bugün
- kim kimi neden sevmiyor11
- yogartiksen40
- azerilerce tokatlanan akpli8
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- antipanik6
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- türküm doğruyum çalışkanım4
- güneşli sıcıcık bir edirne günü4
- kokan yazarlar2
- nervio adlı yazara uyarı11
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum4
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- çocukluk yanılgıları2
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek5
- adana hava durumu3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı2
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı4
- kolye24
- murat göğebakan3
- sinek as vs as maca4
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- gazze için toplanan paranın fona aktarılması2
- uçan araba3
- protez tirnak2
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı3
- iphone almak için neden6
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- iran'dan trump'ın moab tehdidine yanıt2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- dincileri niçin öldürmeliyiz3
- queen ravenna büyücülük okulu20
- tövbe etme vakti geçti2
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- sarı teker vs sarı tutku4
- zürafa13
- bileklik11
- kaplan11
- kalp14
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- amim parçalandı diyen kız9
- sözlükteki aptallar3
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- tutmayınca entry silmek6
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- aslan9
Grangé, gerilim türünün günümüzdeki en önemli yazarı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
--spoiler--
Diğer kitaplarından farklı olarak, bu kitabında değişik bir olay örgüsü ve kurguyu bizlere sunuyor. Tek bir konu üzerinden ilerleyip, bu konuyu sonuçlandırmak yerine, iki, hatta üç farklı olay örgüsünün üzerinden ilerliyor. ilginç nokta ise, bu olayların birbiriyle bağlantısının olmaması.
Hamile kadınları karnındaki bebekleriyle birlikte yakan Doğumcu ve seri katilin peşindeki başkomiser Olivier Passan Olivier Passanın evine giren, ailesini tehdit eden, çocuklarının vücudundan kan alan, buzdolabına maymun fetüsü yerleştiren bir seri katil daha. Hamile kadınları öldüren kişi ile başkomiserin ailesini tehdit eden kişi, aynı mıdır? Yoksa her biri farklı bir hikaye mi barındırır.
Patrick Guillard, nam-ı diğer Doğumcu, bana göre Grangéin Jacques Reverdiden (Siyah Kan) sonra yarattığı, cinayeti işleyiş biçimleri, psikolojik yönü, karakteri itibarıyla en ilgi çekici seri katil. Ancak kitabın iki farklı olay örgüsünü birlikte götürme, olay örgüleri arasındaki bağlantıyı okuyucuya kurdurma; ancak bunu boşa çıkartma çabası, bu seri katilimizin önemini ve dolayısıyla kitaptan alınan zevki yarıya indiriyor. Kitabın yarısına kadar Doğumcu ve onu cinayet işlemeye iten saikleri kafanızda kurarken bir anda olay örgüsünün dışında kalması bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yine de kitabın sonuna kadar, bir yerden çıkacağını düşünüyorsunuz.
Kitaptaki betimlemeler ve psikolojik tahliller yine müthiş. Grangéın en başarılı olduğu nokta burası. Kitap sürükleyici, kitabın birkaç yerinde ters köşe oluyorsunuz; ancak okudukça sonunu tahmin edebilmek mümkün hale geliyor. Grangéın son zamanlarda sonuç bölümü yazamama hastalığına tutulduğunu düşünüyorum. Kitapta giriş var, gelişme var ve fakat sonuç yok. Kitaba gelen eleştirilerin büyük bölümünü bu husus oluşturuyor.
--spoiler--
--spoiler--
Diğer kitaplarından farklı olarak, bu kitabında değişik bir olay örgüsü ve kurguyu bizlere sunuyor. Tek bir konu üzerinden ilerleyip, bu konuyu sonuçlandırmak yerine, iki, hatta üç farklı olay örgüsünün üzerinden ilerliyor. ilginç nokta ise, bu olayların birbiriyle bağlantısının olmaması.
Hamile kadınları karnındaki bebekleriyle birlikte yakan Doğumcu ve seri katilin peşindeki başkomiser Olivier Passan Olivier Passanın evine giren, ailesini tehdit eden, çocuklarının vücudundan kan alan, buzdolabına maymun fetüsü yerleştiren bir seri katil daha. Hamile kadınları öldüren kişi ile başkomiserin ailesini tehdit eden kişi, aynı mıdır? Yoksa her biri farklı bir hikaye mi barındırır.
Patrick Guillard, nam-ı diğer Doğumcu, bana göre Grangéin Jacques Reverdiden (Siyah Kan) sonra yarattığı, cinayeti işleyiş biçimleri, psikolojik yönü, karakteri itibarıyla en ilgi çekici seri katil. Ancak kitabın iki farklı olay örgüsünü birlikte götürme, olay örgüleri arasındaki bağlantıyı okuyucuya kurdurma; ancak bunu boşa çıkartma çabası, bu seri katilimizin önemini ve dolayısıyla kitaptan alınan zevki yarıya indiriyor. Kitabın yarısına kadar Doğumcu ve onu cinayet işlemeye iten saikleri kafanızda kurarken bir anda olay örgüsünün dışında kalması bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yine de kitabın sonuna kadar, bir yerden çıkacağını düşünüyorsunuz.
Kitaptaki betimlemeler ve psikolojik tahliller yine müthiş. Grangéın en başarılı olduğu nokta burası. Kitap sürükleyici, kitabın birkaç yerinde ters köşe oluyorsunuz; ancak okudukça sonunu tahmin edebilmek mümkün hale geliyor. Grangéın son zamanlarda sonuç bölümü yazamama hastalığına tutulduğunu düşünüyorum. Kitapta giriş var, gelişme var ve fakat sonuç yok. Kitaba gelen eleştirilerin büyük bölümünü bu husus oluşturuyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar