bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı51
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması7
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- introsu atlanılmayan diziler6
- keşke kadın olsaydım diyen erkek2
- akplisin yani27
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- duanın bir şeye yaramaması28
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- ısparta da gece hayatı14
- kendine hayır demek4
- hesabını gizleyen erkek yazar10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- victor osimhen'in derbi açıklaması2
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- gaye su akyol4
- benim bileğim yamuk mu10
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- 1 kızın peşinden 10000 erkeğin koşması4
- reddedilince öldürmek7
- fon vurgunu52
- hakkari de gece hayatı3
- berke özer7
- azerbaycan'ın 31 türk vatandaşını istememesi4
- samsun gece hayatı5
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- modacı erkeklerin top olması7
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- sözlükte sevişilecek kız olmaması4
- arkadaşlar nerdesiniz4
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- astrologların babasını sikiyim3
- kolye140
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- kendi kabuğuna çekilmek3
- internetin neden yavaş olması4
- fatma betül sayan kaya22
- anın görüntüsü23
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması5
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız5
- aykirikadin13
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- hiç uçağa binmemek7
Efendim değişkenlik göstermekle beraber sonuçta kazanç sağlayan bu iki kavram da aynı ekonomik sistemde var oldukları için karıştırılmaya ve manupule edilmeye çok müsaittirler.
Öncelikle faiz, ister borç alma ister borç verme olsun, belli bir vadesi, belli bir getirisi-götürüsü olan temel piyasa yöndönlendirme aracıdır. Kar payı ise, aslında faize ikame olarak düşünebilecek, bir nevi niş pazar niteliğinde, hiçbir halde kesin bir getirisi olmayan, mudisine anlaşılan vade sonunda, yine o mudinin parasının bulunduğu havuzun karı oranında kazandıran bir araçtır. Bu havuzların getirisi de yine o havuzdan kredi talebinde bulunan müşterilere kullandırılan kredilerden elde edilen getirilerden oluşur. Bu öyle büyük bir havuzdur ki, kredisini ödemeyen ya da geç ödeyen bir kaç kişinin etkisi ancak okyanus da bir damla kadar olur ve çok küçük oranlarda havuzu etkiler. Bu açıdan bakıldığında neden sürekli kar elde ediliyor sorusuna cevap bulunabilir.
Akıllara gelen diğer bir soru ise, neden bu ikisi de aynı oranlarda gidiyor olabilir. Öncelikle kar payı esasına dayanan katılım bankaları kar paylarını değil fakat kredi oranlarını önceden ilan edebilirler. Bu bir borç verme oranıdır. En başta bahsettiğim bu eko sistemde varolabilmek için rekabetçi olmanız gerekir. Akbank konut kredisini 0,75 den verirken siz 1 den veremezsiniz değil mi ? Bu oranlar aynı oldugu için, sonuç olarak bu kredilerden elde edilen gelirler de benzer olur ve bunun sonucunda kar payları ve faiz getirileri aşağı yukarı aynı olur.
Burada şöyle bir nüans vardır ki, buraya dikkat edilmesini öneririm. Tcmb faizleri aşağı çektiğinde, konvansiyonel bankalar yani mevduat bankaları hemen reaksiyon gösterek kredi ve mevduat faizlerini revize ederler. Yani bir nevi aktif pasiflerini revize ederler. Fakat katılım bankalarının önceden ilan ettikleri bir oran olmadıgı için onların oranları hala yüksek kalır ve bu zamanlarda katılım bankalarının getirisi mevduat bankalarından yukarıda kalır ve atıl fonları olur. Bunun önüne geçmek için katılım bankaları kredi oranlarını düşürseler de, düşük oranlı kredilerin havuzlara yansıması için bir zaman aralıgı olacaktır. işte bu zaman aralıgı ki en az üç dört aydır, yüksek getiri sunar bu bankalar ve bu katılım bankası için zor bir dönemdir.
Sonuç olarak kar payı ve faizi birbirinden tamamen bağımsız kavramlar olarak düşünmek yanlıştır. Faiz bugün tüm dünyada paranın maliyetidir. Kar payı ise ona ikame olarak, faize hassas kesim için sunulmuş bir araçtır.
Öncelikle faiz, ister borç alma ister borç verme olsun, belli bir vadesi, belli bir getirisi-götürüsü olan temel piyasa yöndönlendirme aracıdır. Kar payı ise, aslında faize ikame olarak düşünebilecek, bir nevi niş pazar niteliğinde, hiçbir halde kesin bir getirisi olmayan, mudisine anlaşılan vade sonunda, yine o mudinin parasının bulunduğu havuzun karı oranında kazandıran bir araçtır. Bu havuzların getirisi de yine o havuzdan kredi talebinde bulunan müşterilere kullandırılan kredilerden elde edilen getirilerden oluşur. Bu öyle büyük bir havuzdur ki, kredisini ödemeyen ya da geç ödeyen bir kaç kişinin etkisi ancak okyanus da bir damla kadar olur ve çok küçük oranlarda havuzu etkiler. Bu açıdan bakıldığında neden sürekli kar elde ediliyor sorusuna cevap bulunabilir.
Akıllara gelen diğer bir soru ise, neden bu ikisi de aynı oranlarda gidiyor olabilir. Öncelikle kar payı esasına dayanan katılım bankaları kar paylarını değil fakat kredi oranlarını önceden ilan edebilirler. Bu bir borç verme oranıdır. En başta bahsettiğim bu eko sistemde varolabilmek için rekabetçi olmanız gerekir. Akbank konut kredisini 0,75 den verirken siz 1 den veremezsiniz değil mi ? Bu oranlar aynı oldugu için, sonuç olarak bu kredilerden elde edilen gelirler de benzer olur ve bunun sonucunda kar payları ve faiz getirileri aşağı yukarı aynı olur.
Burada şöyle bir nüans vardır ki, buraya dikkat edilmesini öneririm. Tcmb faizleri aşağı çektiğinde, konvansiyonel bankalar yani mevduat bankaları hemen reaksiyon gösterek kredi ve mevduat faizlerini revize ederler. Yani bir nevi aktif pasiflerini revize ederler. Fakat katılım bankalarının önceden ilan ettikleri bir oran olmadıgı için onların oranları hala yüksek kalır ve bu zamanlarda katılım bankalarının getirisi mevduat bankalarından yukarıda kalır ve atıl fonları olur. Bunun önüne geçmek için katılım bankaları kredi oranlarını düşürseler de, düşük oranlı kredilerin havuzlara yansıması için bir zaman aralıgı olacaktır. işte bu zaman aralıgı ki en az üç dört aydır, yüksek getiri sunar bu bankalar ve bu katılım bankası için zor bir dönemdir.
Sonuç olarak kar payı ve faizi birbirinden tamamen bağımsız kavramlar olarak düşünmek yanlıştır. Faiz bugün tüm dünyada paranın maliyetidir. Kar payı ise ona ikame olarak, faize hassas kesim için sunulmuş bir araçtır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar