bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kader4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- kuş5
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- at6
- aslan15
- bileklik19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- gece gece sinirlenmek4
- yogartiksen39
- sevgili nedir7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- mavi4
- medine2
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- ankara8
- z kusagi4
- galatasaray19
- kim kimi neden sevmiyor14
- flamingo3
- kötüyü alaşağı etmek4
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- sarı teker kim sorunsalı8
- fenerbahçe18
- pıtı atma4
- anın görüntüsü22
Kendimi hızlı neşelendiririm normalde. Enneagram'la ilgili kitaplar okuduktan sonra, bunun benim tipim için yaygın hatalardan olduğunu öğrendim. Hepsi aynı şeyi söylüyor, karanlık duygularını inkar etmeyip onlarla kalmayı öğren falan filan. Buna çabalıyordum da...
Bok var sanki.
Gözlerinde o romantize ettiğim hiçbir şey yoktu bugün.
Neden kendimi üzdüm bilmiyorum. Yani neden üzülmemi durdurmadım bilmiyorum. Bugün ekstra acıdı o yüzden. Onun hiç acımamasından ötürü.
"birisiyle benim aramda seçim yapman gerekiyor, hep diğerini seçiyosun ve pişman oluyosun farkında mısın?" dedi tanıdığım birisi, canımın sıkkın olduğunu ve birinin beni üzdüğünü söylediğimde, şakayla karışık. Çok da ciddi değil, tam bir fuckboy'dur kendisi fakülte yıllarından bildiğim kadarıyla. işim olmaz yani. Ama bi düşündüm de, kriterlerime uymuyor diye hiç düşünmemiştim bile bu çocuğu. Hala da düşünmiycem o ayrı mesele. Ama... Hiç düşünmeyi düşünmeyi bile düşünmemiştim, ki düşünsem düşünürdüm yani, çekici bulacağım pek çok özelliği olabilirdi. Ay yok dur vazgeçtim ya olmuyor. Ama neyse ana fikir o değil, anafikir benim kriterlerimin boktanlığı. Kriterlerimi değiştiriyorum.
Sen o kadar Jung psikolojisi oku, kognitif fonksiyonların dibine kadar , yok ben ti-Fe kullanıyorum karşımdaki te-Fi kullansın falan gibi salak salak şeyleri düşün, yok enneagram tipim yok tritype'ım araştır, karşına bütün "kriterlerini" karşılayan ama sana karşı gerçekten tam bir duvar olan, haftalarca bişeyler hissederken sonra gerçekten umursanmadığını hissettiren birisi çıksın.
Hiçbir şey olmamış gibi.
Ben kafamda kurmuşum gibi.
Neyse yeni kriterlere şimdiden başlıyorum, tam bir kezo olcam artık.
Kriter 1- benimle olmak, beni tanımak istemesi, hayatıma mutluluk katmak istemesi ve bunun için çabalaması.
Bak çok basit dimi. Bu.
Diğer itiraf: birbirimizi görünce o katır inadının çözüleceğini düşündüğüm için tam bir salak değil miyim sözlük? Hala bişeyler hissediyor olacağını ve bunu önemseyeceğini falan. En azından üzülmüş görüneceğini biraz bile olsa... Neyse.
Neyse.
Enneagrama kafam girsin, kendimi neşelendircem ben. Ben acı çekince bi bok olduğu yok, yeter.
Bok var sanki.
Gözlerinde o romantize ettiğim hiçbir şey yoktu bugün.
Neden kendimi üzdüm bilmiyorum. Yani neden üzülmemi durdurmadım bilmiyorum. Bugün ekstra acıdı o yüzden. Onun hiç acımamasından ötürü.
"birisiyle benim aramda seçim yapman gerekiyor, hep diğerini seçiyosun ve pişman oluyosun farkında mısın?" dedi tanıdığım birisi, canımın sıkkın olduğunu ve birinin beni üzdüğünü söylediğimde, şakayla karışık. Çok da ciddi değil, tam bir fuckboy'dur kendisi fakülte yıllarından bildiğim kadarıyla. işim olmaz yani. Ama bi düşündüm de, kriterlerime uymuyor diye hiç düşünmemiştim bile bu çocuğu. Hala da düşünmiycem o ayrı mesele. Ama... Hiç düşünmeyi düşünmeyi bile düşünmemiştim, ki düşünsem düşünürdüm yani, çekici bulacağım pek çok özelliği olabilirdi. Ay yok dur vazgeçtim ya olmuyor. Ama neyse ana fikir o değil, anafikir benim kriterlerimin boktanlığı. Kriterlerimi değiştiriyorum.
Sen o kadar Jung psikolojisi oku, kognitif fonksiyonların dibine kadar , yok ben ti-Fe kullanıyorum karşımdaki te-Fi kullansın falan gibi salak salak şeyleri düşün, yok enneagram tipim yok tritype'ım araştır, karşına bütün "kriterlerini" karşılayan ama sana karşı gerçekten tam bir duvar olan, haftalarca bişeyler hissederken sonra gerçekten umursanmadığını hissettiren birisi çıksın.
Hiçbir şey olmamış gibi.
Ben kafamda kurmuşum gibi.
Neyse yeni kriterlere şimdiden başlıyorum, tam bir kezo olcam artık.
Kriter 1- benimle olmak, beni tanımak istemesi, hayatıma mutluluk katmak istemesi ve bunun için çabalaması.
Bak çok basit dimi. Bu.
Diğer itiraf: birbirimizi görünce o katır inadının çözüleceğini düşündüğüm için tam bir salak değil miyim sözlük? Hala bişeyler hissediyor olacağını ve bunu önemseyeceğini falan. En azından üzülmüş görüneceğini biraz bile olsa... Neyse.
Neyse.
Enneagrama kafam girsin, kendimi neşelendircem ben. Ben acı çekince bi bok olduğu yok, yeter.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar