bugün
- sözlük kızlarının bicepsleri11
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı12
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- tavuklu pilav7
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı5
- saat9
- kol saati5
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri5
- fırın sütlaç8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği5
- crystal palace7
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- özlemek3
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- queen ravenna ifşası7
- güney afrika4
- yeşil3
- beşiktaş21
- 40'a doğru yaklaşmak4
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- hay day3
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- nike2
- futbol19
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak3
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- hayatın son gününde yapılabilecekler4
- kadınların araba kullanmasına izin vermek3
- avrupa10
- yaptıklarından pişman olup af dileyememek3
- gocu reyizimizin sözlüğe dönmesi3
- izmirin en güzel semtleri10
- sütlü sütlü iri memeler2
- dün hiç eksi yememiş olmam2
- akepe dönemi15
- yanlışlıkla enişteyle duşta seks yapmak2
- cep telefonu25
- türkiye24
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- seagull2
- 2 erkeğin arkadaşça öpüşmesi2
- ayaklara fısıldayan adam2
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek5
- am'i ugly4
- gocu5
bunu burada söylemek istemezdim ama sanırım artık kafayı sıyırıyorum ve bazı yerlerde bunu taşırmam gerek.
deniyorum sözlük. hatta denemeden de öte, kendimi şaşırtıyorum. bazen utanıyorum, bazen "aeeeeh ne lan bu?" deyip yırtıyorum ama bir şekilde gidiyor.
ama bu sıralar bir sorun olduğunu fark ettim.
ve bu sorun kendimi ciddi anlamda sefil ve işe yaramaz görmemi sağladı.
bazı insanlar kurguladım. bazılarını konuşturdum. mesela bir kuyumcuyu, balık restoranı garsonunu, bir rezidans sitesinin güvenlik görevlisini ve hatta 89 yaşındaki bir kore savaşı gazisini. evet bunları bir derece yaptım ve fena da olmadı.
ama;
aşık olduğum kızı bir türlü konuşturamadım.
evet romanımda bir aşk hikayesi de var.
ama kafama edeyim;
ben şu yaşıma kadar hiç aşık olmadım ki!
bir kızla çıkıp kafe restoran dolaşmadım. sinemaya gitmedim. sahilde yürümedim. elini tutmadım! aşkı gerçekten hissetmedim... ama şimdi tutup bunu adam gibi kurgulamaya çalışıyorum.
nesini yazacağım ki bunun? şimdiye kadar yazdığım kısmı sönük, silik bir tip tasvirinden öteye gidemedi. karakter bile oluşturamadım tam.
tüm o oluşturduğum dünya, mekanlar, insanlar, zihnimde renkli ve capcanlı ama romanın en önemli unsuru olan o aşık olduğum kadın beynimde siyah bir silüet gibi. bir gölge. saçları ve vücudunun hatları var ama içi simsiyah ve bana hiçbir şey söyleyemez. benimle romanlara yakışır bir diyolog kuramaz.
çünkü hayal dünyamda yok. canlandıramıyorum bir türlü.
çünkü hiç olmadı.
evet biliyorum. sefilce ama gerçek bu. lise aşkı bile olmayan kafasına edilesi bir roman yazarı adayıyım.
daha doğrusu aday adayı da olabilir. bilmiyorum.
deniyorum sözlük. hatta denemeden de öte, kendimi şaşırtıyorum. bazen utanıyorum, bazen "aeeeeh ne lan bu?" deyip yırtıyorum ama bir şekilde gidiyor.
ama bu sıralar bir sorun olduğunu fark ettim.
ve bu sorun kendimi ciddi anlamda sefil ve işe yaramaz görmemi sağladı.
bazı insanlar kurguladım. bazılarını konuşturdum. mesela bir kuyumcuyu, balık restoranı garsonunu, bir rezidans sitesinin güvenlik görevlisini ve hatta 89 yaşındaki bir kore savaşı gazisini. evet bunları bir derece yaptım ve fena da olmadı.
ama;
aşık olduğum kızı bir türlü konuşturamadım.
evet romanımda bir aşk hikayesi de var.
ama kafama edeyim;
ben şu yaşıma kadar hiç aşık olmadım ki!
bir kızla çıkıp kafe restoran dolaşmadım. sinemaya gitmedim. sahilde yürümedim. elini tutmadım! aşkı gerçekten hissetmedim... ama şimdi tutup bunu adam gibi kurgulamaya çalışıyorum.
nesini yazacağım ki bunun? şimdiye kadar yazdığım kısmı sönük, silik bir tip tasvirinden öteye gidemedi. karakter bile oluşturamadım tam.
tüm o oluşturduğum dünya, mekanlar, insanlar, zihnimde renkli ve capcanlı ama romanın en önemli unsuru olan o aşık olduğum kadın beynimde siyah bir silüet gibi. bir gölge. saçları ve vücudunun hatları var ama içi simsiyah ve bana hiçbir şey söyleyemez. benimle romanlara yakışır bir diyolog kuramaz.
çünkü hayal dünyamda yok. canlandıramıyorum bir türlü.
çünkü hiç olmadı.
evet biliyorum. sefilce ama gerçek bu. lise aşkı bile olmayan kafasına edilesi bir roman yazarı adayıyım.
daha doğrusu aday adayı da olabilir. bilmiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar