bugün
- sahaflık tecrübem5
- alttaki yazara bir şey söyle21
- hassas bilek sendromu4
- cenazede gülmek6
- şükretmeyen insan7
- su bardağında çay içmek10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- ayılmak için yapılabilecekler3
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı4
- pudingi çay kaşığıyla yemek4
- insanın düşüncelerinden utanması6
- denize girmek4
- tuvalette ilham gelmesi3
- galiba hamileyim5
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili6
- usul adab erkan4
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- cumartesi saat 11 de sözlükte takılan kızın amacı2
- cumartesi saat 2 de buluşalım mı diyen bir mesaj2
- devrimci kız götü3
- vazektomi3
- firavun ahenaton2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- parcalandim toparlanamiyorum320
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- yüksek enflasyon7
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- bilmiyorum diyebilmek2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- bol kaşarlı tost3
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- beyoğlu nda taksiye çarpan otomobil kazası2
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlük çeteleri11
- cuma akşamı etkinlikleri8
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
türkiye'de zorunlu askerlik süresi ne kadar? 18 aydı eskiden, şimdi 15 ay. mehmetçik oranın coğrafyasına hakim mi? hayır. peki rakımı 3000'li dağlara ne kadar sürelik bir eğitimden sonra (acemi birliği) gönderiliyor? takriben 1,5 ay. ortada topyekün bir savaş olsa, cephenin askere ihtiyacı doğsa, yurt işgal altında olsa; yani birinci dünya savaşı veya kurtuluş savaşı gibi bir seferberlik durumu olsa amenna. kaldı ki mücadele edilen gücün ne hava ne de deniz gücü sözkonusu, üç beş tane skindirik uçaksavar dışında ağır silahlardan yoksun, belli bir zırhlı araç***** gücü de yok. lojistik avantaj da, teknolojik üstünlük de ordunun avantajında üstelik. işin garip yanı da askeriyenin subay kadrosunun da en çok şikayet ettiği, ağlandığı şey askerin tam coğrafyaya alıştığı, tecrübe kazandığı zamanda 'pat!' terhis olması, arkasından yine hayatında tek kurşun dahi sıkmamış, çatışmaya girmemiş sabi-sübyanın gelmesi. peki bu neye neden oluyor? pusuya yatan, bölgeye gayet hakim, gerilla taktiğini yalamış yutmuş pkk'nın keklik avlar gibi askeri şehit etmesine.
istatistikler kesin biçimde açıklanmasa da bugüne kadar şehit ve gazi olan askerin büyük çoğunluğunun yaralanma ve ölüm nedenleri şöyle;
-dağ yürüyüşünde askerin korkup takip mesafesi denen asgari boşluğu olması gerektiğinden kısa tutması,
-tehlikeyi sezecek kadar iyi eğitimli ve tecrübeli olmaması,
-ilk kurşun atıldıktan sonra panikleyen askerin refleks olarak karşı ateşi açamaması, silahını ateşleyememesi,
-gene baskın anında askerin şoka girip kaskatı kesilmesi ve açık hedef olması,
-özellikle dağ devriyesi yapan timlerin başına -gene süreliğin kısalığından- yeterince eğitilmemiş, eline silah almamış ya da silah kullanma yetisi yeterli olmayan, belki hayatında sınıf başkanlığı dahi yapmamış, liderlik vasıflarının sorgulanabilir olduğu, çatışma deneyimi olmayan yedek-subayların verilmesi.
çok daha fazla neden var elbette, ama genel hatlarıyla budur.
hayır yok böyle bişey diyene en son dağlıca baskınını hatırlamalarını öneriyorum, nitekim çok değil 1 yıl bile geçmedi daha üzerinden. asker son zamanlarda bu baskının da etkisiyle ''nihayet'' akıllanmaya başladı aslında. son kuzey ırak operasyonu'nda da içerdeki operasyonlarda da artık vurucu güç olarak mümkün mertebe bordo berelileri devreye sokuyor, en olmadı komandolara başvuruyor, hava gücünü de, teknolojik üstünlüğünü de sonuna kadar kullanmaya çalışıyor. ama hala açık hedef olarak deneyimsiz mehmetçik -insan olduğu unutularak- piyon gibi öne sürülüyor.
lütfen kimse bana 'her türk asker doğar' demesin, vatan borcu söyleminden ajitasyona ve demogojiye kalkmasın bi' zahmet. her türk bebek doğar, insan doğar, aldığı eğitime ve yeteneklerine, yaşam şartlarına göre ileride bir seçim yapar, doktor, hukukçu, yazar, asker ya da müzisyen* olur. vatana hizmet de illa askerlik yaparak ödenmez, bu halka, bu ülkeye her şekilde hizmet verilebilir, bu hizmeti de 15 ay ile sınırlamak da garipliktir zaten. bu halkın da zaten diğer hizmetlere zorunlu askerlikten çok daha fazla ihtiyacı olduğu kabak gibi ortadadır.
hal böyleyken gençler; 'bizi göz göre göre ölüme gönderiyorsunuz', aileler; 'çocuklarımızı kendi çıkarlarınız için kullanıyorsunuz' diyerek hükümete ve genelkurmaya baskı uygulayıp, profesyonel askerliki gündeme getirmek yerine kalkıp ta bu ülkenin evlatlarının kanlarının oluk oluk akıtılmasına kayıtsız kalmayı bırak bir de zaten bu işten nemalanan çıkar odaklarının amaçlarına çanak tutarsa bu 'al abi sık kafama' demenin bir başka yoludur.
tabi bu işin askeri boyutu, profesyonel ordunun feriştahı kurulsa, yeniçeri ocağı gene canlandırılsa adam gibi siyasal ve ekonomik adımlar atılmadıkça bu çabalar da bir işe yaramaz. örnek mi? celali ayaklanmaları kaç yıl sürdü?
istatistikler kesin biçimde açıklanmasa da bugüne kadar şehit ve gazi olan askerin büyük çoğunluğunun yaralanma ve ölüm nedenleri şöyle;
-dağ yürüyüşünde askerin korkup takip mesafesi denen asgari boşluğu olması gerektiğinden kısa tutması,
-tehlikeyi sezecek kadar iyi eğitimli ve tecrübeli olmaması,
-ilk kurşun atıldıktan sonra panikleyen askerin refleks olarak karşı ateşi açamaması, silahını ateşleyememesi,
-gene baskın anında askerin şoka girip kaskatı kesilmesi ve açık hedef olması,
-özellikle dağ devriyesi yapan timlerin başına -gene süreliğin kısalığından- yeterince eğitilmemiş, eline silah almamış ya da silah kullanma yetisi yeterli olmayan, belki hayatında sınıf başkanlığı dahi yapmamış, liderlik vasıflarının sorgulanabilir olduğu, çatışma deneyimi olmayan yedek-subayların verilmesi.
çok daha fazla neden var elbette, ama genel hatlarıyla budur.
hayır yok böyle bişey diyene en son dağlıca baskınını hatırlamalarını öneriyorum, nitekim çok değil 1 yıl bile geçmedi daha üzerinden. asker son zamanlarda bu baskının da etkisiyle ''nihayet'' akıllanmaya başladı aslında. son kuzey ırak operasyonu'nda da içerdeki operasyonlarda da artık vurucu güç olarak mümkün mertebe bordo berelileri devreye sokuyor, en olmadı komandolara başvuruyor, hava gücünü de, teknolojik üstünlüğünü de sonuna kadar kullanmaya çalışıyor. ama hala açık hedef olarak deneyimsiz mehmetçik -insan olduğu unutularak- piyon gibi öne sürülüyor.
lütfen kimse bana 'her türk asker doğar' demesin, vatan borcu söyleminden ajitasyona ve demogojiye kalkmasın bi' zahmet. her türk bebek doğar, insan doğar, aldığı eğitime ve yeteneklerine, yaşam şartlarına göre ileride bir seçim yapar, doktor, hukukçu, yazar, asker ya da müzisyen* olur. vatana hizmet de illa askerlik yaparak ödenmez, bu halka, bu ülkeye her şekilde hizmet verilebilir, bu hizmeti de 15 ay ile sınırlamak da garipliktir zaten. bu halkın da zaten diğer hizmetlere zorunlu askerlikten çok daha fazla ihtiyacı olduğu kabak gibi ortadadır.
hal böyleyken gençler; 'bizi göz göre göre ölüme gönderiyorsunuz', aileler; 'çocuklarımızı kendi çıkarlarınız için kullanıyorsunuz' diyerek hükümete ve genelkurmaya baskı uygulayıp, profesyonel askerliki gündeme getirmek yerine kalkıp ta bu ülkenin evlatlarının kanlarının oluk oluk akıtılmasına kayıtsız kalmayı bırak bir de zaten bu işten nemalanan çıkar odaklarının amaçlarına çanak tutarsa bu 'al abi sık kafama' demenin bir başka yoludur.
tabi bu işin askeri boyutu, profesyonel ordunun feriştahı kurulsa, yeniçeri ocağı gene canlandırılsa adam gibi siyasal ve ekonomik adımlar atılmadıkça bu çabalar da bir işe yaramaz. örnek mi? celali ayaklanmaları kaç yıl sürdü?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar