bugün
- iran düşmanlığı11
- amedspor15
- kürt sorunu5
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek4
- ama yeni parti tüzüğü11
- eski türkiye'yi çok özledim4
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması24
- ressam irem gürdal soyut sanatçı2
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- türk kızı11
- online toplantıda kamerayı açmamak2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak4
- flört yapay zekası2
- sezai karakoç3
- trump'a anket şoku2
- yeni adli yıl3
- birader avanosta mı sorunsalı4
- evlenecek kız kalmaması12
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz4
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- ayın 12 sinde meeş almak3
- trafikte sinirlenip bağırmak8
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması5
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- talışlar2
- google reyiz3
- sarapci koala60
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- şiir2
- 9 eylül 2026 liverpool atletico madrid maçı2
- gocu31
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- seri eksici ezik11
- anya4
- müzik eşliğinde sevişmek3
- hoşlanılan kızın senden daha çok meeş alması2
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- 2 eylül 20262
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- koşun koşun havadis var7
cnn türk'ü açtım biraz önce, şu iş bulma programına denk geldim. oturup izledim bir müddet. lassa'ya satış müdürü mü ne alınacakmış, 3 aday var bunun için. elemanlar kendilerini videolarda çok güzel anlatmışlar, doğruya doğru. ama başından sonuna ezber. nasıl mı anlaşılıyor?
işe alacak kişi sordu teker teker adaylara;
-iş ve okul deneyiminiz dışında ne gibi aktivitelerde bulunursunuz? *- eee.. ööö.. işle okul birlikte gitti zaten benim, pek başka bişeyle ilgilenmedim. kendimi geliştirmeye çalıştım sürekli işimde. bla bla..
-yani bunlardan başka herangi bir sosyal aktiviteniz olmadı mı?
sunucu müdahale ediyor, 'hobileriniz var mı demek istiyor x bey*' şeklinde, ''anlayın yani, bakmayın öyle adamın suratına aval aval'' demeye getiriyor. *- eee ööö.. yani olmadı, işle ilgilendim hep, derslerimle bir de. başka bişeyle meşgul olmadım. arkadaşlarla dışarı çıkıp gezer gelirdik, hobi olarak bunu mu diyorsunuz yani?
vazgeçiyor amcamız, 2. adaya aynı soruyu yöneltiyor. *-şeyy, sporla uğraşırdım ben. üniversitedeyken tenis oynardım, okulun tenis kulübündeydim.
-(patron) peki başka? *-yok yani başka birşey, askerden yeni geldim biliyor musunuz hehe, ama spora devam etmek istiyorum tabi.
sunucu gene araya giriyor yine; 'peki bir müzik aleti filan çalmak, ya da başka bir aktiviteyle ilgilenmeyi düşünmedin mi hiç, ya da bundan düşünmez misiniz?'
ikinci adayın da ezber bozuluyor tabi. tıkanıyor o da. *-yani bilmem ki, gerek yok ya. işimde yükselmek, iyi bir mevki edinmek istiyorum ben.
amca gene vazgeçiyor, dönüyor 3. adaya. üçüncü adayımız biraz daha deneyimli bu iş-güç olaylarında, bi' kaç organizasyona katılmış filan. *- seminerlere katılmayı severim genellikle. bazı organizasyonlarda tercümanlık yaptım(ingilizce söylüyor abimiz bu arada, tiransleytırlık yaptım diyor, türkçe olunca havalı olmadığını düşünüyor sanırım).
amcamız sıkılıyor artık, emme basma gelmeye başlıyor cümleler. adamın gözünün içine bakarak, nerdeyse yalvaracak biçimde;
-(patron) peki başka? yani ne bileyim kitap okumaktan hoşlanmaz mısınız, dergi gazete vs. ya da bir müzikten, herhangi bir spor dalından filan. sonuçta sizin tercümanlığınız zevk için değil para kazanmak için
gene ezber bozuluyor, 3. aday da tıkanıyor. 'yok yani, öyle bir hobim olmadı hiç' gibi birşeyler geveliyor. 'organizasyon işi de zevk verir ya aslında, ben onu da seviyorum evet, ehe ehe' gibi bir cümle ediyor. patron ise şaşkın, bana mı söylüyorsun sen bunu, benim işim bu lan zaten der gibi bakıyor.
şimdilerde asker amcalar çok dertli, gençliğin siyasi olaylara ilgisizliğinden yakınıyorlar, 'cumhuriyet elden gidiyor, uyanın' çabaları içindeler. sormak istiyorum kendilerine, ne bekliyordunuz güzel abicim? 12 eylül'de eğitim sistemi değişti. hem de en kökten biçimde. türk-islam sentezi ışığında din afyonu kullanılarak gençler etkisizleştirildi. bu sadece imam hatipliler için geçerli değil, düz, anadolu, fen lisesi hepsinde böyle. zorunlu din dersi desem size?
öğrencilere at yarışındaki kısrak muamelesi yapıldı, derslerden başını kaldıramasın, başını kaldıracak vakit bulamasın ki, ülkeyi kendi işimize geldiği gibi yönetelim, gomünüst düşünceli anarşikler yetişmesin fikri benimsendi. öss devreye sokuldu, yökler açıldı. üniversitelerin özerk yapısı tamamen yokedildi, devlet tarafından atanan
rektörlerle yönetilmeye başlandı. iyi çıkarsa bahtına, ama ya iyi çıkmassa? ses çıkartabileceğin her merci yüzüne kapandı. gençlerin en ufak hareketlenmelerinde başı ezildi. hani şu satanist denen gençler var ya? işte onlardan bahsediyorum. devletin resmi ideolojisine ters olan çıkıntılar 80'de komünüst adı altında, 90'da da metalci/satanist adı altında hayatlarından bezdirildi. hatta bu kıyıma eskilerin solcuları da destek verdiler. en bilineni engin ardıç'tır örneğin.
emre kongar bunu tarihimizle yüzleşmek ve 12 eylül kitaplarında iyi incelemiştir. şöyle der;
''asker 60'lardan sonra komünizm tehlikesine karşı dinci ve milliyetçi kesimlerle dirsek temasına girer. 80'lerde ise bu temas artık omuz omuzadır. 97'ye kadar da bu devam eder. fakat asker dinci kesimin artık kendisine ve ülkeye tehtid olduğunu düşünür ve tıpkı amerika'nın milliyetçileri sümüklü mendil misali kullanıp atması gibi asker de dincilere aynı şeyi yapmayı dener(28 şubat). fakat taktik hata yapılmıştır, dinciler tahmin ettiklerinden çok daha güçlenmiş ve sindirilmesi güç bir hal almıştır.''
cümleler bana ait bu arada, ana fikri budur ama demek istenilenin. sonra ne mi olur? artık tabanda kemikleşmiş, öyle klorak dökülerek banyo fayansındaki kir gibi temizlenemeyecek bir dinci kesim vardır türkiye'de. nitekim olaydan 5 sene sonra da bu dinci kesimin ılımlı kanadı sam amca'nın da desteğiyle iktidarı ele geçirir. sonrasını zaten az çok hepimiz biliyoruz. dinci basın yayın kuruluşları, islami bankalar, müslüman sermayeli holdingler falan filan.
günümüzde bir savaş var tepede. ben buna iç savaş diyorum tabiri caizse. fakat sol-sağ savaşı değil bu. sağ ile gene sağın savaşı. sam amca'nın ve büyük şirketlerin desteklediği ılımlı islamcılarla askeriyenin desteklediği ulusalcıların savaşı, bir kanat daha var gerçi, etnik sağcılar kanadı, ama onlar nispeten susturuldu, ya da susmayı tercih etmekte. yaralı filin düşmesini bekleyen çakal misali pusuda bekliyor. gençlik ise uyku sersemliğinde, pek de ne yapacağını bilemez bir halde. neye elini atsa elinde kalıyor. ülkücüler bir muamma, türkçüler ayrı bir muamma, dinciler başka bir muamma, ulusalcılar bambaşka bir muamma, hele sola hiç gir(e)miyorum, çoğu birilerinin maşası, sol sol diyerek etnik ırkçılık yapan kendini bilmezler.. muamma oğlu muamma özetle. bu bahsettiğim apolitize olmamış gençlik tabi. olanlar ise kendilerine yeni bir son model araba, yeni bir 3+1 ev, güzel bir eş, antalya'da bir yazlık hayalleriyle çoktan yanıp tutuşmakta, olan biten pek umurunda değil, hala tatlı yataklarında rüyalar görmeye devam ediyorlar. ama patonlar da bu gençlikten şikayetçi, aktif, atılgan çalışanlar değil bir çoğu, emir ver yapsın tarzı bireyler.
apolitikleşme, sorgulamadan mot-a-mot emirleri uygulama amerika'nın öncülüğünde uygulanan bir politikaydı, gerçi tüm suçu onlara da yüklemeyelim. sermaye sahipleri demek daha doğru bir tanım. şu an dünya'nın büyük çoğunluğunu oluşturan kesimdir apolitik gençlik.. ancak dünya'da birkaç ülkede bu işlem balyozla gerçekleştirildi bir bakıma. baya baya ezilerek külbastı et haline getirildi beyinler. yakın örnekleri yunanistan, ırak ve iran'dır bizim dışımızda. şimdi birileri de 'ama bu da fazla yumuşak olmuş be ahmetçiğim' diye yakınıyor iginçtir bu külbastılardan.
12 eylül sonrası değişenler biziz, 1980 sonrası doğan her insanevladı. ister türk gençliği deyin, ister türkiye gençliği. ikisi de aynı kapıya çıkar..
ek/düz: başlık üzerime kalmış sanırım. benden önce yazılan 10 küsür girdi vardı girdime başlarken ancak silinmiş. belirteyim dedim.
ek/düz2: başlık taşınmış meğer*
işe alacak kişi sordu teker teker adaylara;
-iş ve okul deneyiminiz dışında ne gibi aktivitelerde bulunursunuz? *- eee.. ööö.. işle okul birlikte gitti zaten benim, pek başka bişeyle ilgilenmedim. kendimi geliştirmeye çalıştım sürekli işimde. bla bla..
-yani bunlardan başka herangi bir sosyal aktiviteniz olmadı mı?
sunucu müdahale ediyor, 'hobileriniz var mı demek istiyor x bey*' şeklinde, ''anlayın yani, bakmayın öyle adamın suratına aval aval'' demeye getiriyor. *- eee ööö.. yani olmadı, işle ilgilendim hep, derslerimle bir de. başka bişeyle meşgul olmadım. arkadaşlarla dışarı çıkıp gezer gelirdik, hobi olarak bunu mu diyorsunuz yani?
vazgeçiyor amcamız, 2. adaya aynı soruyu yöneltiyor. *-şeyy, sporla uğraşırdım ben. üniversitedeyken tenis oynardım, okulun tenis kulübündeydim.
-(patron) peki başka? *-yok yani başka birşey, askerden yeni geldim biliyor musunuz hehe, ama spora devam etmek istiyorum tabi.
sunucu gene araya giriyor yine; 'peki bir müzik aleti filan çalmak, ya da başka bir aktiviteyle ilgilenmeyi düşünmedin mi hiç, ya da bundan düşünmez misiniz?'
ikinci adayın da ezber bozuluyor tabi. tıkanıyor o da. *-yani bilmem ki, gerek yok ya. işimde yükselmek, iyi bir mevki edinmek istiyorum ben.
amca gene vazgeçiyor, dönüyor 3. adaya. üçüncü adayımız biraz daha deneyimli bu iş-güç olaylarında, bi' kaç organizasyona katılmış filan. *- seminerlere katılmayı severim genellikle. bazı organizasyonlarda tercümanlık yaptım(ingilizce söylüyor abimiz bu arada, tiransleytırlık yaptım diyor, türkçe olunca havalı olmadığını düşünüyor sanırım).
amcamız sıkılıyor artık, emme basma gelmeye başlıyor cümleler. adamın gözünün içine bakarak, nerdeyse yalvaracak biçimde;
-(patron) peki başka? yani ne bileyim kitap okumaktan hoşlanmaz mısınız, dergi gazete vs. ya da bir müzikten, herhangi bir spor dalından filan. sonuçta sizin tercümanlığınız zevk için değil para kazanmak için
gene ezber bozuluyor, 3. aday da tıkanıyor. 'yok yani, öyle bir hobim olmadı hiç' gibi birşeyler geveliyor. 'organizasyon işi de zevk verir ya aslında, ben onu da seviyorum evet, ehe ehe' gibi bir cümle ediyor. patron ise şaşkın, bana mı söylüyorsun sen bunu, benim işim bu lan zaten der gibi bakıyor.
şimdilerde asker amcalar çok dertli, gençliğin siyasi olaylara ilgisizliğinden yakınıyorlar, 'cumhuriyet elden gidiyor, uyanın' çabaları içindeler. sormak istiyorum kendilerine, ne bekliyordunuz güzel abicim? 12 eylül'de eğitim sistemi değişti. hem de en kökten biçimde. türk-islam sentezi ışığında din afyonu kullanılarak gençler etkisizleştirildi. bu sadece imam hatipliler için geçerli değil, düz, anadolu, fen lisesi hepsinde böyle. zorunlu din dersi desem size?
öğrencilere at yarışındaki kısrak muamelesi yapıldı, derslerden başını kaldıramasın, başını kaldıracak vakit bulamasın ki, ülkeyi kendi işimize geldiği gibi yönetelim, gomünüst düşünceli anarşikler yetişmesin fikri benimsendi. öss devreye sokuldu, yökler açıldı. üniversitelerin özerk yapısı tamamen yokedildi, devlet tarafından atanan
rektörlerle yönetilmeye başlandı. iyi çıkarsa bahtına, ama ya iyi çıkmassa? ses çıkartabileceğin her merci yüzüne kapandı. gençlerin en ufak hareketlenmelerinde başı ezildi. hani şu satanist denen gençler var ya? işte onlardan bahsediyorum. devletin resmi ideolojisine ters olan çıkıntılar 80'de komünüst adı altında, 90'da da metalci/satanist adı altında hayatlarından bezdirildi. hatta bu kıyıma eskilerin solcuları da destek verdiler. en bilineni engin ardıç'tır örneğin.
emre kongar bunu tarihimizle yüzleşmek ve 12 eylül kitaplarında iyi incelemiştir. şöyle der;
''asker 60'lardan sonra komünizm tehlikesine karşı dinci ve milliyetçi kesimlerle dirsek temasına girer. 80'lerde ise bu temas artık omuz omuzadır. 97'ye kadar da bu devam eder. fakat asker dinci kesimin artık kendisine ve ülkeye tehtid olduğunu düşünür ve tıpkı amerika'nın milliyetçileri sümüklü mendil misali kullanıp atması gibi asker de dincilere aynı şeyi yapmayı dener(28 şubat). fakat taktik hata yapılmıştır, dinciler tahmin ettiklerinden çok daha güçlenmiş ve sindirilmesi güç bir hal almıştır.''
cümleler bana ait bu arada, ana fikri budur ama demek istenilenin. sonra ne mi olur? artık tabanda kemikleşmiş, öyle klorak dökülerek banyo fayansındaki kir gibi temizlenemeyecek bir dinci kesim vardır türkiye'de. nitekim olaydan 5 sene sonra da bu dinci kesimin ılımlı kanadı sam amca'nın da desteğiyle iktidarı ele geçirir. sonrasını zaten az çok hepimiz biliyoruz. dinci basın yayın kuruluşları, islami bankalar, müslüman sermayeli holdingler falan filan.
günümüzde bir savaş var tepede. ben buna iç savaş diyorum tabiri caizse. fakat sol-sağ savaşı değil bu. sağ ile gene sağın savaşı. sam amca'nın ve büyük şirketlerin desteklediği ılımlı islamcılarla askeriyenin desteklediği ulusalcıların savaşı, bir kanat daha var gerçi, etnik sağcılar kanadı, ama onlar nispeten susturuldu, ya da susmayı tercih etmekte. yaralı filin düşmesini bekleyen çakal misali pusuda bekliyor. gençlik ise uyku sersemliğinde, pek de ne yapacağını bilemez bir halde. neye elini atsa elinde kalıyor. ülkücüler bir muamma, türkçüler ayrı bir muamma, dinciler başka bir muamma, ulusalcılar bambaşka bir muamma, hele sola hiç gir(e)miyorum, çoğu birilerinin maşası, sol sol diyerek etnik ırkçılık yapan kendini bilmezler.. muamma oğlu muamma özetle. bu bahsettiğim apolitize olmamış gençlik tabi. olanlar ise kendilerine yeni bir son model araba, yeni bir 3+1 ev, güzel bir eş, antalya'da bir yazlık hayalleriyle çoktan yanıp tutuşmakta, olan biten pek umurunda değil, hala tatlı yataklarında rüyalar görmeye devam ediyorlar. ama patonlar da bu gençlikten şikayetçi, aktif, atılgan çalışanlar değil bir çoğu, emir ver yapsın tarzı bireyler.
apolitikleşme, sorgulamadan mot-a-mot emirleri uygulama amerika'nın öncülüğünde uygulanan bir politikaydı, gerçi tüm suçu onlara da yüklemeyelim. sermaye sahipleri demek daha doğru bir tanım. şu an dünya'nın büyük çoğunluğunu oluşturan kesimdir apolitik gençlik.. ancak dünya'da birkaç ülkede bu işlem balyozla gerçekleştirildi bir bakıma. baya baya ezilerek külbastı et haline getirildi beyinler. yakın örnekleri yunanistan, ırak ve iran'dır bizim dışımızda. şimdi birileri de 'ama bu da fazla yumuşak olmuş be ahmetçiğim' diye yakınıyor iginçtir bu külbastılardan.
12 eylül sonrası değişenler biziz, 1980 sonrası doğan her insanevladı. ister türk gençliği deyin, ister türkiye gençliği. ikisi de aynı kapıya çıkar..
ek/düz: başlık üzerime kalmış sanırım. benden önce yazılan 10 küsür girdi vardı girdime başlarken ancak silinmiş. belirteyim dedim.
ek/düz2: başlık taşınmış meğer*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar