdim. Bir zaman sonra beni çok sevdiler, ben de onları.
● Hatta özenip askerde sünnet olmuşsunuz, öyle mi?
- Tabii, kesinlikle kendi istediğimle oldum. Güneydoğu’nun bir köyünde doğmuş, sünnetçi olmadığı için sünnet olamamış biri vardı. Onunla birlikte ben de oldum. Bu konu yıllar önce gündeme gelmişti. Bir daha açıldı. inşallah bu son olur. Bu konu üzerinden prim yapıyormuşum gibi görünmek istemiyorum. Sonuçta hepimizin inandığı bir Allah var diyorum, konuyu kapatıyorum.
https://www.hurriyet.com....ecinin-adi-yazili-5919823
- istanbul Kumkapı’da doğdum. iki odalı kiralık bir evde... Ben hiç kiracılık yapmadım. Dört yaşındayken bir ev satın aldık. Kiralık evde doğduğumu niye söyledim? Çünkü o kiralık evin önünde bir türbe vardı. Oraya mum yakarlardı. Çok güzel bir enerjisi vardı o sokağın. O evi ve türbeyi unutamıyorum. ilk torunum ben. El bebek, gül bebek büyütüldüm. Bir hafta anneanne tarafında, bir hafta babaanne tarafında kalırdım.
● Rober ne demek?
- Rober’in ne Türkçe’de ne de Ermenice’de bir anlamı var. Ama bizim sülalede Rober çok var. Soyadımız da aslında Hatemoğlu imiş. Yıllar önce dedem Kastamonu’da köyde nüfusa kaydolurken Hatemo yazılmış. Hatta ailede bu işin esprisi yapılır, "Hatemoğlu yazacakmış da mürekkebi bitmiş" diye.
● Babanız ne iş yapardı?
- Babam kuyumcu. Şu anda çalışmıyor. Onun işini kardeşim götürüyor.
● Müzik nereden kanınıza girdi?
- Amcam, Arif Sağ’ın öğrencisiydi. Şu anda isviçre’de bağlama hocalığı yapıyor. Dedem, keman üstadı. Muhabbeti, içmeyi, yemeyi seven insanlardı bizimkiler. Sürekli meşk, sürekli meşk... Annem ve teyzelerim meze ve zeytinyağlı yemeklerde ustaydı. Çok zengin bir ailenin oğlu değilim ama hiç zorluk çekmedim. Babam kendi paramı kendim kazanmam için beni çalıştırdı ama, ders olsun diye. Yoksa ben hiçbir şeyi sonradan görmedim.
● Tamam da fakir bir çocukluk geçirmediğinizin üzerine neden bu kadar çok basıyorsunuz?
- Sonuçta ben o dükkanda kilolarca altını bıraktım. Evden bir pantolon, bir gömlek çıktım. Babam şarkıcı olmamı istemiyordu.
● Kilolarca altını bıraktığınızda kaç yaşındaydınız?
- 21. Askerden yeni gelmiştim. Kendime bir yıl süre verdim. "Bir yıl içinde yaptım yaptım, başarılı olamazsam müziği bırakacağım" dedim. Ve inanmazsın, 365. gün kasetim çıkmıştı.
● Sizi kim keşfetti?
- Benim hikayem istanbul Plak’ta başladı. Mehmet Sögütoğlu keşfetti. ilk prodüktörüm Alpay Aydın’dı. Tarkan’ın da ilk prodüktörüydü. ilk söylediğim şarkı, Levent Yüksel’den Karaağaç’dı. Mehmet Bey yukarıdan inmiş, "Bu ne güzel bir ses" demişti. Kaset yapmak istediklerini söylediler. O odadan çıkışımı hiç unutmam. Feleğin çemberini kırdığım gün, o gündür. Sonra albüm çıktı. "Esmer sevdim herkes hayran / Esmer yarim yaradana kurban". Ve Türkiye kırmızılı, ateşler içinde dans eden bir adam tanıdı.
● Yeni albümle birlikte saçlarınızı da desenli tıraş ettiniz!
- Bunu bir moda dergisinde görmüştüm. Bir zencinin kafasındaydı, çok beğenmiştim. Yırttım o sayfayı sakladım. istedim, yaptım. Onun için berber koltuğunda beş saat oturdum. Sonra yapanın eli alıştı. Üç saatte bitirmeye başladı. Ama artık sıkıldım bir, iki yerim çok daarrr... Üç, dört günde bir berbere gitmek ağır geldi.
● Kaşlarınızı ne zamandır aldırıyorsunuz?
- Aldırmıyorum, ortasındaki tüyleri kendim alıyorum. Kalın kaş çok seviyorum, hayatta almam. Düzeltiyorum, o kadar. Ben manikür, pedikür, cilt bakımı gibi zamazingolardan nefret ediyorum.
● Metroseksüellik için, homoseksüelliğin süngerlenmiş hali, dediniz...
- Yanlış anlaşıldı. Ben manikür yaptıranlara homoseksüel demedim. Metroseksüel diye bir tanım getirenlere laf ettim. Bakımlı erkeğe yeni bir isim takma ihtiyacı da nerden çıktı?
● Albümün çıkışıyla birlikte ettiğiniz bir diğer sivri laf da şu: "Çokeşliliği göz önünde yaşamaktan çekinirim." Yani siz çokeşlilikten yana mısınız?
- Çokeşliliğin zevkli bir şey olduğuna inanıyorum. Ama bizler örnek alınan insanlarız, yapmamalıyız.
● Beşinci albümünüzün çıkış şarkısı "Senden Çok Var"ın bestesi Yunanlı bir şarkıcıya ait. Bunu duyan herkesin ilk tepkisi "Hırsız Rober" oluyor...
- işte buna çok içerliyorum. Ne hırsızı ya? Biz bunu saklamadık ki! Albümü alıp baksınlar, Yunanlı şarkıcının adı yazıyor. Ben bu şarkıyı üç yıl önce Yunan adalarına tatile gittiğimde keşfettim. Bir başka şarkısıyla beni tavladı. Hemen gittim albümü aldım. Türkiye’ye getirdim. Şarkıya söz yazmaya karar verdik. Bir başka Türk şarkıcı benden önce kullandı, vazgeçtim. Bunun üzerine ben bu şarkıyı kullanmak istedim. Yıldız Tilbe söz yazdı. "iyiiiiiii çok seviyorken / iyiiiii seviliyorken" gibi bir şeydi. Ama yine geç kaldım. Bizim şarkıyı Aşkın Nur Yengi söyledi. Kısmet dedik, defteri kapattık. Aradan birkaç ay geçti Aşkın Hanım’ın söylediği versiyon patlamadı. Bunun üzerine biz şarkıyı tekrar gündemimize aldık. Yıldız, sözleri değiştirelim dedi. "Yap dedim, seni Einstein ilan edeceğim." Yaptı.
● Ama sayı saymalı olmasını siz istemişsiniz değil mi?
- Evet. Nakaratta say, dök dedim. Bir şöyle, iki şöyle... Bu, sevgi muhabbetinden doğan bir şarkı. O yüzden bu kadar samimi geldi.
● Senden Çok Var’ın bestecisi Giorgos Mazonakis çok yakışıklı bir oğlan. Yunanistan’da çok seviliyor. Ama bu şarkıyı o da patlatamamıştı. Çünkü sound eksikliği vardı. Bizimki daha ritmik oldu. iyi aranje edildi. Ozan Çolakoğlu yaptı. Şimdi Yunanistan’da da bizimkini dinliyorlarmış.
● Hrant Dink’in cenazesine gittiniz mi?
- Evlerine taziyeye gittim. Tanımıyordum ama uzaktan uzağa çok saygı duyuyordum. Cenazede Türk halkı ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bir kişinin yaptığı hatayı bin kişiye mal etmemek lazım.
● Siz Türkiye’de yaşayan bir Ermeni olarak, kendinizi hiç azınlık olarak hissettiniz mi?
- Lafını etmeye değecek şeyler değil bunlar. Evet geçmişte birtakım husumetler olmuş, ama herkesin herkesle olmuş. ileriye bakmak lazım.
● Siz askerliğinizi nerede yaptınız?
- Adana’da yaptım. Tabii ilk başta zor alıştılar. ismimi yadırgadılar, dalga geçtiler, anlayış gösterdim. Bir zaman sonra beni çok sevdiler, ben de onları.
● Hatta özenip askerde sünnet olmuşsunuz, öyle mi?
- Tabii, kesinlikle kendi istediğimle oldum. Güneydoğu’nun bir köyünde doğmuş, sünnetçi olmadığı için sünnet olamamış biri vardı. Onunla birlikte ben de oldum. Bu konu yıllar önce gündeme gelmişti. Bir daha açıldı. inşallah bu son olur. Bu konu üzerinden prim yapıyormuşum gibi görünmek istemiyorum. Sonuçta hepimizin inandığı bir Allah var diyorum, konuyu kapatıyorum.
https://www.hurriyet.com....ecinin-adi-yazili-5919823
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar