bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması29
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- ecevit denince akla gelen şeyler22
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı14
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- cuma akşam evde kalan yazarlar2
- mustafa kemal atatürk3
- apoya küfür edince deliren akpli2
- cedidacer7
- simko315
- ölüm orucu5
- allah bize salat etti3
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- manifest6
- istiklal caddesi2
- nick vermeden bir yazara seslen5
- rakıya verilen paranın göze batmaması5
- sözlükte ki türk düşmanları10
- memduh bashgan10
- türkiye 0 7 fransa5
- çok şükür ki atatürkçü ve tırk değilim5
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- ölen birini özlemek2
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- türk olmayan türkler5
- dişimi acaba lan bu2
- ligin ilk ikisinde amedspor'un ve cimbomun olması3
- true'nun silik olması2
- israil azerbaycan kardeşliği4
- türklerin dinsiz bir millet olması4
- peçe2
- meksika açmazı macerası7
- tarih kitaplarının aşırı yalandan ibaret olması4
- roman çöpü hagi4
- pkklı aileleri2
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- hewal ebo6
- siber devrim2
- esat oktay yıldıran3
- kürt memduh4
- bölücüye sövdük diye çaylak olmak3
- etzincan kürdü memduh4
- özel sektör vs devlet sektörü3
- durumumuz kudretlidir3
- amedspor'un kürt milliyetçisi bir takım olması3
- sorgulama dürtüsü2
- kredi kartı borcu3
emma stone ve ryan gosling'in basrolleri paylastiklari bir damien chazelle filmi.
müzikal sevmedigim icin özellkle sarki söylenen sahneleri pek begenmedim, ama bazi dans sahneleri tatliydi.
yine de ayarini iyi tutturmuslar, daha fazla olsaydi bayardi.
basrolleri ses konusunda basarisizdi, ama ryan gosling'in piyano caldigi sahneler etkileyiciydi.
--spoiler--
özellikle barda yasaklandigi ve isten cikarilacagini bildigi halde bir heyecana kapilip bir jazz eseri calip, sonunda ayaga kalkmasi, ona edilen iltifati hic kale almamasi güzeldi.
bunun yaninda jazz ile ilgili gecen sohbet ve sebastian'in mia'ya jazz'a olan hayranligini anlatmasi.
bana göre filmin en dokunakli sahnelerinden biri belki de cogu insanin ilgisini bile cekmemistir.
mia'nin sahneledigi eser ile ilgili yasadigi hayal kirikligindan sonra ailesinin evine gitmesi ve babasinin bavulunu tasimasiydi.
hep acik bi kapidir ya ailenin yani, onu kücücük bi detayla cok güzel vermisler bana kalirsa.
ardindan bes sene sonraki kisim basliyor.
mia baska biriyle evlemis, cocugu olmus, tesadüfen esiyle birlikte sebastian'in actigi seb's isimli jazz kulübüne giriyor ve sebastian'i piyano calarken görüyor. yine o dokunakli parcayi caliyor.
diger adamla yasadigi her seyi sebastian ile yasiyormus gibi hayal ediyor, donup kaliyor. o cok hüzünlüydü iste ya.
yaninda esini degil sebastian'i hayal ettiginde sahnenin sonunda öpüsüyorlardi, esiyle ise sadece yan yana oturuyorlardi, gitsek iyi olur diyordu esine.
belki de sevdigin insanin degil hayallerinin pesinden kostugunda nasil sonuclandigini gösteren bir sahneydi.
sonuc olarak ikisi de hayallerine kavusmustu ama yine de mutlu son degildi.
hangisi önemliydi peki hayallerine ulasmak mi sevdigin insanla hayatini paylasmak mi?
--spoiler--
müzikal sevmedigim icin özellkle sarki söylenen sahneleri pek begenmedim, ama bazi dans sahneleri tatliydi.
yine de ayarini iyi tutturmuslar, daha fazla olsaydi bayardi.
basrolleri ses konusunda basarisizdi, ama ryan gosling'in piyano caldigi sahneler etkileyiciydi.
--spoiler--
özellikle barda yasaklandigi ve isten cikarilacagini bildigi halde bir heyecana kapilip bir jazz eseri calip, sonunda ayaga kalkmasi, ona edilen iltifati hic kale almamasi güzeldi.
bunun yaninda jazz ile ilgili gecen sohbet ve sebastian'in mia'ya jazz'a olan hayranligini anlatmasi.
bana göre filmin en dokunakli sahnelerinden biri belki de cogu insanin ilgisini bile cekmemistir.
mia'nin sahneledigi eser ile ilgili yasadigi hayal kirikligindan sonra ailesinin evine gitmesi ve babasinin bavulunu tasimasiydi.
hep acik bi kapidir ya ailenin yani, onu kücücük bi detayla cok güzel vermisler bana kalirsa.
ardindan bes sene sonraki kisim basliyor.
mia baska biriyle evlemis, cocugu olmus, tesadüfen esiyle birlikte sebastian'in actigi seb's isimli jazz kulübüne giriyor ve sebastian'i piyano calarken görüyor. yine o dokunakli parcayi caliyor.
diger adamla yasadigi her seyi sebastian ile yasiyormus gibi hayal ediyor, donup kaliyor. o cok hüzünlüydü iste ya.
yaninda esini degil sebastian'i hayal ettiginde sahnenin sonunda öpüsüyorlardi, esiyle ise sadece yan yana oturuyorlardi, gitsek iyi olur diyordu esine.
belki de sevdigin insanin degil hayallerinin pesinden kostugunda nasil sonuclandigini gösteren bir sahneydi.
sonuc olarak ikisi de hayallerine kavusmustu ama yine de mutlu son degildi.
hangisi önemliydi peki hayallerine ulasmak mi sevdigin insanla hayatini paylasmak mi?
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar