bugün
- sözlüğün en masum yazarları11
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi7
- fusya semsiyeli yabanci28
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- erdoğan ı sevmeyip onun ülkesinde yaşamak5
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük5
- uludağ sözlük size ne kattı16
- nervio23
- sözlükteki gammazlar lobi si8
- larisalisa7
- sözlükteki lobicilik faaliyetleri2
- sözlükte yazan ünlüler8
- en son ne yediniz6
- enayimiknatisii ile cincinnati3
- arkadaşlar larissa kim6
- cola turka2
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- lan şemsiyeci5
- özelleştirmenin kötü bir şey olduğunu sanan tip2
- sözlük kızlarının kahveleri9
- sarapci koala41
- sarı şeker yargılanmalıdır2
- fuşya yüzünden sözlükte kimseye güven kalmaması4
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım5
- tai lung45
- şemsiyeli larissamıymış4
- melih gökçek'in 5 milyar doları olması2
- erkeklerin taciz edildiği anlar5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- ellerim bomboş2
- beni silik yapacak mod daha anasından doğmadı2
- arkadaşlar galiba kavga var6
- gocu25
- tembel avrat böreği5
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci20
- şarapçı koala yalnız değildir8
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- simit yiyen kızla sevgili olmak2
- mehdiyet2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı34
- halıda yatmak2
- malt katır2
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
- ölüm11
- etek dikmelik sözlük kızı4
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır2
10 kasım 1996
10 kasım hafta sonuna rast geldiği için anma töreni pazar günü yapılacaktı. öğretmenimiz serbest giyinip hafta sonu okula gelmemizi söyledi. hatta çiçek falan alın demişti. allah'ından bulası kumarbaz peder borçlarını senet sepet yapıp eve haciz getirmişti 1 ay önce. annem ve ben birlikte dedemlere gitmiştik.
zaten çok elbisem olmamasına rağmen evden kaçar gibi çıktığımız için, 2 kazak(sarı, ve siyah) 1 kırmızı-lacivert karışımı montum, 1 önlük, 2 pantolon(lacivert, yeşil) ve de yer yer beyazlamış kahverengine benzeyen botumdan başka bir şeyim yoktu yanımda. önlük olduğundan sıkıntı yoktu okul için. ama hafta sonu okula serbest gelin demişti öğretmen. o hafta da içime giydiğim siyah kazak yıkanmış ve ıslaktı. yani okula sarı kazak-kırmızı-lacivert karışımı mont - yeşil pantolon - yer yer beyazlamış kahverengine benzeyen botumla okula gittim. şimdi böyle giyinsen moda olur ama öyle bir uyumsuzluk içindeyim ki el mahkum bu giysilere.
okula giderken çiçek meselesi aklıma geldi. para ne gezer bende. annemden çok utandım isteyemedim. zaten parası yoktu, olsa da çiçeğe veremezdik. dedeye taşınınca yol uzadı 5 km'ye yakın uzaklıkta okul. parktan çiçek-ot karışımı bir şeyler yoldum mevsim sonbahar elde olan bu.
sonunda okula gelmiştim. herkeste karanfil, gül vs. recruit otlarla geliyor okula. mesele bu değildi anma olacaktı büste koyacaktık getirdiklerimizi. okulda arkadaşlar bir güzel giyinmişler ki sormayın takım elbise giyenler, saçlar başlar örülü, pırıl pırıllar. arkadaşlarım allah var temiz çocuklardı. benle hiç dalga geçmezlerdi. ben hala bir çok arkadaşımın annesi babası ne iş yapar bilmem. aramızda alay falan yoktu. ama o meral öğretmen yok mu ah... yan şubenin sınıf öğretmeniydi bu kadın.
bu meral öğretmen beni otlarla gördü:
- onlar ne bakayım ?
- çiçek örtmenim..
- çimenleri, otları mı yoldun getirdin ata'ya ? ayıp değil mi? sevgin bu mu?
allah'ım şu an yazarken bile o utanç duygusunu hatırladım. la yok yok para yok amk. ne yapayım sevgimden çiçeklere boğmak isterim ama dolmuşa param bile yok. bir şey diyemedim tabi kıpkırmızı oldum herkes bakıyordu. bir de bu bağrışmaların duyan çocuklar da geldi. sıra kılık kıyafete gelmişti:
ne bu halin, biraz özenle gelsene okula.. bugün özel bir gün. ayakkabıların bile çamur içinde. öyle pervasızca eski püskü sokak elbisesiyle mi gelinir???
yer yarılsa da içine girsemdeyimini bilmiyordum o zaman ama yeminle o an böyle bir şeye ihtiyacım çoktu. eski püskü sokak elbisesi dediği elbisemden başka bir şeyim yoktu ki... yer yer beyazlamış kahverengine benzeyen botumun çamur olduğunu utançtan önüme bakarken fark etmiştim. ama zalım meral bombalamaya devam ediyordu:
bak arkadaşın melih'e (melih meral'in gün arkadaşının oğlu) takım elbise giymiş pırıl pırıl gelmiş. böyle gelinir. böyle rengarenk gelinmez hem. öğretmenin sana demedi mi bir şey ? vatan millet sevgisi yok mu sizde? ne sorumsuz veliler var ya...
melih iyi çocuktur. olayı anlamadığı için kimseye destek vermedi. konu mankeniydi. bana da bir şey demedi sonradan. herkes bana bakıyordu. sonra an geldi sıraya geçtik. vakit 09:05'e geldi. ağlamamak için dudaklarımı ısırıyordum. öyle ısırmışım ki eve gidince annem kavga mı ettin dedi..
tören, şiir, kompozisyon vs bitince okuldan koşarak uzaklaştım. nasıl koşuyorum sanki uçuyorum. bir ağladım bir ağladım anlatamam. sonradan arkadaşlar hatırlamadı bile bu olayı.
lan meral şimdi bile duygulandım o halime. yapılır mı küçücük çocuğa bu? kırılır mı onuru bu küçük yüreğin...
10 kasım hafta sonuna rast geldiği için anma töreni pazar günü yapılacaktı. öğretmenimiz serbest giyinip hafta sonu okula gelmemizi söyledi. hatta çiçek falan alın demişti. allah'ından bulası kumarbaz peder borçlarını senet sepet yapıp eve haciz getirmişti 1 ay önce. annem ve ben birlikte dedemlere gitmiştik.
zaten çok elbisem olmamasına rağmen evden kaçar gibi çıktığımız için, 2 kazak(sarı, ve siyah) 1 kırmızı-lacivert karışımı montum, 1 önlük, 2 pantolon(lacivert, yeşil) ve de yer yer beyazlamış kahverengine benzeyen botumdan başka bir şeyim yoktu yanımda. önlük olduğundan sıkıntı yoktu okul için. ama hafta sonu okula serbest gelin demişti öğretmen. o hafta da içime giydiğim siyah kazak yıkanmış ve ıslaktı. yani okula sarı kazak-kırmızı-lacivert karışımı mont - yeşil pantolon - yer yer beyazlamış kahverengine benzeyen botumla okula gittim. şimdi böyle giyinsen moda olur ama öyle bir uyumsuzluk içindeyim ki el mahkum bu giysilere.
okula giderken çiçek meselesi aklıma geldi. para ne gezer bende. annemden çok utandım isteyemedim. zaten parası yoktu, olsa da çiçeğe veremezdik. dedeye taşınınca yol uzadı 5 km'ye yakın uzaklıkta okul. parktan çiçek-ot karışımı bir şeyler yoldum mevsim sonbahar elde olan bu.
sonunda okula gelmiştim. herkeste karanfil, gül vs. recruit otlarla geliyor okula. mesele bu değildi anma olacaktı büste koyacaktık getirdiklerimizi. okulda arkadaşlar bir güzel giyinmişler ki sormayın takım elbise giyenler, saçlar başlar örülü, pırıl pırıllar. arkadaşlarım allah var temiz çocuklardı. benle hiç dalga geçmezlerdi. ben hala bir çok arkadaşımın annesi babası ne iş yapar bilmem. aramızda alay falan yoktu. ama o meral öğretmen yok mu ah... yan şubenin sınıf öğretmeniydi bu kadın.
bu meral öğretmen beni otlarla gördü:
- onlar ne bakayım ?
- çiçek örtmenim..
- çimenleri, otları mı yoldun getirdin ata'ya ? ayıp değil mi? sevgin bu mu?
allah'ım şu an yazarken bile o utanç duygusunu hatırladım. la yok yok para yok amk. ne yapayım sevgimden çiçeklere boğmak isterim ama dolmuşa param bile yok. bir şey diyemedim tabi kıpkırmızı oldum herkes bakıyordu. bir de bu bağrışmaların duyan çocuklar da geldi. sıra kılık kıyafete gelmişti:
ne bu halin, biraz özenle gelsene okula.. bugün özel bir gün. ayakkabıların bile çamur içinde. öyle pervasızca eski püskü sokak elbisesiyle mi gelinir???
yer yarılsa da içine girsemdeyimini bilmiyordum o zaman ama yeminle o an böyle bir şeye ihtiyacım çoktu. eski püskü sokak elbisesi dediği elbisemden başka bir şeyim yoktu ki... yer yer beyazlamış kahverengine benzeyen botumun çamur olduğunu utançtan önüme bakarken fark etmiştim. ama zalım meral bombalamaya devam ediyordu:
bak arkadaşın melih'e (melih meral'in gün arkadaşının oğlu) takım elbise giymiş pırıl pırıl gelmiş. böyle gelinir. böyle rengarenk gelinmez hem. öğretmenin sana demedi mi bir şey ? vatan millet sevgisi yok mu sizde? ne sorumsuz veliler var ya...
melih iyi çocuktur. olayı anlamadığı için kimseye destek vermedi. konu mankeniydi. bana da bir şey demedi sonradan. herkes bana bakıyordu. sonra an geldi sıraya geçtik. vakit 09:05'e geldi. ağlamamak için dudaklarımı ısırıyordum. öyle ısırmışım ki eve gidince annem kavga mı ettin dedi..
tören, şiir, kompozisyon vs bitince okuldan koşarak uzaklaştım. nasıl koşuyorum sanki uçuyorum. bir ağladım bir ağladım anlatamam. sonradan arkadaşlar hatırlamadı bile bu olayı.
lan meral şimdi bile duygulandım o halime. yapılır mı küçücük çocuğa bu? kırılır mı onuru bu küçük yüreğin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar