bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- aleksey batrakov25
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı26
- tanımadığı kadına tokat atan adam16
- nükleer bomba5
- okan buruk4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- kırıkkaleli olmak istemek6
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- chpkk akpkk mhpkk2
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı3
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- melis babadağ'ın ayakları3
- değişik meslekler3
- yagmurcu çık açıkla10
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- mazot 3 euro olabilirmiş3
- 35 yaşına gelmiş hala ayaklarını yalatmamış kız2
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- media markt'ın çinlilere satılması2
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- hayvan düşmanı2
- the elder scrolls vi3
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- sözlük dedeleri6
- atatürk düşmanı5
- 9 haziran 20052
- kablosuz mouse13
- arap götü9
- durkheimın intihar teorisi6
- son talika2
- iskilipli atıf hoca20
- futbol14
- cevheri güven4
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- uefa şampiyonlar ligi4
- galatasaray3
- türkiye10
- vfb stuttgart2
- öylesine bir şeyler yaz4
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- sözlük kürdü55
- istanbul13
Bir alphonse de lamartine şiiri.
Lamartine hastalığından dolayı o civardaki havadar bir yere gider. Oralarda gezerken gölde boğulmakta olan bir kadın görür ve kadını kurtarır. Sonra kadınla aralarında aşk başlar filan.
Türkçe çevirisi ;
--spoiler--
ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
zaman adlı denizde bir gün bir lahza için
demirleyemez miyiz?
ey göl, henüz aradan bir sene geçti ancak,
seyrine doymadığı o canım su yanında
bir gün onu üstünde gördüğün şu taşa bak,
oturdum tek başıma!
altında bu kayanın yine böyle inlerdin;
yine böyle çarpardı dalgaların bu yara,
ve böyle serpilirdi rüzgarlarla köpüklerin
o güzel ayaklara.
ey göl, hatırında mı? bir gece sükut derin,
çıt yoktu su üstünde, gök altında, uzakta,
suları usul usul yaran kürekçilerin
gürültüsünden başka.
birden şu yer yüzünün bilmediği bir nefes
büyülenmiş sahilin yankısıyla inledi
sular kulak kesildi, o hayran olduğum ses
şu sözleri söyledi;
‘‘zaman, dur artık geçme, bahtiyar saatler, siz
akmaz olunuz artık!
en güzel günümüzün tadalım o süreksiz
hazlarını azıcık!
ne kadar talihsizler size yalvarır her gün,
hep onlar için akın;
günleriyle birlikte dertlerini götürün,
mesutları bırakın.
nafile isteyişim geçen saniyeleri;
akıp gidiyor zaman.
geceye:‘‘daha yavaş! ’’ deyişim boş; tan yeri
ağaracak birazdan.
sevişmek! hep sevişmek! akıp giden saatin
kadrini bilmeliyiz!
insan için liman yok, sahil yok zaman için,
o geçer, biz göçeriz! ..’’
kıskanç zaman,kabil mi sevginin kucak kucak
bize zevki sunduğu sarhoş edici anlar,
kabil mi uzaklara uçup gitsin çabucak
matem günleri kadar?
nasıl olur kalmasın bir iz avucumuzda?
nasıl yok olur her şey büsbütün silinerek?
demek vefasız zaman o demleri bir daha
geri getirmeyecek?
loş uçurumlar: mazi, boşluklar, sonrasızlık,
acaba neylersiniz yuttuğunuz günleri?
alıp götürdüğünüz derin hazları artık
vermez misiniz geri?
ey göl! dilsiz kayalar! mağaralar! kuytu orman!
siz ki zaman esirger, tazeler havasını,
ne olur, ey tabiat o günlerin saklasan
bari hatırasını!
sakin demlerde olsun, deli rüzgarda olsun,
güzel göl, etrafını süsleyen oyalarda,
o kapkara çamlarda, sularına upuzun
dökülen kayalarda!
ister meltemlerinde, bir ürperişle esen
seslerde, ister uzak ister yakında olsun,
yahut gümüş pullarla sular üstünde yüzen
ay ışığın olsun!
kuduran fırtınalar, sazlar bize dert yanan,
meltemini dolduran kokular, hep beraber,
ne varsa işitilen, görülen ve koklanan,
desin ki: ‘‘seviştiler! ’’
--spoiler--
Lamartine hastalığından dolayı o civardaki havadar bir yere gider. Oralarda gezerken gölde boğulmakta olan bir kadın görür ve kadını kurtarır. Sonra kadınla aralarında aşk başlar filan.
Türkçe çevirisi ;
--spoiler--
ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
zaman adlı denizde bir gün bir lahza için
demirleyemez miyiz?
ey göl, henüz aradan bir sene geçti ancak,
seyrine doymadığı o canım su yanında
bir gün onu üstünde gördüğün şu taşa bak,
oturdum tek başıma!
altında bu kayanın yine böyle inlerdin;
yine böyle çarpardı dalgaların bu yara,
ve böyle serpilirdi rüzgarlarla köpüklerin
o güzel ayaklara.
ey göl, hatırında mı? bir gece sükut derin,
çıt yoktu su üstünde, gök altında, uzakta,
suları usul usul yaran kürekçilerin
gürültüsünden başka.
birden şu yer yüzünün bilmediği bir nefes
büyülenmiş sahilin yankısıyla inledi
sular kulak kesildi, o hayran olduğum ses
şu sözleri söyledi;
‘‘zaman, dur artık geçme, bahtiyar saatler, siz
akmaz olunuz artık!
en güzel günümüzün tadalım o süreksiz
hazlarını azıcık!
ne kadar talihsizler size yalvarır her gün,
hep onlar için akın;
günleriyle birlikte dertlerini götürün,
mesutları bırakın.
nafile isteyişim geçen saniyeleri;
akıp gidiyor zaman.
geceye:‘‘daha yavaş! ’’ deyişim boş; tan yeri
ağaracak birazdan.
sevişmek! hep sevişmek! akıp giden saatin
kadrini bilmeliyiz!
insan için liman yok, sahil yok zaman için,
o geçer, biz göçeriz! ..’’
kıskanç zaman,kabil mi sevginin kucak kucak
bize zevki sunduğu sarhoş edici anlar,
kabil mi uzaklara uçup gitsin çabucak
matem günleri kadar?
nasıl olur kalmasın bir iz avucumuzda?
nasıl yok olur her şey büsbütün silinerek?
demek vefasız zaman o demleri bir daha
geri getirmeyecek?
loş uçurumlar: mazi, boşluklar, sonrasızlık,
acaba neylersiniz yuttuğunuz günleri?
alıp götürdüğünüz derin hazları artık
vermez misiniz geri?
ey göl! dilsiz kayalar! mağaralar! kuytu orman!
siz ki zaman esirger, tazeler havasını,
ne olur, ey tabiat o günlerin saklasan
bari hatırasını!
sakin demlerde olsun, deli rüzgarda olsun,
güzel göl, etrafını süsleyen oyalarda,
o kapkara çamlarda, sularına upuzun
dökülen kayalarda!
ister meltemlerinde, bir ürperişle esen
seslerde, ister uzak ister yakında olsun,
yahut gümüş pullarla sular üstünde yüzen
ay ışığın olsun!
kuduran fırtınalar, sazlar bize dert yanan,
meltemini dolduran kokular, hep beraber,
ne varsa işitilen, görülen ve koklanan,
desin ki: ‘‘seviştiler! ’’
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar