bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı73
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler8
- nervio43
- iyi menemenin sırrı7
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- sözlüğün en şık erkeği12
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- iyi memenin sırrı7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- almanca bilmek5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- kale3112 ifşa8
- siyah sütyen5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- meme4
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- muslettin amca14
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- engineer288
- ese dezze8
- true esaretten kurtulacak4
- sözlük klasikleri12
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- kassız erkek neye benzer5
- aşk9
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- yarın iş olması3
- aleksey batrakov27
- anın görüntüsü32
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- futbol17
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- sözlük kürdü55
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
yaşanılası ülke standardı sadece gelir düzeyiyle ilişkilendirilecekse evet bir çok avrupa ülkesi ya da amerika örnek gösterilebilir. ama ben derim ki gidip görmeden şu ülke çok yaşanılası bir yermiş hacı, isveç'te kızlar teklif ediyormuş, italya'da erkekler zengin, yakışıklı, olgun, karizmatikmiş demeyin. bir kere yurtdışına çıktığınız andan itibaren (o ülkenin havaalanından başlayarak yani) elinizde bulundurduğunuz türk pasaportu sayesinde diğer tüm milletlerden ayrı bir yerdesinizdir onların gözünde. iyimser olmaya çalıştım, bir adım geriden başlarsınız demedim. niye geldin hayırdır hemşehrim? tarzı sorular ve donunuza kadar aramalar yapılır. bir de düşünün ki bu ülkede yaşamaya başladınız, arasıra buradaki yakınlarınızı da görmeye geleceksiniz herhalde dimi? yani bu giriş-çıkışlar daha çok kez yaşanacak ve aynı prosedürler tekrar tekrar yaşanacaktır o ülkenin vatandaşlığını aldığınız ana kadar.
şimdi o yaşanılası ülkenin vatandaşı oldunuz diyelim. nasıl ki sonradan türk vatandaşlığına geçmiş birini şıp diye anlayabiliyorsak, onlar da anlayacaktır sizin orijinal birer italyan, alman, ingiliz ya da her ne haltsa olmadığınızı ve soracaklardır kökeninizi. türk lafını duyunca o sırada sizinle sarmaş dolaş kanka modunda olan bu ecnebi de bir adım geri atacak ve başlayacak türkiye hakkındaki saçma sapan sorularını sormaya. ha istisnaları yok mudur bu cahillerin? elbette ki vardır. ama türkiye'de erkeklerin 4 kadınla evlenmesine yasaların izin vermediğini, insanların sevgilileriyle sokakta dolaşabildiklerini ya da ne bileyim tüm kadınların çarşaf giymediğini bilen kesim ya kendisi ya da bir yakını daha önce türkiye'de bulunmuş olan insanlardan oluşur. sizin - onların deyimiyle- modern görünüşünüz, sizi türklerden ayrı kılmaktadır. aaa sen hiç türklere benzemiyorsun ki! lafı her defasında daha da fazla gıcık etmeye başlar insanı. ama sinirlenmeye de hakkın yoktur, çünkü barbar, medeniyetsiz türk olursun o zaman da.
insanların kafasındaki türk imajını da - en azından kendi çevrendekilerin - silebiliyorsun bir zaman sonra. bu sorun da ortadan kalkıyor. geriye en büyük sorun kalıyor. kültür farkı...yurtdışında yaşamak her türk bünyede farklı sonuçlar doğurabilir. gitmeden önce "ben dünya vatandaşlığına inanıyorum. çiçek,böcek." diyen bir sürü insanın turancı olup döndüğünü bilirim. diğer yandan, medeniyeti özgürce içip sıçabilmekten ibaret sayanların bir daha türkiye'ye ayak basmak istemediğini de görüyoruz. işte burada kişinin değer yargıları, kültürüne bağlılığı giriyor devreye. sorun farklı kültürlere uyum sağlayabilme, hoşgörü gösterebilme falan değil. o, ev sahibi ülkenin sorunu. ve avrupa'nın çoğu yerinde yoktur bu hoşgörü. hani avrupa birliği'nin sloganı vardır ya unity in diversity (farklılık içinde bütünlük), ona biz dahil değiliz sevgili yazarlar. diyorsanız ki ben bugüne kadar yetiştirildiğim kültürde edindiğim değer yargılarını, dostluk, aile, sevgi gibi kavramları değiştirmeye hazırım, o zaman bu ülkeler sizin için en yaşanılası ülkeler olur işte. para var huzur var olmuyor ne yazık ki her zaman...
burada kesinlikle milliyetçilik yapmaya çalışmıyorum. ama türk olmak gerçekten çok farklı hissettirir insana gurbet ellerde. kullanmayı bilirseniz çok da eğlendirir aynı zamanda. ama bir ülkeye gidip tatil yapmakla orada yaşamak arasında dağlar kadar fark var, yalnızca buna dikkat çekmek istedim.
şimdi o yaşanılası ülkenin vatandaşı oldunuz diyelim. nasıl ki sonradan türk vatandaşlığına geçmiş birini şıp diye anlayabiliyorsak, onlar da anlayacaktır sizin orijinal birer italyan, alman, ingiliz ya da her ne haltsa olmadığınızı ve soracaklardır kökeninizi. türk lafını duyunca o sırada sizinle sarmaş dolaş kanka modunda olan bu ecnebi de bir adım geri atacak ve başlayacak türkiye hakkındaki saçma sapan sorularını sormaya. ha istisnaları yok mudur bu cahillerin? elbette ki vardır. ama türkiye'de erkeklerin 4 kadınla evlenmesine yasaların izin vermediğini, insanların sevgilileriyle sokakta dolaşabildiklerini ya da ne bileyim tüm kadınların çarşaf giymediğini bilen kesim ya kendisi ya da bir yakını daha önce türkiye'de bulunmuş olan insanlardan oluşur. sizin - onların deyimiyle- modern görünüşünüz, sizi türklerden ayrı kılmaktadır. aaa sen hiç türklere benzemiyorsun ki! lafı her defasında daha da fazla gıcık etmeye başlar insanı. ama sinirlenmeye de hakkın yoktur, çünkü barbar, medeniyetsiz türk olursun o zaman da.
insanların kafasındaki türk imajını da - en azından kendi çevrendekilerin - silebiliyorsun bir zaman sonra. bu sorun da ortadan kalkıyor. geriye en büyük sorun kalıyor. kültür farkı...yurtdışında yaşamak her türk bünyede farklı sonuçlar doğurabilir. gitmeden önce "ben dünya vatandaşlığına inanıyorum. çiçek,böcek." diyen bir sürü insanın turancı olup döndüğünü bilirim. diğer yandan, medeniyeti özgürce içip sıçabilmekten ibaret sayanların bir daha türkiye'ye ayak basmak istemediğini de görüyoruz. işte burada kişinin değer yargıları, kültürüne bağlılığı giriyor devreye. sorun farklı kültürlere uyum sağlayabilme, hoşgörü gösterebilme falan değil. o, ev sahibi ülkenin sorunu. ve avrupa'nın çoğu yerinde yoktur bu hoşgörü. hani avrupa birliği'nin sloganı vardır ya unity in diversity (farklılık içinde bütünlük), ona biz dahil değiliz sevgili yazarlar. diyorsanız ki ben bugüne kadar yetiştirildiğim kültürde edindiğim değer yargılarını, dostluk, aile, sevgi gibi kavramları değiştirmeye hazırım, o zaman bu ülkeler sizin için en yaşanılası ülkeler olur işte. para var huzur var olmuyor ne yazık ki her zaman...
burada kesinlikle milliyetçilik yapmaya çalışmıyorum. ama türk olmak gerçekten çok farklı hissettirir insana gurbet ellerde. kullanmayı bilirseniz çok da eğlendirir aynı zamanda. ama bir ülkeye gidip tatil yapmakla orada yaşamak arasında dağlar kadar fark var, yalnızca buna dikkat çekmek istedim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar