istanbul

--spoiler--
'Ve ben yelkenle geçtim deryayı,
Geldim kutsal Bizans şehrine bundan dolayı.'

William Butler Yeats
--spoiler--

kadıköy'den moda'ya giderken, yolun hemen üstünde, bir pub'da oturup iki bira içtiğin vakit, kendisinden güzel bir şehir yok.

geçtiğimiz günlerde 1 günlük kısa bir ziyaret gerçekleştirdim, kadıköy'den moda'ya yürüdüm, bir pub'da oturup uzun düşünceler eşliğinde 2 bira içtim. o vakit aklıma geldi, bu şehrin tarihini bilmiyordum. bildiklerim de, hep kulaktan dolma bilgiler.

eve döndüğümde ise, bir kitap mağazasından şair richard tillinghast'ın istanbul hakkında harika bir kitabını aldım. kitabin adı: istanbul'un tarihi, kültürü ve yaşamı. bir gece yarısı başladığımda ise, aniden sabahin ilk saatlerinde buldum kendimi, kitabin son sayfasını çeviriyordum. 24 yeni kitap sipariş ettim istanbul hakkinda. gezi yazilari, tarihi kitaplar. zamanı geldikçe onları da yazarım bu başlığa.

kısa bir alıntı yapmak istiyorum: 'Bir şehir kendine ait anılarıyla, yaşayan bir varlıktır. istanbul’un hatırladıklarını ve hatta unutmaya çalıştıklarını ne kadar çok bilirsek özüne o kadar yaklaşmış oluruz. istanbul’un kendine has sesleri vardır. Boğaz’dan geçen gemilerin düdükleri, martıların çığlıkları, taksilerin kornaları, Kapalıçarşı etrafındaki atölyelerde harıl harıl bakır ve pirinç döven zanaatkarlar, işportacılık yapan sokak satıcıları ve gün doğmadan başlayıp karanlık çökene dek düzenli aralıklarla günde beş kez ibadete davet eden, ezberlerdeki ezan sesi.'

gelecek ay görüşmek üzere, sevgilim.

Büdüt: sevgilim kısmı şehire. (bkz: swh)
© copyright 2005 - 2026