bugün
- şişman kızların çok neşeli olması5
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği11
- karı kıza para yedirir misiniz14
- seksli rüyalar görmek6
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı4
- osururken götten alev çıkması12
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- mateus cardoso lemos martins2
- 9 temmuz 2026 süper lig fikstür çekimi2
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- drone uçurmanın neredeyse imkansız hale gelmesi4
- kadınların piç erkek tercihi13
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- elle yemek yemek4
- çöp yanında kitap bulma ilmi3
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak2
- besle kargayı4
- en çok hoşa giden doğa olayı9
- evlenilmeyecek kız tipi11
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona2
- türk ekonimisi harika5
- çocuksu barbarlığı dayakla düzeltmek5
- zayıf erkeklerin agresif olması2
- internetten kız düşürmenin kolaylaşması5
- femboy erkeklere yürüyen dayılar5
- güne azerbaycan türkçesi bir şarkı bırak3
- karımın maaşına dokunmam diyen erkeğin kalmaması2
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- erkeklerin çok açık giyinmeye başlaması4
- telefonun aşırı ısınması7
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek6
- yön duygusuna sahip olmamak10
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- 7 temmuz 20262
- bir insanın neden flört etmediği üzerine5
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- baş ağrısını geçiren ilginç tedaviler5
- elle yiyip şişeden içenler2
- cemaat evinde maklube yememiş insan4
- araplar bilimde ileriydi kanka2
- uysalyakoben kim yahu2
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- kötü bir insan olmak5
- dünyada gerçek yok2
- tadelle'yi kim yiyor sorunsalı3
öyle mübarek bir hayvandır ki sahih hadislerde bile alemlere rahmet olarak gönderilen yüce peygamberimizin iltifatına mazhar olmuştur.
çorbaya düşen bir sineğin yenmesi gerektiğini söyleyen hadis aşağıdadır.
sineğin mikrop taşıyıcı bir hayvan olduğu savunulsa da allah peygamberi yanılmış olamaz.
Sineğin bir kanadında zehir, diğer kanadında panzehir olduğuna dair hadis var mıdır; yorumu nasıldır?
Değerli kardeşimiz;
Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur." (Ebû Dâvud, Et'ime 49, Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; ibnu Mâce, Tıb 31, Nesâî, Fera' 11)
AÇIKLAMA:
1. Bu rivayet, Resulullah (asv)'ın, vahye dayanarak konuştuğu hususunda, Müslüman olmayan biyoloji âlimlerini dahi ikna edecek mahiyette mucizevi hadislerinden biridir. Zira, Fahr-i Kainat Efendimiz (sav), mikrobiyoloji ilminin hiç olmadığı bir devirde, Arabistan gibi hiçbir tabiat ilminin mevzubahis olmadığı bir diyarda, bugünkü ilmin sadece bir terminoloji farkıyla ifade ettiği mühim bir vak'ayı eksiksiz ifade buyurmuştur.
Sinekte, insan sağlığı için zararlı ve faydalı maddeler var, bu maddeler dengeli bir şekilde yer almaktadır. Bir kanadında zararlısı, bir kanadında faydalısı.
2. Hadis muhtelif tariklerden gelmiştir. ibnu Mâce'de, Ebû Saîdi'l-Hudrî (radıyallahu anh)'tan yapılan rivayette "Sineğin iki kanadının birinde zehir, diğerinde şifa vardır. Eğer bir yemeğe düşerse, onu içine iyice batırın (sonra çıkarıp atın). Çünkü o, önce zehirli (kanadını banar), şifa(lı kanadı) geri bırakır." buyrulmuştur.
Bu rivayetten anlaşılacağı üzere, tamamını batırma emri, sineğin dışta kalan kanadındaki şifanın yemeğe geçmesi içindir. Çünkü hadis, zehirli kanadı üzerine düşerek öncelikle onu yemeğe batırdığını, diğer kanadı dışarıda kaldığı için o kanattan geçen zehiri zararsız kılacak şifanın (panzehirin) gerideki kanatta kaldığını belirtmektedir. Tamamı batırılınca dışarıda kalan kanattaki panzehir de yemeğe geçeceği için, öbürünün vereceği zarar bertaraf edilmiş olmaktadır.
Bezzâr'ın bir rivayetine göre, Enes (radıyallahu anh)'ın kabına sinek düşer. Enes sineği parmağıyla üç kere batırır ve "Bismillah" der, sonra da "Resulullah bize böyle yapmamızı emretti!" açıklamasında bulunur.
3. Sineğin zehirli kanadı hangisi? ibnu Hacer, bunu tasrih eden rivayete rastlamadığını, ancak bazı âlimlerin teemmül ederek: "Sineğin, sol kanadıyla korunduğunu, dolayısıyla bunun zehirli kanat olduğunu, şifanın da sağ kanadında bulunması gerektiğini" söylediğini belirtir. Ebû Saîd hadisinde de zehirli kanadın (korunma vs. işlerde) tekaddüm edip, şifalı kanadın teahhur ettiği belirtilmiştir.
4. Bu hadisten hareketle, sinek ve benzeri akan kanı olmayan küçük hayvanların az suyu kirletmeyecekleri (tencis etmeyecekleri) hükmüne varılmıştır. "Çünkü denmiştir, Resûlullah (asv), içinde öldüğü zaman suyu kirletecek olan bir şeyin suya batırılmasını emretmezdi. Bu görüşe muhalefet edip: "Sineğin suya batırılması onun ölmesini gerektirmez. Nitekim hafifce batırılınca ölmez, dirisi de içine düştüğü suyu kirletmez" diyen olmuştur. Beğavî de hadisten böyle bir hüküm çıkarmıştır. Ebû't-Tayyib et-Taberî de şöyle söyler: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadisle necaset ve tahareti beyan etmeyi kasdetmemiş aksine sineğin hâsıl edeceği zararın nasıl bertaraf edileceğini beyan etmeyi murad etmiştir." ibnu Hacer: "Bu doğru bir söz ama, bu hadisten bir başka hükmün daha istinbat edilmesine mani değildir" der ve sineğin batırılma işinin farklı şekillerde yapılabileceğini belirtir.
* Sineği, öldürmeyecek şekilde, dikkatle batırmak.
* Ölüp ölmeyeceğine aldırmadan batırmak. Ancak bu durumda yemek sıcaksa sineğin öleceği, soğuksa ölmeyeceği söylenebilir. Hadiste kayıd olduğu için, hükmün âmm olmasına hükmedilir. Ancak bu hüküm su götürür, çünkü mutlak bir hadis bu suretle tasdik edilir, şayet, bilâhare muayyen bir surete bir delil ikâme edilirse buna hamledilir.
5. Hattâbî der ki: "Bazı nasipsizler, hadisin aleyhinde konuşarak: "Bir sineğin iki kanadında zehir ve panzehir nasıl bir araya cem olabilirler? Bunu da sinek nasıl bilebiliyor ki, şifalı kanadını önce kullanıyor? Sineği bu işe iten nedir?" gibi şeyler sordular. Fakat bunlar cahil veya mütecahil (cahil görünen) kimselerin sorusudur. Zira pek çok hayvan, zıd sıfatları nefislerinde cem ederler. Allah aralarını telif etmiş ve onların bir arada bulunmalarını takdir buyurmuş, onlardan hayvanî kuvvetleri ortaya çıkarmıştır. Nitekim Allah arıya, acib bir sanat olan paketlerini yapmayı ve içerisinde bal yapmayı ilham etmiştir. Karıncaya da ihtiyaç zamanı için gıdasını biriktirmeyi, çimlenmemesi için de buğdayı ortadan ikiye bölmeyi ilham etmişti. Onlara bu ilhamları yapan Zât, sineğe da kanadının birini önce kullanıp diğerini de geride tutmayı ilham etmeye kâdirdir."
ibnu'l-Cevzî der ki: "Bu kimsenin söylediğinde bir gariplik yok. Zira, arı, baş kısmıyla bal toplar, aşağı kısmıyla da zehir alır. Zehiri öldüren yılanın eti, zehrin tedavisinde kullanılan ilaca katılmaktadır. Sinek de gözün parlatılması için ismid (denen sürme çeşidiyle) birlikte ezilir." Bazı hâzık tabibler: Sinek bir zehirleme kuvveti bulunduğunu, buna da sokması durumunda hâsıl olan kaşıntı ve şişliğin delâlet ettiğini, bu kuvvenin onun silahı mesabesinde olduğunu, sinek kendisine eza veren birşeye tesâdüf edince onu silahı ile karşıladığını, şâri Aleyhissalâtu vesselâm'ın da, bu zehir kuvvesine, Allah Teâlâ hazretlerinin, onun diğer kanadına koyduğu panzehirle karşı koymayı emrettiğini, böylece iki maddenin birbirine mukabele edip Allah'ın izniyle zararı ortadan kaldırdığını söylerler. (ibrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 11/135-137.)
Ayrıca şu yazı da konuya açıklık getirecektir:
Sağlıkla ilgili bu hadîs-i şerifi sunarken; bu tavsiyelerden bazıları, kimi şahıslar için antika, eski moda veya en azından tuhaf görünebilir. Bunların modern tıbbî bilgiyle desteklenmediği veya desteklenemeyeceği zannedilebilir.
"Dolu bir yemek kabının içine bir sinek düşerse, o sineği tamamen kabın içine batırıp çıkardıktan sonra kullanabilirsiniz."
Bu tavsiye, tehlikeli olmasa da garip görünebilir.
Halbuki Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bütün söz ve davranışlarının ilâhî bir temele dayandığını, bu yüzden onlarda hata ve yanlışlık olmayacağını bilen bir mü'min için bu hadîsin de muhakkak mantıkî açıklaması vardır. Ancak anlaşılması için belki asırlar geçmesi gerekir. Şöyleki:
Tıbbî olarak sineğin vücudunun bazı bölümlerinde patojenleri (hastalık sebebi olan mikropları) taşıdığı bilinmektedir. Bu, XV. asır önce tecrübî tıbbî bilginin olmadığı bir dönemde Efendimiz (asv) tarafından bildirilmiştir. Yine Peygamberimiz (sav): "Ölüm ve ihtiyarlık dışında çaresinin yaratılmadığı hastalık olmadığını."da bildirmektedir.
Bu yüzden modern zamanlarda bakteriler gibi zararlı organizmalara karşı penisilin başta olmak üzere antibiyotikler keşfedilmiş ve kullanılmaktadır. Öyleyse bu esrarlı tavsiyenin tıbbî mantığı nasıldır?
Sinek bedenlerinde antibiyotik olduğu, bilimsel denylerle anlaşılmıştır. Bir grup Avustralyalı araştırmacı tüm çabalarını bunun üzerine harcıyor. Macquarie Üniversitesi, Biyoloji Bilimleri bölümünde bir grup araştırmacı, sineklerin çürük et, meyve ve gübre dahil olmak üzere her türlü pisliğe karşı dayanıklı olduğu teorisinden yola çıkarak sineklerin sahip oldukları bu antibakteriyal özellikleri farklı gelişim evrelerinde ortaya çıkarmak üzere çalışmalar yaptılar.
Grubunun yeni keşfini Melbourne Mikrobiyoloji Konferansında tanıtan Ms Jonanne Clarke, "Çalışmalarının, yeni antibiyotiklerin bulunması için yapılan küresel araştırmaların ufak bir parçası olduğunu fakat kimsenin daha önce bakmayı akıllarına getirmedikleri bir yere odaklandıklarını" söylüyor. Bahsettiği bu proje aynı zamanda onun doktora tezinin bir parçası...
Ms Clarke, mide içersinde de meydana gelen antibakteriyal özelliklerin sinek bedeni üzerinde mevcut olduğunu söylüyor ve her iki yerde de bu aktiviteleri görebileceğimizi belirtiyor ve "Sinek bedeni üstüne yoğunlaşmamızın sebebi daha kolay ayrışılabilir yapıda olmasıdır." diye ekliyor. (http://www.abc.net.au/sci...les/2002/10/01/689400.htm)
Ayrıca Suudi Arabistan Qassim Üniversitesi, Medikal Mikrobiyoloji Bölümünde yapılan bir deneyin sonuçları, bunun bilimsel mantığını göstermiştir. Yapılan deney ve sonuçları şöyledir:
DENEY A
Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda E Coli tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
DENEY B
Deney "A'nın aynısıdır fakat bu sefer başka bir sinek ile yapılmıştır.
KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Coynebacterium (Dephtheroid (Difteri Basili) tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler (%70'den fazla) bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
DENEY C
Daha önceki deneylerin aynısıdır fakat farklı bir sinek ile yapılmıştır.
KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Staphylococcus sp. (Stafilolok Tipi) Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
Salmonellas (Salmonella) + proteus sp tipi hastalık yapan başka bakteri çeşitlerinde de aynı sonuçlar alınmıştır. (http://www.islamdunktv.co...y-refuting-those-who-laug...)
Mikrobiyolojideki en son araştırmalar Hz Peygamberin (asm) XV. asır önce bildirdiği tavsiyenin tıbbî izahını yapmakla, âdeta Onu tasdik etmektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla islamiyet
çorbaya düşen bir sineğin yenmesi gerektiğini söyleyen hadis aşağıdadır.
sineğin mikrop taşıyıcı bir hayvan olduğu savunulsa da allah peygamberi yanılmış olamaz.
Sineğin bir kanadında zehir, diğer kanadında panzehir olduğuna dair hadis var mıdır; yorumu nasıldır?
Değerli kardeşimiz;
Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur." (Ebû Dâvud, Et'ime 49, Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; ibnu Mâce, Tıb 31, Nesâî, Fera' 11)
AÇIKLAMA:
1. Bu rivayet, Resulullah (asv)'ın, vahye dayanarak konuştuğu hususunda, Müslüman olmayan biyoloji âlimlerini dahi ikna edecek mahiyette mucizevi hadislerinden biridir. Zira, Fahr-i Kainat Efendimiz (sav), mikrobiyoloji ilminin hiç olmadığı bir devirde, Arabistan gibi hiçbir tabiat ilminin mevzubahis olmadığı bir diyarda, bugünkü ilmin sadece bir terminoloji farkıyla ifade ettiği mühim bir vak'ayı eksiksiz ifade buyurmuştur.
Sinekte, insan sağlığı için zararlı ve faydalı maddeler var, bu maddeler dengeli bir şekilde yer almaktadır. Bir kanadında zararlısı, bir kanadında faydalısı.
2. Hadis muhtelif tariklerden gelmiştir. ibnu Mâce'de, Ebû Saîdi'l-Hudrî (radıyallahu anh)'tan yapılan rivayette "Sineğin iki kanadının birinde zehir, diğerinde şifa vardır. Eğer bir yemeğe düşerse, onu içine iyice batırın (sonra çıkarıp atın). Çünkü o, önce zehirli (kanadını banar), şifa(lı kanadı) geri bırakır." buyrulmuştur.
Bu rivayetten anlaşılacağı üzere, tamamını batırma emri, sineğin dışta kalan kanadındaki şifanın yemeğe geçmesi içindir. Çünkü hadis, zehirli kanadı üzerine düşerek öncelikle onu yemeğe batırdığını, diğer kanadı dışarıda kaldığı için o kanattan geçen zehiri zararsız kılacak şifanın (panzehirin) gerideki kanatta kaldığını belirtmektedir. Tamamı batırılınca dışarıda kalan kanattaki panzehir de yemeğe geçeceği için, öbürünün vereceği zarar bertaraf edilmiş olmaktadır.
Bezzâr'ın bir rivayetine göre, Enes (radıyallahu anh)'ın kabına sinek düşer. Enes sineği parmağıyla üç kere batırır ve "Bismillah" der, sonra da "Resulullah bize böyle yapmamızı emretti!" açıklamasında bulunur.
3. Sineğin zehirli kanadı hangisi? ibnu Hacer, bunu tasrih eden rivayete rastlamadığını, ancak bazı âlimlerin teemmül ederek: "Sineğin, sol kanadıyla korunduğunu, dolayısıyla bunun zehirli kanat olduğunu, şifanın da sağ kanadında bulunması gerektiğini" söylediğini belirtir. Ebû Saîd hadisinde de zehirli kanadın (korunma vs. işlerde) tekaddüm edip, şifalı kanadın teahhur ettiği belirtilmiştir.
4. Bu hadisten hareketle, sinek ve benzeri akan kanı olmayan küçük hayvanların az suyu kirletmeyecekleri (tencis etmeyecekleri) hükmüne varılmıştır. "Çünkü denmiştir, Resûlullah (asv), içinde öldüğü zaman suyu kirletecek olan bir şeyin suya batırılmasını emretmezdi. Bu görüşe muhalefet edip: "Sineğin suya batırılması onun ölmesini gerektirmez. Nitekim hafifce batırılınca ölmez, dirisi de içine düştüğü suyu kirletmez" diyen olmuştur. Beğavî de hadisten böyle bir hüküm çıkarmıştır. Ebû't-Tayyib et-Taberî de şöyle söyler: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadisle necaset ve tahareti beyan etmeyi kasdetmemiş aksine sineğin hâsıl edeceği zararın nasıl bertaraf edileceğini beyan etmeyi murad etmiştir." ibnu Hacer: "Bu doğru bir söz ama, bu hadisten bir başka hükmün daha istinbat edilmesine mani değildir" der ve sineğin batırılma işinin farklı şekillerde yapılabileceğini belirtir.
* Sineği, öldürmeyecek şekilde, dikkatle batırmak.
* Ölüp ölmeyeceğine aldırmadan batırmak. Ancak bu durumda yemek sıcaksa sineğin öleceği, soğuksa ölmeyeceği söylenebilir. Hadiste kayıd olduğu için, hükmün âmm olmasına hükmedilir. Ancak bu hüküm su götürür, çünkü mutlak bir hadis bu suretle tasdik edilir, şayet, bilâhare muayyen bir surete bir delil ikâme edilirse buna hamledilir.
5. Hattâbî der ki: "Bazı nasipsizler, hadisin aleyhinde konuşarak: "Bir sineğin iki kanadında zehir ve panzehir nasıl bir araya cem olabilirler? Bunu da sinek nasıl bilebiliyor ki, şifalı kanadını önce kullanıyor? Sineği bu işe iten nedir?" gibi şeyler sordular. Fakat bunlar cahil veya mütecahil (cahil görünen) kimselerin sorusudur. Zira pek çok hayvan, zıd sıfatları nefislerinde cem ederler. Allah aralarını telif etmiş ve onların bir arada bulunmalarını takdir buyurmuş, onlardan hayvanî kuvvetleri ortaya çıkarmıştır. Nitekim Allah arıya, acib bir sanat olan paketlerini yapmayı ve içerisinde bal yapmayı ilham etmiştir. Karıncaya da ihtiyaç zamanı için gıdasını biriktirmeyi, çimlenmemesi için de buğdayı ortadan ikiye bölmeyi ilham etmişti. Onlara bu ilhamları yapan Zât, sineğe da kanadının birini önce kullanıp diğerini de geride tutmayı ilham etmeye kâdirdir."
ibnu'l-Cevzî der ki: "Bu kimsenin söylediğinde bir gariplik yok. Zira, arı, baş kısmıyla bal toplar, aşağı kısmıyla da zehir alır. Zehiri öldüren yılanın eti, zehrin tedavisinde kullanılan ilaca katılmaktadır. Sinek de gözün parlatılması için ismid (denen sürme çeşidiyle) birlikte ezilir." Bazı hâzık tabibler: Sinek bir zehirleme kuvveti bulunduğunu, buna da sokması durumunda hâsıl olan kaşıntı ve şişliğin delâlet ettiğini, bu kuvvenin onun silahı mesabesinde olduğunu, sinek kendisine eza veren birşeye tesâdüf edince onu silahı ile karşıladığını, şâri Aleyhissalâtu vesselâm'ın da, bu zehir kuvvesine, Allah Teâlâ hazretlerinin, onun diğer kanadına koyduğu panzehirle karşı koymayı emrettiğini, böylece iki maddenin birbirine mukabele edip Allah'ın izniyle zararı ortadan kaldırdığını söylerler. (ibrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 11/135-137.)
Ayrıca şu yazı da konuya açıklık getirecektir:
Sağlıkla ilgili bu hadîs-i şerifi sunarken; bu tavsiyelerden bazıları, kimi şahıslar için antika, eski moda veya en azından tuhaf görünebilir. Bunların modern tıbbî bilgiyle desteklenmediği veya desteklenemeyeceği zannedilebilir.
"Dolu bir yemek kabının içine bir sinek düşerse, o sineği tamamen kabın içine batırıp çıkardıktan sonra kullanabilirsiniz."
Bu tavsiye, tehlikeli olmasa da garip görünebilir.
Halbuki Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bütün söz ve davranışlarının ilâhî bir temele dayandığını, bu yüzden onlarda hata ve yanlışlık olmayacağını bilen bir mü'min için bu hadîsin de muhakkak mantıkî açıklaması vardır. Ancak anlaşılması için belki asırlar geçmesi gerekir. Şöyleki:
Tıbbî olarak sineğin vücudunun bazı bölümlerinde patojenleri (hastalık sebebi olan mikropları) taşıdığı bilinmektedir. Bu, XV. asır önce tecrübî tıbbî bilginin olmadığı bir dönemde Efendimiz (asv) tarafından bildirilmiştir. Yine Peygamberimiz (sav): "Ölüm ve ihtiyarlık dışında çaresinin yaratılmadığı hastalık olmadığını."da bildirmektedir.
Bu yüzden modern zamanlarda bakteriler gibi zararlı organizmalara karşı penisilin başta olmak üzere antibiyotikler keşfedilmiş ve kullanılmaktadır. Öyleyse bu esrarlı tavsiyenin tıbbî mantığı nasıldır?
Sinek bedenlerinde antibiyotik olduğu, bilimsel denylerle anlaşılmıştır. Bir grup Avustralyalı araştırmacı tüm çabalarını bunun üzerine harcıyor. Macquarie Üniversitesi, Biyoloji Bilimleri bölümünde bir grup araştırmacı, sineklerin çürük et, meyve ve gübre dahil olmak üzere her türlü pisliğe karşı dayanıklı olduğu teorisinden yola çıkarak sineklerin sahip oldukları bu antibakteriyal özellikleri farklı gelişim evrelerinde ortaya çıkarmak üzere çalışmalar yaptılar.
Grubunun yeni keşfini Melbourne Mikrobiyoloji Konferansında tanıtan Ms Jonanne Clarke, "Çalışmalarının, yeni antibiyotiklerin bulunması için yapılan küresel araştırmaların ufak bir parçası olduğunu fakat kimsenin daha önce bakmayı akıllarına getirmedikleri bir yere odaklandıklarını" söylüyor. Bahsettiği bu proje aynı zamanda onun doktora tezinin bir parçası...
Ms Clarke, mide içersinde de meydana gelen antibakteriyal özelliklerin sinek bedeni üzerinde mevcut olduğunu söylüyor ve her iki yerde de bu aktiviteleri görebileceğimizi belirtiyor ve "Sinek bedeni üstüne yoğunlaşmamızın sebebi daha kolay ayrışılabilir yapıda olmasıdır." diye ekliyor. (http://www.abc.net.au/sci...les/2002/10/01/689400.htm)
Ayrıca Suudi Arabistan Qassim Üniversitesi, Medikal Mikrobiyoloji Bölümünde yapılan bir deneyin sonuçları, bunun bilimsel mantığını göstermiştir. Yapılan deney ve sonuçları şöyledir:
DENEY A
Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda E Coli tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
DENEY B
Deney "A'nın aynısıdır fakat bu sefer başka bir sinek ile yapılmıştır.
KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Coynebacterium (Dephtheroid (Difteri Basili) tipi Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler (%70'den fazla) bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
DENEY C
Daha önceki deneylerin aynısıdır fakat farklı bir sinek ile yapılmıştır.
KAP 2- Kültürlü su örneği steril su içeren kaptan alınmıştır ve kaba sinek düşmüştür (Sinek Batırılmamıştır). Kültür deneyi için kaptan alınan suda Staphylococcus sp. (Stafilolok Tipi) Patojenik (mikrop üreten) bakteriyel çoğalma görülmüştür.
KAP 1- Kültürlü su örneği aynı kaynak kabından alınmıştır. Bu sefer sinek suya tamamen batırılmıştır. Kap 2'de görülen bakteriyel çoğalmanın tamamen kaybolduğu açıkça görülüyor. Kap 1'de çoğalan yeni bakteri Actinomyces (Aktinomiçes) olarak bilinir ve faydalı antibiyotikler bundan elde edilebilir. Bunun Kap 2'de bulunan bakteriyel çoğalmayı nasıl engellediği açıkça görülüyor.
Salmonellas (Salmonella) + proteus sp tipi hastalık yapan başka bakteri çeşitlerinde de aynı sonuçlar alınmıştır. (http://www.islamdunktv.co...y-refuting-those-who-laug...)
Mikrobiyolojideki en son araştırmalar Hz Peygamberin (asm) XV. asır önce bildirdiği tavsiyenin tıbbî izahını yapmakla, âdeta Onu tasdik etmektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla islamiyet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar