bugün
- su bardağında çay içmek10
- şükretmeyen insan6
- cenazede gülmek5
- alttaki yazara bir şey söyle20
- pudingi çay kaşığıyla yemek4
- insanın düşüncelerinden utanması6
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- usul adab erkan4
- galiba hamileyim5
- tuvalette ilham gelmesi2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı35
- devrimci kız götü3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- firavun ahenaton2
- vazektomi3
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- yüksek enflasyon7
- bilmiyorum diyebilmek2
- parcalandim toparlanamiyorum321
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- bol kaşarlı tost3
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- beyoğlu nda taksiye çarpan otomobil kazası2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- yogartiksen12
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- sözlük çeteleri11
- cuma akşamı etkinlikleri8
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- hangi yazarla çift olursunuz28
- hilafetin türklere faydası16
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- ucan tekme atan hipopotam45
- kibarhergele14
kemal burkay'ın bir şiiri.
hayat bir türküdür spartaküs
avutucudur geçicidir
güneş tepeler üstünde yükselirken
ve kıyıları döverken mor dalgalar
hayat bir türküdür spartaküs
köylü kadınların küçük çocukların söylediği
orda trakya ovalarında
özgürlük uçan kuşlara benzer
ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer
varinia'nın gözyaşlarına spartaküs
o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin
bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer
kanları toprağa belenirken
onlar dostluğu bilirler mi
kardeşliği bilirler mi
başkası için ölmeyi hiç
onlar bilirler mi spartaküs
ayağa kalkınca makedonya'nın
lombardiya'nın taşı toprağı
yaşlıları, hastaları, genç kızları
özgürlük için saçları bayraklaşan
onlar, roma'nın uygar efendileri
dövüşken horoz yetiştirir gibi
avrupa'nın, asya'nın, afrika'nın
o, kölelikten başka hakkı olmayan
en güçlü insanlarını meydanlarda
birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen
eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün
onlar, roma'nın uygar efendileri
frigya ovasında yetişen buğday
acem ipeği, mısır pamuğu
besili sığırları afrika'nın
finike'nin sedir ağaçları
ve genç kızları normandiya'nın
herşey, hatta dalgalar, gökyüzü
dağlar, esen yel ve gün ışığı
güya bu efendiler içindi.
köle doğmak boynunda bir zincirle
sırtında bir kamçıyla
yüreğinde bir damgayla spartaküs
uşaklık edeceğin saraylar yapmak
geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar
çürüyeceğin zindanlar yapmak
ve taşımak olmayan günahlarını sırtında
doğduğun günden öldüğün güne kadar
zincirleri kırmak güzeldir spartaküs
gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir
aşk gibidir
çıkmak geceden güne
zincirlerden öte uzundur dünya
duvarlardan öte yaşamak geniştir
besbelli sevginin en güzeli
zincirleri kırmaktır yeryüzünde
hiç unutabilir misin spartaküs
yüzünü afrikalı zencinin
gözlerini unutabilir misin
ancak bu denli sevebilir insan
kılıç, kan ve romalılar arasında bile
gönlü böylesine sevgiyle taşan
bu adam
seni öldürmemek için kendi öldü
sen o zaman vurulmuştun işte
ölüm güzeldir böyle yaşamaktan
bir romalı yüreği gibi değil
ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren
ak bulutların öptüğü
makedonya dağlarından
cins atlar büyüten, yapağı veren
macar ovalarından
çıkıp karlı alp dağlarını
köle toprakları bir boydan bir boya aşan
bir su gibi içip özgürlüğü
mızrağının ucunda
alınteri ve sevgi taşıyan
sen ki o mermer saraylarda yaşıyan
kölelerin bayrağı spartaküs
kan ve kemikler üstüne şanları kurulu
parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin
bilmediği bunca şeyi bilirdin
sen ki bir çocuk için yaşamayı
bir kadına gönül vermeyi
eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs
"biz kölelerin de bir tanrısı vardır..."
bunu bilmiyordun işte
çünkü kölelerin tanrısı yoktur spartaküs
yoksulluk kötüdür spartaküs
bilgisizlik kötüdür
ama hiçbir şey boyun eğmekten
daha kötü değildir
sen de yenildin sonunda
bir çarmıhta can verdin
ama bir türkü gibi çağdan çağa
erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara
adını öğrettin spartaküs.
hayat bir türküdür spartaküs
avutucudur geçicidir
güneş tepeler üstünde yükselirken
ve kıyıları döverken mor dalgalar
hayat bir türküdür spartaküs
köylü kadınların küçük çocukların söylediği
orda trakya ovalarında
özgürlük uçan kuşlara benzer
ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer
varinia'nın gözyaşlarına spartaküs
o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin
bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer
kanları toprağa belenirken
onlar dostluğu bilirler mi
kardeşliği bilirler mi
başkası için ölmeyi hiç
onlar bilirler mi spartaküs
ayağa kalkınca makedonya'nın
lombardiya'nın taşı toprağı
yaşlıları, hastaları, genç kızları
özgürlük için saçları bayraklaşan
onlar, roma'nın uygar efendileri
dövüşken horoz yetiştirir gibi
avrupa'nın, asya'nın, afrika'nın
o, kölelikten başka hakkı olmayan
en güçlü insanlarını meydanlarda
birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen
eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün
onlar, roma'nın uygar efendileri
frigya ovasında yetişen buğday
acem ipeği, mısır pamuğu
besili sığırları afrika'nın
finike'nin sedir ağaçları
ve genç kızları normandiya'nın
herşey, hatta dalgalar, gökyüzü
dağlar, esen yel ve gün ışığı
güya bu efendiler içindi.
köle doğmak boynunda bir zincirle
sırtında bir kamçıyla
yüreğinde bir damgayla spartaküs
uşaklık edeceğin saraylar yapmak
geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar
çürüyeceğin zindanlar yapmak
ve taşımak olmayan günahlarını sırtında
doğduğun günden öldüğün güne kadar
zincirleri kırmak güzeldir spartaküs
gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir
aşk gibidir
çıkmak geceden güne
zincirlerden öte uzundur dünya
duvarlardan öte yaşamak geniştir
besbelli sevginin en güzeli
zincirleri kırmaktır yeryüzünde
hiç unutabilir misin spartaküs
yüzünü afrikalı zencinin
gözlerini unutabilir misin
ancak bu denli sevebilir insan
kılıç, kan ve romalılar arasında bile
gönlü böylesine sevgiyle taşan
bu adam
seni öldürmemek için kendi öldü
sen o zaman vurulmuştun işte
ölüm güzeldir böyle yaşamaktan
bir romalı yüreği gibi değil
ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren
ak bulutların öptüğü
makedonya dağlarından
cins atlar büyüten, yapağı veren
macar ovalarından
çıkıp karlı alp dağlarını
köle toprakları bir boydan bir boya aşan
bir su gibi içip özgürlüğü
mızrağının ucunda
alınteri ve sevgi taşıyan
sen ki o mermer saraylarda yaşıyan
kölelerin bayrağı spartaküs
kan ve kemikler üstüne şanları kurulu
parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin
bilmediği bunca şeyi bilirdin
sen ki bir çocuk için yaşamayı
bir kadına gönül vermeyi
eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs
"biz kölelerin de bir tanrısı vardır..."
bunu bilmiyordun işte
çünkü kölelerin tanrısı yoktur spartaküs
yoksulluk kötüdür spartaküs
bilgisizlik kötüdür
ama hiçbir şey boyun eğmekten
daha kötü değildir
sen de yenildin sonunda
bir çarmıhta can verdin
ama bir türkü gibi çağdan çağa
erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara
adını öğrettin spartaküs.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar