bugün
- silver ile evlenecek erkek36
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği8
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- parayla saadet olması18
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı5
- korintliler3
- ismet biradere koşarken çelme takmak6
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- wfp gazze de nüfusun 3 te 2 si açlık2
- iran düşmanlığı12
- s'i l v'e r m'i s t15
- amedspor19
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- mauro icardi7
- sarapci koala61
- köfteci yusuf2
- kürt sorunu12
- ışıktan altın elde etmek4
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- 1 eylül 20262
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- crimson desert2
- karizmatik soyadları6
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- sinem dedetaş4
- ama yeni parti tüzüğü11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- evlilikle saadet olması3
- hepinizi karim yapacam olum2
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- silvermist vs zendaya2
- evlenecek kız kalmaması13
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- sözlükten hatun götürmek3
- era7capone4
- çekirdek yiyen erkek3
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- çin halk cumhuriyeti4
- diamond basphorus2
- küpe takan erkek3
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- ibrahim mbaye2
- flört yapay zekası5
- mühendis abazanlığı2
Grangé, gerilim türünün günümüzdeki en önemli yazarı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
--spoiler--
Diğer kitaplarından farklı olarak, bu kitabında değişik bir olay örgüsü ve kurguyu bizlere sunuyor. Tek bir konu üzerinden ilerleyip, bu konuyu sonuçlandırmak yerine, iki, hatta üç farklı olay örgüsünün üzerinden ilerliyor. ilginç nokta ise, bu olayların birbiriyle bağlantısının olmaması.
Hamile kadınları karnındaki bebekleriyle birlikte yakan Doğumcu ve seri katilin peşindeki başkomiser Olivier Passan Olivier Passanın evine giren, ailesini tehdit eden, çocuklarının vücudundan kan alan, buzdolabına maymun fetüsü yerleştiren bir seri katil daha. Hamile kadınları öldüren kişi ile başkomiserin ailesini tehdit eden kişi, aynı mıdır? Yoksa her biri farklı bir hikaye mi barındırır.
Patrick Guillard, nam-ı diğer Doğumcu, bana göre Grangéin Jacques Reverdiden (Siyah Kan) sonra yarattığı, cinayeti işleyiş biçimleri, psikolojik yönü, karakteri itibarıyla en ilgi çekici seri katil. Ancak kitabın iki farklı olay örgüsünü birlikte götürme, olay örgüleri arasındaki bağlantıyı okuyucuya kurdurma; ancak bunu boşa çıkartma çabası, bu seri katilimizin önemini ve dolayısıyla kitaptan alınan zevki yarıya indiriyor. Kitabın yarısına kadar Doğumcu ve onu cinayet işlemeye iten saikleri kafanızda kurarken bir anda olay örgüsünün dışında kalması bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yine de kitabın sonuna kadar, bir yerden çıkacağını düşünüyorsunuz.
Kitaptaki betimlemeler ve psikolojik tahliller yine müthiş. Grangéın en başarılı olduğu nokta burası. Kitap sürükleyici, kitabın birkaç yerinde ters köşe oluyorsunuz; ancak okudukça sonunu tahmin edebilmek mümkün hale geliyor. Grangéın son zamanlarda sonuç bölümü yazamama hastalığına tutulduğunu düşünüyorum. Kitapta giriş var, gelişme var ve fakat sonuç yok. Kitaba gelen eleştirilerin büyük bölümünü bu husus oluşturuyor.
--spoiler--
--spoiler--
Diğer kitaplarından farklı olarak, bu kitabında değişik bir olay örgüsü ve kurguyu bizlere sunuyor. Tek bir konu üzerinden ilerleyip, bu konuyu sonuçlandırmak yerine, iki, hatta üç farklı olay örgüsünün üzerinden ilerliyor. ilginç nokta ise, bu olayların birbiriyle bağlantısının olmaması.
Hamile kadınları karnındaki bebekleriyle birlikte yakan Doğumcu ve seri katilin peşindeki başkomiser Olivier Passan Olivier Passanın evine giren, ailesini tehdit eden, çocuklarının vücudundan kan alan, buzdolabına maymun fetüsü yerleştiren bir seri katil daha. Hamile kadınları öldüren kişi ile başkomiserin ailesini tehdit eden kişi, aynı mıdır? Yoksa her biri farklı bir hikaye mi barındırır.
Patrick Guillard, nam-ı diğer Doğumcu, bana göre Grangéin Jacques Reverdiden (Siyah Kan) sonra yarattığı, cinayeti işleyiş biçimleri, psikolojik yönü, karakteri itibarıyla en ilgi çekici seri katil. Ancak kitabın iki farklı olay örgüsünü birlikte götürme, olay örgüleri arasındaki bağlantıyı okuyucuya kurdurma; ancak bunu boşa çıkartma çabası, bu seri katilimizin önemini ve dolayısıyla kitaptan alınan zevki yarıya indiriyor. Kitabın yarısına kadar Doğumcu ve onu cinayet işlemeye iten saikleri kafanızda kurarken bir anda olay örgüsünün dışında kalması bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yine de kitabın sonuna kadar, bir yerden çıkacağını düşünüyorsunuz.
Kitaptaki betimlemeler ve psikolojik tahliller yine müthiş. Grangéın en başarılı olduğu nokta burası. Kitap sürükleyici, kitabın birkaç yerinde ters köşe oluyorsunuz; ancak okudukça sonunu tahmin edebilmek mümkün hale geliyor. Grangéın son zamanlarda sonuç bölümü yazamama hastalığına tutulduğunu düşünüyorum. Kitapta giriş var, gelişme var ve fakat sonuç yok. Kitaba gelen eleştirilerin büyük bölümünü bu husus oluşturuyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar