bugün
- ben geldim kerkenezler18
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- dişçiye gitmek5
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim2
- dos erecto don thales2
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- yeni parti14
- velvet36
- habire1233
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- escorta giden erkek4
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- herkesin aynı filmi izlemesi garip2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- basit bir hayat istemek9
- 2026 dünya kupası19
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- kabataş olayı görüntüleri27
- istanbul un çok pahalı olması27
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- aklın fikrin sekse çalışması6
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- yazarların özledikleri şeyler7
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- çekirgeleri kim gönderdi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- en sevilmeyen ev işleri14
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- mısır3
- insan sevmeyen insan5
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- g'i l d'e d l'i l y4
- kürdüm5
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- gocu23
- gönül almaya çalışan erkek11
öncelikle, lesslie rolünde jennifer lopez yerine herhangi eli ayağı düzgün başka güzel bir oyuncu olsaydı da olurdu demeden edemedim. filmde bazı mantıksız detaylar olsa da kaçınılmaz sona götürürken fazlaca teklemesi, sadece izlence zevkini kısmakla kalmamış, onu bütünüyle başarısız bir yapım olarak görmemize yeterli gerekçeler sunmuş.
bunun yanında, jennifer lopez seksepalitesinin yeterince kullanılmayışı, Emma Booth denen güzeller güzeli hatunun silik kalması, bu denli basit bir yapımın gereksiz biçimde 2 saate uzatılması; ve ayrıca, tam bir gerizekalı takımı olan, pek çok yerde soğukkanlılıktan yoksun soygun çetesinin zekice denebilecek hırsızlık planları tasarlayıp gerçekleştirmeleri de senaryo adına bazı belli yanlış ve uyduruklukluklar...
senaryo basit, roller basit, kamera çekimleri basit.. jason statham desen, biraz atraksiyon görsek? o da yok... peki ne özelliği var ve bu filmi neden izlemeliyiz? öncelikle tabi, jennifer lopez faktörü ister istemez hatırı sayılır cazibe yaratıyor, fakat işte onun da yeterince kullanılmayışı ve tipik bir yan rol'den ibaret kalması filmin puanını epeyce düşürüyor ve 'iş olsun diye, öylesine yapılmış bir film..' diye düşündürtmeden edemiyor insanı.
fakat uğraşırsak birkaç şey çıkabilir gibi;
birincisi, palme beach/florida ile ilgili birkaç dakkalık güzel manzaralar görebiliriz.
ikincisi; orta yaş bunalımı, klasik amerikan kapitalizmi ile bağdaştırılabilecek birkaç detay yakalanabilir bu filmde.
mesela, leslie'nin milyon dolarlık evler satan bir emlak komisyoncusu olmasına rağmen 40 bin dolarlık borcu için deli gibi çalışması, ofiste dönen hilekârlıklar ve rekabet... örneğin leslie'nin etik olmayan biçimde aslında iş arkadaşına ait olan işi kendi üzerine alması ve bunu gören arkadaşına 'aynısını o da yapıyor' diyerek bunu meşrulaştırıp oyunun kuralı biçiminde göstermesi...
diğer bir detay, başka bir diyalogda gizli; palme beach'te soygunculuk yapan parker'in orada oturanlar hakkında, 'dedeleri kirli işler çevirerek bunca servet edindiler, kendileri de bu sayede böyle rahat şekilde ve sözde ahlaklıca yaşıyor' minvaline gelebilecek bir söz söylemesi çarpıcı bir gerçekliğe dair ince göndermede bulunmuş.
yine de, jason statham'ın başarılı bir 'antikahraman' profili oluşturduğunu söyleyebiliriz. bu minvalde "herkes çalar, kimisi bunu kendine itiraf eder, kimisi etmez. insanoğlu böyledir. bu yüzden kilitleri icat ettik..." demesi o antikahramanlığa dokunmakla birlikte, filmin basitliğine pek de uymayan felsefilik ortaya koymuş.
son olarak, diğer dikkate değer bir başka diyalog;
(o kadar soyguncu ve şiddet dolu parker'a)
-geceleri nasıl uyuyabilirsun?
-saat 19.00'dan sonra kahve içmiyorum.
filmden çıkarılan ders; rahat uyumak için saat 19.00'dan sonra kahve içmemeliyiz.
ve bir başka sonuç; amerika'lı sosyeteler ve elitler, 40-50 milyon dolarlık mâlikanelerde otururken bizimkiler anca cihangir'de, moda'da filan birkaç milyona satın alınabilecek dairelerde oturuyorlar. şu farka bakar mısınız...
ayrıca, bu filmin bütçesini bana verseydiniz çok daha iyisini çekerdim. evet.
bunun yanında, jennifer lopez seksepalitesinin yeterince kullanılmayışı, Emma Booth denen güzeller güzeli hatunun silik kalması, bu denli basit bir yapımın gereksiz biçimde 2 saate uzatılması; ve ayrıca, tam bir gerizekalı takımı olan, pek çok yerde soğukkanlılıktan yoksun soygun çetesinin zekice denebilecek hırsızlık planları tasarlayıp gerçekleştirmeleri de senaryo adına bazı belli yanlış ve uyduruklukluklar...
senaryo basit, roller basit, kamera çekimleri basit.. jason statham desen, biraz atraksiyon görsek? o da yok... peki ne özelliği var ve bu filmi neden izlemeliyiz? öncelikle tabi, jennifer lopez faktörü ister istemez hatırı sayılır cazibe yaratıyor, fakat işte onun da yeterince kullanılmayışı ve tipik bir yan rol'den ibaret kalması filmin puanını epeyce düşürüyor ve 'iş olsun diye, öylesine yapılmış bir film..' diye düşündürtmeden edemiyor insanı.
fakat uğraşırsak birkaç şey çıkabilir gibi;
birincisi, palme beach/florida ile ilgili birkaç dakkalık güzel manzaralar görebiliriz.
ikincisi; orta yaş bunalımı, klasik amerikan kapitalizmi ile bağdaştırılabilecek birkaç detay yakalanabilir bu filmde.
mesela, leslie'nin milyon dolarlık evler satan bir emlak komisyoncusu olmasına rağmen 40 bin dolarlık borcu için deli gibi çalışması, ofiste dönen hilekârlıklar ve rekabet... örneğin leslie'nin etik olmayan biçimde aslında iş arkadaşına ait olan işi kendi üzerine alması ve bunu gören arkadaşına 'aynısını o da yapıyor' diyerek bunu meşrulaştırıp oyunun kuralı biçiminde göstermesi...
diğer bir detay, başka bir diyalogda gizli; palme beach'te soygunculuk yapan parker'in orada oturanlar hakkında, 'dedeleri kirli işler çevirerek bunca servet edindiler, kendileri de bu sayede böyle rahat şekilde ve sözde ahlaklıca yaşıyor' minvaline gelebilecek bir söz söylemesi çarpıcı bir gerçekliğe dair ince göndermede bulunmuş.
yine de, jason statham'ın başarılı bir 'antikahraman' profili oluşturduğunu söyleyebiliriz. bu minvalde "herkes çalar, kimisi bunu kendine itiraf eder, kimisi etmez. insanoğlu böyledir. bu yüzden kilitleri icat ettik..." demesi o antikahramanlığa dokunmakla birlikte, filmin basitliğine pek de uymayan felsefilik ortaya koymuş.
son olarak, diğer dikkate değer bir başka diyalog;
(o kadar soyguncu ve şiddet dolu parker'a)
-geceleri nasıl uyuyabilirsun?
-saat 19.00'dan sonra kahve içmiyorum.
filmden çıkarılan ders; rahat uyumak için saat 19.00'dan sonra kahve içmemeliyiz.
ve bir başka sonuç; amerika'lı sosyeteler ve elitler, 40-50 milyon dolarlık mâlikanelerde otururken bizimkiler anca cihangir'de, moda'da filan birkaç milyona satın alınabilecek dairelerde oturuyorlar. şu farka bakar mısınız...
ayrıca, bu filmin bütçesini bana verseydiniz çok daha iyisini çekerdim. evet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar