bugün
- ben geldim naneler18
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek14
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek6
- ferdi özbeğen9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- günün iddaa kuponu2
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- devlet kim lan7
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- çok çişi gelen insan5
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- pandela43
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı5
- menekşe moru oje4
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- pandela tarzı entry gir6
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- wednesdayin annesi8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- anın görüntüsü20
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba2
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- ince ruhlu erkek olmak2
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- annenin ölmesi5
- tai lung ile revani yemek4
- pandela1bukentay3
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- azgın türbanlı10
- izlenmiş en kusursuz film8
- zoey2
- güne bir şarkı bırak2
- alain delon vs cüneyt arkın5
- aylık 409 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- 20263
ülkemizde cezalandırıcı adıyla bilinen 1994 yapımı, başrollerinde sylvester stallone, wesley snipes ve de sandra bullock'un oynadığı distopik bilim-kurgu-aksiyon-eğlence filmi. konusu şöyledir:
1990'ların sonlarında dünya(dünyadan kastımız elbette amerika birleşik dötleridir[buradan da v for vendetta'ya selam çakmış olalım güntekin]) bok gibi bir yer olmuştur. herkes herkesi öldürmektedir. neyse sly, azılı düşmanı wesley abiyi bi yerde kıstırır ve de yakalar. ancak, bu yakalama işlemi esnasında sivillerin de ölümüne neden olduğu için(ki kazın ayağının öyle olmadığı sonradan anlaşılacaktır) o da suçlu bulunur. ve iki elemanın dondurulma cezasına çarptırılıp, bilmem kaç yıl öyle kalmalarına karar verilir.
derken... wesley abi esrarengiz bir şekilde çözülür. rehabilite programı uyarınca(ki bu da matrix'deki kung-fu öğreten 8086 bilgisayar gibi bi şeyle gerçekleşiyordu) marangoz eğitimi alması gerekirken, bütün yakın ve uzak dövüş sanatları ile silah bilgisiyle donatılı bir şekilde tam takım bir ölüm makinesi halinde geri döner ve de eley sokaklarında dehşet saçmaya başlar.
neyse uzattık... şimdi wesley abinin çözüldüğü yılda eley şehri çok sıkıcı bi yer olmuştur. et, tuz, hamur işi, sigara, küfür, seks falan artık insanı insan yapan(ya da başka birilerine göre insanı insanlıktan çıkaran) ne varsa yasaklanmıştır. herkes böyle leyla leyla ortalarda dolaşmakta, kimse durumdan şikayetçi olmamaktadır. şikayetçi olanlar ise susturulmuş, koğuşturulmuş ve yerin altına sürülmüştür. bu herkes hayatından memnun adlı yapının mimarı işte bu yer altındaki memnuniyetsiz kitleden alabildiğine tırsmaktadır. işte dünyanın(yani abd'nin, belki de sadece eley'in) eskiden içine düştüğü kaos ortamını fırsat bilerek yönetimi ele alan ve kendi ütopyasını gerçekleştiren bu adam herkese göre bir kahraman, bir mehdi falandır. zaten giyim tarzıyla da ben "bu çağın isa'sıyım" diye bağırır.
yau yine neyse... işte bu wesley abi sokaklara tekinsiz salıverilince polis acayip korkar. hatta başkomser donuna falan kaçırır. zira, artık polis ateşli silah kullanmamakta zorluk çıkarana en fazla alantirikli copla şok uygulayabilmektedir. tabii wesley abi'ye tesir etmez bunlar. adam iyice siki-daşşağı sallayıp ortalarda at koşturmaya başlar. bu bizim mal polisler düşünür, düşünür... düşünür... n'apalım nidelim derken akıllarına sly gelir. direkman bunu da çözerler. ancak sly wesley abi gibi hemen ortama ayak uyduramaz. zira tam bi öldürme makinesi olarak programlanan wesley abinin aksine sly örme makinesi olarak programlanmıştır.
sonra... sonrası malum. bir kaç-kovaladır sürer gider. filmin güzel tarafı gelecek tasvirleri ve öngörüleridir(*). ben severim bu filmi. ehil bir el tarafından yazılıp çekilseydi bir klâsik olabilirdi diye düşünürüm hep.
*
filmin ortalarında bir yerinde sandra sly'e onun yaşadığı devirle ilgili bilgileri nerden bulduğunu mu ne söylerken:
sandra: "schwarzenegger kütüphanesi'nden buldum." der.
sly: "arnold schwarzenegger mi? aktörün adını kütüphaneye mi verdiniz?"
sandra: "o sonra aktörlüğü bırakıp başkan oldu." gibin bir şey söyler.
sly: "başkan mı? ööh amına koyim ne günlere kalmışız." tadında bir kelâm eder.
işte arnold vali olduktan sonra ister istemez akla bu diyalog gelir.
1990'ların sonlarında dünya(dünyadan kastımız elbette amerika birleşik dötleridir[buradan da v for vendetta'ya selam çakmış olalım güntekin]) bok gibi bir yer olmuştur. herkes herkesi öldürmektedir. neyse sly, azılı düşmanı wesley abiyi bi yerde kıstırır ve de yakalar. ancak, bu yakalama işlemi esnasında sivillerin de ölümüne neden olduğu için(ki kazın ayağının öyle olmadığı sonradan anlaşılacaktır) o da suçlu bulunur. ve iki elemanın dondurulma cezasına çarptırılıp, bilmem kaç yıl öyle kalmalarına karar verilir.
derken... wesley abi esrarengiz bir şekilde çözülür. rehabilite programı uyarınca(ki bu da matrix'deki kung-fu öğreten 8086 bilgisayar gibi bi şeyle gerçekleşiyordu) marangoz eğitimi alması gerekirken, bütün yakın ve uzak dövüş sanatları ile silah bilgisiyle donatılı bir şekilde tam takım bir ölüm makinesi halinde geri döner ve de eley sokaklarında dehşet saçmaya başlar.
neyse uzattık... şimdi wesley abinin çözüldüğü yılda eley şehri çok sıkıcı bi yer olmuştur. et, tuz, hamur işi, sigara, küfür, seks falan artık insanı insan yapan(ya da başka birilerine göre insanı insanlıktan çıkaran) ne varsa yasaklanmıştır. herkes böyle leyla leyla ortalarda dolaşmakta, kimse durumdan şikayetçi olmamaktadır. şikayetçi olanlar ise susturulmuş, koğuşturulmuş ve yerin altına sürülmüştür. bu herkes hayatından memnun adlı yapının mimarı işte bu yer altındaki memnuniyetsiz kitleden alabildiğine tırsmaktadır. işte dünyanın(yani abd'nin, belki de sadece eley'in) eskiden içine düştüğü kaos ortamını fırsat bilerek yönetimi ele alan ve kendi ütopyasını gerçekleştiren bu adam herkese göre bir kahraman, bir mehdi falandır. zaten giyim tarzıyla da ben "bu çağın isa'sıyım" diye bağırır.
yau yine neyse... işte bu wesley abi sokaklara tekinsiz salıverilince polis acayip korkar. hatta başkomser donuna falan kaçırır. zira, artık polis ateşli silah kullanmamakta zorluk çıkarana en fazla alantirikli copla şok uygulayabilmektedir. tabii wesley abi'ye tesir etmez bunlar. adam iyice siki-daşşağı sallayıp ortalarda at koşturmaya başlar. bu bizim mal polisler düşünür, düşünür... düşünür... n'apalım nidelim derken akıllarına sly gelir. direkman bunu da çözerler. ancak sly wesley abi gibi hemen ortama ayak uyduramaz. zira tam bi öldürme makinesi olarak programlanan wesley abinin aksine sly örme makinesi olarak programlanmıştır.
sonra... sonrası malum. bir kaç-kovaladır sürer gider. filmin güzel tarafı gelecek tasvirleri ve öngörüleridir(*). ben severim bu filmi. ehil bir el tarafından yazılıp çekilseydi bir klâsik olabilirdi diye düşünürüm hep.
*
filmin ortalarında bir yerinde sandra sly'e onun yaşadığı devirle ilgili bilgileri nerden bulduğunu mu ne söylerken:
sandra: "schwarzenegger kütüphanesi'nden buldum." der.
sly: "arnold schwarzenegger mi? aktörün adını kütüphaneye mi verdiniz?"
sandra: "o sonra aktörlüğü bırakıp başkan oldu." gibin bir şey söyler.
sly: "başkan mı? ööh amına koyim ne günlere kalmışız." tadında bir kelâm eder.
işte arnold vali olduktan sonra ister istemez akla bu diyalog gelir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar