bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- yuzırların süper güçleri9
- enteresan beddualar9
- seni hayata bağlayan şey8
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- dövmesi olan yazarlar6
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- a milli futbol takımına bir bahane bırak3
- kimseyle tanışamamak2
- 48 takım içinde 47 nci olmak3
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- nervio'nun kedi kumu5
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- siz yazın ben yatıyorum3
- madem elenecektiniz lucescu yu neden öldürdünüz2
- sevgilisini paylaşan adam3
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- vurduran erkek davranışları3
- treni kaçırmak5
- johnny deep barış akarsu benzerliği2
- keranenin darvinci açıklaması2
- spino2
- platonik aşk5
- gavat bir insan olmak3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- renault toros ile eğitim veren sürücü kursu2
- ankara mı istanbul mu9
- köle isaura2
- crrc corporation3
- 0 gol 0 puan2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- berberlere zam gelmesi7
- jd vance2
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- billy joel2
- haiti3
- iç anadolu ağzı3
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- yaz gribi3
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- öpüşemeyen zenon2
- teoman müziği bıraktı2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
afrodisias...
afrodit'in kenti.
en az adandığı tanrıça afrodit kadar güzel, afrodit kadar dillere destan bir antik kent.
şimdiye kadar gördüklerim içinde en iyilerinden biri.
gayet güzel de korunmuş, belki de ulaşımı güç olduğu için böyle bakir kaldı diyebiliriz.
zira antik kente ulaşım zor.
aydın-denizli yolunda, kuyucak ilçesinden karacasu'ya sapıyor ve 35 km kadar gidiyorsunuz afrodisias'a ulaşmak için.
burası tam dolu dolu 1 günde ancak gezilebilir. gidecekseniz ona göre yolu ve vaktinizi hesaplayarak gidin, ama muhakkak gidin, ölmeden önce afrodisias'ı mutlaka görün.
afrodisias 2 bölüme ayrılabilir.
1-müze.
2-antik kent.
zaten geziye hemen girişteki müzeden başlıyorsunuz.
müzeye girmeden önce sizi her biri bir sanat eseri olan lahitler karşılıyor.
görsel
burada onlarca lahit var. tabi pek çoğu kırılmış, yağmalanmış durumda.
ama her biri bir sanat eseri ve birbirinden değerli.
görsel
görsel
müzeye girer girmez sizi zafer tanrıçası nike karşılıyor.
görsel
ama bir yanda nike'in güzelliğine bakarken gözünüze onun sağ tarafında duran ihtiyar balıkçı heykeli takılıyor.
görsel
bunu ibret olsun diye müzenin girişine koymuşlar.
çünkü buradaki ihtiyar balıkçı heykeli orijinal değil, alçıdan replika.
orijinali british museum'da, yağmalanmış, kaçırılmış, çalınmış bizden...diğer onbinlerce tarihi eserimiz gibi yağmalanmış...
neyse moral bozmak yok tabi.
çünkü afrodisias emin olun size bozulan moralinizden fazlasını verecektir.
neden?
çünkü burası tarihi mö 4500-5000'lere dayanan bir yer.
kimler gelmiş, kimler geçmiş...
günümüzden 7000 yıl önce şehri kuranlar öyle bir yere kurmuşlar ki, her şey kusursuz.
şehrin kurulduğu yer menderes'in kolu olan dandalaz çayı'nın bereketli vadisinde. burası öyle bir yer ki, su temini kolay ayrıca jeotermal kaynakların tam ortasında olduğu için antik çağın bir termal şehri aynı zamanda.
bunu da şehirdeki hamamlardan anlıyoruz.
görsel
şehrin hamam bölgesi önemli bir yer kaplıyor, yukarıdaki görsel ise roma imparatorları için yapılan bir termal havuz.
neyse, biz müzeye dönelim tekrar.
müzede sayısız heykel, fresk, el aleti, ev eşyası vb bulunuyor.
şunlar filozof büstleri;
görsel
filozoflara ait çok sayıda büst var. bu da afrodisias'ın bilime, bilgiye ve sanata ne kadar önem verdiğini anlamamızı sağlıyor.
ayrıca antik kent kısmında heykel atelyeleri var, heykel atelyelerinin kapladığı alan çok büyük, buradan anlıyoruz ki bu şehir heykelcilikte önemli bir merkezmiş.
müzedeki en önemli eserlerden biri de julius zoilos anıtı.
julius zoilos kim?
julius zoilos roma imparatoru jul sezar'ın azat ettiği kölesi. sezar'a çok faydası dokunduğu için ve iyi hizmet ettiği için sezar'da ona özgürlüğünü vermiş, özgürlüğünü vermekle kalmamış, kendisini makam mevki sahibi yapmış ki böyle bir kentte adına anıt dikilmiş.
lakin julius zoilos anıtından günümüze kalan yalnızca şu nadide parça;
görsel
normalde tahrip olmamış olsa bu anıt şu şekilde olacaktı;
görsel
yani müzede sergilenen freskler bu anıtın sadece bir yüzünün alt kısmında bulunan kabartmalar...
müzede gördüğüm ilginç eserlerden biri de, uzaylıya benzeyen şu mask.
görsel
müzenin en kıymetli bölümlerinden biri de sevgi gönül salonu...
salon genelde koç ailesi üyelerinin sponsorluğu ile oluşturulmuş, ama salon girişinde sponsorlar bölümünde ethem sancak ismini de gördüm ve çok şaşırdım.
müzenin sevgi gönül salonu'nda roma dönemine ait heykel ve freskler var.
bunların sergilendiği tabloda, her bir freskin yanında işlendiği tema ve mitolojik hikayesi anlatılmış.
örneğin akhilleus ve penthesileia aşkının konu alındığı şu fresk;
görsel
akhilleus ve penthesileia aslında iki düşman, truva savaşında biri agamemnon'un saflarında, diğeri ise truva saflarında çarpışıyor.
muharebede penthesileia vuruluyor ve akhilleus'un kollarında son nefesini verirken akhilleus ona aşık oluyor...
sadece birkaç dakika kucağına aldığı düşmanına aşık olan akhilleus ancak bu kadar güzel tasvir edilebilirdi.
bunun gibi pek çok mitolojik olayın anlatıldığı freskler var salonda.
bunlardan bir başkası herakles ile libyalı dev antoios'un mücadelesinin konu edildiği şu eser;
görsel
müzede, herakles'in 12 görevi ile ilgili başka freskler de mevcut.
bu şehir özellikle roma döneminde altın çağını yaşamış.
romalılar da ilk ataları saydıkları truvalı aeneas'ın annesi olduğuna inandıkları afrodit'ten ötürü şehre bu ismi vermişler zaten.
afrodisias halkı aeneas'ın soyundan geldiklerine inanmış ve eserlerinde aeneas ve annesi afrodit'i bol bol işlemişler.
görsel
yukarıdaki görselde afrodit ve bebek aeneas görünüyor.
tabi kentin adı afrodisias olur da, afrodit'e adanan tapınak olmaz mı?
bu da afrodit'e adanmış tapınak ve dini merkez;
görsel
tapınak afrodit'e adanmış, ama kent halkı roma imparatorlarının afrodit'in oğlu aeneas'tan geldiğine inandığı için imparatorları aynı zamanda tanrıları olarak görmüşler ve bu tapınağa dönem dönem çeşitli imparatorların isimlerini vermişler.
yukarıda da dediğim gibi bu değerli eserler hep roma döneminden.
romalılar hakimiyetleri altına aldıkları her bir milleti kadın olarak tasvir ederlermiş.
müzede bunu da görüyoruz.
görsel
yukarıdaki heykellerin en sağdaki girit'i, onun yanındaki bulgaristan'ı, onun yanındaki dacia(romanya)'yı, onun yanındaki de macaristan'ı temsil ediyor.
bir başka örnek claudius ve britanya;
görsel
uzatmayalım.
müzeden çıkıp antik şehir turuna başlıyorsunuz.
sizi hemen stadyum karşılıyor.
stadyum giriş kapısı hala muazzam, hala heybetli;
görsel
bunun önünde fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşmayanı dövüyorlarmış. ben de dayak yememek için paylaştım tabi.
stadyumun geri kalanı şöyle;
görsel
stadyumdan sonra bizi meclis karşılıyor.
afrodisias büyük millet meclisi şurası;
görsel
burayı amfitiyatro sananlar var, ama burası tiyatro değil meclis, daha doğrusu Bouleuterion...
meclisten sonra yukarıda da bahsettiğimiz hamamlar bölgesi başlıyor.
hamamlar bölgesi tam da çarşı içinde, burası da afrodisias'ın kent merkezi olarak anılıyor.
görsel
görsel
ve buradan sonra bir tepe çıkıyor karşınıza, tepenin yamaç kısmı tahmin edilebileceği üzre amfitiyatro.
görsel
muazzam ve oldukça büyük gerçekten...
çektiğim daha yüzlerce fotoğraf var.
ama burayı ancak bu kadar kısa anlatabilirdim, elimden geldiğince anlatmaya çalıştım.
ama siz anlatılanları boşverin.
gerçekten şiddetle tavsiye ediyorum, burayı gidin görün ve yaşayın mutlaka.
memnun kalmazsanız ben buradayım, deyin ki bana "yahu biz afrodisias'a gittik memnun kalmadık" söz size masraflarınızı ben karşılayacağım...
#tarih
#arkeoloji
afrodit'in kenti.
en az adandığı tanrıça afrodit kadar güzel, afrodit kadar dillere destan bir antik kent.
şimdiye kadar gördüklerim içinde en iyilerinden biri.
gayet güzel de korunmuş, belki de ulaşımı güç olduğu için böyle bakir kaldı diyebiliriz.
zira antik kente ulaşım zor.
aydın-denizli yolunda, kuyucak ilçesinden karacasu'ya sapıyor ve 35 km kadar gidiyorsunuz afrodisias'a ulaşmak için.
burası tam dolu dolu 1 günde ancak gezilebilir. gidecekseniz ona göre yolu ve vaktinizi hesaplayarak gidin, ama muhakkak gidin, ölmeden önce afrodisias'ı mutlaka görün.
afrodisias 2 bölüme ayrılabilir.
1-müze.
2-antik kent.
zaten geziye hemen girişteki müzeden başlıyorsunuz.
müzeye girmeden önce sizi her biri bir sanat eseri olan lahitler karşılıyor.
görsel
burada onlarca lahit var. tabi pek çoğu kırılmış, yağmalanmış durumda.
ama her biri bir sanat eseri ve birbirinden değerli.
görsel
görsel
müzeye girer girmez sizi zafer tanrıçası nike karşılıyor.
görsel
ama bir yanda nike'in güzelliğine bakarken gözünüze onun sağ tarafında duran ihtiyar balıkçı heykeli takılıyor.
görsel
bunu ibret olsun diye müzenin girişine koymuşlar.
çünkü buradaki ihtiyar balıkçı heykeli orijinal değil, alçıdan replika.
orijinali british museum'da, yağmalanmış, kaçırılmış, çalınmış bizden...diğer onbinlerce tarihi eserimiz gibi yağmalanmış...
neyse moral bozmak yok tabi.
çünkü afrodisias emin olun size bozulan moralinizden fazlasını verecektir.
neden?
çünkü burası tarihi mö 4500-5000'lere dayanan bir yer.
kimler gelmiş, kimler geçmiş...
günümüzden 7000 yıl önce şehri kuranlar öyle bir yere kurmuşlar ki, her şey kusursuz.
şehrin kurulduğu yer menderes'in kolu olan dandalaz çayı'nın bereketli vadisinde. burası öyle bir yer ki, su temini kolay ayrıca jeotermal kaynakların tam ortasında olduğu için antik çağın bir termal şehri aynı zamanda.
bunu da şehirdeki hamamlardan anlıyoruz.
görsel
şehrin hamam bölgesi önemli bir yer kaplıyor, yukarıdaki görsel ise roma imparatorları için yapılan bir termal havuz.
neyse, biz müzeye dönelim tekrar.
müzede sayısız heykel, fresk, el aleti, ev eşyası vb bulunuyor.
şunlar filozof büstleri;
görsel
filozoflara ait çok sayıda büst var. bu da afrodisias'ın bilime, bilgiye ve sanata ne kadar önem verdiğini anlamamızı sağlıyor.
ayrıca antik kent kısmında heykel atelyeleri var, heykel atelyelerinin kapladığı alan çok büyük, buradan anlıyoruz ki bu şehir heykelcilikte önemli bir merkezmiş.
müzedeki en önemli eserlerden biri de julius zoilos anıtı.
julius zoilos kim?
julius zoilos roma imparatoru jul sezar'ın azat ettiği kölesi. sezar'a çok faydası dokunduğu için ve iyi hizmet ettiği için sezar'da ona özgürlüğünü vermiş, özgürlüğünü vermekle kalmamış, kendisini makam mevki sahibi yapmış ki böyle bir kentte adına anıt dikilmiş.
lakin julius zoilos anıtından günümüze kalan yalnızca şu nadide parça;
görsel
normalde tahrip olmamış olsa bu anıt şu şekilde olacaktı;
görsel
yani müzede sergilenen freskler bu anıtın sadece bir yüzünün alt kısmında bulunan kabartmalar...
müzede gördüğüm ilginç eserlerden biri de, uzaylıya benzeyen şu mask.
görsel
müzenin en kıymetli bölümlerinden biri de sevgi gönül salonu...
salon genelde koç ailesi üyelerinin sponsorluğu ile oluşturulmuş, ama salon girişinde sponsorlar bölümünde ethem sancak ismini de gördüm ve çok şaşırdım.
müzenin sevgi gönül salonu'nda roma dönemine ait heykel ve freskler var.
bunların sergilendiği tabloda, her bir freskin yanında işlendiği tema ve mitolojik hikayesi anlatılmış.
örneğin akhilleus ve penthesileia aşkının konu alındığı şu fresk;
görsel
akhilleus ve penthesileia aslında iki düşman, truva savaşında biri agamemnon'un saflarında, diğeri ise truva saflarında çarpışıyor.
muharebede penthesileia vuruluyor ve akhilleus'un kollarında son nefesini verirken akhilleus ona aşık oluyor...
sadece birkaç dakika kucağına aldığı düşmanına aşık olan akhilleus ancak bu kadar güzel tasvir edilebilirdi.
bunun gibi pek çok mitolojik olayın anlatıldığı freskler var salonda.
bunlardan bir başkası herakles ile libyalı dev antoios'un mücadelesinin konu edildiği şu eser;
görsel
müzede, herakles'in 12 görevi ile ilgili başka freskler de mevcut.
bu şehir özellikle roma döneminde altın çağını yaşamış.
romalılar da ilk ataları saydıkları truvalı aeneas'ın annesi olduğuna inandıkları afrodit'ten ötürü şehre bu ismi vermişler zaten.
afrodisias halkı aeneas'ın soyundan geldiklerine inanmış ve eserlerinde aeneas ve annesi afrodit'i bol bol işlemişler.
görsel
yukarıdaki görselde afrodit ve bebek aeneas görünüyor.
tabi kentin adı afrodisias olur da, afrodit'e adanan tapınak olmaz mı?
bu da afrodit'e adanmış tapınak ve dini merkez;
görsel
tapınak afrodit'e adanmış, ama kent halkı roma imparatorlarının afrodit'in oğlu aeneas'tan geldiğine inandığı için imparatorları aynı zamanda tanrıları olarak görmüşler ve bu tapınağa dönem dönem çeşitli imparatorların isimlerini vermişler.
yukarıda da dediğim gibi bu değerli eserler hep roma döneminden.
romalılar hakimiyetleri altına aldıkları her bir milleti kadın olarak tasvir ederlermiş.
müzede bunu da görüyoruz.
görsel
yukarıdaki heykellerin en sağdaki girit'i, onun yanındaki bulgaristan'ı, onun yanındaki dacia(romanya)'yı, onun yanındaki de macaristan'ı temsil ediyor.
bir başka örnek claudius ve britanya;
görsel
uzatmayalım.
müzeden çıkıp antik şehir turuna başlıyorsunuz.
sizi hemen stadyum karşılıyor.
stadyum giriş kapısı hala muazzam, hala heybetli;
görsel
bunun önünde fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşmayanı dövüyorlarmış. ben de dayak yememek için paylaştım tabi.
stadyumun geri kalanı şöyle;
görsel
stadyumdan sonra bizi meclis karşılıyor.
afrodisias büyük millet meclisi şurası;
görsel
burayı amfitiyatro sananlar var, ama burası tiyatro değil meclis, daha doğrusu Bouleuterion...
meclisten sonra yukarıda da bahsettiğimiz hamamlar bölgesi başlıyor.
hamamlar bölgesi tam da çarşı içinde, burası da afrodisias'ın kent merkezi olarak anılıyor.
görsel
görsel
ve buradan sonra bir tepe çıkıyor karşınıza, tepenin yamaç kısmı tahmin edilebileceği üzre amfitiyatro.
görsel
muazzam ve oldukça büyük gerçekten...
çektiğim daha yüzlerce fotoğraf var.
ama burayı ancak bu kadar kısa anlatabilirdim, elimden geldiğince anlatmaya çalıştım.
ama siz anlatılanları boşverin.
gerçekten şiddetle tavsiye ediyorum, burayı gidin görün ve yaşayın mutlaka.
memnun kalmazsanız ben buradayım, deyin ki bana "yahu biz afrodisias'a gittik memnun kalmadık" söz size masraflarınızı ben karşılayacağım...
#tarih
#arkeoloji
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar