bugün
- bayan kelimesi neden rahatsız edici19
- acil yardım isteği8
- aylık 433 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- yapay zekanın yapay zeka üretmesi4
- yorgun mermi9
- neli dondurma seversiniz14
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- michael kretschmer3
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- sözlük bayanlarının hiç çaylak olmaması9
- katatespizartmasi14
- arkadaşlar13
- rusya3
- eti cicibebe4
- saksonya2
- watchmen2
- kedi3
- ofansif mizah2
- zona7
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması8
- türkiye3
- gecenin şarkısı5
- limonlu dondurma8
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması7
- zevkli olan şeyler3
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- ekonomi4
- patlak bir erkekle evlenir miydiniz4
- hayattaki tek gerçek3
- hyundai2
- onu özlediğiniz anlar6
- sözlüğün en tatlı yazarı4
- cicibebe yiyen alfa erkek3
- şemsettin2
- kadınların pozitif ayrımcılığa uğradığı konular4
- online listesi5
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- herkese iyi geceler sana oyasumi2
- sözlüğün gelmiş geçmiş en efsanevi yazarı4
- katatespizartmasi benimle evlenir misin5
- online olup entry girmeyen yazarlar4
- olaf karsten lies3
- kadın yazarların kavga etmesi5
- arkadaşlar bi waffle yer miyiz4
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi5
- kızlar bir rezillik çıkarmayacaksa gidiyorum5
- pezevenk malik'in gerçek işi nedir sorunsalı4
- tepkiselbiri3
- yağmurcu neden akpli13
- dietmar woidke3
--spoiler--
Zafer Mutlu, Türk Basını'nın son 20 yılına net bir şekilde damga vurmuş az sayıdaki gazeteciden biri. Pek çok isme göre daha arka planda olduğundan esrarengiz de... Aynı zamanda çok da yaratıcı ve bu yeteneğini basında çeşitli süreçlerin yaşanmasına, temel değişikliklerin gerçekleşmesine sebep oldu. 30 yaşında genel yayın yönetmeni olduğunda bu görevin yaş çıtasını da aşağı çekti bir kere. Televizyonlarda, gazetelerde benchmark Mutlu'nun göreve atandığı yaştı.
Ve o günden beri de durmaksızın çalıştı, hep yaratmak için uğraştı.
Mutlu, şimdi yine öyle anlaşılıyor ki birkaç senedir işlerden uzakta, patron seviyesindeki hayatından vazgeçip sahaya inmeye hazırlanıyor. Dün, medyada Zafer Mutlu'nun Doğan Grubu'nun satılmak üzere olan gazetelerinin başına CEO olarak geçtiği duyuldu. Hem kendi kurduğu Vatan'dan, hem de Posta, Radikal ve Fanatik'ten sorumlu olacak.
Bu medyada Zafer Mutlu etkisinin daha uzun yıllar süreceğini de gösteriyor.
Mutlu'nun gazeteci olduğu ilk günden beri en büyük amacı genel yayın yönetmenliği yapmak ve çok para kazanmaktı. 30 yaşında, Dinç Bilgin onu Sabah'ın başına resmen getirdiğinde o yıllara kadar ciddi maddi sıkıntılar çekmiş biriydi. Ankara'dan istanbul'a taşındığında ilk evliliğinin bitmesine varacak kadar sıkıntılı bir hayat yaşamıştı. Bir süre istanbul'da Can Ataklı'yla Laleli'de bir çatı katında bile yaşamıştı.
Ancak Sabah yıllarından itibaren de Mutlu sıradan bir gazeteci, hatta genel yayın yönetmeni olmadı hiçbir zaman. Hem gazeteciliği ilginçti, hem de yöneticiliği. Haldun Simavi ve Rahmi Turan okulundan kaptıklarını, kendi emeğiyle harmanlamış ve yeni bir gazetecilik anlayışı yaratmıştı. Kimilerinin sempatiyle bakmadığı...
Selahattin Duman, Metin Münir'in Sabah Olayı kitabında Mutlu'nun tanımayanlar tarafından sevilmediğini, tanıdıktan sonra da onu sevmeyen insanın olmadığını söylüyor. 'Çok antipatik görünüşlü' Mutlu'nun konumu da hep patron seviyesinde oldu. Yıllar yılı Sabah gazetesi ondan soruldu; gazete Dinç Bilgin'in olduğu kadar Zafer Mutlu'nundu aynı zamanda.
Sabah binasında bir tek Dinç Bilgin'e, bir de sekreteri Gül Hanım'a Siz derdi...
Basında malvarlığı en çok tartışılan isimlerin de başında gelir. Ancak bunu tartışmaya açanlar, onun bir gazeteci değil, fiilen basında bir patron olarak yer aldığını görmezden gelir. 1980'de altı delinmiş ayakkabısına mukavva parçası koyarak işe giden adam çok para kazanmıştır, ama çok değişimin de altına imzasını atmıştır.
Özallı yıllar, aynı zamanda Mutlu'nun yıldızının parladığı dönemdir. O yıllarda, dönemin de etkisiyle vizyonun sahiplenicisi Sabah olmuştuiraj man` olarak adlandırılan Mutlu yükselen değerlerin yayın organını hazırlamaya başlamıştı. Paranın yönünü iyi takip etmiş, yuppie kültürüne, toplumdaki ingilizce düşkünlüğüne iyi adapte olmuştu Sabah.
Şaşırtıcı olan, yıllar sonra çıkardığı Vatan'ın Sabah'ın yerine oynaması beklenirken bambaşka bir kulvara kaymasıydı. Mutlu, adeta bilerek Vatan’ı Hürriyet, Sabah kulvarında değil de rekabetin daha az olduğu bir başka ligde tuttu yıllarca. Vatan'da yükselen değerlerin yansımalarından ziyade, ortasınıfın hissiyatının tercümesini bulmak daha mümkündü. Nitekim AKP iktidarı boyunca da muhalif çizgide kalmayı, ulusalcılarla omuz omuza vermeyi tercih etti.
Zafer Mutlu her zaman gazeteciliğinde iktidarla balans ve manevra ilişkisi içine girmişti. Zamanında bazı siyasetçileri hem avucunun içine almış, hem de onlara en büyük yumrukları indirmişti. Mesut Yılmaz'la canlı yayında kapışmaları unutulmaz... Güç kullanımını iyi biliyordu.
Ancak kendisinin de kabul ettiği, giderek gücünün kontrolsüz hale gelmeye başladığıydı. Bir dönemin Sabah'ı kabine kurmaya, bakan atamaya gazetecilik yapmaktan çok daha meraklıydı. 28 Şubat'ta, en omurgasız tavrı sergileyen de Sabah olmuştu. Yazarları işten atarak, Paşalar'ın dediklerini yaparak.
Vatan'ın kuruluş aşamasında Mutlu pek çok kere günah çıkarttı. Gerek Vatan'ın politikasıyla, gerekse verdiği röportajlarla. Mümkün olduğu kadar geçmişi temize çekti. Bir tek, yıllar önce, Sabah'ı yönetirken gazetenin asıl amacının para kazanmak olduğunu söylemişti, bir o demecini unutturamadı hiç kimseye...
Böyle bir geçmişi ardından getiren Zafer Mutlu yeniden sahaya iniyor. Bakalım ne olacak. 23 Temmuz sabahı daha net belli olacağı kesin yapacaklarının. Onu iyi tanıyanlar, seçimden önce Vatan'ı Doğan Grubu'na satarak aslında gazetesini de kurtardığı görüşünde birleşiyor. Bundan böyle kendi dahli de merak konusu ama...
Bir de tabii kurulduğu günden beri bağımsız olmakla övünen, Doğan Grubu'nun desteğiyle çıkmasına rağmen bağımsızlığı vurgulayan, bununla prim yapan bir gazetenin kendi durumunu nasıl açıklayacağı ilginç. Ama unutmayalım ki Zafer Mutlu Türk Basını'nın belki de en iyi spinnerlarından biridir; malzemeyi harika çevirir, gündemi istediği gibi şekillendirir...
oray eğin
--spoiler--
Zafer Mutlu, Türk Basını'nın son 20 yılına net bir şekilde damga vurmuş az sayıdaki gazeteciden biri. Pek çok isme göre daha arka planda olduğundan esrarengiz de... Aynı zamanda çok da yaratıcı ve bu yeteneğini basında çeşitli süreçlerin yaşanmasına, temel değişikliklerin gerçekleşmesine sebep oldu. 30 yaşında genel yayın yönetmeni olduğunda bu görevin yaş çıtasını da aşağı çekti bir kere. Televizyonlarda, gazetelerde benchmark Mutlu'nun göreve atandığı yaştı.
Ve o günden beri de durmaksızın çalıştı, hep yaratmak için uğraştı.
Mutlu, şimdi yine öyle anlaşılıyor ki birkaç senedir işlerden uzakta, patron seviyesindeki hayatından vazgeçip sahaya inmeye hazırlanıyor. Dün, medyada Zafer Mutlu'nun Doğan Grubu'nun satılmak üzere olan gazetelerinin başına CEO olarak geçtiği duyuldu. Hem kendi kurduğu Vatan'dan, hem de Posta, Radikal ve Fanatik'ten sorumlu olacak.
Bu medyada Zafer Mutlu etkisinin daha uzun yıllar süreceğini de gösteriyor.
Mutlu'nun gazeteci olduğu ilk günden beri en büyük amacı genel yayın yönetmenliği yapmak ve çok para kazanmaktı. 30 yaşında, Dinç Bilgin onu Sabah'ın başına resmen getirdiğinde o yıllara kadar ciddi maddi sıkıntılar çekmiş biriydi. Ankara'dan istanbul'a taşındığında ilk evliliğinin bitmesine varacak kadar sıkıntılı bir hayat yaşamıştı. Bir süre istanbul'da Can Ataklı'yla Laleli'de bir çatı katında bile yaşamıştı.
Ancak Sabah yıllarından itibaren de Mutlu sıradan bir gazeteci, hatta genel yayın yönetmeni olmadı hiçbir zaman. Hem gazeteciliği ilginçti, hem de yöneticiliği. Haldun Simavi ve Rahmi Turan okulundan kaptıklarını, kendi emeğiyle harmanlamış ve yeni bir gazetecilik anlayışı yaratmıştı. Kimilerinin sempatiyle bakmadığı...
Selahattin Duman, Metin Münir'in Sabah Olayı kitabında Mutlu'nun tanımayanlar tarafından sevilmediğini, tanıdıktan sonra da onu sevmeyen insanın olmadığını söylüyor. 'Çok antipatik görünüşlü' Mutlu'nun konumu da hep patron seviyesinde oldu. Yıllar yılı Sabah gazetesi ondan soruldu; gazete Dinç Bilgin'in olduğu kadar Zafer Mutlu'nundu aynı zamanda.
Sabah binasında bir tek Dinç Bilgin'e, bir de sekreteri Gül Hanım'a Siz derdi...
Basında malvarlığı en çok tartışılan isimlerin de başında gelir. Ancak bunu tartışmaya açanlar, onun bir gazeteci değil, fiilen basında bir patron olarak yer aldığını görmezden gelir. 1980'de altı delinmiş ayakkabısına mukavva parçası koyarak işe giden adam çok para kazanmıştır, ama çok değişimin de altına imzasını atmıştır.
Özallı yıllar, aynı zamanda Mutlu'nun yıldızının parladığı dönemdir. O yıllarda, dönemin de etkisiyle vizyonun sahiplenicisi Sabah olmuştuiraj man` olarak adlandırılan Mutlu yükselen değerlerin yayın organını hazırlamaya başlamıştı. Paranın yönünü iyi takip etmiş, yuppie kültürüne, toplumdaki ingilizce düşkünlüğüne iyi adapte olmuştu Sabah.
Şaşırtıcı olan, yıllar sonra çıkardığı Vatan'ın Sabah'ın yerine oynaması beklenirken bambaşka bir kulvara kaymasıydı. Mutlu, adeta bilerek Vatan’ı Hürriyet, Sabah kulvarında değil de rekabetin daha az olduğu bir başka ligde tuttu yıllarca. Vatan'da yükselen değerlerin yansımalarından ziyade, ortasınıfın hissiyatının tercümesini bulmak daha mümkündü. Nitekim AKP iktidarı boyunca da muhalif çizgide kalmayı, ulusalcılarla omuz omuza vermeyi tercih etti.
Zafer Mutlu her zaman gazeteciliğinde iktidarla balans ve manevra ilişkisi içine girmişti. Zamanında bazı siyasetçileri hem avucunun içine almış, hem de onlara en büyük yumrukları indirmişti. Mesut Yılmaz'la canlı yayında kapışmaları unutulmaz... Güç kullanımını iyi biliyordu.
Ancak kendisinin de kabul ettiği, giderek gücünün kontrolsüz hale gelmeye başladığıydı. Bir dönemin Sabah'ı kabine kurmaya, bakan atamaya gazetecilik yapmaktan çok daha meraklıydı. 28 Şubat'ta, en omurgasız tavrı sergileyen de Sabah olmuştu. Yazarları işten atarak, Paşalar'ın dediklerini yaparak.
Vatan'ın kuruluş aşamasında Mutlu pek çok kere günah çıkarttı. Gerek Vatan'ın politikasıyla, gerekse verdiği röportajlarla. Mümkün olduğu kadar geçmişi temize çekti. Bir tek, yıllar önce, Sabah'ı yönetirken gazetenin asıl amacının para kazanmak olduğunu söylemişti, bir o demecini unutturamadı hiç kimseye...
Böyle bir geçmişi ardından getiren Zafer Mutlu yeniden sahaya iniyor. Bakalım ne olacak. 23 Temmuz sabahı daha net belli olacağı kesin yapacaklarının. Onu iyi tanıyanlar, seçimden önce Vatan'ı Doğan Grubu'na satarak aslında gazetesini de kurtardığı görüşünde birleşiyor. Bundan böyle kendi dahli de merak konusu ama...
Bir de tabii kurulduğu günden beri bağımsız olmakla övünen, Doğan Grubu'nun desteğiyle çıkmasına rağmen bağımsızlığı vurgulayan, bununla prim yapan bir gazetenin kendi durumunu nasıl açıklayacağı ilginç. Ama unutmayalım ki Zafer Mutlu Türk Basını'nın belki de en iyi spinnerlarından biridir; malzemeyi harika çevirir, gündemi istediği gibi şekillendirir...
oray eğin
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar