bugün
- filistin37
- özelden şeftalisini atan yazar14
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- pıttık fırlatma akımı6
- arkadaşlar bir şey soracağım12
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün4
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- tarhana çorbası10
- silvermist'e iki şey söyle20
- antipanik'e bir şey söyle22
- bana iyi geliyorsun diyen kız5
- parcalandim toparlanamiyorum323
- sözlük kızlarının kombinleri17
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı7
- uçağımı uçuracak pilot arıyorum4
- karnabahar brokoli mantar yemeyen insan3
- whatsapptan beni tanıdın mı yazıp engelleyen insan3
- karnabahar3
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması4
- tavuk tantuni6
- coleslaw2
- aniden gelen adam tokatlama isteği3
- birazdan kalkacak3
- sözlüğün azması2
- koruk turşusu3
- anın görüntüsü26
- sarapci koalayi denize atmak6
- bir yazar vardı canı sıkılan2
- canı damarlı manisa yaprağ çeken sözlük erkekleri2
- galette3
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- çivi çiviyi söker diyen kız5
- 44 yaşında psikolog olmak7
- bamya sever misin diyen yazar3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- totosu karpuz gibi maşallah diyen tip2
- yoğurt mayalamak2
- antalya5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- öğretmenler odasında kahve içmenin felsefesi4
- fette2
- muhacir böreği2
- muşlettin amca7
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması5
- sözlük yazarlarının şeftalileri3
- fon kurdum para yatırır mısınız4
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması5
- mattia ahmet minguzzi3
hediye paketinden cicili bicili bir gammaz butonu çıkmış, sevindirik olmuş yazar.
(bkz: spartacus)
kemal burkay'ın bir şiiri.
hayat bir türküdür spartaküs
avutucudur geçicidir
güneş tepeler üstünde yükselirken
ve kıyıları döverken mor dalgalar
hayat bir türküdür spartaküs
köylü kadınların küçük çocukların söylediği
orda trakya ovalarında
özgürlük uçan kuşlara benzer
ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer
varinia'nın gözyaşlarına spartaküs
o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin
bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer
kanları toprağa belenirken
onlar dostluğu bilirler mi
kardeşliği bilirler mi
başkası için ölmeyi hiç
onlar bilirler mi spartaküs
ayağa kalkınca makedonya'nın
lombardiya'nın taşı toprağı
yaşlıları, hastaları, genç kızları
özgürlük için saçları bayraklaşan
onlar, roma'nın uygar efendileri
dövüşken horoz yetiştirir gibi
avrupa'nın, asya'nın, afrika'nın
o, kölelikten başka hakkı olmayan
en güçlü insanlarını meydanlarda
birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen
eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün
onlar, roma'nın uygar efendileri
frigya ovasında yetişen buğday
acem ipeği, mısır pamuğu
besili sığırları afrika'nın
finike'nin sedir ağaçları
ve genç kızları normandiya'nın
herşey, hatta dalgalar, gökyüzü
dağlar, esen yel ve gün ışığı
güya bu efendiler içindi.
köle doğmak boynunda bir zincirle
sırtında bir kamçıyla
yüreğinde bir damgayla spartaküs
uşaklık edeceğin saraylar yapmak
geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar
çürüyeceğin zindanlar yapmak
ve taşımak olmayan günahlarını sırtında
doğduğun günden öldüğün güne kadar
zincirleri kırmak güzeldir spartaküs
gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir
aşk gibidir
çıkmak geceden güne
zincirlerden öte uzundur dünya
duvarlardan öte yaşamak geniştir
besbelli sevginin en güzeli
zincirleri kırmaktır yeryüzünde
hiç unutabilir misin spartaküs
yüzünü afrikalı zencinin
gözlerini unutabilir misin
ancak bu denli sevebilir insan
kılıç, kan ve romalılar arasında bile
gönlü böylesine sevgiyle taşan
bu adam
seni öldürmemek için kendi öldü
sen o zaman vurulmuştun işte
ölüm güzeldir böyle yaşamaktan
bir romalı yüreği gibi değil
ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren
ak bulutların öptüğü
makedonya dağlarından
cins atlar büyüten, yapağı veren
macar ovalarından
çıkıp karlı alp dağlarını
köle toprakları bir boydan bir boya aşan
bir su gibi içip özgürlüğü
mızrağının ucunda
alınteri ve sevgi taşıyan
sen ki o mermer saraylarda yaşıyan
kölelerin bayrağı spartaküs
kan ve kemikler üstüne şanları kurulu
parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin
bilmediği bunca şeyi bilirdin
sen ki bir çocuk için yaşamayı
bir kadına gönül vermeyi
eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs
"biz kölelerin de bir tanrısı vardır..."
bunu bilmiyordun işte
çünkü kölelerin tanrısı yoktur spartaküs
yoksulluk kötüdür spartaküs
bilgisizlik kötüdür
ama hiçbir şey boyun eğmekten
daha kötü değildir
sen de yenildin sonunda
bir çarmıhta can verdin
ama bir türkü gibi çağdan çağa
erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara
adını öğrettin spartaküs.
hayat bir türküdür spartaküs
avutucudur geçicidir
güneş tepeler üstünde yükselirken
ve kıyıları döverken mor dalgalar
hayat bir türküdür spartaküs
köylü kadınların küçük çocukların söylediği
orda trakya ovalarında
özgürlük uçan kuşlara benzer
ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer
varinia'nın gözyaşlarına spartaküs
o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin
bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer
kanları toprağa belenirken
onlar dostluğu bilirler mi
kardeşliği bilirler mi
başkası için ölmeyi hiç
onlar bilirler mi spartaküs
ayağa kalkınca makedonya'nın
lombardiya'nın taşı toprağı
yaşlıları, hastaları, genç kızları
özgürlük için saçları bayraklaşan
onlar, roma'nın uygar efendileri
dövüşken horoz yetiştirir gibi
avrupa'nın, asya'nın, afrika'nın
o, kölelikten başka hakkı olmayan
en güçlü insanlarını meydanlarda
birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen
eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün
onlar, roma'nın uygar efendileri
frigya ovasında yetişen buğday
acem ipeği, mısır pamuğu
besili sığırları afrika'nın
finike'nin sedir ağaçları
ve genç kızları normandiya'nın
herşey, hatta dalgalar, gökyüzü
dağlar, esen yel ve gün ışığı
güya bu efendiler içindi.
köle doğmak boynunda bir zincirle
sırtında bir kamçıyla
yüreğinde bir damgayla spartaküs
uşaklık edeceğin saraylar yapmak
geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar
çürüyeceğin zindanlar yapmak
ve taşımak olmayan günahlarını sırtında
doğduğun günden öldüğün güne kadar
zincirleri kırmak güzeldir spartaküs
gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir
aşk gibidir
çıkmak geceden güne
zincirlerden öte uzundur dünya
duvarlardan öte yaşamak geniştir
besbelli sevginin en güzeli
zincirleri kırmaktır yeryüzünde
hiç unutabilir misin spartaküs
yüzünü afrikalı zencinin
gözlerini unutabilir misin
ancak bu denli sevebilir insan
kılıç, kan ve romalılar arasında bile
gönlü böylesine sevgiyle taşan
bu adam
seni öldürmemek için kendi öldü
sen o zaman vurulmuştun işte
ölüm güzeldir böyle yaşamaktan
bir romalı yüreği gibi değil
ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren
ak bulutların öptüğü
makedonya dağlarından
cins atlar büyüten, yapağı veren
macar ovalarından
çıkıp karlı alp dağlarını
köle toprakları bir boydan bir boya aşan
bir su gibi içip özgürlüğü
mızrağının ucunda
alınteri ve sevgi taşıyan
sen ki o mermer saraylarda yaşıyan
kölelerin bayrağı spartaküs
kan ve kemikler üstüne şanları kurulu
parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin
bilmediği bunca şeyi bilirdin
sen ki bir çocuk için yaşamayı
bir kadına gönül vermeyi
eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs
"biz kölelerin de bir tanrısı vardır..."
bunu bilmiyordun işte
çünkü kölelerin tanrısı yoktur spartaküs
yoksulluk kötüdür spartaküs
bilgisizlik kötüdür
ama hiçbir şey boyun eğmekten
daha kötü değildir
sen de yenildin sonunda
bir çarmıhta can verdin
ama bir türkü gibi çağdan çağa
erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara
adını öğrettin spartaküs.
Roma imparatorluğu zamanında köle olmasaına dayanamayıp isyaneden ve lejyon askerlirin çoğunu öldürmeyi başaran birisidir. gerçi öldürülmüştür ama efsane olarak adı kalmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar