bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- yazarların işlediği günahlar12
- toplu taşımada yer verme ahlakı5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- amedspor31
- günlük tutmak7
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi7
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- yazarların fotoğrafları9
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- flörtün ilkesel reddi2
- aleksey batrakov29
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- bu ne hal yahu9
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- saçmalayan yazarlar2
- ipkis2
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- akşama ne yemek yapsam10
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- kadın tır şoförleri6
- şimdi ne yapsam acaba7
- profdrekremculfa3
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- yarma şeftali7
- kar soğuğu6
- cumartesi gecesi6
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- sözlüğün yeni tasarımı23
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- kanal 7 gelin dizisi5
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- manken gibi kadınla evlenmek5
bir nesil vatan evladını pozitif bilimlerden tiksindirten büyük eğitim yanlışlığı.
şöyle ki sistem değiştirilmeden önce hatırlarsınız ki anadolu liselerine lisede değil ortaokulda girilirdi.
yani henüz ilkokulu yeni bitirmiş gevrek bünyeler birden bambaşka bir dünyayla yani yabancı dille tanışırlar ve hazırlık denen sınıfta 24 saat yabancı dil(ingilizce) eğitimi almak üzere programlanırlar. halbuki daha oyun çağıdaydık bee yavv..
neyse buraya kadar problem yok. yabancı dil öğrenmenin neresi kötü ki iyi ki de öğrendik. o kısmı güzeldi eğlenceliydi.
ya sonrası hazırlık bitti ve işte ızdırap orda başladı.
90' lı yılların başında anadolu lisesine başlayanlar bilir matematik ve fen bilgisi dersleri de ingilizce verilirdi o vakit.
işte ırzımıza geçmeye o zaman başladılar. ilkokuldan getirdiğimiz sayısal bilgimizle; bize yabancı dille aktarılan kavramları öğrenmemizi anlamamızı beklediler bizden.
nasıl büyük bir eğitim planlaması faciasıdır bu hala anlayabilmiş değilim.
eğitim psikolojisi okumuşlar bilirler ki zaten o yaş grubuna dahil olan çocuklar henüz ergenliğin eşiğindedirler; soyut ve analitik düşünmeye henüz başlamaktadırlar.
böyle bir ortamda sen de kalkıp bu çocuklara hala temel sayılabilecek eğitimi yabancı bir dille veriyorsun.
hem de kimlerin elinden.
kesinlikle bu işin ehli olmayan mevzubahis konuyu yabancı dille nasıl aktaracağını bilmeyen ama yine de bu konuda kasan sonradan çat pat öğrendiği yabancı diliyle bu işi kotarmaya çalışan yetersiz öğretmenlerle.
bunun sonucunda maalesef o kayıp yıllarda sayısal temelini oluşturamamış zavallı bireyler yetiştiyorsun.**
o yıllardaki fen bilgimden geriye kalan sadece şu: mitochondri is the powerhouse of cell membrain. iyi de kardeşim bu mitokondriyi sana sınavlarda ingilizce mi sordular hayır.
ha noldu sonra öss' de topu topu üç tane fen sorusu çözdüm üçü de yanlış çıktı*
bu olayda benim de mallığım var ama suçun büyüğü bize bunu reva görenlerde.
şöyle ki sistem değiştirilmeden önce hatırlarsınız ki anadolu liselerine lisede değil ortaokulda girilirdi.
yani henüz ilkokulu yeni bitirmiş gevrek bünyeler birden bambaşka bir dünyayla yani yabancı dille tanışırlar ve hazırlık denen sınıfta 24 saat yabancı dil(ingilizce) eğitimi almak üzere programlanırlar. halbuki daha oyun çağıdaydık bee yavv..
neyse buraya kadar problem yok. yabancı dil öğrenmenin neresi kötü ki iyi ki de öğrendik. o kısmı güzeldi eğlenceliydi.
ya sonrası hazırlık bitti ve işte ızdırap orda başladı.
90' lı yılların başında anadolu lisesine başlayanlar bilir matematik ve fen bilgisi dersleri de ingilizce verilirdi o vakit.
işte ırzımıza geçmeye o zaman başladılar. ilkokuldan getirdiğimiz sayısal bilgimizle; bize yabancı dille aktarılan kavramları öğrenmemizi anlamamızı beklediler bizden.
nasıl büyük bir eğitim planlaması faciasıdır bu hala anlayabilmiş değilim.
eğitim psikolojisi okumuşlar bilirler ki zaten o yaş grubuna dahil olan çocuklar henüz ergenliğin eşiğindedirler; soyut ve analitik düşünmeye henüz başlamaktadırlar.
böyle bir ortamda sen de kalkıp bu çocuklara hala temel sayılabilecek eğitimi yabancı bir dille veriyorsun.
hem de kimlerin elinden.
kesinlikle bu işin ehli olmayan mevzubahis konuyu yabancı dille nasıl aktaracağını bilmeyen ama yine de bu konuda kasan sonradan çat pat öğrendiği yabancı diliyle bu işi kotarmaya çalışan yetersiz öğretmenlerle.
bunun sonucunda maalesef o kayıp yıllarda sayısal temelini oluşturamamış zavallı bireyler yetiştiyorsun.**
o yıllardaki fen bilgimden geriye kalan sadece şu: mitochondri is the powerhouse of cell membrain. iyi de kardeşim bu mitokondriyi sana sınavlarda ingilizce mi sordular hayır.
ha noldu sonra öss' de topu topu üç tane fen sorusu çözdüm üçü de yanlış çıktı*
bu olayda benim de mallığım var ama suçun büyüğü bize bunu reva görenlerde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com