bugün
- şükretmeyen insan7
- su bardağında çay içmek10
- alttaki yazara bir şey söyle20
- cenazede gülmek5
- pudingi çay kaşığıyla yemek4
- insanın düşüncelerinden utanması6
- cumartesi saat 11 de sözlükte takılan kızın amacı2
- cumartesi saat 2 de buluşalım mı diyen bir mesaj2
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- galiba hamileyim5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı35
- usul adab erkan4
- tuvalette ilham gelmesi2
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- devrimci kız götü3
- firavun ahenaton2
- vazektomi3
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- yüksek enflasyon7
- parcalandim toparlanamiyorum321
- bilmiyorum diyebilmek2
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı2
- bol kaşarlı tost3
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- beyoğlu nda taksiye çarpan otomobil kazası2
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- sözlük çeteleri11
- yogartiksen12
- cuma akşamı etkinlikleri8
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- hangi yazarla çift olursunuz28
- hilafetin türklere faydası16
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
Okuduktan sonra:
Öncelikle kitabın tanıtım yazısı janjanlı bir ambalajmış. Yani kitabın tanıtımında baş karakter kızımızın alkol bile kullanmadığı söyleniyordu ama gerçeği çok yansıtmıyor. Travis Maddox yani kitabın baş er karakteri ise kötülüğe eğimli değil, sadece hayatını dövüşerek kazanıyor. Bunu dışarıda bırakacak olursak Abby'den iyi biri olduu bile söylenebilir.
Günümüz süper kahramanlı fantastik filmlerinin bir benzeri gibi aslında kitap. Burada karakterlerin süper güçleri, büyüleri yok ama kendilerini diğerlerinden ayıran başka farklı özellikleri var. Kızımız Abby çok güzel bir kız bir kere. Herkes ona hasta oluyor, herkes onunla yatmak istiyor, herkes onu çok seviyor. O kimse için iyilik yapmasa bile herkesten isteyeceği birşeyler var ve herkesten onun bu dileklerini yerine getirmek için adeta seferber oluyorlar. Oysa insanların arasında tebasını selamlayan kraliçe gibi dolanıyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi çok da iyi bir poker oyuncusu. Burada rakibi yok. Oysa ki sadece 19 yaşında. Ucu açık bırakılmış bir tarafı bu. Kalbi sadece travis Maddox için atıyor ve onun "güvercin"i...
Travis Maddox ise hayatını dövüşerek kazanan biri. Ama o da bu işi o kadar iyi yapıyor ki kendisi istemedikçe bir kişi bile ona vuramıyor, yumruk dahi almıyor. Bütün kızlar da ona hasta. Yatmadığı kız kalmamış ama aradığını bir türlü bulamamış. Tek gecelik ilişkiler sonrası kızları büyük bir zevkle postalıyor.
Kitaptaki herkes bu çiftin saadeti için çalışıyor adeta. Çiftin arkadaşları America, Kara, Finch, kuzen Shepley ölmek üzere olan kişinin son istekleri gibi Abby ve Travis etrafında dolanıyorlar. Kitapta bu karakterler kral ve kraliçe olarak betimlenmiş.
Kitap içindeki karakterler genel anlamıyla çok sığ, çok yüzeysel. insanların nerede nasıl yaşadıklarını anlamıyoruz. Neyin neden yaptıkları da belli değil. Zaman belirsiz. hangi zamanda yaşadıkları belli değil. Dünyada gerçekleşen olayları bırakın yaşadıkları yer hakkında bile kitap çok az şey söylüyor.
Bununla birlikte günümüzün genç kuşağının çok hoşuna gitti kitap. Aynı kuşak zaten "Alacakaranlık" serisine de hayran kalmıştı. Zaten Abby ile Alacakaranlık'taki Bella da bir bakıma aynı şeyi yaşıyorlar. Bella'nın okula geldiği günü hatırlayacak kadar filmi seyrettiyseniz orada Bella'nın ilgisini çekmek için gösterilen abartılı ilgiyi de hatırlayacaksınız. Durum burada da aynı. Vampir Edward yerine ise vurduğunu deviren Travis Maddox var.
Her zaman her derde koşan yardımcı karakterler Alice, Dr. Cullen gibi karakterlerin yerine ise Maddox'un kuzeni Shepley ve onun sevgilisi ve Abby'nin cankuşu America var. Bu formül tutmuş olacak ki kitabın devamı niteliğindeki ayaklı bela da yayımlanmış.
Edebiyat sahası sayısız ve çok derin, okudukça insanın içini gerçekten acıtan ve yaşanılanı hissettiren başyapıtlarla dolu. işte "Tatlı Bela" o kitaplardan biri değil. Ama sevimli Amerikan gençlik Filmleri gibi tüketiliyor. Bir "Kendini iyi hisset" kitabı.
Büyük yazarlar bize kitabı daha derinden hissettirebilmek için ortamı, insanları hatta zaman zaman bir sehpayı bile sayfalarca aktarırlar.Yazar Jamie Mcguirre de o yazarlardan biri değili. Karakterler çok yüzeysel. Birbirleriyle olan ilişkileri dışında hiç bir şey olmuyor.Bu tip kitapların artık olmazsa olmazı olan yatak sahneleri de eksik edilmemiş. Bakire Abby bir anda çok şehvetli bir hatuna dönüşüyor. isterdim ki onun Travis ile olan ilk gecesi, yaşadıkları ve hissettikleri bir kadının gözüyle sağlıklı bir şekilde aktarılsın. Ama ne mümkün?
Herkesin kendisini sevmesine o kadar alışkın ki çiftimiz bu yüzden diğer insanlara zaman zaman köpek gibi davranıyorlar. Kimsede "Hastir" çekemiyor bunlara. Okuduğum kitaplar içinde en çok "Cyrano de Bergerac" taki Roxanne karakterinden nefret emiştim. Gerçek aşk bu kadar yakınında olmasına rağmen onu kaybedinceye kadar sahip olduğunu anlayamayacak kadar salak olduğu için. Abby Abarnathy genel hal ve hareketlerinden dolayı onun yanında yerini alacak.
Bu ikisinin kitap boyunca yaşadıkları aşk da değil... Şehvet ya da cinsel arzu diyebiliriz. Ama aşk değil. Aşk biraz da acı çekmektir. Acı çekmelerine neden olan tek şey kendi şapşallıkları.Ülkemiz sınırları içinde onca kaliteli yazar varken bu kitabın ülkemizde de böylesine popüler ve çok satar olmasının ardında pazarlama taktiklerinin olduğunu düşünüyorum. Canan Tan'ın "Yüreğim Seni Çok Sevdi" kitabını okuyup beğendiyseniz hemen bu kitabı alabilirsiniz. Oradaki Aslı ile Murat'ın hikayesi ile benzerlikleri çok. Ama iz bırakacak bir kitap değil. Önermem.
Öncelikle kitabın tanıtım yazısı janjanlı bir ambalajmış. Yani kitabın tanıtımında baş karakter kızımızın alkol bile kullanmadığı söyleniyordu ama gerçeği çok yansıtmıyor. Travis Maddox yani kitabın baş er karakteri ise kötülüğe eğimli değil, sadece hayatını dövüşerek kazanıyor. Bunu dışarıda bırakacak olursak Abby'den iyi biri olduu bile söylenebilir.
Günümüz süper kahramanlı fantastik filmlerinin bir benzeri gibi aslında kitap. Burada karakterlerin süper güçleri, büyüleri yok ama kendilerini diğerlerinden ayıran başka farklı özellikleri var. Kızımız Abby çok güzel bir kız bir kere. Herkes ona hasta oluyor, herkes onunla yatmak istiyor, herkes onu çok seviyor. O kimse için iyilik yapmasa bile herkesten isteyeceği birşeyler var ve herkesten onun bu dileklerini yerine getirmek için adeta seferber oluyorlar. Oysa insanların arasında tebasını selamlayan kraliçe gibi dolanıyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi çok da iyi bir poker oyuncusu. Burada rakibi yok. Oysa ki sadece 19 yaşında. Ucu açık bırakılmış bir tarafı bu. Kalbi sadece travis Maddox için atıyor ve onun "güvercin"i...
Travis Maddox ise hayatını dövüşerek kazanan biri. Ama o da bu işi o kadar iyi yapıyor ki kendisi istemedikçe bir kişi bile ona vuramıyor, yumruk dahi almıyor. Bütün kızlar da ona hasta. Yatmadığı kız kalmamış ama aradığını bir türlü bulamamış. Tek gecelik ilişkiler sonrası kızları büyük bir zevkle postalıyor.
Kitaptaki herkes bu çiftin saadeti için çalışıyor adeta. Çiftin arkadaşları America, Kara, Finch, kuzen Shepley ölmek üzere olan kişinin son istekleri gibi Abby ve Travis etrafında dolanıyorlar. Kitapta bu karakterler kral ve kraliçe olarak betimlenmiş.
Kitap içindeki karakterler genel anlamıyla çok sığ, çok yüzeysel. insanların nerede nasıl yaşadıklarını anlamıyoruz. Neyin neden yaptıkları da belli değil. Zaman belirsiz. hangi zamanda yaşadıkları belli değil. Dünyada gerçekleşen olayları bırakın yaşadıkları yer hakkında bile kitap çok az şey söylüyor.
Bununla birlikte günümüzün genç kuşağının çok hoşuna gitti kitap. Aynı kuşak zaten "Alacakaranlık" serisine de hayran kalmıştı. Zaten Abby ile Alacakaranlık'taki Bella da bir bakıma aynı şeyi yaşıyorlar. Bella'nın okula geldiği günü hatırlayacak kadar filmi seyrettiyseniz orada Bella'nın ilgisini çekmek için gösterilen abartılı ilgiyi de hatırlayacaksınız. Durum burada da aynı. Vampir Edward yerine ise vurduğunu deviren Travis Maddox var.
Her zaman her derde koşan yardımcı karakterler Alice, Dr. Cullen gibi karakterlerin yerine ise Maddox'un kuzeni Shepley ve onun sevgilisi ve Abby'nin cankuşu America var. Bu formül tutmuş olacak ki kitabın devamı niteliğindeki ayaklı bela da yayımlanmış.
Edebiyat sahası sayısız ve çok derin, okudukça insanın içini gerçekten acıtan ve yaşanılanı hissettiren başyapıtlarla dolu. işte "Tatlı Bela" o kitaplardan biri değil. Ama sevimli Amerikan gençlik Filmleri gibi tüketiliyor. Bir "Kendini iyi hisset" kitabı.
Büyük yazarlar bize kitabı daha derinden hissettirebilmek için ortamı, insanları hatta zaman zaman bir sehpayı bile sayfalarca aktarırlar.Yazar Jamie Mcguirre de o yazarlardan biri değili. Karakterler çok yüzeysel. Birbirleriyle olan ilişkileri dışında hiç bir şey olmuyor.Bu tip kitapların artık olmazsa olmazı olan yatak sahneleri de eksik edilmemiş. Bakire Abby bir anda çok şehvetli bir hatuna dönüşüyor. isterdim ki onun Travis ile olan ilk gecesi, yaşadıkları ve hissettikleri bir kadının gözüyle sağlıklı bir şekilde aktarılsın. Ama ne mümkün?
Herkesin kendisini sevmesine o kadar alışkın ki çiftimiz bu yüzden diğer insanlara zaman zaman köpek gibi davranıyorlar. Kimsede "Hastir" çekemiyor bunlara. Okuduğum kitaplar içinde en çok "Cyrano de Bergerac" taki Roxanne karakterinden nefret emiştim. Gerçek aşk bu kadar yakınında olmasına rağmen onu kaybedinceye kadar sahip olduğunu anlayamayacak kadar salak olduğu için. Abby Abarnathy genel hal ve hareketlerinden dolayı onun yanında yerini alacak.
Bu ikisinin kitap boyunca yaşadıkları aşk da değil... Şehvet ya da cinsel arzu diyebiliriz. Ama aşk değil. Aşk biraz da acı çekmektir. Acı çekmelerine neden olan tek şey kendi şapşallıkları.Ülkemiz sınırları içinde onca kaliteli yazar varken bu kitabın ülkemizde de böylesine popüler ve çok satar olmasının ardında pazarlama taktiklerinin olduğunu düşünüyorum. Canan Tan'ın "Yüreğim Seni Çok Sevdi" kitabını okuyup beğendiyseniz hemen bu kitabı alabilirsiniz. Oradaki Aslı ile Murat'ın hikayesi ile benzerlikleri çok. Ama iz bırakacak bir kitap değil. Önermem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar