bugün
- özbek kadınlar5
- deccal internetten çıkacak7
- yazarların otopsileri4
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- cennetin de bu hayatta olması3
- yeni bir din kurmak3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- ruhi çenet8
- sözlük whatsapp grupları5
- sıcak havaların sona ermesi4
- 06 eylül 2026 antalya da orman yangını2
- dayatılmış güzellik algısı5
- togg t6x6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- kpss 20263
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- ellerim bos gonlum hos27
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- deizm6
- kırbaç isteyen var mı5
- enayimiknatisii36
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- siyasi vesayet2
- bana onu sormayin2
- bütün yazarları eksileyen yazar kim sorunsalı2
- ismail kartal10
- anın görüntüsü26
- düşün ki o bunu okuyor7
- fenerbahçe12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- kıyamet döneminde yaşanacak felaketler2
- gocu51
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- ölüm9
- dansöz izleme keyfi11
- aziz yıldırım12
- diamond bey biraderelle2
- güne bir şarkı bırak7
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- serhat kılıç13
- anderson talisca3
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- tai lung34
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı12
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- çocuklara verilen farklı isimler12
en son ki izmir zirvesinde mülayim de vardı. benim de kendisiyle tanışma şerefine eriştiğim ve açıktan söylemekte de hiçbir beis görmüyorum, bilgi birikimiyle, kendini yetiştirmesiyle, diyaloğu ve tartışma kültürüyle hayran kaldığım birisi mülayim.
(bkz: 24 eylul 2008 lerde yüzen alsancak zirvesi/@zedx)
öyle garip bir şey var ki, daha doğrusu tiksindirici diye nitelendirebileceğim, bazı aragazcılar sanki iki düşman kamp yaratılmış gibi ''hey mülayim de bizim safımızda, sikecez oğlum alayınızı işte'' türünde, mülayim'in bu bildiriye imza atanlara karşı adeta kışkırtılması. mülayim bunlara pabuç bırakacak birisi değil elbette, ama bu oyuna alet edilmeye çalışılması bile üzücüdür.
zirveden devam edelim. o zirvede çok önemli konular üzerinde konuşuldu gidenler bilecektir ki. ve dikkat edilirse, o zirvenin ardından, çok kısa bir süre sonra zirveye katılan oyuncakbulut moderatörlükten ayrıldı. neydi oyuncakbulut'un moderasyondan ayrılma sebebi peki? bu adam askerdeyken sözlüğe dönmeyi iple çekiyordu, bunu girilerinde de belirtiyordu da. uludağ sözlük'e neredeyse kendini adamış birisi şak diye neden çekip gitti? bunu bir oturup düşünelim önce.
gene aynı zirveden mülayim'le sohbetimizde kendisinin de rahatsız olduğu konulara değinmiştik. kendisine bir soru sorulmuştu (ben mi sordum hatırlamıyorum), neden sözlükte paylaşmıyorsun abi bilgilerini diye. o da -özetle- sözlüğün geldiği kötü durumdan yakınmış, artık uzun uzun, bilgi içerikli yazmanın bir anlamı kalmadığından bahsetmişti.
bunun konumuzla alakası şudur efendim. ''siz özgürlük değil siz kişi kayirma düzeninin geri gelmesini istiyorsunuz.'' gibi talihsiz bir cümle var açıklamasında. yazının hataları, yanlış anlaşılabilecek kısımları olabilir, bunu ben de kabul ediyorum. ancak gerek başlığı açan vanti, gerek de yazının çeşitli kısımlarına eklemeler yapan ve altında imzası bulunan ben emin olunsun belirli kişilerin kayrılmasının değil, aksine zirvede de tartıştığımız ''birilerinin kayrılmasının artık son bulmasının'' taraftarlarıyız. o başlıkta da yazdığım ve onun da atıf yaptığı muhtıra'dan geçen 1 senelik zaman diliminde gene benzer bir rahatsızlık dile getiriliyorsa demek ki o zamandan günümüze en azından hiçbir şey değişmemiş.
uludağ sözlük'e ilk geldiğim dönemlerde uludağ sözlük moderasyonu başlığı altına şunları yazmıştım;
--alıntı--
ha bi' de, ben böyle bir girdi girdim diye sanılmasın ki ileride bir yanlışlığa şahit olduğumda(bana yapılıp yapılmaması önemli değil, herhangi bir x kişiye haksızlık ya da y konuda yanlışlık ta olabilir bu) moderasyonu eleştirme hakkımı altin tepside teslim ediyorum. dediğim gibi, övmek kadar eleştirmek te bu işin raconundan gelir. ammavelakin eleştirmek için eleştirmek ya da bayağı, seviyesiz bir biçimde eleştirmek değildir kastettiğim.
(#3306825)
--alıntı--
uçurulan yazarlar içinden yalnızca keyfkesh'le bir tanışıklığımız vardır. ki o da pek iyi bir tanışma denemez hani.
bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@keyfkesh (bakınız karakter sınırına takıldı)
(bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@zedx)
şunu demeye çalışıyorum. ben bu yazarların hiçbirini tanımıyorum. ancak ortada bir haksızlık olduğuna kanaat getirmişsem haksızlığa maruz kalanla farklı da düşünsem, inandığım doğrular farklı da olsa gerçek hayat-sanal alem farkını gözetmeksizin tepkimi gösterir, haksızlığa karşı ne gerekiyorsa yapmaya çalışırım elimden geldiğince.
toparlayayım. buraya imza atmamdaki neden o başlıkta da belirttiğim gibi şu sözlüğü seven, bir şeyler katmak isteyen -mülayim gibi- insanlar bu sözlüğe küstürülmesin, tıpkı onun da belirttiği gibi bu sözlükte artık ''hiçkimse'' kayrılmasın, kimse burayı ben kurdum, ben buranın moderatörüyüm ''ben ne dersem o olur'' diyemesin, kendini buranın ali kıran baş keseni görmekten vazgeçsin. keyfkesh yanlış mı yapmış? sözlüğü yasal durumdan zora mı sokuyor? peki, gereken neyse yapılsın o halde. ancak bu yalnızca keyfkesh'e, mülayim'e, garfield'a, hz muhabbet'e değil, bu sözlükte kürtlerin kanını içmek gibi sadistliklerden bahsedenlere, feyk hesaplar alarak trollük yapan, ateistler ibnedir diyen çavuşların ahbaplarına da aynı muamelede bulunulsun. tekrar ediyorum;
''herkes için eşitlik, herkes için özgürlük''
ben o yazının altına imzamı bu şiara inandığım için attım, ayrıcalıklı konuma yükseltilmek için değil, ''herkesten biri olabilmek'' için. saygılarımla.
bir özür edit'i: beşer şaşar demişler. ben de şaşıp aslında iyi niyetli olan bir yazarın ismini tersine art niyetli sandığımdan zikretmiştim. kendisine işin iç yüzünü anlattığı için teşekkür ediyor, bir kusurum olduysa da özür diliyorum.
(bkz: 24 eylul 2008 lerde yüzen alsancak zirvesi/@zedx)
öyle garip bir şey var ki, daha doğrusu tiksindirici diye nitelendirebileceğim, bazı aragazcılar sanki iki düşman kamp yaratılmış gibi ''hey mülayim de bizim safımızda, sikecez oğlum alayınızı işte'' türünde, mülayim'in bu bildiriye imza atanlara karşı adeta kışkırtılması. mülayim bunlara pabuç bırakacak birisi değil elbette, ama bu oyuna alet edilmeye çalışılması bile üzücüdür.
zirveden devam edelim. o zirvede çok önemli konular üzerinde konuşuldu gidenler bilecektir ki. ve dikkat edilirse, o zirvenin ardından, çok kısa bir süre sonra zirveye katılan oyuncakbulut moderatörlükten ayrıldı. neydi oyuncakbulut'un moderasyondan ayrılma sebebi peki? bu adam askerdeyken sözlüğe dönmeyi iple çekiyordu, bunu girilerinde de belirtiyordu da. uludağ sözlük'e neredeyse kendini adamış birisi şak diye neden çekip gitti? bunu bir oturup düşünelim önce.
gene aynı zirveden mülayim'le sohbetimizde kendisinin de rahatsız olduğu konulara değinmiştik. kendisine bir soru sorulmuştu (ben mi sordum hatırlamıyorum), neden sözlükte paylaşmıyorsun abi bilgilerini diye. o da -özetle- sözlüğün geldiği kötü durumdan yakınmış, artık uzun uzun, bilgi içerikli yazmanın bir anlamı kalmadığından bahsetmişti.
bunun konumuzla alakası şudur efendim. ''siz özgürlük değil siz kişi kayirma düzeninin geri gelmesini istiyorsunuz.'' gibi talihsiz bir cümle var açıklamasında. yazının hataları, yanlış anlaşılabilecek kısımları olabilir, bunu ben de kabul ediyorum. ancak gerek başlığı açan vanti, gerek de yazının çeşitli kısımlarına eklemeler yapan ve altında imzası bulunan ben emin olunsun belirli kişilerin kayrılmasının değil, aksine zirvede de tartıştığımız ''birilerinin kayrılmasının artık son bulmasının'' taraftarlarıyız. o başlıkta da yazdığım ve onun da atıf yaptığı muhtıra'dan geçen 1 senelik zaman diliminde gene benzer bir rahatsızlık dile getiriliyorsa demek ki o zamandan günümüze en azından hiçbir şey değişmemiş.
uludağ sözlük'e ilk geldiğim dönemlerde uludağ sözlük moderasyonu başlığı altına şunları yazmıştım;
--alıntı--
ha bi' de, ben böyle bir girdi girdim diye sanılmasın ki ileride bir yanlışlığa şahit olduğumda(bana yapılıp yapılmaması önemli değil, herhangi bir x kişiye haksızlık ya da y konuda yanlışlık ta olabilir bu) moderasyonu eleştirme hakkımı altin tepside teslim ediyorum. dediğim gibi, övmek kadar eleştirmek te bu işin raconundan gelir. ammavelakin eleştirmek için eleştirmek ya da bayağı, seviyesiz bir biçimde eleştirmek değildir kastettiğim.
(#3306825)
--alıntı--
uçurulan yazarlar içinden yalnızca keyfkesh'le bir tanışıklığımız vardır. ki o da pek iyi bir tanışma denemez hani.
bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@keyfkesh (bakınız karakter sınırına takıldı)
(bkz: pkk nin sitesinde d gezmis y aslan ve h inan/@zedx)
şunu demeye çalışıyorum. ben bu yazarların hiçbirini tanımıyorum. ancak ortada bir haksızlık olduğuna kanaat getirmişsem haksızlığa maruz kalanla farklı da düşünsem, inandığım doğrular farklı da olsa gerçek hayat-sanal alem farkını gözetmeksizin tepkimi gösterir, haksızlığa karşı ne gerekiyorsa yapmaya çalışırım elimden geldiğince.
toparlayayım. buraya imza atmamdaki neden o başlıkta da belirttiğim gibi şu sözlüğü seven, bir şeyler katmak isteyen -mülayim gibi- insanlar bu sözlüğe küstürülmesin, tıpkı onun da belirttiği gibi bu sözlükte artık ''hiçkimse'' kayrılmasın, kimse burayı ben kurdum, ben buranın moderatörüyüm ''ben ne dersem o olur'' diyemesin, kendini buranın ali kıran baş keseni görmekten vazgeçsin. keyfkesh yanlış mı yapmış? sözlüğü yasal durumdan zora mı sokuyor? peki, gereken neyse yapılsın o halde. ancak bu yalnızca keyfkesh'e, mülayim'e, garfield'a, hz muhabbet'e değil, bu sözlükte kürtlerin kanını içmek gibi sadistliklerden bahsedenlere, feyk hesaplar alarak trollük yapan, ateistler ibnedir diyen çavuşların ahbaplarına da aynı muamelede bulunulsun. tekrar ediyorum;
''herkes için eşitlik, herkes için özgürlük''
ben o yazının altına imzamı bu şiara inandığım için attım, ayrıcalıklı konuma yükseltilmek için değil, ''herkesten biri olabilmek'' için. saygılarımla.
bir özür edit'i: beşer şaşar demişler. ben de şaşıp aslında iyi niyetli olan bir yazarın ismini tersine art niyetli sandığımdan zikretmiştim. kendisine işin iç yüzünü anlattığı için teşekkür ediyor, bir kusurum olduysa da özür diliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar