bugün
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması6
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek4
- her entrysi eksilenen yazar4
- gece denize girmek9
- anın görüntüsü13
- fazla akbili olan var mı2
- kadın iftirasıyla hayatı kararan erkekler3
- nickten isim tahmini yapmak25
- mutsuzluğun en büyük nedeni4
- oscar alma yontemleri4
- melabaa diye mesaj atan erkek2
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- erdoğan'ın milli görüş gömleğini çıkarması3
- burç zehrinin erkeklere de sıçramış olması3
- kas yığını sözlük erkekleri4
- akrep burcu6
- burak demirbilek7
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- as maca6
- kaos show2
- başlıkları tutmayan sözlük yazarı3
- aylık 398 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kim bu gizli artıcı4
- kıl erkeğin süsüdür14
- geceye bir şarkı bırak11
- yüzme yarışları2
- müslüman cinler5
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- haluk levent yarın konser verse kaç kişi gider3
- kedi3
- yeni parti46
- on layn listesi3
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- grup seksin mantığı10
- taze ekmek3
- dünyaya çocuk getirmek10
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- yazarların imrendiği kişi4
- travesti sesi çekiciliği6
- kalkın be3
- kavgacı bir insan olmak2
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nervio burak demirbilek evliliği13
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- on layn listesü isterük2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- yorgun mermi vs nervio12
bugün başıma gelmiş detaydır, hatta detaylar silsilesidir, detaylar kafilesidir.
bir değil, iki değil, tam üç detay yakaladım bugün.
ilk detay içimi, ellerimi kollarımı heryerimi burktu. talihizlikler silsilesi sabah uyanır uynamaz başladı. akşam erken denebilecek bir saatte, uyku ilacı marifeti ile uykuya dalmış olan bendenizin sabahın 5 inde uyanmasına rağmen yataktan çıkabilmesi 8:00 ı buldu. işe gitmek için neredeyse geç kalacağımı anladıktan sonra güç bela yatağımdan çıkıp gözümü daha açmadan küvete doğru yöneldim, duşu açtım ki, anam, o da ne ?! su akmıyor ! yıl olmuş 2013, saat sabahın 8:00 i ve su kesik. çıktım vanaya baktım, lan borcum var da kestiler mi ne ettiler diye ama değil, su kesik. duş almadan evden çıkamayan insanım. kettle da ısıtılmış su ile güç bela duşumu aldıktan sonra işe gittim, akşam oldu, eve geldim. yarın şehir dışına çıkacağım. çamaşır yıkamam lazım. en sevdiğim pantolonu hazırlamam lazım. 2 saat umutla bekledikten sonra pes ettim ve kot pantolonumu elimde yıkadım. bildiğin leğene su koydum ve pantene şampuan ile yıkadım keratayı. yıkamak sorun değil de, durulamak ve suyunu sıkmak çok zor be ağa. ama hallettim işte bi şekilde.
bir iç burkan detay daha şu şekilde. soruyorum, bir pantolonu elde yıkamak bir insanı ağlatabilir mi sence hacı ? ağlatır, hem de nasıl ağlatır, için için ağlarsın işte. çünkü o pantolonun üzerinde o'nun elleri vardır, kokusu vardır, onunla beraber yürüdüğünüz yolda paçasına sıçramış çamur vardır ve bunları kendi ellerinle silmek, çamaşır makinesine atmaktan daha farklı bir his veriyor. bir de bana duygusuz derler, hiç ağlamaz mısın sen derler. bu da üçüncü iç burkan detay.
bir değil, iki değil, tam üç detay yakaladım bugün.
ilk detay içimi, ellerimi kollarımı heryerimi burktu. talihizlikler silsilesi sabah uyanır uynamaz başladı. akşam erken denebilecek bir saatte, uyku ilacı marifeti ile uykuya dalmış olan bendenizin sabahın 5 inde uyanmasına rağmen yataktan çıkabilmesi 8:00 ı buldu. işe gitmek için neredeyse geç kalacağımı anladıktan sonra güç bela yatağımdan çıkıp gözümü daha açmadan küvete doğru yöneldim, duşu açtım ki, anam, o da ne ?! su akmıyor ! yıl olmuş 2013, saat sabahın 8:00 i ve su kesik. çıktım vanaya baktım, lan borcum var da kestiler mi ne ettiler diye ama değil, su kesik. duş almadan evden çıkamayan insanım. kettle da ısıtılmış su ile güç bela duşumu aldıktan sonra işe gittim, akşam oldu, eve geldim. yarın şehir dışına çıkacağım. çamaşır yıkamam lazım. en sevdiğim pantolonu hazırlamam lazım. 2 saat umutla bekledikten sonra pes ettim ve kot pantolonumu elimde yıkadım. bildiğin leğene su koydum ve pantene şampuan ile yıkadım keratayı. yıkamak sorun değil de, durulamak ve suyunu sıkmak çok zor be ağa. ama hallettim işte bi şekilde.
bir iç burkan detay daha şu şekilde. soruyorum, bir pantolonu elde yıkamak bir insanı ağlatabilir mi sence hacı ? ağlatır, hem de nasıl ağlatır, için için ağlarsın işte. çünkü o pantolonun üzerinde o'nun elleri vardır, kokusu vardır, onunla beraber yürüdüğünüz yolda paçasına sıçramış çamur vardır ve bunları kendi ellerinle silmek, çamaşır makinesine atmaktan daha farklı bir his veriyor. bir de bana duygusuz derler, hiç ağlamaz mısın sen derler. bu da üçüncü iç burkan detay.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar