bugün
- enayimiknatisi9
- bu durumda ne yapardınız9
- cedidacer8
- bir gün herkes ak partili olacak14
- bik bik'in çıkartıp masaya vurması4
- 5 yıl önceye geri gitmek3
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı5
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri7
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi6
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması6
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli5
- mezut barzani nin yahudi olması18
- gavur izmir den mümin izmir e7
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- parcalandim toparlanamiyorum314
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması3
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- gece denize kız arkadaşıyla giren eleman4
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- alttan bir şeyin dokunması3
- cesete hakaret13
- arkadaşlar şifalandım11
- arkadaşlar ex şirketim aradı3
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi2
- dönek3
- mürdüm rengi2
- tartışmayı kazanmak değil yanlışını bulmak2
- huysuz virjin3
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- kadir mısıroğlu fan clup8
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- kahvaltıda 32 adet cherry domates yemek4
- ak partili ahlakı14
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- yıgaç2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- ucan tekme atan hipopotam28
- anın görüntüsü29
- iltica38
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci3
- allah varsa nerede6
Blade runner gibi sapına kadar bilim-kurgu özellikleri taşıyan, ancak sin city kadar karanlık, insanı düşünmeye iten, dönüp dolaşıp "insan" ve "ruh" kavramının üzerinden çıkarımlar yapan harika bir yapım... hayatınızın merkezinde, sizi yöneten neler var hiç düşündünüz mü? Dark city bambaşka yaklaşıyor bu olaya..
Rufus Sewell.. William Hurt.. Jennifer Connelly, 24 ve lost boys'dan tanıdığımız Kiefer Sutherland...
Karşınızda alex proyas denilen deha'nın yönettiği, dark city..!
Dark city hakkında ne düşünüyorum...
en başta bu filme saygı duyuyorum.. Zira film, Amerikan film endüstrisinin hoşuna gidecek ve hayvanlar gibi para kazandıracak şekilde klişe de yapılabilirdi. işlenen konu bok edilmeye çok ama çok müsait bir çizgide..
kesinlikle kolaya kaçılmamış.. binlerce kez aynılarını dinlediğimiz diyalog satırları yerine sadece seyirciyi düşünmeye iten diyaloglarla bezenmiş..
bu film, yaşadığımız ve "gerçeklik" olarak addettiğimiz şeyi irdelemek konusunda matrix gibi bir yapıma esin kaynağı olmuştur.. hem de milyonlarca kurşun, binlerce dövüş hareketi katmadan, nokia - duracell reklamları yapmadan (ki yanlış anlaşılmasın, matrix bence hiç de kötü bir yapım değildir, sadece "olmamış" diyebileceğim noktalara da sahiptir)
Çağrışımlar yapmama neden oldu dark city..
hepimiz arada sırada düşünürüz, neyiz biz, amacımız ne, nereye gidiyoruz? Film içten içe sadece yaşadığım hayatı, bulunduğum, nefes aldığım, acılar çektiğim, sevindiğim, seviştiğim, yani bir şekilde kendisiyle etkileşimde bulunduğum hayatı değil, bunun amacını düşünmemi sağladı.
bizi insan yapan neydi?
farklı olmamızı sağlayan şey?
hani deli gibi aradıkları ruh var ya, keşfederlerse insanı neyin insan yaptığını bulabileceklerini düşündükleri,
onun gerçekten zihnimde, hatıralarımda, tecrübelerimde mi şekillendiğini, yoksa insan olarak dünyaya gelmenin bir getirisi mi olduğunu düşündüm..
hepimiz farkedemediğimiz şeylerden bir şekilde çekiniriz ya, hayatımızın bize söylenmeyen bir amacı olabilir miydi?
Belki de dark city'de bulunan "yabancı" (bilerek uzaylı kelimesini kullanmıyorum, çünkü gerçekten tam anlamıyla "yabancı" portresi çizilmiş..) teması sadece yönetmenin elinde bir enstrumandı?
bilemiyorum, belki de amerikan sinemasının yöntemlerini sorgulamaya başladım bu aralar... ancak;
eğer bugün "dark city" deyince aklımıza "ghost in the shell", "blade runner" hatta "donnie darko" gibi isimler geliyorsa,
izlemeye değerdir bu film.
Rufus Sewell.. William Hurt.. Jennifer Connelly, 24 ve lost boys'dan tanıdığımız Kiefer Sutherland...
Karşınızda alex proyas denilen deha'nın yönettiği, dark city..!
Dark city hakkında ne düşünüyorum...
en başta bu filme saygı duyuyorum.. Zira film, Amerikan film endüstrisinin hoşuna gidecek ve hayvanlar gibi para kazandıracak şekilde klişe de yapılabilirdi. işlenen konu bok edilmeye çok ama çok müsait bir çizgide..
kesinlikle kolaya kaçılmamış.. binlerce kez aynılarını dinlediğimiz diyalog satırları yerine sadece seyirciyi düşünmeye iten diyaloglarla bezenmiş..
bu film, yaşadığımız ve "gerçeklik" olarak addettiğimiz şeyi irdelemek konusunda matrix gibi bir yapıma esin kaynağı olmuştur.. hem de milyonlarca kurşun, binlerce dövüş hareketi katmadan, nokia - duracell reklamları yapmadan (ki yanlış anlaşılmasın, matrix bence hiç de kötü bir yapım değildir, sadece "olmamış" diyebileceğim noktalara da sahiptir)
Çağrışımlar yapmama neden oldu dark city..
hepimiz arada sırada düşünürüz, neyiz biz, amacımız ne, nereye gidiyoruz? Film içten içe sadece yaşadığım hayatı, bulunduğum, nefes aldığım, acılar çektiğim, sevindiğim, seviştiğim, yani bir şekilde kendisiyle etkileşimde bulunduğum hayatı değil, bunun amacını düşünmemi sağladı.
bizi insan yapan neydi?
farklı olmamızı sağlayan şey?
hani deli gibi aradıkları ruh var ya, keşfederlerse insanı neyin insan yaptığını bulabileceklerini düşündükleri,
onun gerçekten zihnimde, hatıralarımda, tecrübelerimde mi şekillendiğini, yoksa insan olarak dünyaya gelmenin bir getirisi mi olduğunu düşündüm..
hepimiz farkedemediğimiz şeylerden bir şekilde çekiniriz ya, hayatımızın bize söylenmeyen bir amacı olabilir miydi?
Belki de dark city'de bulunan "yabancı" (bilerek uzaylı kelimesini kullanmıyorum, çünkü gerçekten tam anlamıyla "yabancı" portresi çizilmiş..) teması sadece yönetmenin elinde bir enstrumandı?
bilemiyorum, belki de amerikan sinemasının yöntemlerini sorgulamaya başladım bu aralar... ancak;
eğer bugün "dark city" deyince aklımıza "ghost in the shell", "blade runner" hatta "donnie darko" gibi isimler geliyorsa,
izlemeye değerdir bu film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar