bugün
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- silver ile evlenecek erkek14
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- parayla saadet olması18
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- amedspor19
- crimson desert2
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- kürt sorunu12
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- hepinizi karim yapacam olum2
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- silvermist vs zendaya2
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- iran düşmanlığı11
- sinem dedetaş4
- evlilikle saadet olması3
- karizmatik soyadları6
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- ışıktan altın elde etmek3
- diamond basphorus2
- sözlükten hatun götürmek3
- ibrahim mbaye2
- ismet biradere koşarken çelme takmak3
- çekirdek yiyen erkek3
- ama yeni parti tüzüğü11
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- montun cebinden tek çekirdek çıkması2
- mühendis abazanlığı2
- era7capone4
- küpe takan erkek3
- çin halk cumhuriyeti4
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- 2026 yazı3
- evlenecek kız kalmaması13
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- flört yapay zekası5
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- 1 eylül dünya barış günü4
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- bir gün hoca ne yapalım dediler2
- bakın bakın ne anlatacağım2
- tek özelliği yurt dışında yaşamış olmak olan insan2
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
baba...
en az 20 yıl emek vermiştir türk silahlı kuvvetleri'ne, erken emekli olabilmek için 40'ından sonra üniversite okumuştur kimileriyse. çoğu mesleğine aşıktır ama hemen hemen hepsi çalışmaya başladığı andan itibaren "ah bi emekli olsam" modundadır.
iyidir, hoştur çalıştığı yıllarda. sabah gider, akşam gelir; doğudaysa ve herhangi bir sosyal tesis vb. yerde görevli değilse (orduevi, kantin gibi yerler) çoğu zaman operasyonlara katılır, 10-15 gün eve gelemediği de olur. candır, bitanedir. işyerinde çok stres çeker, çok sıkıntı çeker ama evine geldiğinde bu sıkıntısını, bunalımını, sorunlarını kapıda bırakır. arabasına binip evine geldiğinde, çayını yudumlarken gün içerisinde yaşadığı her sorunu unutur. huzura kavuşur.
insan 20 yıl boyunca aynı stresi ve sıkıntıyı çekince düzenli olarak, bir an önce emekli olmayı ister tabii ki de, buna katılmamak elde değil.
türk silahlı kuvvetleri mensubu kimseler**, yani askerler emekli olmadan evvel psikolojik hazırlanma sürecinden geçerler. ankara'da birkaç gün süren bir kamp dönemleri olur. burada yeni bir hayatın başladığı, hiçbir şeyden kesinlikle vazgeçmemeleri gerektiği, emekli olduktan sonra hissedebilecekleri olumsuz duygular baştan anlatılır, bunlara karşı hazırlıklı olmaları kendilerine aşılanır. bu ordunun sunduğu harika bir imkandır, mutlaka değerlendirilmelidir. "bana bir şey olmaz" moduna girdiği zaman, adet dönemindeki sevgili vol 2 olarak karşınıza çıkabilir, tıpkı benim babam gibi.
emekli olduğu ilk aylar gayet güzeldir. keyfi yerindedir, tadından yenmez, sohbetine doyum olmaz. başka bir şehirde okuyan öğrenciyseniz, bir an önce babanızın yanına gitmek istersiniz. aslında her insan evladı annesinin babasının yanına gitmeyi ister gerçi, ama bu biraz daha farklı bir duygu; daha çok istiyorsunuz. belki bu zamana kadar hiç bu kadar sıcak olmadığından, hiç bu kadar sizinle ilgilenmediğindendir bu his; bilemiyorum.
zaman geçer, o güzide baba bambaşka bir insan olmaya başlar. hiç yapmadığı şeyleri sorun etmeye başlar, durduk yere sizi bunaltır, canınızı sıkar. değişik huylar edinmeye başlar. tehlike saçar. mesleğini özlemiştir, evet. her emekli asker gibi o da üniformasını, ortamını özlemiştir. alışamamıştır, hiçbir askerin alışamadığı gibi. eşyalarını da fakire fukaraya dağıtmışsa veya çöpe atmışsa evin annesi, vay halinize.
değişik hobiler edinir. ev eşyalarını bozup yapmak, yemeğin/çayın kılın tüyün kalite oranına kafa yormak(çayın hep aynı ateş oranında yapılması, hep tam x dakika demlenmesini beklemesi gibi) "ev ahalisine nasıl kıllık yapabilirim?" tarzı düşünceler edinmek bunlardan sadece birkaçıdır.
çocuk gibi olmuştur artık. herşeye küser. lafa söze gelmez. psikolojisi bozulmuştur, alışamamıştır emeklilik moduna. "karavan alıp gezicem anasını satiim" veya "bahçeli bir ev alıp, ekip biçecem" tribinde yaşamıştır hep emekli olana kadar, ama emekli olduğunda hiçbirini yapmaz. kurtaramaz kendini o bunalım halinden, belki de kurtarmak istemez; bilemiyoruz.
kahramanımız internete sarmıştır. yeni hobisi solitaire oynamak. bir insan bıkmadan sabahlara kadar aynı oyunu aynı levelde oynayabilir mi? oynar. gerçekten oynar. messenger'a merak sarmıştır. kişi listesinde benim kişisel/şirket/freelance iş amaçlı kullandığım 3 adresten ve 2-3 akraba adresinden başka kimse yoktur. ama sürekli açar, hatta rahatsız etmesinler solitaire oynarken diye çevrimdışı takılır; o derece.
bir süre sonra o kadar çekilmez olmaya başlar ki, konuşmamak için elinizden geleni yaparsınız. çünkü ne deseniz onu incitiyorsunuzdur. veya o ne zaman ağzını açsa sizi incitiyordur. uzaklaşırsınız, uzaklaşmaya çalışırsınız. çözüm müdür peki bu? değildir.
en az 20 yıl emek vermiştir türk silahlı kuvvetleri'ne, erken emekli olabilmek için 40'ından sonra üniversite okumuştur kimileriyse. çoğu mesleğine aşıktır ama hemen hemen hepsi çalışmaya başladığı andan itibaren "ah bi emekli olsam" modundadır.
iyidir, hoştur çalıştığı yıllarda. sabah gider, akşam gelir; doğudaysa ve herhangi bir sosyal tesis vb. yerde görevli değilse (orduevi, kantin gibi yerler) çoğu zaman operasyonlara katılır, 10-15 gün eve gelemediği de olur. candır, bitanedir. işyerinde çok stres çeker, çok sıkıntı çeker ama evine geldiğinde bu sıkıntısını, bunalımını, sorunlarını kapıda bırakır. arabasına binip evine geldiğinde, çayını yudumlarken gün içerisinde yaşadığı her sorunu unutur. huzura kavuşur.
insan 20 yıl boyunca aynı stresi ve sıkıntıyı çekince düzenli olarak, bir an önce emekli olmayı ister tabii ki de, buna katılmamak elde değil.
türk silahlı kuvvetleri mensubu kimseler**, yani askerler emekli olmadan evvel psikolojik hazırlanma sürecinden geçerler. ankara'da birkaç gün süren bir kamp dönemleri olur. burada yeni bir hayatın başladığı, hiçbir şeyden kesinlikle vazgeçmemeleri gerektiği, emekli olduktan sonra hissedebilecekleri olumsuz duygular baştan anlatılır, bunlara karşı hazırlıklı olmaları kendilerine aşılanır. bu ordunun sunduğu harika bir imkandır, mutlaka değerlendirilmelidir. "bana bir şey olmaz" moduna girdiği zaman, adet dönemindeki sevgili vol 2 olarak karşınıza çıkabilir, tıpkı benim babam gibi.
emekli olduğu ilk aylar gayet güzeldir. keyfi yerindedir, tadından yenmez, sohbetine doyum olmaz. başka bir şehirde okuyan öğrenciyseniz, bir an önce babanızın yanına gitmek istersiniz. aslında her insan evladı annesinin babasının yanına gitmeyi ister gerçi, ama bu biraz daha farklı bir duygu; daha çok istiyorsunuz. belki bu zamana kadar hiç bu kadar sıcak olmadığından, hiç bu kadar sizinle ilgilenmediğindendir bu his; bilemiyorum.
zaman geçer, o güzide baba bambaşka bir insan olmaya başlar. hiç yapmadığı şeyleri sorun etmeye başlar, durduk yere sizi bunaltır, canınızı sıkar. değişik huylar edinmeye başlar. tehlike saçar. mesleğini özlemiştir, evet. her emekli asker gibi o da üniformasını, ortamını özlemiştir. alışamamıştır, hiçbir askerin alışamadığı gibi. eşyalarını da fakire fukaraya dağıtmışsa veya çöpe atmışsa evin annesi, vay halinize.
değişik hobiler edinir. ev eşyalarını bozup yapmak, yemeğin/çayın kılın tüyün kalite oranına kafa yormak(çayın hep aynı ateş oranında yapılması, hep tam x dakika demlenmesini beklemesi gibi) "ev ahalisine nasıl kıllık yapabilirim?" tarzı düşünceler edinmek bunlardan sadece birkaçıdır.
çocuk gibi olmuştur artık. herşeye küser. lafa söze gelmez. psikolojisi bozulmuştur, alışamamıştır emeklilik moduna. "karavan alıp gezicem anasını satiim" veya "bahçeli bir ev alıp, ekip biçecem" tribinde yaşamıştır hep emekli olana kadar, ama emekli olduğunda hiçbirini yapmaz. kurtaramaz kendini o bunalım halinden, belki de kurtarmak istemez; bilemiyoruz.
kahramanımız internete sarmıştır. yeni hobisi solitaire oynamak. bir insan bıkmadan sabahlara kadar aynı oyunu aynı levelde oynayabilir mi? oynar. gerçekten oynar. messenger'a merak sarmıştır. kişi listesinde benim kişisel/şirket/freelance iş amaçlı kullandığım 3 adresten ve 2-3 akraba adresinden başka kimse yoktur. ama sürekli açar, hatta rahatsız etmesinler solitaire oynarken diye çevrimdışı takılır; o derece.
bir süre sonra o kadar çekilmez olmaya başlar ki, konuşmamak için elinizden geleni yaparsınız. çünkü ne deseniz onu incitiyorsunuzdur. veya o ne zaman ağzını açsa sizi incitiyordur. uzaklaşırsınız, uzaklaşmaya çalışırsınız. çözüm müdür peki bu? değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar