bugün
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- çay içen kız10
- galatasaray9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek4
- erdal beşikçioğlu9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- sözlükler arası savaş çıksa11
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- dönmek istenilen yıl2
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- bir şeyler söyle4
- en boktan on yıl7
- kalem4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- mutsuz olmak3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- yıkık yazarlar4
- red flag erkek listesi9
- galatasaray 3 rennes 33
- menemen9
- latte içen erkek4
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- patates kızartması4
- gocu bak bi5
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- ona bir şey söyle13
- hırvatistan14
- yunanistan29
- ayrılık8
- yerinde dur3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- yelpaze3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- en tehlikeli insan tipleri2
- doa otomatı3
- yüksek sesle gülmek6
- ölüm9
dolar ne işe yarar, 4 lira olursa ne olur, neden elektronik eşyalar pahalı...
şimdi arkadaşlar, her gün doların ne kadar arttığını yazan başlıklarla karşı karşıyayız. ben esnaf yada dolar alıp satan biri değilim; kısaca dolarla doğrudan bir ilişkim yok. doların artmasının bize ne gibi etkisi olur şeklinde aklımda sorular var ve siyasilerin şimdi amerika düşünsün tarzında embesilce sloganlarına da ihtiyacım yok. eminim ki yolda göreceğim 10 kişiden 9'u da kesinlikle hiçbir şey bilmiyor. sözlükte de bu konu hakkında toplu bir bilgi yok. gelin şu cahil kardeşinizi bilgilendirin.
şimdi arkadaşlar, her gün doların ne kadar arttığını yazan başlıklarla karşı karşıyayız. ben esnaf yada dolar alıp satan biri değilim; kısaca dolarla doğrudan bir ilişkim yok. doların artmasının bize ne gibi etkisi olur şeklinde aklımda sorular var ve siyasilerin şimdi amerika düşünsün tarzında embesilce sloganlarına da ihtiyacım yok. eminim ki yolda göreceğim 10 kişiden 9'u da kesinlikle hiçbir şey bilmiyor. sözlükte de bu konu hakkında toplu bir bilgi yok. gelin şu cahil kardeşinizi bilgilendirin.
iğneden ipliğe, telefondan arabaya her şeyi kendi ülkende üretip kendi halkına satıyorsan dolarla hiçbir işin olmaz. Ama yurt dışından bok ithal etsen bile dolarla. Dolar yükselince sen de o boku sike sike daha pahalıya satacaksın yurt içinde.
Petrolü dolarla alıyoz krdşm. Bir şey evinin bahçesinden gelmiyorsa, yani nakliyeye veriliyorsa oradan bile cortladın. Bak hiç elektrik fiyatına filan girmedik.
Yani yerli ve milli tc'nin günden güne fakirlemesinin yanında bi önemi yok. Onemli olan telafer taam mı ? Onemli olan rakkadaki türkmenler yani. Oralara girmek mevzu ise dolar isterse 100 lira olsun. Anlıyon mu diriliş ? Hasta mısın bak bugün hiç milli görünmüyon...
Yani yerli ve milli tc'nin günden güne fakirlemesinin yanında bi önemi yok. Onemli olan telafer taam mı ? Onemli olan rakkadaki türkmenler yani. Oralara girmek mevzu ise dolar isterse 100 lira olsun. Anlıyon mu diriliş ? Hasta mısın bak bugün hiç milli görünmüyon...
doların, tl karşısındaki değeri arttığında dolar ile aldığımız mal ve hizmetlerin tl cinsinden fiyatları artmış olur. bu çok net bir etki. böylece enflasyonu arttırıp, insanların alım gücüne ve dolayısıyla tüm ekonomiye etki etmektedir.
peki bu her zaman böyle mi olur? aldığın mal ve hizmeti almaktan vazgeçersen sorun olmaz. fakat eğer aldığın mallar vazgeçemeyeceğin kadar önemliyse? kendin üretemediğin veya üretim sürecinde olmazsa olmaz bir mal ise vazgeçmek çok zor olur. bunların fiyatları artarsa mecburen sadece daha fazla ödemek zorunda kalırsın. bunu bir kanal olarak görebilirsiniz. tabii dediğim gibi bazı malları almaktan cayabilirsiniz.
bi de tersten bakınca ülkenin malları görece ucuzlamış oluyor. bu ihracatını arttırabilir. aslında ülke ekonomisine katkısının olumlu olabilmesi için fiyattan kaybettiğini miktar olarak geri kazanman lazım. yani aynı miktar malı daha ucuza satarak sadece kaybedersin. bunların daha teknik ayrıntıları da var. ihracat için kur tek başına yeterli de değildir. senin mallarını talep eden insanların gelirleri de önemlidir.
bunların yanında toplamda ülkeye giren ve çıkan para arasındaki farkta önemlidir. yani ülkeden daha çok döviz çıkıyorsa aradaki farkı kapatmak için bir şekilde döviz kazanman gerekir. "neden para basıp ödemiyoruz?" sorusunu hala soran var mı bilmiyorum ama, 1. döviz basamıyoruz 2. tl bu işlerde kullanılmıyor.
son olarak belki de yurt dışından borçlanmayı göz önünde bulundurmalıyız. aynı miktar döviz borcu için artık daha fazla tl gerekiyor. aslında döviz geliri olan firmalar için çok bi önemi yok bi şekilde hallederler ama tl gelirin varsa ve döviz olarak borçlanıyorsan borcun bir bakıma artıyor. e tabi bu da bi şekilde çalışanlarını, ürünlerinin fiyatlarını vb yollarla ekonomiyi etkiliyor.
bir de bunların hepsini bildiklerinden mi yoksa çok kolay gözlemlenen ve genelde kriz zamanlarında çok yüksek dalgalanmalar olduğu için mi bilemiyorum türkiye'de insanlar doları bir gösterge olarak görüyorlar. yani aslında öyle olmasa bile doların tüm ekonomi için bir gösterge olduğunu sanıp, psikolojik olarak davranışlarını, harcamalarını vb. değiştiriyorlar. daha da önemlisi beklentilerini etkiliyor bu da sonunda "öyle olmasa bile" dediğimiz şeyin "öyle olmasına" neden oluyor.
şimdilik bu kadar arada yazarım buraya.
+
bi de sanki dolar bugünlerde artmaya başlamış gibi bir tutum var. aslında cumhuriyet tarihi için konuşursak 1940'ların sonlarından beri tl dolar karşısında değer kaybetmektedir. yani "dünyanın sonu" gibi bir şey değil aslında. her an olmakta olan bir şey. ekonominin yapısı o zamandan bu zamana çok değişti, bir çok kriz atlattık, dünya da pek çok kriz atlattı ama hala yaşıyoruz. hiç bir etkisi yok demiyorum fakat bizim asıl sorunlarımızı etkileyen ama onlardan daha büyük bir sorunda değil.
peki bu her zaman böyle mi olur? aldığın mal ve hizmeti almaktan vazgeçersen sorun olmaz. fakat eğer aldığın mallar vazgeçemeyeceğin kadar önemliyse? kendin üretemediğin veya üretim sürecinde olmazsa olmaz bir mal ise vazgeçmek çok zor olur. bunların fiyatları artarsa mecburen sadece daha fazla ödemek zorunda kalırsın. bunu bir kanal olarak görebilirsiniz. tabii dediğim gibi bazı malları almaktan cayabilirsiniz.
bi de tersten bakınca ülkenin malları görece ucuzlamış oluyor. bu ihracatını arttırabilir. aslında ülke ekonomisine katkısının olumlu olabilmesi için fiyattan kaybettiğini miktar olarak geri kazanman lazım. yani aynı miktar malı daha ucuza satarak sadece kaybedersin. bunların daha teknik ayrıntıları da var. ihracat için kur tek başına yeterli de değildir. senin mallarını talep eden insanların gelirleri de önemlidir.
bunların yanında toplamda ülkeye giren ve çıkan para arasındaki farkta önemlidir. yani ülkeden daha çok döviz çıkıyorsa aradaki farkı kapatmak için bir şekilde döviz kazanman gerekir. "neden para basıp ödemiyoruz?" sorusunu hala soran var mı bilmiyorum ama, 1. döviz basamıyoruz 2. tl bu işlerde kullanılmıyor.
son olarak belki de yurt dışından borçlanmayı göz önünde bulundurmalıyız. aynı miktar döviz borcu için artık daha fazla tl gerekiyor. aslında döviz geliri olan firmalar için çok bi önemi yok bi şekilde hallederler ama tl gelirin varsa ve döviz olarak borçlanıyorsan borcun bir bakıma artıyor. e tabi bu da bi şekilde çalışanlarını, ürünlerinin fiyatlarını vb yollarla ekonomiyi etkiliyor.
bir de bunların hepsini bildiklerinden mi yoksa çok kolay gözlemlenen ve genelde kriz zamanlarında çok yüksek dalgalanmalar olduğu için mi bilemiyorum türkiye'de insanlar doları bir gösterge olarak görüyorlar. yani aslında öyle olmasa bile doların tüm ekonomi için bir gösterge olduğunu sanıp, psikolojik olarak davranışlarını, harcamalarını vb. değiştiriyorlar. daha da önemlisi beklentilerini etkiliyor bu da sonunda "öyle olmasa bile" dediğimiz şeyin "öyle olmasına" neden oluyor.
şimdilik bu kadar arada yazarım buraya.
+
bi de sanki dolar bugünlerde artmaya başlamış gibi bir tutum var. aslında cumhuriyet tarihi için konuşursak 1940'ların sonlarından beri tl dolar karşısında değer kaybetmektedir. yani "dünyanın sonu" gibi bir şey değil aslında. her an olmakta olan bir şey. ekonominin yapısı o zamandan bu zamana çok değişti, bir çok kriz atlattık, dünya da pek çok kriz atlattı ama hala yaşıyoruz. hiç bir etkisi yok demiyorum fakat bizim asıl sorunlarımızı etkileyen ama onlardan daha büyük bir sorunda değil.
bütün teknolojik aletler ve beyaz eşyalar dolara bağlıdır.
bunun yanında
otomativ,
çeşitli inşaat malzemelerii
silahlı güçlerin kullandığı silah ve mermi tipi aletler...
mobilya,
marketlerde satılan çeşitli gıda ürünleri (dışardan ithal edilenler ve yabancı marka ürünler)
sağlık sektörü ilaclar ve çeşitli aletler.
yol yapımında kullanılan makınalar. hatta yolu yada köprüyü herhangi bir yabancı şirkete yaptırdıysan ve bu şirketle anlaşmayı dolar ve yuro üzerinden yaptıysan yapılan yol ve köprü de bunlara dahildir...
bunun yanında
otomativ,
çeşitli inşaat malzemelerii
silahlı güçlerin kullandığı silah ve mermi tipi aletler...
mobilya,
marketlerde satılan çeşitli gıda ürünleri (dışardan ithal edilenler ve yabancı marka ürünler)
sağlık sektörü ilaclar ve çeşitli aletler.
yol yapımında kullanılan makınalar. hatta yolu yada köprüyü herhangi bir yabancı şirkete yaptırdıysan ve bu şirketle anlaşmayı dolar ve yuro üzerinden yaptıysan yapılan yol ve köprü de bunlara dahildir...
şu "doların tl'ye karşı değerinin artmasının önemi yok" diyenler ile, "geziciler yüzünden dolar %5 arttı, türkiye ekonomisi bilmem ne kadar zarar gördü diyenlerin" aynı kişiler olması ne kadar manidar.
Duruma göre konuşmak ne hoş.
Duruma göre konuşmak ne hoş.
doların artması türk lirasının değer kaybı demektir. aslında mesele bu kadar basit. asıl şimdi "6 sıfır attık yüz yılın icraatını yaptık" diyenler düşünüyor.
Benim için çok çok olan önemdir.
Dolar arttıkça bizde kazanıyoruz.
Dolar arttıkça bizde kazanıyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar