bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- 28 bine çalışmak6
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı5
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar7
- nervio hamferdinin izmire gelmesi7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- anın görüntüsü27
- east of eden5
- yaşlılığı kabullenemeyen insan9
- mazotun litresi 101 lira36
- sadece filistin'i önemsemek13
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz13
- petrol bulduk haberleri8
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız4
- israil11
- çetin ceviz2
- dini kabullerin insan ruhuyla uyuşmaması2
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- türkler vs türkiyeliler6
- 16 nisan 2028 cumhurbaşkanlığı seçimi3
- kürdü sevin9
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- bilgisayar sipariş edip fayans gelmesi3
- as maca8
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- amedspordan milli takıma 6 futbolcu çağrılması2
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- reagan ridley9
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- arkadaşlar neden böyle4
- arkadaşlar bakar mısınız18
- regl günündeki bir kızın aksesuarları4
- yetiş ya gavs6
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
- iblis'in sesini duymak5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- true vs sarı şeker kafes dövüşü7
- en iyi bisküvi9
- g i l d e d l i l y27
- yazarların fobileri20
- türkiyeli ermeniler ve rumlar4
- hasan atilla uğur9
- iltica13
- sıkıldım13
- sabah uyanınca ilk iş küpelerini takan erkek4
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız5
yaşamanın yada yaşamayı denemenin bir çok yolu vardır. ben size üç türe indirgeyerek anlatacağım. bir nevi genelleyeceğim durumu. kimi insan kendi için yaşar. kendinden emindir, her durumda kendi çıkarına ve amacına ulaşmayı hedefler. bazıları ise dengeyi kurabilmiş olanlardır. kendi hedefleri ne giderken başkalarını da düşünebilen hassasiyeti iyi kuran sosyal zekası yüksek, duyarlı insanlardır. dengeyi iyi kurarlar, böylelikle kendilerine zarar vermedikleri gibi başkalarına da zarar vermezler. kimisi ise kendini sevemeyen yaşamak için kendinden başka her yerde bir neden araç arayan, sevdiği insanlar için her türlü tehlikeyi göze alacak insanlardır. bu insanlar kendilerine bir değer veremedikleri için değer verdikleri diğer kişilere yönelirler. kısacası kendini hep ateşe atar bu tip insanlar. değerli gördükleri insanlar için.
3. yolu seçen bu insanlar aralarında en mutsuz olan insanlardır. çünkü başkasında aradığı mutluluk ve kendine veremediği o değeri o kişiye yansıtma durumu çoğunlukla geri teper. bir insan ilk iki durumda yola kendini bir şekilde tanıyarak devam eder. ne olduğundan az, çok haberdardır. 3 durum ise çok farklı tanımadığın bir insanı tanıdığını var sayarak adım atmak. nasıl da büyük bir kumar öyle değil mi? ama tabi bunu yaşarken tam olarak böyle olmuyor. bir kere inandığın zaman her şey çok farklılaşıyor. değersizlik, kendine veremediğin o değer bir kere ona geçti mi öyle bir yüceliyor ki karşındaki insan.. kendine değer veremeyip de yapamadığın ne kadar şey varsa ( ve de fazlası) yapabilir hale gelmek. bu bile insanı bağlamaya itiyor bu durumda. acıklı bir saplantıdan ibaret tabi bu durum. karşı tarafa verdiğin bu değer, karşı tarafa kendi isteğin ile taktığın bir maskeyi de beraberinde getiriyor çünkü.
yüceltmek! onda olmayan özellikleri bir bir ona eklemek. hayır aslında bu tip insanlar varacağımı sandığınızın aksine başkaları tarafından kandırılmıyor. bir zati kendileri tarafından kandırılıyorlar. kendilerini kandırıyorlar bile isteye. sonra da yanılmışı oynuyorlar. defalarca. nereden mi biliyorum? çünkü defalarca oynadım. her oynayışımda daha da inandırdım kendimi kurban olduğuma. doğru kurbanım, çok doğru. fakat bir o kadar da eksik. kurban olduğum kadar da suçluyum. kendimi kurban etmekle suçlu. zararı en azından kendime veriyorum düşüncesi de bir o kadar rahatlatıcı oluyor bu arada. kendine değer vermeyen bir insan, kendine zarar vermekten ne kadar çekinebilir ki?
o yüzden bilmiyorum kaç kere oynadım bu oyunu kendime. bilemem daha da ne kadar oynayacağımı. fakat şunu da anladım bu oyunu ne kadar oynarsam oynayayım sonunda mutlu olmayacağım. anlık geçici bir umut, biraz sahte sevinç ve hayat enerjisi. devamı bir türlü gelmeyen o sahte mutluluklar. bu kısır döngüden bir gün çıkmanın yolunu bulacağım. yani en azından inancım o yönde. o zamana kadar kendimi daha da bilinçli bir şekilde kandırmaya devam!
http://sepyadergi.com/ahmak-islatan/
3. yolu seçen bu insanlar aralarında en mutsuz olan insanlardır. çünkü başkasında aradığı mutluluk ve kendine veremediği o değeri o kişiye yansıtma durumu çoğunlukla geri teper. bir insan ilk iki durumda yola kendini bir şekilde tanıyarak devam eder. ne olduğundan az, çok haberdardır. 3 durum ise çok farklı tanımadığın bir insanı tanıdığını var sayarak adım atmak. nasıl da büyük bir kumar öyle değil mi? ama tabi bunu yaşarken tam olarak böyle olmuyor. bir kere inandığın zaman her şey çok farklılaşıyor. değersizlik, kendine veremediğin o değer bir kere ona geçti mi öyle bir yüceliyor ki karşındaki insan.. kendine değer veremeyip de yapamadığın ne kadar şey varsa ( ve de fazlası) yapabilir hale gelmek. bu bile insanı bağlamaya itiyor bu durumda. acıklı bir saplantıdan ibaret tabi bu durum. karşı tarafa verdiğin bu değer, karşı tarafa kendi isteğin ile taktığın bir maskeyi de beraberinde getiriyor çünkü.
yüceltmek! onda olmayan özellikleri bir bir ona eklemek. hayır aslında bu tip insanlar varacağımı sandığınızın aksine başkaları tarafından kandırılmıyor. bir zati kendileri tarafından kandırılıyorlar. kendilerini kandırıyorlar bile isteye. sonra da yanılmışı oynuyorlar. defalarca. nereden mi biliyorum? çünkü defalarca oynadım. her oynayışımda daha da inandırdım kendimi kurban olduğuma. doğru kurbanım, çok doğru. fakat bir o kadar da eksik. kurban olduğum kadar da suçluyum. kendimi kurban etmekle suçlu. zararı en azından kendime veriyorum düşüncesi de bir o kadar rahatlatıcı oluyor bu arada. kendine değer vermeyen bir insan, kendine zarar vermekten ne kadar çekinebilir ki?
o yüzden bilmiyorum kaç kere oynadım bu oyunu kendime. bilemem daha da ne kadar oynayacağımı. fakat şunu da anladım bu oyunu ne kadar oynarsam oynayayım sonunda mutlu olmayacağım. anlık geçici bir umut, biraz sahte sevinç ve hayat enerjisi. devamı bir türlü gelmeyen o sahte mutluluklar. bu kısır döngüden bir gün çıkmanın yolunu bulacağım. yani en azından inancım o yönde. o zamana kadar kendimi daha da bilinçli bir şekilde kandırmaya devam!
http://sepyadergi.com/ahmak-islatan/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar