bugün
- eskortluk yapan sözlük yazarı15
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler53
- türkiye14
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı5
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- amin güzelmiş diyen tip6
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek4
- sevilmeyen yazarın kellesini koparıp itlere atmak4
- sözlüğün tat vermemesi8
- exlerle arkadaş kalmak8
- instagramda 1000 erkeğin takip ettiği kız3
- cinler aleminde ghosting kavramı4
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
- evdeki cinlerden kira istemek4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- yılmaz güney adamlığı12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- yogartiksen27
- arap adam olsaydı6
- sözlükteki 1 2 3 4 5 6 7 8 9'uncu yazarlar nerede2
- futbol14
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- gammazla gammazla bitmiyor3
- twitterda 60 bin twit yazmış esrarengiz adam2
- sarı teker kod adlı eskort2
- sevilmeyen yazara alet fotoğrafı atmak2
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- kafede ders çalışan tipler4
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar6
- sözlükte boş beleş başlık açmak8
- menü kompozisyonu3
- tır şoförü olmayı istemek7
- sözlükteki bölücüler16
- cnn türk'ün tunceli'ye dersim demesi4
- g o k'u gel al 18cm3
- sözlük kapatılsın9
- romanya11
- ağlıyorum sözlük21
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- sarı teker vs sarı tutku2
- verirsen yalarım diyen tip3
- kız çocuğuna amine ismini koymak2
- diğer sözlük adamdır5
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- nervionun kahve tutan zarif ve güzel elleri5
- dansöz asena2
- buz gibi havada deri ceket giyen kız5
- ev araba alıp üstüme yapacaksın diyen kadın3
lars von trierin filmi. film tarkovskyya adanmışlığı ve içerdiği metaforlarla sanat çevrelerini meşgul etse de asıl olarak şiddet sahneleri ile kadın ve femizm gibi konularda sanat çevrelerini çoktan aşan tartışmaların gündemine oturdu. her ne kadar korku sineması başlığı altına sokulsa da, şahsi görüşüm bu filmde korkudan çok gerilim ve karanlık hakim.
--- spoiler ---
dikkat entrynin bundan sonrası yüksek dozda spoiler içerir!!--- /spoiler ---
kendileri sevişirken,çocukları camdan atlayıp ölen bir çiftin konu olduğu filmde özellikle annenin manyadığını ve ağır depresyona girerek sonunda gözünün döndüğünü görüyoruz. ki charlotte gainsbourgun bu gözü dönmüş kadın rolünün hakkını verdiğini söylemeliyim. zaten kendisi bu rol ile cannes film festivalinden en iyi kadın oyuncu ödülünü kucaklayarak döndü. ancak willem dafoe için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. film ne kadar gerçeküstü sahnelere yer verse de insanı gerçekçiliği ile çevreliyor. ancak hollywood etkisi olsa gerek, dafoenin karizması bu gerçekçiliğe ket vuruyor gibi.
psikolog olan adam,karısının düşüncelerini anlamaya, ona yardım etmeye çalışıyor ve seanslar için ormanın içinde bir dağ evine kapanıyorlar. bütün o sahneler ardı ardına gelen metaforlarla süslenirken, filmin alt metni kadının doğasından oluşuyor. filme göre her kadının doğasında yer alan olgu şeytan. bu olguyu tabii ki cadılık üzerine tez yazarken, bi süre sonra kendisi de o düşüncelere saplanan kadın üzerinden gümbür gümbür veren yönetmen, ilerleyen sahnelerde kadına adamın penisini de kırdırıyor, onun ayağına ucunda hayvani bir ağırlık olan demir de saplatıyor ve karakterin kendi vajinasını kör bir makasla deşip klitorisini kesmesini de bizlere gösteriyor ve bütün bu sahneler sizi oturduğunuz yere mıhlarken, boğazınıza da bir yumruk oturtuyor.
filmin açılış sahnesindeki ağır çekim sevişme sahnesi, arka fona döşenen müzik ile iyiden iyiye estetik görünürken, sonraki sahneler o estetikten uzak gerçekleşiyor. ancak kadının içindeki şeytanı hissetmesi ve kocasının üzerine atlayıp cinsel haz ile şeytanın sesini susturmaya çalışması ise film boyunca olağan bir hale geliyor. hatta en can alıcı noktalardan birinde ''ağlayan kadın hile yapan kadındır'' diye bir cümle dökülüyor kadının ağzından.
orta çağdan hortlayan cadılık* müessesinin hala kadınlara biçiliyor olması ve kadın doğası dendiğinde saf bir şeytandan bahsedilmesi, erkeklerin çok saf oldukları falan filan gibi konular ise işin sanatsal olmayan boyutu. ancak yine de filmle birlikte insanın kafasını kurcalayan ve öfke yaratan konular.
bu kadar eleştirsem de, filmin etkileyici olduğu kesin. izlendikten sonra gözler önünden gitmeyen görüntüler, beyni kurcalayan düşünceler belki oldukça rahatsız edici ancak şiddet görüntülerine dayanıklılığınız ve karanlık şeylere ilginiz varsa, bu filmi de izlememeniz için bir sebep yok.
--- spoiler ---
dikkat entrynin bundan sonrası yüksek dozda spoiler içerir!!--- /spoiler ---
kendileri sevişirken,çocukları camdan atlayıp ölen bir çiftin konu olduğu filmde özellikle annenin manyadığını ve ağır depresyona girerek sonunda gözünün döndüğünü görüyoruz. ki charlotte gainsbourgun bu gözü dönmüş kadın rolünün hakkını verdiğini söylemeliyim. zaten kendisi bu rol ile cannes film festivalinden en iyi kadın oyuncu ödülünü kucaklayarak döndü. ancak willem dafoe için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. film ne kadar gerçeküstü sahnelere yer verse de insanı gerçekçiliği ile çevreliyor. ancak hollywood etkisi olsa gerek, dafoenin karizması bu gerçekçiliğe ket vuruyor gibi.
psikolog olan adam,karısının düşüncelerini anlamaya, ona yardım etmeye çalışıyor ve seanslar için ormanın içinde bir dağ evine kapanıyorlar. bütün o sahneler ardı ardına gelen metaforlarla süslenirken, filmin alt metni kadının doğasından oluşuyor. filme göre her kadının doğasında yer alan olgu şeytan. bu olguyu tabii ki cadılık üzerine tez yazarken, bi süre sonra kendisi de o düşüncelere saplanan kadın üzerinden gümbür gümbür veren yönetmen, ilerleyen sahnelerde kadına adamın penisini de kırdırıyor, onun ayağına ucunda hayvani bir ağırlık olan demir de saplatıyor ve karakterin kendi vajinasını kör bir makasla deşip klitorisini kesmesini de bizlere gösteriyor ve bütün bu sahneler sizi oturduğunuz yere mıhlarken, boğazınıza da bir yumruk oturtuyor.
filmin açılış sahnesindeki ağır çekim sevişme sahnesi, arka fona döşenen müzik ile iyiden iyiye estetik görünürken, sonraki sahneler o estetikten uzak gerçekleşiyor. ancak kadının içindeki şeytanı hissetmesi ve kocasının üzerine atlayıp cinsel haz ile şeytanın sesini susturmaya çalışması ise film boyunca olağan bir hale geliyor. hatta en can alıcı noktalardan birinde ''ağlayan kadın hile yapan kadındır'' diye bir cümle dökülüyor kadının ağzından.
orta çağdan hortlayan cadılık* müessesinin hala kadınlara biçiliyor olması ve kadın doğası dendiğinde saf bir şeytandan bahsedilmesi, erkeklerin çok saf oldukları falan filan gibi konular ise işin sanatsal olmayan boyutu. ancak yine de filmle birlikte insanın kafasını kurcalayan ve öfke yaratan konular.
bu kadar eleştirsem de, filmin etkileyici olduğu kesin. izlendikten sonra gözler önünden gitmeyen görüntüler, beyni kurcalayan düşünceler belki oldukça rahatsız edici ancak şiddet görüntülerine dayanıklılığınız ve karanlık şeylere ilginiz varsa, bu filmi de izlememeniz için bir sebep yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar