bugün
- ota boka devşirme diyen hırto25
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları7
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- sabah nasıl uyanıyorsunuz5
- türkan saylan6
- fırının başında beklemek4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- fetö nün siyasi ayağı19
- true nickli namussuz yazar10
- ateistlerin nursuz olması13
- böceklerin tek tabanca gezmesi5
- türkiye'nin en güvenilir siyasetçileri9
- pkklı cenazesi bombalamak2
- tabiatındaki dengesizliği maharetle kullanmak6
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu12
- giresun çocuğu5
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- kadın çantasında olmazsa olmaz üç şey2
- kezolara duyduğum ateşli ilgi5
- ahbap18
- fabrikadan çıkmış yazarlar5
- umudu yeşerten bazı detaylar2
- gayet iyi2
- testo taylan true ziyareti6
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- sinir bozucu şeyler20
- köpekten daha murdar yuzır3
- kemalim yapmaz öyle şey7
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- cookie3
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- yoruldu bu beden2
- karışık kızartma10
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- uysaljakoben15
- ispanya arjantin finali2
- yavudi yuzır8
- amerikan filmlerindeki heyecanlı genç grubu4
- mmm gocu kelebek dövmesi kocaman kafam kadar4
- aykolik'in haftalık 5 gb internet kazanması3
- aşırı mühendislik vs planlı eskitme4
- arkadaşlar bu nedir8
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak9
- 16 temmuz 2026 gece selası9
- külyutmazlıkla enayilik arasında dengede olmak3
- türkiye de hiç özel imam hatip okulu olmaması2
- haluk levent in tutuklanması8
- bulgara gitmek8
Grangé, gerilim türünün günümüzdeki en önemli yazarı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
--spoiler--
Diğer kitaplarından farklı olarak, bu kitabında değişik bir olay örgüsü ve kurguyu bizlere sunuyor. Tek bir konu üzerinden ilerleyip, bu konuyu sonuçlandırmak yerine, iki, hatta üç farklı olay örgüsünün üzerinden ilerliyor. ilginç nokta ise, bu olayların birbiriyle bağlantısının olmaması.
Hamile kadınları karnındaki bebekleriyle birlikte yakan Doğumcu ve seri katilin peşindeki başkomiser Olivier Passan Olivier Passanın evine giren, ailesini tehdit eden, çocuklarının vücudundan kan alan, buzdolabına maymun fetüsü yerleştiren bir seri katil daha. Hamile kadınları öldüren kişi ile başkomiserin ailesini tehdit eden kişi, aynı mıdır? Yoksa her biri farklı bir hikaye mi barındırır.
Patrick Guillard, nam-ı diğer Doğumcu, bana göre Grangéin Jacques Reverdiden (Siyah Kan) sonra yarattığı, cinayeti işleyiş biçimleri, psikolojik yönü, karakteri itibarıyla en ilgi çekici seri katil. Ancak kitabın iki farklı olay örgüsünü birlikte götürme, olay örgüleri arasındaki bağlantıyı okuyucuya kurdurma; ancak bunu boşa çıkartma çabası, bu seri katilimizin önemini ve dolayısıyla kitaptan alınan zevki yarıya indiriyor. Kitabın yarısına kadar Doğumcu ve onu cinayet işlemeye iten saikleri kafanızda kurarken bir anda olay örgüsünün dışında kalması bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yine de kitabın sonuna kadar, bir yerden çıkacağını düşünüyorsunuz.
Kitaptaki betimlemeler ve psikolojik tahliller yine müthiş. Grangéın en başarılı olduğu nokta burası. Kitap sürükleyici, kitabın birkaç yerinde ters köşe oluyorsunuz; ancak okudukça sonunu tahmin edebilmek mümkün hale geliyor. Grangéın son zamanlarda sonuç bölümü yazamama hastalığına tutulduğunu düşünüyorum. Kitapta giriş var, gelişme var ve fakat sonuç yok. Kitaba gelen eleştirilerin büyük bölümünü bu husus oluşturuyor.
--spoiler--
--spoiler--
Diğer kitaplarından farklı olarak, bu kitabında değişik bir olay örgüsü ve kurguyu bizlere sunuyor. Tek bir konu üzerinden ilerleyip, bu konuyu sonuçlandırmak yerine, iki, hatta üç farklı olay örgüsünün üzerinden ilerliyor. ilginç nokta ise, bu olayların birbiriyle bağlantısının olmaması.
Hamile kadınları karnındaki bebekleriyle birlikte yakan Doğumcu ve seri katilin peşindeki başkomiser Olivier Passan Olivier Passanın evine giren, ailesini tehdit eden, çocuklarının vücudundan kan alan, buzdolabına maymun fetüsü yerleştiren bir seri katil daha. Hamile kadınları öldüren kişi ile başkomiserin ailesini tehdit eden kişi, aynı mıdır? Yoksa her biri farklı bir hikaye mi barındırır.
Patrick Guillard, nam-ı diğer Doğumcu, bana göre Grangéin Jacques Reverdiden (Siyah Kan) sonra yarattığı, cinayeti işleyiş biçimleri, psikolojik yönü, karakteri itibarıyla en ilgi çekici seri katil. Ancak kitabın iki farklı olay örgüsünü birlikte götürme, olay örgüleri arasındaki bağlantıyı okuyucuya kurdurma; ancak bunu boşa çıkartma çabası, bu seri katilimizin önemini ve dolayısıyla kitaptan alınan zevki yarıya indiriyor. Kitabın yarısına kadar Doğumcu ve onu cinayet işlemeye iten saikleri kafanızda kurarken bir anda olay örgüsünün dışında kalması bir hayal kırıklığı yaratıyor. Yine de kitabın sonuna kadar, bir yerden çıkacağını düşünüyorsunuz.
Kitaptaki betimlemeler ve psikolojik tahliller yine müthiş. Grangéın en başarılı olduğu nokta burası. Kitap sürükleyici, kitabın birkaç yerinde ters köşe oluyorsunuz; ancak okudukça sonunu tahmin edebilmek mümkün hale geliyor. Grangéın son zamanlarda sonuç bölümü yazamama hastalığına tutulduğunu düşünüyorum. Kitapta giriş var, gelişme var ve fakat sonuç yok. Kitaba gelen eleştirilerin büyük bölümünü bu husus oluşturuyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar