bugün
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- tavuğun neden kanatları var9
- sözlükte üzdüğüm yazarlar10
- queen ravenna ve cinleri9
- manifestten hangi kızla sevişirdin13
- kadınların araba park edememesi4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
- israil üçüncü tapınak'ın inşasına hazırlanıyor5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri5
- kaşarlı sucuklu menemen8
- saçını danaya yalatmak5
- çarpan şeyler2
- bana onu sormayin7
- fotoğraflarda çirkin çıkmak3
- katatespizartmasi11
- izmir yanıyor2
- insanın evi gibisi yok2
- seksenler3
- s'i l v'e r m'i s t36
- izmir2
- israil'in kuruluşu2
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması3
- queen ravennadan mesaj var11
- köpek eğitmeni2
- zenginler niye uzun yaşamak istiyor4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- david rockefeller4
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- natisii ve enayimik3
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir4
- ankara2
- gocu35
- en son ne yediniz6
- ak parti4
- üzülünce vücudun verdiği tepkiler4
- mavi gözlü kızların ziyadesiyle güzel olması2
- bir sözlük yazarına çıkma teklif etmek5
- yıllardır hep 30 yaşında olan yazar5
- cinlerin hepsi düşmüş melekler ve nefilimlerdir2
- kız düşürmenin kısa yolu19
- allah bir tanedir3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- uludağ sözlük size ne kattı27
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- deli bakışlı erkekler5
- yeralti edebiyatcisi7
- fakir ekeği annesi sevsin8
- metal müziğin suçu ne2
- birader pforzheim'a döndü mü sorunsalı2
öncelikle, lesslie rolünde jennifer lopez yerine herhangi eli ayağı düzgün başka güzel bir oyuncu olsaydı da olurdu demeden edemedim. filmde bazı mantıksız detaylar olsa da kaçınılmaz sona götürürken fazlaca teklemesi, sadece izlence zevkini kısmakla kalmamış, onu bütünüyle başarısız bir yapım olarak görmemize yeterli gerekçeler sunmuş.
bunun yanında, jennifer lopez seksepalitesinin yeterince kullanılmayışı, Emma Booth denen güzeller güzeli hatunun silik kalması, bu denli basit bir yapımın gereksiz biçimde 2 saate uzatılması; ve ayrıca, tam bir gerizekalı takımı olan, pek çok yerde soğukkanlılıktan yoksun soygun çetesinin zekice denebilecek hırsızlık planları tasarlayıp gerçekleştirmeleri de senaryo adına bazı belli yanlış ve uyduruklukluklar...
senaryo basit, roller basit, kamera çekimleri basit.. jason statham desen, biraz atraksiyon görsek? o da yok... peki ne özelliği var ve bu filmi neden izlemeliyiz? öncelikle tabi, jennifer lopez faktörü ister istemez hatırı sayılır cazibe yaratıyor, fakat işte onun da yeterince kullanılmayışı ve tipik bir yan rol'den ibaret kalması filmin puanını epeyce düşürüyor ve 'iş olsun diye, öylesine yapılmış bir film..' diye düşündürtmeden edemiyor insanı.
fakat uğraşırsak birkaç şey çıkabilir gibi;
birincisi, palme beach/florida ile ilgili birkaç dakkalık güzel manzaralar görebiliriz.
ikincisi; orta yaş bunalımı, klasik amerikan kapitalizmi ile bağdaştırılabilecek birkaç detay yakalanabilir bu filmde.
mesela, leslie'nin milyon dolarlık evler satan bir emlak komisyoncusu olmasına rağmen 40 bin dolarlık borcu için deli gibi çalışması, ofiste dönen hilekârlıklar ve rekabet... örneğin leslie'nin etik olmayan biçimde aslında iş arkadaşına ait olan işi kendi üzerine alması ve bunu gören arkadaşına 'aynısını o da yapıyor' diyerek bunu meşrulaştırıp oyunun kuralı biçiminde göstermesi...
diğer bir detay, başka bir diyalogda gizli; palme beach'te soygunculuk yapan parker'in orada oturanlar hakkında, 'dedeleri kirli işler çevirerek bunca servet edindiler, kendileri de bu sayede böyle rahat şekilde ve sözde ahlaklıca yaşıyor' minvaline gelebilecek bir söz söylemesi çarpıcı bir gerçekliğe dair ince göndermede bulunmuş.
yine de, jason statham'ın başarılı bir 'antikahraman' profili oluşturduğunu söyleyebiliriz. bu minvalde "herkes çalar, kimisi bunu kendine itiraf eder, kimisi etmez. insanoğlu böyledir. bu yüzden kilitleri icat ettik..." demesi o antikahramanlığa dokunmakla birlikte, filmin basitliğine pek de uymayan felsefilik ortaya koymuş.
son olarak, diğer dikkate değer bir başka diyalog;
(o kadar soyguncu ve şiddet dolu parker'a)
-geceleri nasıl uyuyabilirsun?
-saat 19.00'dan sonra kahve içmiyorum.
filmden çıkarılan ders; rahat uyumak için saat 19.00'dan sonra kahve içmemeliyiz.
ve bir başka sonuç; amerika'lı sosyeteler ve elitler, 40-50 milyon dolarlık mâlikanelerde otururken bizimkiler anca cihangir'de, moda'da filan birkaç milyona satın alınabilecek dairelerde oturuyorlar. şu farka bakar mısınız...
ayrıca, bu filmin bütçesini bana verseydiniz çok daha iyisini çekerdim. evet.
bunun yanında, jennifer lopez seksepalitesinin yeterince kullanılmayışı, Emma Booth denen güzeller güzeli hatunun silik kalması, bu denli basit bir yapımın gereksiz biçimde 2 saate uzatılması; ve ayrıca, tam bir gerizekalı takımı olan, pek çok yerde soğukkanlılıktan yoksun soygun çetesinin zekice denebilecek hırsızlık planları tasarlayıp gerçekleştirmeleri de senaryo adına bazı belli yanlış ve uyduruklukluklar...
senaryo basit, roller basit, kamera çekimleri basit.. jason statham desen, biraz atraksiyon görsek? o da yok... peki ne özelliği var ve bu filmi neden izlemeliyiz? öncelikle tabi, jennifer lopez faktörü ister istemez hatırı sayılır cazibe yaratıyor, fakat işte onun da yeterince kullanılmayışı ve tipik bir yan rol'den ibaret kalması filmin puanını epeyce düşürüyor ve 'iş olsun diye, öylesine yapılmış bir film..' diye düşündürtmeden edemiyor insanı.
fakat uğraşırsak birkaç şey çıkabilir gibi;
birincisi, palme beach/florida ile ilgili birkaç dakkalık güzel manzaralar görebiliriz.
ikincisi; orta yaş bunalımı, klasik amerikan kapitalizmi ile bağdaştırılabilecek birkaç detay yakalanabilir bu filmde.
mesela, leslie'nin milyon dolarlık evler satan bir emlak komisyoncusu olmasına rağmen 40 bin dolarlık borcu için deli gibi çalışması, ofiste dönen hilekârlıklar ve rekabet... örneğin leslie'nin etik olmayan biçimde aslında iş arkadaşına ait olan işi kendi üzerine alması ve bunu gören arkadaşına 'aynısını o da yapıyor' diyerek bunu meşrulaştırıp oyunun kuralı biçiminde göstermesi...
diğer bir detay, başka bir diyalogda gizli; palme beach'te soygunculuk yapan parker'in orada oturanlar hakkında, 'dedeleri kirli işler çevirerek bunca servet edindiler, kendileri de bu sayede böyle rahat şekilde ve sözde ahlaklıca yaşıyor' minvaline gelebilecek bir söz söylemesi çarpıcı bir gerçekliğe dair ince göndermede bulunmuş.
yine de, jason statham'ın başarılı bir 'antikahraman' profili oluşturduğunu söyleyebiliriz. bu minvalde "herkes çalar, kimisi bunu kendine itiraf eder, kimisi etmez. insanoğlu böyledir. bu yüzden kilitleri icat ettik..." demesi o antikahramanlığa dokunmakla birlikte, filmin basitliğine pek de uymayan felsefilik ortaya koymuş.
son olarak, diğer dikkate değer bir başka diyalog;
(o kadar soyguncu ve şiddet dolu parker'a)
-geceleri nasıl uyuyabilirsun?
-saat 19.00'dan sonra kahve içmiyorum.
filmden çıkarılan ders; rahat uyumak için saat 19.00'dan sonra kahve içmemeliyiz.
ve bir başka sonuç; amerika'lı sosyeteler ve elitler, 40-50 milyon dolarlık mâlikanelerde otururken bizimkiler anca cihangir'de, moda'da filan birkaç milyona satın alınabilecek dairelerde oturuyorlar. şu farka bakar mısınız...
ayrıca, bu filmin bütçesini bana verseydiniz çok daha iyisini çekerdim. evet.
Gündemdeki Haberler