bugün

fenerbahçe

puhahaha. başarısında en büyük artısı zengin olmasıymış, ahahahaha, ulan ya bu ergen galatasaray taraftarından buralarda da mı kurtuluş yok arkadaş asdasdasf.

bize ona kurumsallık diyoruz, sizin botokslu ve afilli cümlelerinizde geçen ama bizim icraatlarımızla sabit olan bir şey. biz ona markalaşma diyoruz, biz ona tesisleşme diyoruz, biz ona kulüp, yönetim, camia kenetlenmesi diyoruz. biz ona fenerium diyoruz, biz ona topuk yaylası diyoruz. sizde bütün bunların tek kelimelik karşılığı belki "bileklik"tir, ama fenerbahçe olmak asla sadece zengin olmak değildir. bu biraz köylü cinliği yapmaktır, para bok ama kırosunuz iması yapmaktır. ee, 300 lira burs alıp 120 liralık lisanslı fenerium ürünü alan üniversite öğrencisini ne yapacağız? yahut tamamen karşılıksız milyon dolarlık oyuncuları kulübe veren iş adamlarının fenerbahçe sevgisini? daha önceki gün seyirci ortalamaları açıklandı, açık ara lider olan takım kim acaba, bir bakar mısınız? bütün bunlara sahip misiniz? sizce bütün bunlardan "ama siz çok zenginsiniz yeaaa" mı çıkar? bu kadar mı sığsınız?

kaç yıldır haksız yere veya şans eseri ya şampiyon oluyorlar yahut şampiyonlar ligine gidiyorlar, kaç milyon euro haybeye kazandıklarını sayamadım. biz ise her yıl ilk ikide yer almamıza rağmen, onlarca baskıya, kurşuna, şike iftirasına, dalavereye rağmen batmak şurada dursun daha da güçlenerek çıktık belki. sizce sadece "zengin" olduğumuzdan mı? demek ki yaşadıklarımızın yüzde beşini yaşasanız kilidi vurup gideceksiniz.

gelmiş ağlıyorlar, gülünecek hallerine. paran yoksa para kazanacaksın, kazanamıyorsan proje üreteceksin, üretemiyorsan susacaksın, ülkede ucuz sol argümanlar, güya para kötüdür, kapitalizm iyyy iğvençç ayakları yapmakla olmuyor, bu taraftarın takımın arkasında durmasının sebebi var. sizin gibi olmak, sizin gibi rezil olmak istemiyor. namerde muhtaç olmak istemiyor. yetmiyor, takımında rvp'yi görmek, nani'yi görmek istiyor. basketbol takımıyla avrupa'nın en büyük kupasını almak istiyor, bekliyor. üstelik bunların hepsini 1 yıllık istikrarsız, tesadüfi başarılarla değil, süreklilik arz edecek şekilde istiyor ve bekliyor, bunu yaparken de hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor.

adam gitmiş çöp selçuk'a yıllık 3,5 milyon euro vermiş, oynatmadığı tarık çamdal'lara, burak'lara, sakat hamit'lere paralar saçmış, eee, ondan sonra ağlıyor, neymiş "ama sis çok senginsinis yeaa, istediginis futbolcuyu alabiliyosunuss, ama ama bu haksıslıkk ;(" diye.

bir de tabi bütün bu anlattığım komediyi uefa ve fifa nezdinde açmış akıllı cinconlu, vallahi ben okurken gülme krizine girdim, adamlar okurken bence komaya girip ölebilir, akabinde ceza verebilirler kulübe, ulan harbiden şaka mı yoksa ciddi ciddi bu konuda karar almamızı mı istiyorlar diye. yahu adamlar sana daha dün sağlıklı rekabet koşullarında değilsin diye ceza vermedi mi? asdasdasdf.

sağlıklı rekabete sokayım, sen önce sağlıklı kulüp yapını kur, marketing yapmayı öğren, dördüncü yıldızı alıp formanda nereye koyacağını öğren, finansal fair play'e uy, ayağını yorgana göre uzat, ergen taraftarınızı gaza getiren botokslu ve de atarlı yöneticilerinize koyunluk yapmamayı öğren, sezon sonunda sözleşmesi bitecek adama yarım sezon için 2,5 milyon euro vermemeyi öğren, daha neler öğren neler..yazsam burdan kadıköy'e yol olur..

ama önce, komik olmamayı öğren. komik olmamak, ciddi olmak önemli. bayağı önemli.

hahahaha, zenginmişiz. bizle mi kazandın lan, sana mı soracağız keko.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026