bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni2
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- velvet47
- yaşlı kadın yuzırlar10
- en kibirli yuzır11
- gaylik alametleri8
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- habire1239
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- yeni parti25
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- velvet vs nervio24
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- 50 yıllık yuzır5
- özgünlüğün faydasız olması6
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- g'i l d'e d l'i l y16
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- merak ediyorsan yaz7
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kezonova4
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- türklerden nefret etme nedenleri5
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
(bkz: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi omlak)
2.viyana savaşında türk ordusuna akıllı bir strateji ve biraz da şans ile saldıran ve galip gelen polonyalı komutan.
şöyle ki, şehrin etrafını hilal şeklinde çembere alan (şehir tuna kenarına kuruludur, yani tam çember na mümkündür) türk ordusu tuna nehri kenarı ve dağ yamaçlarına da dışardan gelecek saldırılara karşı kamplar kurmuştu.
batı ve kuzey'den dağlar arasındaki vadilerden hücuma geçen polonya ordusu ve avrupa'nın diğer merkezlerinden gelen yardım kuvvetler osmanlı ordusunu daha geniş bir çembere alarak saldırmışlardır.
ordunun sağ kanadına yapılacak polonya saldırısını (ki yanlış hatırlamıyorsam 50.000-70.000 kişi arasında mevcudu olan bir ordu olması lazım) engellemekle mükellef kırım beyi birliklerinin yetersiz kalması-saldırıya engel olamaması-beceriksizliği* nedeni ile çembere alınan osmanlı ordusuna, viyana surları içinden çıkan avusturya ordusu ve paralı hırvat askerleri de topçu atışları eşliğinde saldırmış ve osmanlı ordusunu önden-arkadan-sağdan-soldan kıstırmışlardır.
bu durumda tabi ki osmanlı komutanlarının da yanlış tercihlerinin etkisi vardır.
ama şu unutulmamalıdır ki, savaş esnasında gerçekleşen önemsiz gibi görünen şeyler bile savaşın sonucuna etki edebilir. savaş esnasında herşey hızlı gelişir.
bu yüzden hayatından "adam" olma mertebesine ulaşamamış kompleksli kişilerin,
"ohoo koydular olm bize. yok şuymuş buymuş, bırakın ya.. nasıda koydular övündüğünüz atalarınıza" şeklinde ki, zeka parıltısından yoksun laflarını önemsememek gerekir.
unutulmamalıdır ki, orda yenilen ordu oraya kadar elini kolunu sallayarak gitmemiştir. savaşlar kazanarak oraya kadar ilerlemiştir.. ki ayrıyeten yine şu da unutulmamalıdır, ordu mevcudu daha az olan osmanlı ordusu orda avrupa'nın en kuvvetli devletinin başkentini kuşatıyor ve birleşik avrupa ordusuna karşı savaşıyordu. yani bütün avrupa tarafından oluşturulmuş güçlü-kalabalık-kendi topraklarında olmanın avantajına sahip bir ordu ile.
tabi ki mağlubiyete kılıf uydurmak saçma olur, yenildiğimiz gerçek. öyle yada böyle.
sonuç olarak, tarihinde en son napolyon ve abd ordusu tarafından "işgal" edilmiş olan bu şehirde bu işgalcilerin doğru düzgün lafı geçmezken, hala türk "kuşatması" hakkında yüzlerce hikaye anlatılmakta-iz vardır.
kompleks yapıp salak-saçma konuşmak yerine, o zaman ki başarısızlığımızın bile ne denli bir başarı olduğunu görüp, bugün avrupanın* kıçını yalayan halimize bakıp üzülmeliyiz.
not:
1-prens jan sobieski tek basına kazanmamıştır bize karşı ki savaşı.
2-savaş ve kuşatma esnasında orduların yerleşim planı ve saldırı yönlerini gösteren harita ve viyana'nın ilgili müzesinden birkaç resim elimde mevcut, isteyene gönderebilirim.
2.viyana savaşında türk ordusuna akıllı bir strateji ve biraz da şans ile saldıran ve galip gelen polonyalı komutan.
şöyle ki, şehrin etrafını hilal şeklinde çembere alan (şehir tuna kenarına kuruludur, yani tam çember na mümkündür) türk ordusu tuna nehri kenarı ve dağ yamaçlarına da dışardan gelecek saldırılara karşı kamplar kurmuştu.
batı ve kuzey'den dağlar arasındaki vadilerden hücuma geçen polonya ordusu ve avrupa'nın diğer merkezlerinden gelen yardım kuvvetler osmanlı ordusunu daha geniş bir çembere alarak saldırmışlardır.
ordunun sağ kanadına yapılacak polonya saldırısını (ki yanlış hatırlamıyorsam 50.000-70.000 kişi arasında mevcudu olan bir ordu olması lazım) engellemekle mükellef kırım beyi birliklerinin yetersiz kalması-saldırıya engel olamaması-beceriksizliği* nedeni ile çembere alınan osmanlı ordusuna, viyana surları içinden çıkan avusturya ordusu ve paralı hırvat askerleri de topçu atışları eşliğinde saldırmış ve osmanlı ordusunu önden-arkadan-sağdan-soldan kıstırmışlardır.
bu durumda tabi ki osmanlı komutanlarının da yanlış tercihlerinin etkisi vardır.
ama şu unutulmamalıdır ki, savaş esnasında gerçekleşen önemsiz gibi görünen şeyler bile savaşın sonucuna etki edebilir. savaş esnasında herşey hızlı gelişir.
bu yüzden hayatından "adam" olma mertebesine ulaşamamış kompleksli kişilerin,
"ohoo koydular olm bize. yok şuymuş buymuş, bırakın ya.. nasıda koydular övündüğünüz atalarınıza" şeklinde ki, zeka parıltısından yoksun laflarını önemsememek gerekir.
unutulmamalıdır ki, orda yenilen ordu oraya kadar elini kolunu sallayarak gitmemiştir. savaşlar kazanarak oraya kadar ilerlemiştir.. ki ayrıyeten yine şu da unutulmamalıdır, ordu mevcudu daha az olan osmanlı ordusu orda avrupa'nın en kuvvetli devletinin başkentini kuşatıyor ve birleşik avrupa ordusuna karşı savaşıyordu. yani bütün avrupa tarafından oluşturulmuş güçlü-kalabalık-kendi topraklarında olmanın avantajına sahip bir ordu ile.
tabi ki mağlubiyete kılıf uydurmak saçma olur, yenildiğimiz gerçek. öyle yada böyle.
sonuç olarak, tarihinde en son napolyon ve abd ordusu tarafından "işgal" edilmiş olan bu şehirde bu işgalcilerin doğru düzgün lafı geçmezken, hala türk "kuşatması" hakkında yüzlerce hikaye anlatılmakta-iz vardır.
kompleks yapıp salak-saçma konuşmak yerine, o zaman ki başarısızlığımızın bile ne denli bir başarı olduğunu görüp, bugün avrupanın* kıçını yalayan halimize bakıp üzülmeliyiz.
not:
1-prens jan sobieski tek basına kazanmamıştır bize karşı ki savaşı.
2-savaş ve kuşatma esnasında orduların yerleşim planı ve saldırı yönlerini gösteren harita ve viyana'nın ilgili müzesinden birkaç resim elimde mevcut, isteyene gönderebilirim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar