bugün
- sen farklısın diyen erkek10
- napıyosun bakiyim gece gece10
- beni seviyor musun sözlük7
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- bu saatte karton topluyormuş haspa5
- ikinci kez sünnet olmak11
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- gün 40 saat olsaydı4
- beşiktaş5
- dünyanın altı günde yaratılması3
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- said nursi denilince akla gelen şeyler16
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- cinsel organlı sinkaf cümlesi kuran varoş kız3
- sözlük ablası3
- queen ravenna ve gücü4
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak4
- annenin ölmesi5
- 666 entry2
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye6
- iltica26
- tavuk eti4
- sözcü ve now tv de kapatılır mı6
- wolverine'in kürtlerle savaşması2
- fake hesapla atar gider yapan yazar4
- komünizm gelince herkes mutlu olacak sanan kişi3
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- pes 20133
- abd israil vs türkiye farkı18
- türkçe2
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir2
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması5
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- kartoncu gey5
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
- cuma mesajı atan insan2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- ayrıldık36
- 623 000 bin asker kaçağı10
- sonsuzluk taşları2
- su yok elektrik yok ne var7
- affedersiniz ama kartoncu12
- aniden gelen allah allah diye bağırma isteği2
eskiden hikaye anlatıcıları varmış. köy köy, kasaba kasaba dolaşır yıllardır anlatılagelen hikayeleri anlatırlarmış. ama gel gör ki, leyla ile mecnun gibi büyük tarihi hikayelerin sonu hep mutsuz bittiğinden bu hikaye anlatıcılarının başına neler geldiğini pertev naili boratav şöyle anlatıyor:
"bundan 200 sene kadar evvel, 1800'lü yıllarda sağ bulunan tüccari zamanında, hikayelerimizin birçoğu sevdalıların muratlarına kavuşamadan ölmeleri ile sona erermiş. bunlar aslı ile kerem ve divan edebiyatı'ndan leyla ile mecnun, ferhat ile şirin tipi hikayelermiş. birçok köylerde ve kasabalarda, yeniçeri ağalarından, köy kabadayılarından buna kızıp, hikayesinde aşıkları birbirine kavuşturmayan hikayecileri vuranlar ve dövenler olmuş. bunun üzerine kars ve ahalisi aşıkları toplanmışlar ve bütün hikayelerin sonunu, hasretleri birbirine kavuşturup muratlarına erdirecek şekilde değiştirmeye karar vermişler. bu tarihten itibaren sevdalıları birbirine kavuşturmayan veyahut ölümle nihayetlenen hikayelere pek rastlamıyoruz..."
Böyle anlatmış. Güzel de anlatmış. Mesela bugün bizler kaç tür ölüm tanıyoruz? biri kahraman tabutları, diğeri gazetelerdeki 3. sayfa haberlerinde birbirini bıçaklayan zavallı insanlar. ve bu ölümler de çok tutuluyor. devlet, medya ve burjuva, her yeni nesle bu ölümlerden devşirip armağan ediyor. lisede, üniversitede beraber okuduğunuz, oturup çay içtiğiniz, aşklarınızı paylaştığınız insanlar sokaklarda basitçe öldürülüyor. onların mutsuz öldüğünü yazacak, söyleyecek, haykıracak tek bir şair, tek bir yazar, tek bir roman yok. Dolayısıyla kitlelerin bilinçaltında kahramanca mutlu ölmüş ölümler yatmaktadır. ölümlere peşkeş çekiliyor, ölüm çürütülüyor, üstüne kireç dökülüyor, sonra hepimiz bu ölümlere razı, bu ölümlerin etkisinde bozuk ruhlu insanlar olup çıkıyoruz. Çevremiz kahraman ve şehit ölümleriyle dolu. Onlara her zaman sonsuz saygımız var. Peki ama sokaklarda ölen direnişçilerin ölümleri, gecekonduda perişanlık içinde ölen insanların hayat hikayeleri neredeler? Kimler yazacak onları, kimler anlatacak? Onlar sadece öldü mü? nasıl öldüler? Neler çektiler? Ne yazık ki bunları bilmeden, yalnızca bilindik şeyleri bilerek yaşamaya devam ediyor insanoğlu. ve edecek de. amatör insanların da zamanında bir hayatları olduğunu anlayamadan ölecek, o diğer amatör insanlar gibi. Çünkü gerçek hayatta kahramanlar yoktur biz insanlarca. Dolayısıyla Bizim hikayelerimiz yazılmaz. Bizim hikayelerimiz bilinmez. Çünkü Her insan kendi hayatının kahramanıdır. Ya da anti-kahramanı. Seçim o insana kalmıştır.
"bundan 200 sene kadar evvel, 1800'lü yıllarda sağ bulunan tüccari zamanında, hikayelerimizin birçoğu sevdalıların muratlarına kavuşamadan ölmeleri ile sona erermiş. bunlar aslı ile kerem ve divan edebiyatı'ndan leyla ile mecnun, ferhat ile şirin tipi hikayelermiş. birçok köylerde ve kasabalarda, yeniçeri ağalarından, köy kabadayılarından buna kızıp, hikayesinde aşıkları birbirine kavuşturmayan hikayecileri vuranlar ve dövenler olmuş. bunun üzerine kars ve ahalisi aşıkları toplanmışlar ve bütün hikayelerin sonunu, hasretleri birbirine kavuşturup muratlarına erdirecek şekilde değiştirmeye karar vermişler. bu tarihten itibaren sevdalıları birbirine kavuşturmayan veyahut ölümle nihayetlenen hikayelere pek rastlamıyoruz..."
Böyle anlatmış. Güzel de anlatmış. Mesela bugün bizler kaç tür ölüm tanıyoruz? biri kahraman tabutları, diğeri gazetelerdeki 3. sayfa haberlerinde birbirini bıçaklayan zavallı insanlar. ve bu ölümler de çok tutuluyor. devlet, medya ve burjuva, her yeni nesle bu ölümlerden devşirip armağan ediyor. lisede, üniversitede beraber okuduğunuz, oturup çay içtiğiniz, aşklarınızı paylaştığınız insanlar sokaklarda basitçe öldürülüyor. onların mutsuz öldüğünü yazacak, söyleyecek, haykıracak tek bir şair, tek bir yazar, tek bir roman yok. Dolayısıyla kitlelerin bilinçaltında kahramanca mutlu ölmüş ölümler yatmaktadır. ölümlere peşkeş çekiliyor, ölüm çürütülüyor, üstüne kireç dökülüyor, sonra hepimiz bu ölümlere razı, bu ölümlerin etkisinde bozuk ruhlu insanlar olup çıkıyoruz. Çevremiz kahraman ve şehit ölümleriyle dolu. Onlara her zaman sonsuz saygımız var. Peki ama sokaklarda ölen direnişçilerin ölümleri, gecekonduda perişanlık içinde ölen insanların hayat hikayeleri neredeler? Kimler yazacak onları, kimler anlatacak? Onlar sadece öldü mü? nasıl öldüler? Neler çektiler? Ne yazık ki bunları bilmeden, yalnızca bilindik şeyleri bilerek yaşamaya devam ediyor insanoğlu. ve edecek de. amatör insanların da zamanında bir hayatları olduğunu anlayamadan ölecek, o diğer amatör insanlar gibi. Çünkü gerçek hayatta kahramanlar yoktur biz insanlarca. Dolayısıyla Bizim hikayelerimiz yazılmaz. Bizim hikayelerimiz bilinmez. Çünkü Her insan kendi hayatının kahramanıdır. Ya da anti-kahramanı. Seçim o insana kalmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar