bugün
- ucan tekme atan hipopotam27
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen7
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası25
- kızınız sözlükte yazabilir mi8
- iltica41
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar8
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- eminem vs ceza3
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları5
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- sözlüğe seks için giren yazarlar4
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek6
- rammstein vs manifest2
- slipknot vs stone sour2
- heath ledger i özlemek2
- manifest vs dream theater2
- heyt bea10
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar4
- kadınlarda beyaz saç modası9
- iyiliğinizi düşünen yazarlar2
- sözlük laf sokucuları5
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- dogma 95 kurallarına uyarak sözlük kavgası çekmek2
- bir otel odasında yüksek dozda eroinden ölmek2
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- başıbüyük3
- placebo overdozu2
- şerbetli tatlılar vs sütlü tatlılar3
- mesai bitti görüşürüz5
- sözlükte ceo olmuş gibi davrananlar3
- audi a5 sedan2
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- türkiye vs azerbaycan8
- nervio'nun erkek olması26
- vestel2
- antiçorap4
- bahçeli'nin 2028 seçim ve erdoğan açıklaması4
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
- ekrem imamoğlu6
- cedidacer3
- terörist ölüsüne leş demek3
- sözlük erkeklerinin yaprak sarmaları2
- manifest mina vs dua lipa4
sivas'ın ötesini geçemeyeceğimizi söyleyenler tarafından ''sivas'ın'' ötesinde şehit edilmiştir.
Hikmet Tekin milliyetçi, dindar, vatanperver bir ailenin tahsilli evlatlarından biriydi.
Hacettepe üniversitesinde arkeoloji bölümünü bitirmişti.
Liderlik özelliği bulunduğu her yerde onun dikkatleri üzerine çekmesini sağlıyordu. Ankara'da okurken site öğrenci yurdu reisiydi.
Sadece siyasi ve sosyal alanda değil sporda da başarılı biriydi. Üniversitenin boks takımındaydı. Türkiye çapında maçlara katılıyor ve başarılar elde ediyordu.
Hikmet Tekin, şoförünün ifadesiyle abdestsiz adım atmazdı.
Kızıl kurşunlarla ilk tanıştığında da öğle namazını kılmak için annesinin yanına uğrayacak, öğle yemeğini de aradan çıkarmış olacaktı. Arabadan indiğinde silahlı bir genç tarafından saldırıya uğradı. Kanlar içinde yere yığıldı. Kurşun, dalağını parçalamıştı, Hayat ile ölüm arasındaki ince çizgideydi.
Bingöl devlet hastanesine, oradan da gerekli teçhizat yok(!) denilerek Elazığ devlet hastanesine sevk edildi. Saldırının duyulması üzerine Ankara'dan Alparslan Türkeş devreye girip hemen uçakla Ankara'ya getirtti.
Şehit adayı Hikmet Tekin burada tedavi edilerek ölümden döndü. Şehitlik mertebesine kavuşmasına daha bir sene vardı.
iyileştikten sonra Alparslan Türkeş, Hikmet Tekin'e ölümden döndüğünü, Bingöl'e dönmesinin tehlikeli olacağını, Almanya'ya gidip Türk federasyonun başına geçmesini teklif etmişti.
Fakat Hikmet Tekin ona güvenen insanları yarı yolda bırakmanın doğru olmayacağını söyleyerek bu teklifi geri çevirmişti.
Delikanlı çağında belediye başkanı olan Hikmet Tekin, zorluklar içerisinde, kelle koltukta hizmet etmeye çalışıyordu.
29 yaşındaydı. 1979 yılı ramazan ayıydı.
iftar için gittiği Bingöl'ün Genç ilçesinden yatsı namazı sonrası annesi, kardeşi ve yeğenleriyle Bingöl'e dönerken dönemin pkklı teröristleri tarafından çapraz ateşe tutularak pusuya düşürülüp şehit edildi.
Gözünü kan bürümüş katiller, Hikmet Tekinle birlikte kardeşi Ahmet'in ve Hümriye annemizin de kanını dökmüşlerdi. Yeğenlerinden ikisi o hengâmede kaçarak kurtulmuşlar, biri de öldü zannedilerek kızıl kurşunlardan kurtulmuştu.
Saldırıdan sonra şehit meydanına dönen arabaya ilk ulaşanlar, şehitleri arabadan çıkarırken Hümriye annemizin hiç elinden düşürmediği tesbihinin, parmaklarının arasında adeta bir şehide sarılmış olmanın sevinciyle hâlâ elinde olduğunu görmüşlerdi.
Mücahit maddeye yapar akını,
Devrimci soygundan tutar yükünü,
Biz toprağa verdik; Hikmet Tekin'i
Kotil'in, Zana'nın bayramı nasıl?
(Abdurrahim Karakoç)
Ecevit hükümeti şehitlerin cenaze törenine dahi izin vermeyerek sabah vakti gizlice defin işlemini gerçekleştirdi.
Bir sonraki seçimlerde Bingöl'de yeniden milliyetçiler belediye başkanını kazandı.
Hikmet Tekin milliyetçi, dindar, vatanperver bir ailenin tahsilli evlatlarından biriydi.
Hacettepe üniversitesinde arkeoloji bölümünü bitirmişti.
Liderlik özelliği bulunduğu her yerde onun dikkatleri üzerine çekmesini sağlıyordu. Ankara'da okurken site öğrenci yurdu reisiydi.
Sadece siyasi ve sosyal alanda değil sporda da başarılı biriydi. Üniversitenin boks takımındaydı. Türkiye çapında maçlara katılıyor ve başarılar elde ediyordu.
Hikmet Tekin, şoförünün ifadesiyle abdestsiz adım atmazdı.
Kızıl kurşunlarla ilk tanıştığında da öğle namazını kılmak için annesinin yanına uğrayacak, öğle yemeğini de aradan çıkarmış olacaktı. Arabadan indiğinde silahlı bir genç tarafından saldırıya uğradı. Kanlar içinde yere yığıldı. Kurşun, dalağını parçalamıştı, Hayat ile ölüm arasındaki ince çizgideydi.
Bingöl devlet hastanesine, oradan da gerekli teçhizat yok(!) denilerek Elazığ devlet hastanesine sevk edildi. Saldırının duyulması üzerine Ankara'dan Alparslan Türkeş devreye girip hemen uçakla Ankara'ya getirtti.
Şehit adayı Hikmet Tekin burada tedavi edilerek ölümden döndü. Şehitlik mertebesine kavuşmasına daha bir sene vardı.
iyileştikten sonra Alparslan Türkeş, Hikmet Tekin'e ölümden döndüğünü, Bingöl'e dönmesinin tehlikeli olacağını, Almanya'ya gidip Türk federasyonun başına geçmesini teklif etmişti.
Fakat Hikmet Tekin ona güvenen insanları yarı yolda bırakmanın doğru olmayacağını söyleyerek bu teklifi geri çevirmişti.
Delikanlı çağında belediye başkanı olan Hikmet Tekin, zorluklar içerisinde, kelle koltukta hizmet etmeye çalışıyordu.
29 yaşındaydı. 1979 yılı ramazan ayıydı.
iftar için gittiği Bingöl'ün Genç ilçesinden yatsı namazı sonrası annesi, kardeşi ve yeğenleriyle Bingöl'e dönerken dönemin pkklı teröristleri tarafından çapraz ateşe tutularak pusuya düşürülüp şehit edildi.
Gözünü kan bürümüş katiller, Hikmet Tekinle birlikte kardeşi Ahmet'in ve Hümriye annemizin de kanını dökmüşlerdi. Yeğenlerinden ikisi o hengâmede kaçarak kurtulmuşlar, biri de öldü zannedilerek kızıl kurşunlardan kurtulmuştu.
Saldırıdan sonra şehit meydanına dönen arabaya ilk ulaşanlar, şehitleri arabadan çıkarırken Hümriye annemizin hiç elinden düşürmediği tesbihinin, parmaklarının arasında adeta bir şehide sarılmış olmanın sevinciyle hâlâ elinde olduğunu görmüşlerdi.
Mücahit maddeye yapar akını,
Devrimci soygundan tutar yükünü,
Biz toprağa verdik; Hikmet Tekin'i
Kotil'in, Zana'nın bayramı nasıl?
(Abdurrahim Karakoç)
Ecevit hükümeti şehitlerin cenaze törenine dahi izin vermeyerek sabah vakti gizlice defin işlemini gerçekleştirdi.
Bir sonraki seçimlerde Bingöl'de yeniden milliyetçiler belediye başkanını kazandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar