bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- almanca bilmek5
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- nervio43
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi menemenin sırrı6
- iyi memenin sırrı7
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- siyah sütyen5
- sözlüğün en şık erkeği12
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- meme4
- kale3112 ifşa8
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- yarın iş olması3
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- true esaretten kurtulacak4
- ese dezze8
- engineer288
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- kassız erkek neye benzer5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- muslettin amca14
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- futbol17
- aşk9
- tek erkek2
- sabaha kadar uyumamak3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- prod'a cuma günü deploy etmek2
- fenerbahçe14
--spoiler--
Zafer Mutlu, Türk Basını'nın son 20 yılına net bir şekilde damga vurmuş az sayıdaki gazeteciden biri. Pek çok isme göre daha arka planda olduğundan esrarengiz de... Aynı zamanda çok da yaratıcı ve bu yeteneğini basında çeşitli süreçlerin yaşanmasına, temel değişikliklerin gerçekleşmesine sebep oldu. 30 yaşında genel yayın yönetmeni olduğunda bu görevin yaş çıtasını da aşağı çekti bir kere. Televizyonlarda, gazetelerde benchmark Mutlu'nun göreve atandığı yaştı.
Ve o günden beri de durmaksızın çalıştı, hep yaratmak için uğraştı.
Mutlu, şimdi yine öyle anlaşılıyor ki birkaç senedir işlerden uzakta, patron seviyesindeki hayatından vazgeçip sahaya inmeye hazırlanıyor. Dün, medyada Zafer Mutlu'nun Doğan Grubu'nun satılmak üzere olan gazetelerinin başına CEO olarak geçtiği duyuldu. Hem kendi kurduğu Vatan'dan, hem de Posta, Radikal ve Fanatik'ten sorumlu olacak.
Bu medyada Zafer Mutlu etkisinin daha uzun yıllar süreceğini de gösteriyor.
Mutlu'nun gazeteci olduğu ilk günden beri en büyük amacı genel yayın yönetmenliği yapmak ve çok para kazanmaktı. 30 yaşında, Dinç Bilgin onu Sabah'ın başına resmen getirdiğinde o yıllara kadar ciddi maddi sıkıntılar çekmiş biriydi. Ankara'dan istanbul'a taşındığında ilk evliliğinin bitmesine varacak kadar sıkıntılı bir hayat yaşamıştı. Bir süre istanbul'da Can Ataklı'yla Laleli'de bir çatı katında bile yaşamıştı.
Ancak Sabah yıllarından itibaren de Mutlu sıradan bir gazeteci, hatta genel yayın yönetmeni olmadı hiçbir zaman. Hem gazeteciliği ilginçti, hem de yöneticiliği. Haldun Simavi ve Rahmi Turan okulundan kaptıklarını, kendi emeğiyle harmanlamış ve yeni bir gazetecilik anlayışı yaratmıştı. Kimilerinin sempatiyle bakmadığı...
Selahattin Duman, Metin Münir'in Sabah Olayı kitabında Mutlu'nun tanımayanlar tarafından sevilmediğini, tanıdıktan sonra da onu sevmeyen insanın olmadığını söylüyor. 'Çok antipatik görünüşlü' Mutlu'nun konumu da hep patron seviyesinde oldu. Yıllar yılı Sabah gazetesi ondan soruldu; gazete Dinç Bilgin'in olduğu kadar Zafer Mutlu'nundu aynı zamanda.
Sabah binasında bir tek Dinç Bilgin'e, bir de sekreteri Gül Hanım'a Siz derdi...
Basında malvarlığı en çok tartışılan isimlerin de başında gelir. Ancak bunu tartışmaya açanlar, onun bir gazeteci değil, fiilen basında bir patron olarak yer aldığını görmezden gelir. 1980'de altı delinmiş ayakkabısına mukavva parçası koyarak işe giden adam çok para kazanmıştır, ama çok değişimin de altına imzasını atmıştır.
Özallı yıllar, aynı zamanda Mutlu'nun yıldızının parladığı dönemdir. O yıllarda, dönemin de etkisiyle vizyonun sahiplenicisi Sabah olmuştuiraj man` olarak adlandırılan Mutlu yükselen değerlerin yayın organını hazırlamaya başlamıştı. Paranın yönünü iyi takip etmiş, yuppie kültürüne, toplumdaki ingilizce düşkünlüğüne iyi adapte olmuştu Sabah.
Şaşırtıcı olan, yıllar sonra çıkardığı Vatan'ın Sabah'ın yerine oynaması beklenirken bambaşka bir kulvara kaymasıydı. Mutlu, adeta bilerek Vatan’ı Hürriyet, Sabah kulvarında değil de rekabetin daha az olduğu bir başka ligde tuttu yıllarca. Vatan'da yükselen değerlerin yansımalarından ziyade, ortasınıfın hissiyatının tercümesini bulmak daha mümkündü. Nitekim AKP iktidarı boyunca da muhalif çizgide kalmayı, ulusalcılarla omuz omuza vermeyi tercih etti.
Zafer Mutlu her zaman gazeteciliğinde iktidarla balans ve manevra ilişkisi içine girmişti. Zamanında bazı siyasetçileri hem avucunun içine almış, hem de onlara en büyük yumrukları indirmişti. Mesut Yılmaz'la canlı yayında kapışmaları unutulmaz... Güç kullanımını iyi biliyordu.
Ancak kendisinin de kabul ettiği, giderek gücünün kontrolsüz hale gelmeye başladığıydı. Bir dönemin Sabah'ı kabine kurmaya, bakan atamaya gazetecilik yapmaktan çok daha meraklıydı. 28 Şubat'ta, en omurgasız tavrı sergileyen de Sabah olmuştu. Yazarları işten atarak, Paşalar'ın dediklerini yaparak.
Vatan'ın kuruluş aşamasında Mutlu pek çok kere günah çıkarttı. Gerek Vatan'ın politikasıyla, gerekse verdiği röportajlarla. Mümkün olduğu kadar geçmişi temize çekti. Bir tek, yıllar önce, Sabah'ı yönetirken gazetenin asıl amacının para kazanmak olduğunu söylemişti, bir o demecini unutturamadı hiç kimseye...
Böyle bir geçmişi ardından getiren Zafer Mutlu yeniden sahaya iniyor. Bakalım ne olacak. 23 Temmuz sabahı daha net belli olacağı kesin yapacaklarının. Onu iyi tanıyanlar, seçimden önce Vatan'ı Doğan Grubu'na satarak aslında gazetesini de kurtardığı görüşünde birleşiyor. Bundan böyle kendi dahli de merak konusu ama...
Bir de tabii kurulduğu günden beri bağımsız olmakla övünen, Doğan Grubu'nun desteğiyle çıkmasına rağmen bağımsızlığı vurgulayan, bununla prim yapan bir gazetenin kendi durumunu nasıl açıklayacağı ilginç. Ama unutmayalım ki Zafer Mutlu Türk Basını'nın belki de en iyi spinnerlarından biridir; malzemeyi harika çevirir, gündemi istediği gibi şekillendirir...
oray eğin
--spoiler--
Zafer Mutlu, Türk Basını'nın son 20 yılına net bir şekilde damga vurmuş az sayıdaki gazeteciden biri. Pek çok isme göre daha arka planda olduğundan esrarengiz de... Aynı zamanda çok da yaratıcı ve bu yeteneğini basında çeşitli süreçlerin yaşanmasına, temel değişikliklerin gerçekleşmesine sebep oldu. 30 yaşında genel yayın yönetmeni olduğunda bu görevin yaş çıtasını da aşağı çekti bir kere. Televizyonlarda, gazetelerde benchmark Mutlu'nun göreve atandığı yaştı.
Ve o günden beri de durmaksızın çalıştı, hep yaratmak için uğraştı.
Mutlu, şimdi yine öyle anlaşılıyor ki birkaç senedir işlerden uzakta, patron seviyesindeki hayatından vazgeçip sahaya inmeye hazırlanıyor. Dün, medyada Zafer Mutlu'nun Doğan Grubu'nun satılmak üzere olan gazetelerinin başına CEO olarak geçtiği duyuldu. Hem kendi kurduğu Vatan'dan, hem de Posta, Radikal ve Fanatik'ten sorumlu olacak.
Bu medyada Zafer Mutlu etkisinin daha uzun yıllar süreceğini de gösteriyor.
Mutlu'nun gazeteci olduğu ilk günden beri en büyük amacı genel yayın yönetmenliği yapmak ve çok para kazanmaktı. 30 yaşında, Dinç Bilgin onu Sabah'ın başına resmen getirdiğinde o yıllara kadar ciddi maddi sıkıntılar çekmiş biriydi. Ankara'dan istanbul'a taşındığında ilk evliliğinin bitmesine varacak kadar sıkıntılı bir hayat yaşamıştı. Bir süre istanbul'da Can Ataklı'yla Laleli'de bir çatı katında bile yaşamıştı.
Ancak Sabah yıllarından itibaren de Mutlu sıradan bir gazeteci, hatta genel yayın yönetmeni olmadı hiçbir zaman. Hem gazeteciliği ilginçti, hem de yöneticiliği. Haldun Simavi ve Rahmi Turan okulundan kaptıklarını, kendi emeğiyle harmanlamış ve yeni bir gazetecilik anlayışı yaratmıştı. Kimilerinin sempatiyle bakmadığı...
Selahattin Duman, Metin Münir'in Sabah Olayı kitabında Mutlu'nun tanımayanlar tarafından sevilmediğini, tanıdıktan sonra da onu sevmeyen insanın olmadığını söylüyor. 'Çok antipatik görünüşlü' Mutlu'nun konumu da hep patron seviyesinde oldu. Yıllar yılı Sabah gazetesi ondan soruldu; gazete Dinç Bilgin'in olduğu kadar Zafer Mutlu'nundu aynı zamanda.
Sabah binasında bir tek Dinç Bilgin'e, bir de sekreteri Gül Hanım'a Siz derdi...
Basında malvarlığı en çok tartışılan isimlerin de başında gelir. Ancak bunu tartışmaya açanlar, onun bir gazeteci değil, fiilen basında bir patron olarak yer aldığını görmezden gelir. 1980'de altı delinmiş ayakkabısına mukavva parçası koyarak işe giden adam çok para kazanmıştır, ama çok değişimin de altına imzasını atmıştır.
Özallı yıllar, aynı zamanda Mutlu'nun yıldızının parladığı dönemdir. O yıllarda, dönemin de etkisiyle vizyonun sahiplenicisi Sabah olmuştuiraj man` olarak adlandırılan Mutlu yükselen değerlerin yayın organını hazırlamaya başlamıştı. Paranın yönünü iyi takip etmiş, yuppie kültürüne, toplumdaki ingilizce düşkünlüğüne iyi adapte olmuştu Sabah.
Şaşırtıcı olan, yıllar sonra çıkardığı Vatan'ın Sabah'ın yerine oynaması beklenirken bambaşka bir kulvara kaymasıydı. Mutlu, adeta bilerek Vatan’ı Hürriyet, Sabah kulvarında değil de rekabetin daha az olduğu bir başka ligde tuttu yıllarca. Vatan'da yükselen değerlerin yansımalarından ziyade, ortasınıfın hissiyatının tercümesini bulmak daha mümkündü. Nitekim AKP iktidarı boyunca da muhalif çizgide kalmayı, ulusalcılarla omuz omuza vermeyi tercih etti.
Zafer Mutlu her zaman gazeteciliğinde iktidarla balans ve manevra ilişkisi içine girmişti. Zamanında bazı siyasetçileri hem avucunun içine almış, hem de onlara en büyük yumrukları indirmişti. Mesut Yılmaz'la canlı yayında kapışmaları unutulmaz... Güç kullanımını iyi biliyordu.
Ancak kendisinin de kabul ettiği, giderek gücünün kontrolsüz hale gelmeye başladığıydı. Bir dönemin Sabah'ı kabine kurmaya, bakan atamaya gazetecilik yapmaktan çok daha meraklıydı. 28 Şubat'ta, en omurgasız tavrı sergileyen de Sabah olmuştu. Yazarları işten atarak, Paşalar'ın dediklerini yaparak.
Vatan'ın kuruluş aşamasında Mutlu pek çok kere günah çıkarttı. Gerek Vatan'ın politikasıyla, gerekse verdiği röportajlarla. Mümkün olduğu kadar geçmişi temize çekti. Bir tek, yıllar önce, Sabah'ı yönetirken gazetenin asıl amacının para kazanmak olduğunu söylemişti, bir o demecini unutturamadı hiç kimseye...
Böyle bir geçmişi ardından getiren Zafer Mutlu yeniden sahaya iniyor. Bakalım ne olacak. 23 Temmuz sabahı daha net belli olacağı kesin yapacaklarının. Onu iyi tanıyanlar, seçimden önce Vatan'ı Doğan Grubu'na satarak aslında gazetesini de kurtardığı görüşünde birleşiyor. Bundan böyle kendi dahli de merak konusu ama...
Bir de tabii kurulduğu günden beri bağımsız olmakla övünen, Doğan Grubu'nun desteğiyle çıkmasına rağmen bağımsızlığı vurgulayan, bununla prim yapan bir gazetenin kendi durumunu nasıl açıklayacağı ilginç. Ama unutmayalım ki Zafer Mutlu Türk Basını'nın belki de en iyi spinnerlarından biridir; malzemeyi harika çevirir, gündemi istediği gibi şekillendirir...
oray eğin
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar