bugün
- naber lan hayatsızlar8
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak5
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak5
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- iyi geceler arkadaşlar5
- sikimin sürekli kalkması2
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- kabak tatlısını sevenler15
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- panama da kaybolan hollandalı kızlar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- anın görüntüsü26
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- masterchef türkiye de elenen yarışmacı2
- otel odasında intihar etmek6
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- sigara içelim mi5
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- favori sözlüğünüz2
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- toplumsal buhran2
- elektrik3
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- kızgın yağ yanığı4
- fingirdek sözlük erkeği6
- alt haşortmanı4
- kitap önerisi4
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- taksim delisi cenk7
- afyonkarahisar da kayınbirader cinayeti2
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- muşlettin bey ekselansları2
- demir yüklenmesi2
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- rafet el roman3
- sözlük yazarlarının gazları3
- 48 saat uyumamak2
- istanbul7
görsel
SÜMERLER VE ASTRONOMi ...
Hazırlayan: Osman Kürşat SERTTÜRK
Görsel: Babil kralı ı.Nabukadnezar dönemine ait bir kudurru taşı. Üzerinde göksel semboller (M.Ö.1125 – 1100). British Museum
Astronominin doğuşunda astrolojnin de büyük bir payı olduğu görülür zira Gökyüzü, tanrıların eviydi ve gökyüzündeki olayların da, tanrıların faaliyetlerini temsil ettiği inancı hakimdi. Paleolitik Dönem’den itibaren insanların hayatında astronomi,önemli bir rol oynamıştır.Örneğin Lascaux mağara duvarlarında 16.500 yıl öncesine ait olan çizimlerin bir çeşit gökyüzü haritası olduğu görüşü ortaya atılmıştır.
Eski Mezopotamya kültüründe insanlar, tanrıların insanlığa gelecekteki olayları işaretler yoluyla gösterdiğine inanıyorlardı. Bu işaretler önemliydi ve Sümerler’de (g)iskim, Akadlar’da ittu olarak adlandırılmıştır.
Modern gökbilimciliğin tüm temel unsurları Sümer kökenlidir. Sümerler gök cisimlerini yakından inceleyen ilk medeniyet olsalar da onların buluşlarıyla ilgili bilgilerin çoğu Babilliler’in yazılı belgelerinden elde edilmiştir. Kehanetler ve kahinler hem ülkeyi yönetenler hem de ülkenin geleceği için önemliyken kahinler içinde gezegenlerin konumları önemliydi.
Göksel olayları yorumlayan astrolog kahinler veya keşişler bu bağlamda tanrı ile insanlar arasındaki aracılar olarak algılanmıştır. Bunun doğal yansıması olarak göksel olaylar, tanrıların insanlara bir mesajı olarak görülmüş, yıldızların, başlı başına bir kehanet unsuru olarak düşünülmesine neden olmuştur.
işaret olarak kabul edilen bir gök olayından sonra yeryüzünde önemli bir olay olması durumunda bu iki olay arasında doğrudan bağlantı kurulur ve daha sonra aynı işaret ortaya çıkarsa, bu olayın tekrar edeceğine inanılırdı. Göksel olayların, tanrıların insanlara bir mesajı olarak görülmesi, yıldızların, başlı başına bir kehanet unsuru olmasına sebebiyet vermiştir. Jüpiter Mezopotamya için uğurlu kabul edilmiş, Satürn'ün barış, adalet, düzen ve güvenlik temsilcisi olduğuna inanılmıştı.
Astronomi ve astrolojinin iç içe girmesi Mezopotamya'da Babil döneminin sonuna kadar devam etmiştir ve ancak bu dönemden sonra dini ve mitolojik görüşün yerini daha bilimsel bir görüş almıştır. Yeni Babil döneminde astronomi olaylarının kaydının tutulması ciddiyetle yapılmış, tam Ay tutulmalarının 18 yılda bir tekrarladığını yine onlar tarafından keşfetmiştir. Günümüzde buna "Saros Döngüsü" adı verilir.
Sümerlerde evren, yeryüzü ve gökyüzü olarak iki ana unsurdan oluşur. Bütün tanrılar bu ana yaratıcıların altında toplanmıştır. Sümer inancında gökyüzü her zaman önemli bir bölge olmuş, yıldızları tanrılarla eşleştirmişlerdir. “Ziggurat” adı verilen piramit biçiminde kule tapınakları da bu yüzden yapmışlardır;Tanrılara yakın olabilmek adına "gök kadar yüksek" diye tanımladıkları bu tapınaklar sayesinde göğün merdivenlerini tırmanabileceklerini ve böylece tanrılara ulaşabileceklerini düşünmüşlerdir.
Lakin Sümer inancına göre gökyüzü katlardan oluşuyordu. Ünlü Sümerolog Kramer’in oluşturduğu Sümer alfabe tablosunun ilk harfi yıldız resmiyle başlar; Sümerce "An",kelimesi, "gök" sözcüğünü simgeler. Öte yandan aynı işaret, Dingir, yani "Tanrı" sözcüğünü göstermek için de kullanılmıştır. Dolayısıyla Sümerlerin tanrı olarak yıldız motifini kullanmaları dinlerinin ne kadar gökyüzü bağlantılı olduğunun açık emaresidir. M.Ö.3.bin yılın sonuna doğru tarihlenen çivi yazılı Sümer krallık listesinin başında şöyle der:“Göksel krallık yeryüzüne indiğinde, Eridu’da gelişti.”Yine Sümerlere ait olan ve dünyanın bilinen en eski yasa kitabesinin girişinde şu ifadeye yer verilir: "Dünya yaratıldıktan, Sümer ülkesinin ve Ur kentinin yazgıları belirlendikten sonra, Sümer panteonunun iki baş tanrısı, An ile Enlil ay-tanrısı Nanna'yı Ur krallıgına atadılar. Sözü geçen An, gök tanrısıdır ve Ki, yani yer tanrısı ile birleşiminden hava tanrısı Enlil doğmuştur. Ay tanrısı Nanna ise hava tanrısı Enlil’in çocuğudur.
Çivi yazısı metinleri ve ilahi sembollerle kaplı olan Kudurru taşları, MÖ 7.yüzyılın ilk yarısına kadar üretilmiştir; Bunların bir kopyası da tapınaklara yerleştirilirdi.British Museum’da bulunan ve görselini paylaştığım Kudurru örneği, Güneş, Ay ve sekiz köşeli yıldız sembolleri ile taçlandırılmıştır ve bu semboller Babil Panteonu'nun genel yıldız karakterini yansıtmaktadır. Alt katmanların ise akrep, koç, balık, yılan, kuş, kaplumbağa gibi bir takım hayvan sembolleri ile bezendiğini görüyoruz.
https://www.facebook.com/...2/posts/2510216112413091/
SÜMERLER VE ASTRONOMi ...
Hazırlayan: Osman Kürşat SERTTÜRK
Görsel: Babil kralı ı.Nabukadnezar dönemine ait bir kudurru taşı. Üzerinde göksel semboller (M.Ö.1125 – 1100). British Museum
Astronominin doğuşunda astrolojnin de büyük bir payı olduğu görülür zira Gökyüzü, tanrıların eviydi ve gökyüzündeki olayların da, tanrıların faaliyetlerini temsil ettiği inancı hakimdi. Paleolitik Dönem’den itibaren insanların hayatında astronomi,önemli bir rol oynamıştır.Örneğin Lascaux mağara duvarlarında 16.500 yıl öncesine ait olan çizimlerin bir çeşit gökyüzü haritası olduğu görüşü ortaya atılmıştır.
Eski Mezopotamya kültüründe insanlar, tanrıların insanlığa gelecekteki olayları işaretler yoluyla gösterdiğine inanıyorlardı. Bu işaretler önemliydi ve Sümerler’de (g)iskim, Akadlar’da ittu olarak adlandırılmıştır.
Modern gökbilimciliğin tüm temel unsurları Sümer kökenlidir. Sümerler gök cisimlerini yakından inceleyen ilk medeniyet olsalar da onların buluşlarıyla ilgili bilgilerin çoğu Babilliler’in yazılı belgelerinden elde edilmiştir. Kehanetler ve kahinler hem ülkeyi yönetenler hem de ülkenin geleceği için önemliyken kahinler içinde gezegenlerin konumları önemliydi.
Göksel olayları yorumlayan astrolog kahinler veya keşişler bu bağlamda tanrı ile insanlar arasındaki aracılar olarak algılanmıştır. Bunun doğal yansıması olarak göksel olaylar, tanrıların insanlara bir mesajı olarak görülmüş, yıldızların, başlı başına bir kehanet unsuru olarak düşünülmesine neden olmuştur.
işaret olarak kabul edilen bir gök olayından sonra yeryüzünde önemli bir olay olması durumunda bu iki olay arasında doğrudan bağlantı kurulur ve daha sonra aynı işaret ortaya çıkarsa, bu olayın tekrar edeceğine inanılırdı. Göksel olayların, tanrıların insanlara bir mesajı olarak görülmesi, yıldızların, başlı başına bir kehanet unsuru olmasına sebebiyet vermiştir. Jüpiter Mezopotamya için uğurlu kabul edilmiş, Satürn'ün barış, adalet, düzen ve güvenlik temsilcisi olduğuna inanılmıştı.
Astronomi ve astrolojinin iç içe girmesi Mezopotamya'da Babil döneminin sonuna kadar devam etmiştir ve ancak bu dönemden sonra dini ve mitolojik görüşün yerini daha bilimsel bir görüş almıştır. Yeni Babil döneminde astronomi olaylarının kaydının tutulması ciddiyetle yapılmış, tam Ay tutulmalarının 18 yılda bir tekrarladığını yine onlar tarafından keşfetmiştir. Günümüzde buna "Saros Döngüsü" adı verilir.
Sümerlerde evren, yeryüzü ve gökyüzü olarak iki ana unsurdan oluşur. Bütün tanrılar bu ana yaratıcıların altında toplanmıştır. Sümer inancında gökyüzü her zaman önemli bir bölge olmuş, yıldızları tanrılarla eşleştirmişlerdir. “Ziggurat” adı verilen piramit biçiminde kule tapınakları da bu yüzden yapmışlardır;Tanrılara yakın olabilmek adına "gök kadar yüksek" diye tanımladıkları bu tapınaklar sayesinde göğün merdivenlerini tırmanabileceklerini ve böylece tanrılara ulaşabileceklerini düşünmüşlerdir.
Lakin Sümer inancına göre gökyüzü katlardan oluşuyordu. Ünlü Sümerolog Kramer’in oluşturduğu Sümer alfabe tablosunun ilk harfi yıldız resmiyle başlar; Sümerce "An",kelimesi, "gök" sözcüğünü simgeler. Öte yandan aynı işaret, Dingir, yani "Tanrı" sözcüğünü göstermek için de kullanılmıştır. Dolayısıyla Sümerlerin tanrı olarak yıldız motifini kullanmaları dinlerinin ne kadar gökyüzü bağlantılı olduğunun açık emaresidir. M.Ö.3.bin yılın sonuna doğru tarihlenen çivi yazılı Sümer krallık listesinin başında şöyle der:“Göksel krallık yeryüzüne indiğinde, Eridu’da gelişti.”Yine Sümerlere ait olan ve dünyanın bilinen en eski yasa kitabesinin girişinde şu ifadeye yer verilir: "Dünya yaratıldıktan, Sümer ülkesinin ve Ur kentinin yazgıları belirlendikten sonra, Sümer panteonunun iki baş tanrısı, An ile Enlil ay-tanrısı Nanna'yı Ur krallıgına atadılar. Sözü geçen An, gök tanrısıdır ve Ki, yani yer tanrısı ile birleşiminden hava tanrısı Enlil doğmuştur. Ay tanrısı Nanna ise hava tanrısı Enlil’in çocuğudur.
Çivi yazısı metinleri ve ilahi sembollerle kaplı olan Kudurru taşları, MÖ 7.yüzyılın ilk yarısına kadar üretilmiştir; Bunların bir kopyası da tapınaklara yerleştirilirdi.British Museum’da bulunan ve görselini paylaştığım Kudurru örneği, Güneş, Ay ve sekiz köşeli yıldız sembolleri ile taçlandırılmıştır ve bu semboller Babil Panteonu'nun genel yıldız karakterini yansıtmaktadır. Alt katmanların ise akrep, koç, balık, yılan, kuş, kaplumbağa gibi bir takım hayvan sembolleri ile bezendiğini görüyoruz.
https://www.facebook.com/...2/posts/2510216112413091/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com