bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- ölümden korkuyor musunuz25
- adana saimbeylide deprem3
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi10
- habire1219
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- depresyon6
- her biji amed8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- hamburgerin içindeki domates2
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- kant ın ödev ahlakı2
- sydney sweeney2
- 0 0 719
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- türk düşmanı piçler9
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sıfır atık vakfı11
- claudian clouds33
- sözlükteki sinsi köpekler8
- gecenin şarkısı11
- konuşmak istemiyorum4
- morkstar3
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- evrene enerji gönderen müslüman9
- vedat muriqi5
- cop318
- fusya semsiyeli yabanci25
- sözlük kızlarının kekleri24
- true ile sevişmek5
- bilerek ponziye dahil olmak7
- sarışın kızlar4
- anın görüntüsü22
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- kadir inanır'ın mirası8
- bugün ne oldu7
^tutti sistemati^ adlı bölüm,
"düzenini kurmuş." aşık özne çevresindeki herkesi düzenini kurmuş olarak görür, çünkü hepsi de kendisinin dışında bırakıldığı anlaşmaya dayalı bağıntıların elverişli ve duygusal dizgeciğiyle donanmış görünür gözüne; bu da onda bulanık bir imrenme ve alay duygusu uyandırır.
1- werther düzenini kurmak ister: "ben... onun kocası! ey beni yaratan tanrım, bu mutluluğu bana vermiş olsaydın, bütün yaşamım sürekli bir yarlıgama(bağışlama) olurdu.":
werther önceden tutulmuş bir yeri, albertin i ister. dizgeye katılmak ister. çünkü dizge herkesin bir yeri bulunan (bu yer iyi olmasa da) bir bütündür; eşler, sevgililer, üçlüler, hatta marjinalliklerine iyice yerleşmiş marjinaller (uyuşturucu, kösnüllük): benden başka herkes.
(oyun: bir eksiğiyle çocuk sayısında iskemle vardı; çocuklar dönerken, bir hanım piyano çalıyordu; durduğu zaman herkes koşup bir iskemleye oturuyor, yalnız en az beceriklisi, en az gürültücüsü ya da en az şanslısı ayakta kalıyordu,
şaşkın, fazla:aşık).
2- çevremdeki sistemato' lar hangi konuda imrendirebilir beni? onları görünce, neyin dışında bırakılmışım? bir düş, bir aşk, bir birlik dışında olamaz: düzenlerini kurmuş olanlar dizgelerinden yakınır dururlar, birlik düşü de başka bir beti oluşturur.
hayır benim dizgede düş e dönüştürdüğüm çok alçak gönüllü bir şey (parıltısız olduğu için daha da çelişkin bir düş): yalnızca bir yapı istiyor, bir yapı arzuluyorum ben. hiç kuşkusuz, yapıda bir mutluluk yoktur; ama her yapı oturulabilir niteliktedir, en iyi tanımıda budur belki.
beni mutlu etmeyen yerde de pekala oturabilirim; hem yakınıp hem sürdürebilirim; katlandığım yapının anlamını yadsıyabilir ve kimi gündelik parçalarının (alışkanlıklar, ufak tefek hazlar, küçük güvenlilikler, çekilebilir şeyler, geçici gerilimler) içinden fazla tiksinmeden geçebilirim; dizgenin bu durumundan sapık bir haz bile alabilirim:
düzenini kurmak istemek, yaşam boyu yumuşak başlı bir gözetici edinmek istemektir. destek olarak, yapı arzudan ayrı tutulmuştur: benim istediğim "bakılmaktır" yalnızca, bir kibar orospu gibi.
3- ötekinin yapısının ( çünkü ötekinin her zaman bir yaşam yapısı vardır, ben onun içinde yer almam) gülünç bir yanı vardır: ötekinin aynı alışkılara göre yaşamakta inat ettiğini görürüm: başka yerde tutulduğumdan, donmuş, sürekli görünür bana (süreklilik gülünç bir şey olarak tasarlanabilir).
ötekini birdenbire yapısı(sistemato) içinde gördüğüm her seferde, büyüleniveriyordum: bir "öz" ü gördüğümü sanıyordum, evlilik özünü.
tren yukarıdan hollanda kentlerinin içinden geçerken, herkesin, binlerce yolcunun gözleri önünde değilmiş gibi kendi içli dışlılığını yaşar göründüğü, iyice aydınlanmış, perdesiz evlerin içine dalar yolcunun bakışları: o zaman bir aile özü görülebilir;
hamburg ta arkalarında kadınların sigara içip bekledikleri camlar boyunca yürüken gördüğümüz de orospuluğun özüdür.
yapıların gücü: belki de budur onlarda arzuladığımız.
"düzenini kurmuş." aşık özne çevresindeki herkesi düzenini kurmuş olarak görür, çünkü hepsi de kendisinin dışında bırakıldığı anlaşmaya dayalı bağıntıların elverişli ve duygusal dizgeciğiyle donanmış görünür gözüne; bu da onda bulanık bir imrenme ve alay duygusu uyandırır.
1- werther düzenini kurmak ister: "ben... onun kocası! ey beni yaratan tanrım, bu mutluluğu bana vermiş olsaydın, bütün yaşamım sürekli bir yarlıgama(bağışlama) olurdu.":
werther önceden tutulmuş bir yeri, albertin i ister. dizgeye katılmak ister. çünkü dizge herkesin bir yeri bulunan (bu yer iyi olmasa da) bir bütündür; eşler, sevgililer, üçlüler, hatta marjinalliklerine iyice yerleşmiş marjinaller (uyuşturucu, kösnüllük): benden başka herkes.
(oyun: bir eksiğiyle çocuk sayısında iskemle vardı; çocuklar dönerken, bir hanım piyano çalıyordu; durduğu zaman herkes koşup bir iskemleye oturuyor, yalnız en az beceriklisi, en az gürültücüsü ya da en az şanslısı ayakta kalıyordu,
şaşkın, fazla:aşık).
2- çevremdeki sistemato' lar hangi konuda imrendirebilir beni? onları görünce, neyin dışında bırakılmışım? bir düş, bir aşk, bir birlik dışında olamaz: düzenlerini kurmuş olanlar dizgelerinden yakınır dururlar, birlik düşü de başka bir beti oluşturur.
hayır benim dizgede düş e dönüştürdüğüm çok alçak gönüllü bir şey (parıltısız olduğu için daha da çelişkin bir düş): yalnızca bir yapı istiyor, bir yapı arzuluyorum ben. hiç kuşkusuz, yapıda bir mutluluk yoktur; ama her yapı oturulabilir niteliktedir, en iyi tanımıda budur belki.
beni mutlu etmeyen yerde de pekala oturabilirim; hem yakınıp hem sürdürebilirim; katlandığım yapının anlamını yadsıyabilir ve kimi gündelik parçalarının (alışkanlıklar, ufak tefek hazlar, küçük güvenlilikler, çekilebilir şeyler, geçici gerilimler) içinden fazla tiksinmeden geçebilirim; dizgenin bu durumundan sapık bir haz bile alabilirim:
düzenini kurmak istemek, yaşam boyu yumuşak başlı bir gözetici edinmek istemektir. destek olarak, yapı arzudan ayrı tutulmuştur: benim istediğim "bakılmaktır" yalnızca, bir kibar orospu gibi.
3- ötekinin yapısının ( çünkü ötekinin her zaman bir yaşam yapısı vardır, ben onun içinde yer almam) gülünç bir yanı vardır: ötekinin aynı alışkılara göre yaşamakta inat ettiğini görürüm: başka yerde tutulduğumdan, donmuş, sürekli görünür bana (süreklilik gülünç bir şey olarak tasarlanabilir).
ötekini birdenbire yapısı(sistemato) içinde gördüğüm her seferde, büyüleniveriyordum: bir "öz" ü gördüğümü sanıyordum, evlilik özünü.
tren yukarıdan hollanda kentlerinin içinden geçerken, herkesin, binlerce yolcunun gözleri önünde değilmiş gibi kendi içli dışlılığını yaşar göründüğü, iyice aydınlanmış, perdesiz evlerin içine dalar yolcunun bakışları: o zaman bir aile özü görülebilir;
hamburg ta arkalarında kadınların sigara içip bekledikleri camlar boyunca yürüken gördüğümüz de orospuluğun özüdür.
yapıların gücü: belki de budur onlarda arzuladığımız.
Gündemdeki Haberler