bugün
- kolye67
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- papatya5
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- evi ev yapan şeyler14
- ankara8
- yalnızlık ömür boyu4
- almanya9
- sarı teker kim sorunsalı7
- jeffrey epstein6
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- anadolu çomarları7
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- bileklik19
- erdoğan'ın 38 bin personel alımı müjdesi2
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- fenerbahçe17
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- hangimiz sevmedik2
- galatasaray19
- fenerbahçe 3 alanyaspor 02
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- tır şoförü olmayı istemek13
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru3
- beşiktaş17
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- lale2
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- ekonomi4
- bugün sözlüğün sakin olması2
- petrol2
- akaryakıt2
- seren serengil7
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- kim kimi neden sevmiyor14
- yogartiksen40
- kadınların çalışması3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- gül3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- anın görüntüsü20
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- türkiye17
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- çiçek taksi2
doların, tl karşısındaki değeri arttığında dolar ile aldığımız mal ve hizmetlerin tl cinsinden fiyatları artmış olur. bu çok net bir etki. böylece enflasyonu arttırıp, insanların alım gücüne ve dolayısıyla tüm ekonomiye etki etmektedir.
peki bu her zaman böyle mi olur? aldığın mal ve hizmeti almaktan vazgeçersen sorun olmaz. fakat eğer aldığın mallar vazgeçemeyeceğin kadar önemliyse? kendin üretemediğin veya üretim sürecinde olmazsa olmaz bir mal ise vazgeçmek çok zor olur. bunların fiyatları artarsa mecburen sadece daha fazla ödemek zorunda kalırsın. bunu bir kanal olarak görebilirsiniz. tabii dediğim gibi bazı malları almaktan cayabilirsiniz.
bi de tersten bakınca ülkenin malları görece ucuzlamış oluyor. bu ihracatını arttırabilir. aslında ülke ekonomisine katkısının olumlu olabilmesi için fiyattan kaybettiğini miktar olarak geri kazanman lazım. yani aynı miktar malı daha ucuza satarak sadece kaybedersin. bunların daha teknik ayrıntıları da var. ihracat için kur tek başına yeterli de değildir. senin mallarını talep eden insanların gelirleri de önemlidir.
bunların yanında toplamda ülkeye giren ve çıkan para arasındaki farkta önemlidir. yani ülkeden daha çok döviz çıkıyorsa aradaki farkı kapatmak için bir şekilde döviz kazanman gerekir. "neden para basıp ödemiyoruz?" sorusunu hala soran var mı bilmiyorum ama, 1. döviz basamıyoruz 2. tl bu işlerde kullanılmıyor.
son olarak belki de yurt dışından borçlanmayı göz önünde bulundurmalıyız. aynı miktar döviz borcu için artık daha fazla tl gerekiyor. aslında döviz geliri olan firmalar için çok bi önemi yok bi şekilde hallederler ama tl gelirin varsa ve döviz olarak borçlanıyorsan borcun bir bakıma artıyor. e tabi bu da bi şekilde çalışanlarını, ürünlerinin fiyatlarını vb yollarla ekonomiyi etkiliyor.
bir de bunların hepsini bildiklerinden mi yoksa çok kolay gözlemlenen ve genelde kriz zamanlarında çok yüksek dalgalanmalar olduğu için mi bilemiyorum türkiye'de insanlar doları bir gösterge olarak görüyorlar. yani aslında öyle olmasa bile doların tüm ekonomi için bir gösterge olduğunu sanıp, psikolojik olarak davranışlarını, harcamalarını vb. değiştiriyorlar. daha da önemlisi beklentilerini etkiliyor bu da sonunda "öyle olmasa bile" dediğimiz şeyin "öyle olmasına" neden oluyor.
şimdilik bu kadar arada yazarım buraya.
+
bi de sanki dolar bugünlerde artmaya başlamış gibi bir tutum var. aslında cumhuriyet tarihi için konuşursak 1940'ların sonlarından beri tl dolar karşısında değer kaybetmektedir. yani "dünyanın sonu" gibi bir şey değil aslında. her an olmakta olan bir şey. ekonominin yapısı o zamandan bu zamana çok değişti, bir çok kriz atlattık, dünya da pek çok kriz atlattı ama hala yaşıyoruz. hiç bir etkisi yok demiyorum fakat bizim asıl sorunlarımızı etkileyen ama onlardan daha büyük bir sorunda değil.
peki bu her zaman böyle mi olur? aldığın mal ve hizmeti almaktan vazgeçersen sorun olmaz. fakat eğer aldığın mallar vazgeçemeyeceğin kadar önemliyse? kendin üretemediğin veya üretim sürecinde olmazsa olmaz bir mal ise vazgeçmek çok zor olur. bunların fiyatları artarsa mecburen sadece daha fazla ödemek zorunda kalırsın. bunu bir kanal olarak görebilirsiniz. tabii dediğim gibi bazı malları almaktan cayabilirsiniz.
bi de tersten bakınca ülkenin malları görece ucuzlamış oluyor. bu ihracatını arttırabilir. aslında ülke ekonomisine katkısının olumlu olabilmesi için fiyattan kaybettiğini miktar olarak geri kazanman lazım. yani aynı miktar malı daha ucuza satarak sadece kaybedersin. bunların daha teknik ayrıntıları da var. ihracat için kur tek başına yeterli de değildir. senin mallarını talep eden insanların gelirleri de önemlidir.
bunların yanında toplamda ülkeye giren ve çıkan para arasındaki farkta önemlidir. yani ülkeden daha çok döviz çıkıyorsa aradaki farkı kapatmak için bir şekilde döviz kazanman gerekir. "neden para basıp ödemiyoruz?" sorusunu hala soran var mı bilmiyorum ama, 1. döviz basamıyoruz 2. tl bu işlerde kullanılmıyor.
son olarak belki de yurt dışından borçlanmayı göz önünde bulundurmalıyız. aynı miktar döviz borcu için artık daha fazla tl gerekiyor. aslında döviz geliri olan firmalar için çok bi önemi yok bi şekilde hallederler ama tl gelirin varsa ve döviz olarak borçlanıyorsan borcun bir bakıma artıyor. e tabi bu da bi şekilde çalışanlarını, ürünlerinin fiyatlarını vb yollarla ekonomiyi etkiliyor.
bir de bunların hepsini bildiklerinden mi yoksa çok kolay gözlemlenen ve genelde kriz zamanlarında çok yüksek dalgalanmalar olduğu için mi bilemiyorum türkiye'de insanlar doları bir gösterge olarak görüyorlar. yani aslında öyle olmasa bile doların tüm ekonomi için bir gösterge olduğunu sanıp, psikolojik olarak davranışlarını, harcamalarını vb. değiştiriyorlar. daha da önemlisi beklentilerini etkiliyor bu da sonunda "öyle olmasa bile" dediğimiz şeyin "öyle olmasına" neden oluyor.
şimdilik bu kadar arada yazarım buraya.
+
bi de sanki dolar bugünlerde artmaya başlamış gibi bir tutum var. aslında cumhuriyet tarihi için konuşursak 1940'ların sonlarından beri tl dolar karşısında değer kaybetmektedir. yani "dünyanın sonu" gibi bir şey değil aslında. her an olmakta olan bir şey. ekonominin yapısı o zamandan bu zamana çok değişti, bir çok kriz atlattık, dünya da pek çok kriz atlattı ama hala yaşıyoruz. hiç bir etkisi yok demiyorum fakat bizim asıl sorunlarımızı etkileyen ama onlardan daha büyük bir sorunda değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar