bugün
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok6
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı12
- bir gün herkes ak partili olacak9
- mezut barzani nin yahudi olması19
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi3
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi9
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- çocuğa israil diye isim koymak17
- togg4
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci2
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- arkadaşlar şifalandım10
- çok sıkıcı lan3
- esenyurtta bir lisede bıçaklı kavga3
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler3
- okul saldırısı2
- kadir mısıroğlu fan clup8
- amerikan kuklası halife4
- özgür özelden umut bekleyen insan3
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi12
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- salat namaz değildir10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı3
- gavur izmir den mümin izmir e2
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- allah varsa nerede6
- rahmetli ekrem imamoğlu4
- yusuf atılgan aylak adam2
- sözlüğe bir kitap bırak2
- ak partili ahlakı14
- ceset sikmek11
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- sosyal çürüme3
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri2
- insidious out of the further2
- fondan parayı vuramamak2
- arkadaşlar bugün diyetimi iptal edebilir miyim5
- fatma betül sayan kaya37
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- scarlett johansson4
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- akp kazandı5
- sözlük radyosu yayın yapsın4
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen15
- belediye başkanı çalmak5
- hastayken bile cinsellik düşünmek4
- mekke anlaşması4
1) konuyla ilgili t.c.'nin bütün belgeleri incelemeye ve tartışmaya açtığı külliyen yalandır. araştırmaya kalkarsanız konuyla ilgili birçok belgeye ulaşamazsınız, diğerlerine ulaşmanız da uzun ve zor müsaade süreçlerinin nihayetine bağlıdır.
2) sayı önemli değildir, öbür yandan sadece kayseri ve çevresindeki 21 ermeni kilisesinin cemaatinin nereye gittiğini merak etmemiz de gereklidir. balkan göçlerini yaşamış insanların torunları, memleket bildikleri, yüzyıllarca yaşadıkları toprakları bırakıp gitmenin nasıl bir acı olduğunu herhalde herkesten daha iyi bilirler, bir de bu göç yoluna süngü zoruyla çıkıldıysa...
3) osmanlı kayıtlarına göre, 1. dünya savaşı evvelinde doğu anadolu'da yaşayan 3 milyona yakın hristiyana ne olmuştur?.. yine osmanlı kayıtlarına göre, sadece "amele taburlari"nda 600,000'den fazla ermeni erkeğinin (kayıtlardaki kelimeyi kullanırsam) "telef" olduğunu biliyoruz. amele taburlarıyla calisma kamplari arasındaki fark nedir?
4) cumhuriyet hükümeti, 1934 dersim kanunu'ndan beri, aynı bölgede "ilkel" dediği kürt nüfusuna karşı belirli dönemlerde fiziki mevcudiyetlerini yoketmeye varan bir asimilasyon politikası izlemektedir. 1938'de dersim dağlarında neler olduğunu cidden bilenimiz var mıdır? en son konuştuğum bir arkadaş, bütün özgüveni ve cesaretiyle bunun dinci bir ayaklanma olduğunu ve bastırıldığını söylemişti... bölge nüfusunun ve bu olaylar sırasında katledilenlerin büyük çoğunluğu alevi idi (bkz: dersim jenosidi). nedense, konular hakkında pek bir şey bilmeden atıp tutmayı, kulaktan dolma bilgilerle üretilmiş güdük fikirleri telaffuz etmeyi, hatta cansiperane savunmayı çok seviyoruz... ama lütfen, önce bilelim, bilelim ki karşımızdakine söyleyebilecek sağlam argümanlarımız olsun. neden bilmekten bu kadar çekiniyoruz?.. yoksa nihayetinde öğrenebileceklerimizin hoşumuza gitmeyeceğinin gizliden gizliye farkında olduğumuzdan mı?..
5) son 150 yılda, osmanli'da, ardından da turkiye'de modern/-ist fikirlerin yerleştirilmesi gayet tepeden inme ve hatta faşizanca olmuştur. bunun sonucunda çok kan ve gözyaşı dökülmüştür, bütün balkanlar ve ortadoğu'da olduğu gibi, nüfusu homojenleştirme çabalarımızın sonuçlarıyla şu anda yüzleşiyor olmamıza rağmen, bu çabaların kullandığı araçlarla neden yüzleşmeyi red ettiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum.
silkinip uyanmamızın vakti geldi; tek mağdur, tek mazlum, tek mert, tek saf, tek gururlu biz değiliz ve değildik, ayrıca bu topraklarda yalnız da değildik...
evet, orhan pamuk'un bunu söylemesi gerekliydi, birisinin uyanmamız için yüzümüze bu tokatı atması lazımdı ve bu tokatı atmak etrafıyla ilgilenen, öğrenen ve düşünen, vatanperver her insanın en temel mesuliyetidir.
2) sayı önemli değildir, öbür yandan sadece kayseri ve çevresindeki 21 ermeni kilisesinin cemaatinin nereye gittiğini merak etmemiz de gereklidir. balkan göçlerini yaşamış insanların torunları, memleket bildikleri, yüzyıllarca yaşadıkları toprakları bırakıp gitmenin nasıl bir acı olduğunu herhalde herkesten daha iyi bilirler, bir de bu göç yoluna süngü zoruyla çıkıldıysa...
3) osmanlı kayıtlarına göre, 1. dünya savaşı evvelinde doğu anadolu'da yaşayan 3 milyona yakın hristiyana ne olmuştur?.. yine osmanlı kayıtlarına göre, sadece "amele taburlari"nda 600,000'den fazla ermeni erkeğinin (kayıtlardaki kelimeyi kullanırsam) "telef" olduğunu biliyoruz. amele taburlarıyla calisma kamplari arasındaki fark nedir?
4) cumhuriyet hükümeti, 1934 dersim kanunu'ndan beri, aynı bölgede "ilkel" dediği kürt nüfusuna karşı belirli dönemlerde fiziki mevcudiyetlerini yoketmeye varan bir asimilasyon politikası izlemektedir. 1938'de dersim dağlarında neler olduğunu cidden bilenimiz var mıdır? en son konuştuğum bir arkadaş, bütün özgüveni ve cesaretiyle bunun dinci bir ayaklanma olduğunu ve bastırıldığını söylemişti... bölge nüfusunun ve bu olaylar sırasında katledilenlerin büyük çoğunluğu alevi idi (bkz: dersim jenosidi). nedense, konular hakkında pek bir şey bilmeden atıp tutmayı, kulaktan dolma bilgilerle üretilmiş güdük fikirleri telaffuz etmeyi, hatta cansiperane savunmayı çok seviyoruz... ama lütfen, önce bilelim, bilelim ki karşımızdakine söyleyebilecek sağlam argümanlarımız olsun. neden bilmekten bu kadar çekiniyoruz?.. yoksa nihayetinde öğrenebileceklerimizin hoşumuza gitmeyeceğinin gizliden gizliye farkında olduğumuzdan mı?..
5) son 150 yılda, osmanli'da, ardından da turkiye'de modern/-ist fikirlerin yerleştirilmesi gayet tepeden inme ve hatta faşizanca olmuştur. bunun sonucunda çok kan ve gözyaşı dökülmüştür, bütün balkanlar ve ortadoğu'da olduğu gibi, nüfusu homojenleştirme çabalarımızın sonuçlarıyla şu anda yüzleşiyor olmamıza rağmen, bu çabaların kullandığı araçlarla neden yüzleşmeyi red ettiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum.
silkinip uyanmamızın vakti geldi; tek mağdur, tek mazlum, tek mert, tek saf, tek gururlu biz değiliz ve değildik, ayrıca bu topraklarda yalnız da değildik...
evet, orhan pamuk'un bunu söylemesi gerekliydi, birisinin uyanmamız için yüzümüze bu tokatı atması lazımdı ve bu tokatı atmak etrafıyla ilgilenen, öğrenen ve düşünen, vatanperver her insanın en temel mesuliyetidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar