bugün
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- demir çelik5
- arda güler7
- buz gibi bira8
- kale3112'deki kale hangi kale10
- sıcak şarap4
- bursa6
- gece vardiyası3
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- babybombshell2
- sözlükte flört etmemek9
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- en iyi pizza içeriği10
- arkadaşlar lütfen4
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- acı gerçekler14
- en lezzetli balık24
- köy9
- paradox interactive3
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- karşı cinsteki en itici özellik16
- beşiktaş8
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- 25 eylül 2026 fidan'ın libya toplantısı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı5
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- dünyanın en kötü hissi3
- aşk bir hastalıkmış sanki2
- agaçlarla dertleşmek3
- yıllar ona hiç acımamış3
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- zendaya4
- anın görüntüsü23
- sözlüğün embesillerle dolu olması6
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- gammazlar göreve8
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- ezoterizm4
- sözlükte aile kurmak8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi3
- ağlamak7
- köy vs şehir hayatı2
- queen ravenna'nın evine kız kaçıran atmak2
- 24 eylül 2026 hollanda almanya maçı3
artık aldığım haberlere şaşırmıyorum diyen yazar(dı).
meğer büyük lokma yemeli büyük konuşmamalıymış.
yine bir cumartesi. yine doktorun karşısındayız. artık bebeğimizi kucağımıza almak için son birkaç haftayı sayıyoruz.
doktor klasik ölçümleri yaptı. "bugün hastanede misafirsiniz 1 gün kalacaksınız. perinatoloji doktoruna da bir görüneceksiniz. birkaç test de yapacağız. (eşime) 4 saatte bir nst cihazına bağlanacaksın. gerek görürsek bebeği sezeryanla alacağız" dedi.
adam birkaç cümle söyledi belamı sikti resmen. ciğerimi parçaladı, dünya durdu.
yukarıda odaya çıktık. hemşireler geldi. eşimin tansiyonu ölçtü, testler için kan aldı, serum bağladı. nst cihasızını bağlanmadan eşim tuvalete geçti. o zamana kadar çok sağlam durduğumu, eşime destek olduğumu düşünen ben nasıl zavallı durumda olduğumu hemşirenin form doldururkenki sorusu ile anladım. "eşinizin doğum tarihi ne?"
birkaç saniye içinde aklımdan onlarca alakasız tarih geçti. sonra boş boş hemşireye baktım "bilmiyorum" dedim. suratıma baktığında rengimin atmış olduğunu gördüğünden olsa gerek tekrar sormadı. tuvaletten çıkınca eşim soruya cevap verdi.
yarım saatlik nst'den sonra tuvalete diye odadan ayrıldım. aynanın karşısında kendime baktım. "allah'ım n'olur evladımla sınama beni. n'olur!" diye içimden geçirdiğimde boğazım düğümlendi. gözlerim doldu. birkaç damlasını taşıyamadım gözyaşlarımın, engel olamadım, aktı.
gözyaşlarını sildim, elimi yüzümü yıkadım, olumsuz olasılıkları kafamdan atıp, "güçlü insan gömleğimi" giydim. eşime desteğe, onun paniğini yatıştırmaya devam ediyorum.
testler iyi, perinatoloji doktorunun ölçümleri göreceli olarak iyi. bebeğimiz olması gereken kilonun aşağısında ama sağlıklı (minyon olacakmış biraz. kilosu düşük doğması bekleniyor.) şimdiye kadarki nst ler de iyi. sancı yok. bebek hareketli. velet daha dünyaya gelmeden bizi parmağında oynatıyor. son 2 haftadır nst de uyuyan bebek. biz gece hastane köşelerinde sürünürken zıpır zıpır. neyse şükürler olsun.
13.07.2013
meğer büyük lokma yemeli büyük konuşmamalıymış.
yine bir cumartesi. yine doktorun karşısındayız. artık bebeğimizi kucağımıza almak için son birkaç haftayı sayıyoruz.
doktor klasik ölçümleri yaptı. "bugün hastanede misafirsiniz 1 gün kalacaksınız. perinatoloji doktoruna da bir görüneceksiniz. birkaç test de yapacağız. (eşime) 4 saatte bir nst cihazına bağlanacaksın. gerek görürsek bebeği sezeryanla alacağız" dedi.
adam birkaç cümle söyledi belamı sikti resmen. ciğerimi parçaladı, dünya durdu.
yukarıda odaya çıktık. hemşireler geldi. eşimin tansiyonu ölçtü, testler için kan aldı, serum bağladı. nst cihasızını bağlanmadan eşim tuvalete geçti. o zamana kadar çok sağlam durduğumu, eşime destek olduğumu düşünen ben nasıl zavallı durumda olduğumu hemşirenin form doldururkenki sorusu ile anladım. "eşinizin doğum tarihi ne?"
birkaç saniye içinde aklımdan onlarca alakasız tarih geçti. sonra boş boş hemşireye baktım "bilmiyorum" dedim. suratıma baktığında rengimin atmış olduğunu gördüğünden olsa gerek tekrar sormadı. tuvaletten çıkınca eşim soruya cevap verdi.
yarım saatlik nst'den sonra tuvalete diye odadan ayrıldım. aynanın karşısında kendime baktım. "allah'ım n'olur evladımla sınama beni. n'olur!" diye içimden geçirdiğimde boğazım düğümlendi. gözlerim doldu. birkaç damlasını taşıyamadım gözyaşlarımın, engel olamadım, aktı.
gözyaşlarını sildim, elimi yüzümü yıkadım, olumsuz olasılıkları kafamdan atıp, "güçlü insan gömleğimi" giydim. eşime desteğe, onun paniğini yatıştırmaya devam ediyorum.
testler iyi, perinatoloji doktorunun ölçümleri göreceli olarak iyi. bebeğimiz olması gereken kilonun aşağısında ama sağlıklı (minyon olacakmış biraz. kilosu düşük doğması bekleniyor.) şimdiye kadarki nst ler de iyi. sancı yok. bebek hareketli. velet daha dünyaya gelmeden bizi parmağında oynatıyor. son 2 haftadır nst de uyuyan bebek. biz gece hastane köşelerinde sürünürken zıpır zıpır. neyse şükürler olsun.
13.07.2013
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar