bugün
- trump'ın iran açıklaması9
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi10
- 3 kere üst üste 31 çekmek15
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- true'nın iran açıklaması3
- tayyip i sevmeme nedenimiz2
- teknofest güneydoğu da üçüncü gün heyecanı2
- uludede'nin cenaze eventi10
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak13
- göz kanlanması8
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması10
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- kömbe7
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın3
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak5
- bugün doğum günü olan yazarlar4
- kuyu tipi cezaevleri2
- birbirine iyi gelmek2
- romantizmi bitirmek için burun karıştırmak2
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- sarma4
- game of thrones taki kerhaneci5
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- kant'ın yalan söyleme yasağı2
- ekim3
- recep tahrik erdoğan4
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması4
- pick me girl6
- yunan adalarına gitmek20
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş6
- tinder'ın eşleşme algoritması2
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- napolyon vs atatürk2
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- uludede'yi karıya götürmek7
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- yunan aşığı tip15
- fiziği güzel sözlük kızları47
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
Yüzü örten yüz... adorno'nun "ben bir maskedir" diye tanımlamasının ardından o kadar uzun bir zaman geçmediğini düşünerek evrimin soyut düzlemde hızla ilerlediği ve tersyüz hatta altüst olmuş haliyle "maskem bendir" sürecine girdiğimizi belirtmek isterim. neden bu tanımlamayla girdim peki? çok basit, mevcut siyasal olayların gelişmeleri ve haihazırdaki sosyal durum beni buna itti. özellikle türkiye sosyalizminin kendi çekirdiğini teşkil eden eleştiri kurumunu kullanıp kendini yenileyememesi ve muhafazakâr kesimin evrimleşerek kendilerini tabu haline getirmeleridir bunları yazma nedenim. elbette yazıda bu denli aleni olmayacağım, konuyla daraltıp fikri konuya mahkûm etmeyeceğim. çünkü bu fikrin konusu fikrin bizzat kendisi.
maskelerin kullanım süreci arkaik insan için avlanma ve devamında totem olgusu için önemli bir olgu haline gelmiştir. günümüzün maskelerinin daha soyut şeyler olması da bizlerin idlerinden ve platoncu mağaranın derinlerimizde gizli üçlemesinden kaynaklıdır. artık maskelerin "ben" olma adına bir zanaat haline geldiği, "ben" olmanın bir "iş" haline getirildiği bir süreçteyiz. sartre tükeniş romanında şu cümleleri zikreder:
hangi iş sana göre?
-ölmek galiba. ben hazırdım, bütün cesaretimi toplamıştım. ama ölümü aldılar elimden! artık hiçbir şey bilmiyorum, hiç, hiçbir işten zevk almıyorum.
aynı kitabın başka bir yerinde de şunu zikreder:
herkes hakettiği savaşı bulur
yaşama maskesi adı altında sunulan bu sahnede gerçeklikten üç kez uzaklaşarak, gölgelerin arasında dolaşmak suretiyle "ben" olmanın o dayanılmaz cehennemine itiliyoruz. çünkü "ben" olunması demek bir yerlerde bir şekilde varolmak anlamına da geliyor. bu süreçte olması icap eden şey sartre'dan yola çıkarak "ölümü ellinden alınmış" insanlar olarak başkalarının azaplarının kaynağı olmaktır! bunun doğruluğunun altını çizmiyorum. aksine durumun üzerini çizmeye çalışıyorum.
peki, ben olmak neden zul hale getirildi? çünkü "tek-adam" fikrinde ikinci bir fikre ihtiyaç yoktur. burada o tek-adam haricindeki herkes "öteki"dir. ve son dönemde bu durum bir adım daha ileri götürülüp herkes kendinin ötekisi haline gelmiştir.
insanların kendilerini tanımlamak için mesleklerinden veya kazançlarından bahsetmeye başlamaları bunun biricik örneğidir. mesleklere ve kazançlara öncelik veriliyor çünkü o şablon içine girdiklerinde bir kalıp oluşturup toplumun genel yargısı içinde kendilerine yer edinebilecekler. işte toplum böylesi bir genel yargılar silsilesi içinde sıklıkla bahsedilen "kamusal alan" veya "özel hayat" gibi değerlerden azad edilmiştir. özel hayat ve kamusal alan olguları bir rant değeri taşımadığı sürece anlamsızdır. yoksa parkların, bahçelerin ya da ağaçların kesilmesinin başka ne gibi bir anlamı olabilir ki?
maskelerin kullanım süreci arkaik insan için avlanma ve devamında totem olgusu için önemli bir olgu haline gelmiştir. günümüzün maskelerinin daha soyut şeyler olması da bizlerin idlerinden ve platoncu mağaranın derinlerimizde gizli üçlemesinden kaynaklıdır. artık maskelerin "ben" olma adına bir zanaat haline geldiği, "ben" olmanın bir "iş" haline getirildiği bir süreçteyiz. sartre tükeniş romanında şu cümleleri zikreder:
hangi iş sana göre?
-ölmek galiba. ben hazırdım, bütün cesaretimi toplamıştım. ama ölümü aldılar elimden! artık hiçbir şey bilmiyorum, hiç, hiçbir işten zevk almıyorum.
aynı kitabın başka bir yerinde de şunu zikreder:
herkes hakettiği savaşı bulur
yaşama maskesi adı altında sunulan bu sahnede gerçeklikten üç kez uzaklaşarak, gölgelerin arasında dolaşmak suretiyle "ben" olmanın o dayanılmaz cehennemine itiliyoruz. çünkü "ben" olunması demek bir yerlerde bir şekilde varolmak anlamına da geliyor. bu süreçte olması icap eden şey sartre'dan yola çıkarak "ölümü ellinden alınmış" insanlar olarak başkalarının azaplarının kaynağı olmaktır! bunun doğruluğunun altını çizmiyorum. aksine durumun üzerini çizmeye çalışıyorum.
peki, ben olmak neden zul hale getirildi? çünkü "tek-adam" fikrinde ikinci bir fikre ihtiyaç yoktur. burada o tek-adam haricindeki herkes "öteki"dir. ve son dönemde bu durum bir adım daha ileri götürülüp herkes kendinin ötekisi haline gelmiştir.
insanların kendilerini tanımlamak için mesleklerinden veya kazançlarından bahsetmeye başlamaları bunun biricik örneğidir. mesleklere ve kazançlara öncelik veriliyor çünkü o şablon içine girdiklerinde bir kalıp oluşturup toplumun genel yargısı içinde kendilerine yer edinebilecekler. işte toplum böylesi bir genel yargılar silsilesi içinde sıklıkla bahsedilen "kamusal alan" veya "özel hayat" gibi değerlerden azad edilmiştir. özel hayat ve kamusal alan olguları bir rant değeri taşımadığı sürece anlamsızdır. yoksa parkların, bahçelerin ya da ağaçların kesilmesinin başka ne gibi bir anlamı olabilir ki?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar