bugün
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan3
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri6
- en sevilmeyen ev işleri5
- gönül almaya çalışan erkek2
- istanbul un çok pahalı olması14
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı2
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- neden okula gitmek zorundayız2
- tembel ve çalışmayan insan16
- ölmeyi dilemek2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kabataş olayı görüntüleri8
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- oğuzhan uğur12
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- slavko vincic15
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- ispanya20
- nervio11
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- 2026 dünya kupası25
- bira cips6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- tememda kenka nalaka10
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- futbol14
- ona bir şey söyle9
en son ki izmir zirvesinde mülayim de vardı. benim de kendisiyle tanışma şerefine eriştiğim ve açıktan söylemekte de hiçbir beis görmüyorum, bilgi birikimiyle, kendini yetiştirmesiyle, diyaloğu ve tartışma kültürüyle hayran kaldığım birisi mülayim.
(bkz: 24 eylul 2008 lerde yüzen alsancak zirvesi/@zedx)
öyle garip bir şey var ki, daha doğrusu tiksindirici diye nitelendirebileceğim, bazı aragazcılar sanki iki düşman kamp yaratılmış gibi ''hey mülayim de bizim safımızda, sikecez oğlum alayınızı işte'' türünde, mülayim'in bu bildiriye imza atanlara karşı adeta kışkırtılması. mülayim bunlara pabuç bırakacak birisi değil elbette, ama bu oyuna alet edilmeye çalışılması bile üzücüdür.
zirveden devam edelim. o zirvede çok önemli konular üzerinde konuşuldu gidenler bilecektir ki. ve dikkat edilirse, o zirvenin ardından, çok kısa bir süre sonra zirveye katılan oyuncakbulut moderatörlükten ayrıldı. neydi oyuncakbulut'un moderasyondan ayrılma sebebi peki? bu adam askerdeyken sözlüğe dönmeyi iple çekiyordu, bunu girilerinde de belirtiyordu da. uludağ sözlük'e neredeyse kendini adamış birisi şak diye neden çekip gitti? bunu bir oturup düşünelim önce.
gene aynı zirveden mülayim'le sohbetimizde kendisinin de rahatsız olduğu konulara değinmiştik. kendisine bir soru sorulmuştu (ben mi sordum hatırlamıyorum), neden sözlükte paylaşmıyorsun abi bilgilerini diye. o da -özetle- sözlüğün geldiği kötü durumdan yakınmış, artık uzun uzun, bilgi içerikli yazmanın bir anlamı kalmadığından bahsetmişti.
bunun konumuzla alakası şudur efendim. ''siz özgürlük değil siz kişi kayirma düzeninin geri gelmesini istiyorsunuz.'' gibi talihsiz bir cümle var açıklamasında. yazının hataları, yanlış anlaşılabilecek kısımları olabilir, bunu ben de kabul ediyorum. ancak gerek başlığı açan vanti, gerek de yazının çeşitli kısımlarına eklemeler yapan ve altında imzası bulunan ben emin olunsun belirli kişilerin kayrılmasının değil, aksine zirvede de tartıştığımız ''birilerinin kayrılmasının artık son bulmasının'' taraftarlarıyız. o başlıkta da yazdığım ve onun da atıf yaptığı muhtıra'dan geçen 1 senelik zaman diliminde gene benzer bir rahatsızlık dile getiriliyorsa demek ki o zamandan günümüze en azından hiçbir şey değişmemiş.
uludağ sözlük'e ilk geldiğim dönemlerde uludağ sözlük moderasyonu başlığı altına şunları yazmıştım;
--alıntı--
ha bi' de, ben böyle bir girdi girdim diye sanılmasın ki ileride bir yanlışlığa şahit olduğumda(bana yapılıp yapılmaması önemli değil, herhangi bir x kişiye haksızlık ya da y konuda yanlışlık ta olabilir bu) moderasyonu eleştirme hakkımı altin tepside teslim ediyorum. dediğim gibi, övmek kadar eleştirmek te bu işin raconundan gelir. ammavelakin eleştirmek için eleştirmek ya da bayağı, seviyesiz bir biçimde eleştirmek değildir kastettiğim.
(#3306825)
--alıntı--
uçurulan yazarlar içinden yalnızca keyfkesh'le bir tanışıklığımız vardır. ki o da pek iyi bir tanışma denemez hani.
bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@keyfkesh (bakınız karakter sınırına takıldı)
(bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@zedx)
şunu demeye çalışıyorum. ben bu yazarların hiçbirini tanımıyorum. ancak ortada bir haksızlık olduğuna kanaat getirmişsem haksızlığa maruz kalanla farklı da düşünsem, inandığım doğrular farklı da olsa gerçek hayat-sanal alem farkını gözetmeksizin tepkimi gösterir, haksızlığa karşı ne gerekiyorsa yapmaya çalışırım elimden geldiğince.
toparlayayım. buraya imza atmamdaki neden o başlıkta da belirttiğim gibi şu sözlüğü seven, bir şeyler katmak isteyen -mülayim gibi- insanlar bu sözlüğe küstürülmesin, tıpkı onun da belirttiği gibi bu sözlükte artık ''hiçkimse'' kayrılmasın, kimse burayı ben kurdum, ben buranın moderatörüyüm ''ben ne dersem o olur'' diyemesin, kendini buranın ali kıran baş keseni görmekten vazgeçsin. keyfkesh yanlış mı yapmış? sözlüğü yasal durumdan zora mı sokuyor? peki, gereken neyse yapılsın o halde. ancak bu yalnızca keyfkesh'e, mülayim'e, garfield'a, hz muhabbet'e değil, bu sözlükte kürtlerin kanını içmek gibi sadistliklerden bahsedenlere, feyk hesaplar alarak trollük yapan, ateistler ibnedir diyen çavuşların ahbaplarına da aynı muamelede bulunulsun. tekrar ediyorum;
''herkes için eşitlik, herkes için özgürlük''
ben o yazının altına imzamı bu şiara inandığım için attım, ayrıcalıklı konuma yükseltilmek için değil, ''herkesten biri olabilmek'' için. saygılarımla.
bir özür edit'i: beşer şaşar demişler. ben de şaşıp aslında iyi niyetli olan bir yazarın ismini tersine art niyetli sandığımdan zikretmiştim. kendisine işin iç yüzünü anlattığı için teşekkür ediyor, bir kusurum olduysa da özür diliyorum.
(bkz: 24 eylul 2008 lerde yüzen alsancak zirvesi/@zedx)
öyle garip bir şey var ki, daha doğrusu tiksindirici diye nitelendirebileceğim, bazı aragazcılar sanki iki düşman kamp yaratılmış gibi ''hey mülayim de bizim safımızda, sikecez oğlum alayınızı işte'' türünde, mülayim'in bu bildiriye imza atanlara karşı adeta kışkırtılması. mülayim bunlara pabuç bırakacak birisi değil elbette, ama bu oyuna alet edilmeye çalışılması bile üzücüdür.
zirveden devam edelim. o zirvede çok önemli konular üzerinde konuşuldu gidenler bilecektir ki. ve dikkat edilirse, o zirvenin ardından, çok kısa bir süre sonra zirveye katılan oyuncakbulut moderatörlükten ayrıldı. neydi oyuncakbulut'un moderasyondan ayrılma sebebi peki? bu adam askerdeyken sözlüğe dönmeyi iple çekiyordu, bunu girilerinde de belirtiyordu da. uludağ sözlük'e neredeyse kendini adamış birisi şak diye neden çekip gitti? bunu bir oturup düşünelim önce.
gene aynı zirveden mülayim'le sohbetimizde kendisinin de rahatsız olduğu konulara değinmiştik. kendisine bir soru sorulmuştu (ben mi sordum hatırlamıyorum), neden sözlükte paylaşmıyorsun abi bilgilerini diye. o da -özetle- sözlüğün geldiği kötü durumdan yakınmış, artık uzun uzun, bilgi içerikli yazmanın bir anlamı kalmadığından bahsetmişti.
bunun konumuzla alakası şudur efendim. ''siz özgürlük değil siz kişi kayirma düzeninin geri gelmesini istiyorsunuz.'' gibi talihsiz bir cümle var açıklamasında. yazının hataları, yanlış anlaşılabilecek kısımları olabilir, bunu ben de kabul ediyorum. ancak gerek başlığı açan vanti, gerek de yazının çeşitli kısımlarına eklemeler yapan ve altında imzası bulunan ben emin olunsun belirli kişilerin kayrılmasının değil, aksine zirvede de tartıştığımız ''birilerinin kayrılmasının artık son bulmasının'' taraftarlarıyız. o başlıkta da yazdığım ve onun da atıf yaptığı muhtıra'dan geçen 1 senelik zaman diliminde gene benzer bir rahatsızlık dile getiriliyorsa demek ki o zamandan günümüze en azından hiçbir şey değişmemiş.
uludağ sözlük'e ilk geldiğim dönemlerde uludağ sözlük moderasyonu başlığı altına şunları yazmıştım;
--alıntı--
ha bi' de, ben böyle bir girdi girdim diye sanılmasın ki ileride bir yanlışlığa şahit olduğumda(bana yapılıp yapılmaması önemli değil, herhangi bir x kişiye haksızlık ya da y konuda yanlışlık ta olabilir bu) moderasyonu eleştirme hakkımı altin tepside teslim ediyorum. dediğim gibi, övmek kadar eleştirmek te bu işin raconundan gelir. ammavelakin eleştirmek için eleştirmek ya da bayağı, seviyesiz bir biçimde eleştirmek değildir kastettiğim.
(#3306825)
--alıntı--
uçurulan yazarlar içinden yalnızca keyfkesh'le bir tanışıklığımız vardır. ki o da pek iyi bir tanışma denemez hani.
bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@keyfkesh (bakınız karakter sınırına takıldı)
(bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@zedx)
şunu demeye çalışıyorum. ben bu yazarların hiçbirini tanımıyorum. ancak ortada bir haksızlık olduğuna kanaat getirmişsem haksızlığa maruz kalanla farklı da düşünsem, inandığım doğrular farklı da olsa gerçek hayat-sanal alem farkını gözetmeksizin tepkimi gösterir, haksızlığa karşı ne gerekiyorsa yapmaya çalışırım elimden geldiğince.
toparlayayım. buraya imza atmamdaki neden o başlıkta da belirttiğim gibi şu sözlüğü seven, bir şeyler katmak isteyen -mülayim gibi- insanlar bu sözlüğe küstürülmesin, tıpkı onun da belirttiği gibi bu sözlükte artık ''hiçkimse'' kayrılmasın, kimse burayı ben kurdum, ben buranın moderatörüyüm ''ben ne dersem o olur'' diyemesin, kendini buranın ali kıran baş keseni görmekten vazgeçsin. keyfkesh yanlış mı yapmış? sözlüğü yasal durumdan zora mı sokuyor? peki, gereken neyse yapılsın o halde. ancak bu yalnızca keyfkesh'e, mülayim'e, garfield'a, hz muhabbet'e değil, bu sözlükte kürtlerin kanını içmek gibi sadistliklerden bahsedenlere, feyk hesaplar alarak trollük yapan, ateistler ibnedir diyen çavuşların ahbaplarına da aynı muamelede bulunulsun. tekrar ediyorum;
''herkes için eşitlik, herkes için özgürlük''
ben o yazının altına imzamı bu şiara inandığım için attım, ayrıcalıklı konuma yükseltilmek için değil, ''herkesten biri olabilmek'' için. saygılarımla.
bir özür edit'i: beşer şaşar demişler. ben de şaşıp aslında iyi niyetli olan bir yazarın ismini tersine art niyetli sandığımdan zikretmiştim. kendisine işin iç yüzünü anlattığı için teşekkür ediyor, bir kusurum olduysa da özür diliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar