bugün
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi17
- nervio'nun erkek olması25
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- iltica28
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı7
- rusya da laboratuvar faciası veba paniği5
- özelden muzunu atan yazar14
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş5
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek8
- kıymalı börek5
- istanbul'a formula 2 ve formula 3 müjdesi3
- game of thrones taki kerhaneci18
- 6 7 eylul 19552
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- batı şeria da filistinlilere saldırı2
- etli nohut vs kuru fasulye7
- bana onu sormayin15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- fondan 20 milyar tl vurgun yapan bürokrat3
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu2
- dede bu saate niye aktif ki8
- tinder'ın eşleşme algoritması5
- soğuk odalar3
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- nervionun sevgili yapması8
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- anın görüntüsü26
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- fatma betül sayan kaya44
- sarapci koala hatayi6
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- renkli gözlü insanlar7
- silvermist15
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- emre aydın bunalımdan çıkarsa olabilecekler2
- bathory dinlerken kendini bir ahırda bulmak2
- izmir bombası7
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- 2 2 milyar tl5
- akp seçmeni18
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
Türkiye'nin dilden düşmeyen sancılı bir kelimesidir demokrasi. En demokratlıktan uzak olanların bile demokrasi nutukları çektikleri çok görülmüştür bu ülkede. Türk seçmeninin pek çoğu da ömrü hayatında bu yaşam biçimini görmediğinden midir bilinmez ama bu ucuz blöfleri hep görmüştür. Uzlaşma kültürü olmayan, liderlere inanan bir yönetim şeklini demokrasi bellemiş ve hatta ve hatta bunun sık sık darbelerle kesintiye uğramasını bile en azından haksız bulmamıştır. Peki esas soruya gelecek olursak: Gerçek demokrasiyi şu kısa cumhuriyet sürecinde bile kısmen yaşayabilen bir insanlar topluluğunda demokrasiyi kim ister?
Bana kalırsa halen yürütülmekte olan ağır aksak demokrasiyi bile (Avrupa'nın aksine) savaşarak, uğrunda kanlar dökerek kazanmayan bir ülkede sıradan vatandaşın demokrasiyi sahiplenmesi realist olmaz. Ayrıca ülke içerisince farklı kesimlerin sahiplendiği laiklik, ülke bütünlüğü veya dini yaşayış gibi konularda korku ve gerilim içerisinde olan, sürekli kaybetme korkusu aşılanarak gerilen, hoşgörüsü zayıflatılmış, bir tetikleyici etki ile aşırıya kaçmaya her daim hazır bir kitle için de demokrasi ancak hoş bir temenni olur.
Bunun sonucu olarak Türk insanı demokrasi sözünün devamında bir "ama" kullanmayı adet edinmiş durumda. Örneğin "Demokrasi olsun ama insanlar ahlaksız olmasın, erkekler küpe takmasın kızlar etek giymesin" şeklinde temel bir felsefeye sahip ciddi bir kitle var ülkemde. Hemen ardından da "Demokrasi tabii ki olmalı ama bak laiklik elden gidiyor. Bunlara demokrasi fazla. Önce bunlardan kurtulalım sonra çok güzel demokrasimiz olacak" düşüncesinde olanlar da hemen hemen aynı oranda mevcut.
Halbuki gerçek bir demokraside istisna ancak geçmişten gelen ağır bir ders olabilir. Örneğin Almanya'da Hitleri övemezsiniz. Almanya'da yeni açılacak olan Madame Tussauds müzesinde Adolf Hitler'in balmumu heykelinin bulunması bile tepkiyle karşılanmıştır. Almanya yasaları bir kez daha demokrasinin bir diktatör tarafından kullanılmasını engellemek adına her türlü ileri geri önlemi almıştır. Bu tür tekil istisnalar dışında demokrasi için pek de engel yoktur esasen.
Türkiye'de ise demokrasi hep arzulanan olmasına rağmen bulunduğumuz durumdan dolayı mecburen demokrasiye geçemiyormuşuz gibi bir hava var. Benim derdim ise kerhen isteyenleri değil, şartlı yaklaşımlarla gelenleri değil gerçekten demokrasi isteyenleri bulmak.
Siyasi iktidarlarından tamamına bakıldığında herkes kendine demokrat. Örneğin halen iktidarda olan Ak Parti 2002 yılında seçimlere girerken seçim sistemini değiştireceğini ve bu seçim sisteminin adil olmadığını beyan etmişti fakat alınan oyların ardından bu bir kez bile gündeme gelmedi. Bu demokrat bir yaklaşım mı?
Üniversitelere daha fazla özerklik verilmesini isteyen rektörlerin pek çoğu YÖK taraftarı. Neden? Üniversiteler özerk olsun ama diğer yandan birilerinin de düzen sağlaması gerekir. Peki diğer ülkeler nasıl sağlıyor? Belli değil.
Şiir okuduğu için tutuklananlar daha sonra çiftçiye ananı da al git demiyorlar mı? Güç kimdeyse demokrasi ondan mı yana? Hak hukuk ondan mı yana?
Bu kadar zamana göre değişken parametler, liderler ve insanlar varken sormakta haksız mıyım? Kim demokrasi ister?
Milletvekili dokunulmazlığı kalksın ister mi? Vatandaşa bugün git yarın gel diyen sıradan memur kendinden hesap sorulacak bir mekanizma ister mi? ihalelerini bağlayan tüccar bunları şeffaflaştırmak ister mi? Tuzla tersanelerinde iş kazaları sonucunda ölümler gerçekleşirken parmağını kıpırdatmayan kişiler demokrasinin herkesi sorgulayan, hak hukuk tanıyan yönünden hoşlanırlar mı? Herkesin her sözü özgürce söyleyebilmesini bu ülkede kim ister? Bunu gerçekten merak ediyorum.
http://gorgusuz.blogspot.com/
Bana kalırsa halen yürütülmekte olan ağır aksak demokrasiyi bile (Avrupa'nın aksine) savaşarak, uğrunda kanlar dökerek kazanmayan bir ülkede sıradan vatandaşın demokrasiyi sahiplenmesi realist olmaz. Ayrıca ülke içerisince farklı kesimlerin sahiplendiği laiklik, ülke bütünlüğü veya dini yaşayış gibi konularda korku ve gerilim içerisinde olan, sürekli kaybetme korkusu aşılanarak gerilen, hoşgörüsü zayıflatılmış, bir tetikleyici etki ile aşırıya kaçmaya her daim hazır bir kitle için de demokrasi ancak hoş bir temenni olur.
Bunun sonucu olarak Türk insanı demokrasi sözünün devamında bir "ama" kullanmayı adet edinmiş durumda. Örneğin "Demokrasi olsun ama insanlar ahlaksız olmasın, erkekler küpe takmasın kızlar etek giymesin" şeklinde temel bir felsefeye sahip ciddi bir kitle var ülkemde. Hemen ardından da "Demokrasi tabii ki olmalı ama bak laiklik elden gidiyor. Bunlara demokrasi fazla. Önce bunlardan kurtulalım sonra çok güzel demokrasimiz olacak" düşüncesinde olanlar da hemen hemen aynı oranda mevcut.
Halbuki gerçek bir demokraside istisna ancak geçmişten gelen ağır bir ders olabilir. Örneğin Almanya'da Hitleri övemezsiniz. Almanya'da yeni açılacak olan Madame Tussauds müzesinde Adolf Hitler'in balmumu heykelinin bulunması bile tepkiyle karşılanmıştır. Almanya yasaları bir kez daha demokrasinin bir diktatör tarafından kullanılmasını engellemek adına her türlü ileri geri önlemi almıştır. Bu tür tekil istisnalar dışında demokrasi için pek de engel yoktur esasen.
Türkiye'de ise demokrasi hep arzulanan olmasına rağmen bulunduğumuz durumdan dolayı mecburen demokrasiye geçemiyormuşuz gibi bir hava var. Benim derdim ise kerhen isteyenleri değil, şartlı yaklaşımlarla gelenleri değil gerçekten demokrasi isteyenleri bulmak.
Siyasi iktidarlarından tamamına bakıldığında herkes kendine demokrat. Örneğin halen iktidarda olan Ak Parti 2002 yılında seçimlere girerken seçim sistemini değiştireceğini ve bu seçim sisteminin adil olmadığını beyan etmişti fakat alınan oyların ardından bu bir kez bile gündeme gelmedi. Bu demokrat bir yaklaşım mı?
Üniversitelere daha fazla özerklik verilmesini isteyen rektörlerin pek çoğu YÖK taraftarı. Neden? Üniversiteler özerk olsun ama diğer yandan birilerinin de düzen sağlaması gerekir. Peki diğer ülkeler nasıl sağlıyor? Belli değil.
Şiir okuduğu için tutuklananlar daha sonra çiftçiye ananı da al git demiyorlar mı? Güç kimdeyse demokrasi ondan mı yana? Hak hukuk ondan mı yana?
Bu kadar zamana göre değişken parametler, liderler ve insanlar varken sormakta haksız mıyım? Kim demokrasi ister?
Milletvekili dokunulmazlığı kalksın ister mi? Vatandaşa bugün git yarın gel diyen sıradan memur kendinden hesap sorulacak bir mekanizma ister mi? ihalelerini bağlayan tüccar bunları şeffaflaştırmak ister mi? Tuzla tersanelerinde iş kazaları sonucunda ölümler gerçekleşirken parmağını kıpırdatmayan kişiler demokrasinin herkesi sorgulayan, hak hukuk tanıyan yönünden hoşlanırlar mı? Herkesin her sözü özgürce söyleyebilmesini bu ülkede kim ister? Bunu gerçekten merak ediyorum.
http://gorgusuz.blogspot.com/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar