bugün
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek6
- acı soslu süs domuzu6
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- fon vurgunu36
- mercimek makarnası5
- kim bu erzincanlı9
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- sergen yalçın6
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur10
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- murat ağırel4
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- clemence baptista16
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması3
- nohut köftesi2
- hakkını helal etmeyen anne3
- boşalırken anıran erkek2
- toplantı bitmek üzereyken soru soran çalışan3
- pavyon bu dünya4
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- yemek yapmayı bilmeyen erkek2
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- palmiye3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- platon un mağara alegorisi10
- kemal kılıçdar3
- george puşt2
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- terkedilmiş yaşlı amcalar3
- buz mavisi gözler3
- saraca'ya uzaylı soruları4
- kolye140
- anın görüntüsü16
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- s'i l v'e r m'i s t15
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- türkiye20
- futbol16
- kahvaltım güzel mi8
- ktç3
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol3
- etrüsk anforası2
bazı kitaplar insanlar için çok önemlidir, işte bu kitapta benim için çok önemli. her ne kadar george orwel'ın eleştirilerini fazla abartılı, diyalektik üstüne eleştirinin ise fazla yüzeysel bulmama rağmen bir romanın kurgusu ancak bu kadar iyi olabilir.
kitap yazılış ve düşünce bakımdan doğru yargılar içerse de, bu kitabı eleştireceğim bazı yanları var. birincisi diyalektiğin eleştirildiği bir yasa var; çiftdüşün. bu "her şey kendi içinde kendi zıttını bulundurur" yasası eleştirilmektedir. fakat böylesine bir eleştiri ancak bu kavramın çöpten adam şeklinde karikatürize edilmesidir. çöpten adam yüzeyselliğini aşamamak romanın eksilerinden. öncelikle bu yasa böyle bir mana taşımamaktadır. çünkü bu tür bir yaklaşım düalizm yani ikililik kavramını da beraberinde getirmektedir. evrendeki maddeler ve düşünce zıtlıklardan oluşur bu kabul fakat bu zıtlıklardan hangisi ağır basarsa, o yöne doğru kayma olur. yani her şey çift taraflı olur fakat bir tarafa kayma düşünceyi, hareketi meydana getirir. yazarın eleştirdiği nokta ise düalizmdir. yani karşıtların birliği ilkesi ile örtüşmemektedir.
diğer bir yandan ana karakter bana sorunlu olarak geldi. evet o brien karşısında ezilmemesi işten değil ana karakterimizin. fakat o brien'ın kullandığı ağır retorik aşılabilir çünkü kitapta parti'nin düşünce üzerinde henüz daha hakim olmadığı söylenmektedir. ancak işkenceyle görünüşte düşünceler değiştirilebilir. 101 nolu odada yaşananlar gibi. neden anakarakterimizin julia'yı sevmeyi bıraktığı anlaşılmamaktadır. ani dönüşümler bu şekilde gelişmeyeceğini kanaatindeyim.
ayrıca düşünce sistemine geri dönecek olursak partinin iktidarının mutlak olduğu söylenmektedir. çiftdüşün ilkesine göre ise düşünecek olursak partinin iktidarı aynı zamanda egemen değildir. çünkü önemli olan insan zihni ise partinin egemenliği yalnızca maddeseldir fakat parti egemenliğinin zihinsel olduğunu iddia etmektedir.
tüm bunlara karşı baskı toplumunu ve günümüzde yaşanmaya başlanan dil üzerine bayağılaştırmaların etkilerini yani düşünce özgürlüğünün nasıl kısıtlandığını görebiliyoruz. her şeye karşın basit roman diye geçmek en azından benim için haksızlık olacaktı çünkü kurgu olarak en başarılı kara ütopya örenğidir. fakat günümüze en çok yaklaşan cesur yeni dünya olmuştur. bu da başka bir entry nin konusudur.
kitap yazılış ve düşünce bakımdan doğru yargılar içerse de, bu kitabı eleştireceğim bazı yanları var. birincisi diyalektiğin eleştirildiği bir yasa var; çiftdüşün. bu "her şey kendi içinde kendi zıttını bulundurur" yasası eleştirilmektedir. fakat böylesine bir eleştiri ancak bu kavramın çöpten adam şeklinde karikatürize edilmesidir. çöpten adam yüzeyselliğini aşamamak romanın eksilerinden. öncelikle bu yasa böyle bir mana taşımamaktadır. çünkü bu tür bir yaklaşım düalizm yani ikililik kavramını da beraberinde getirmektedir. evrendeki maddeler ve düşünce zıtlıklardan oluşur bu kabul fakat bu zıtlıklardan hangisi ağır basarsa, o yöne doğru kayma olur. yani her şey çift taraflı olur fakat bir tarafa kayma düşünceyi, hareketi meydana getirir. yazarın eleştirdiği nokta ise düalizmdir. yani karşıtların birliği ilkesi ile örtüşmemektedir.
diğer bir yandan ana karakter bana sorunlu olarak geldi. evet o brien karşısında ezilmemesi işten değil ana karakterimizin. fakat o brien'ın kullandığı ağır retorik aşılabilir çünkü kitapta parti'nin düşünce üzerinde henüz daha hakim olmadığı söylenmektedir. ancak işkenceyle görünüşte düşünceler değiştirilebilir. 101 nolu odada yaşananlar gibi. neden anakarakterimizin julia'yı sevmeyi bıraktığı anlaşılmamaktadır. ani dönüşümler bu şekilde gelişmeyeceğini kanaatindeyim.
ayrıca düşünce sistemine geri dönecek olursak partinin iktidarının mutlak olduğu söylenmektedir. çiftdüşün ilkesine göre ise düşünecek olursak partinin iktidarı aynı zamanda egemen değildir. çünkü önemli olan insan zihni ise partinin egemenliği yalnızca maddeseldir fakat parti egemenliğinin zihinsel olduğunu iddia etmektedir.
tüm bunlara karşı baskı toplumunu ve günümüzde yaşanmaya başlanan dil üzerine bayağılaştırmaların etkilerini yani düşünce özgürlüğünün nasıl kısıtlandığını görebiliyoruz. her şeye karşın basit roman diye geçmek en azından benim için haksızlık olacaktı çünkü kurgu olarak en başarılı kara ütopya örenğidir. fakat günümüze en çok yaklaşan cesur yeni dünya olmuştur. bu da başka bir entry nin konusudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar