bugün
- evli olduğunu gizleyen yazarlar12
- nervio'nun ayakları17
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- nickin yanında yaş da yazsın14
- engineer2817
- domates çorbası8
- la loba19
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması7
- volkswagen passat6
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları10
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler5
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- sıkıldım4
- öldüreni öldürmek14
- amber kokulu sıvı sabun3
- skechers giyen kız9
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- yalancı sözlük yazarları4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı19
- abi lavabo var mı10
- eski yazarlar geri gelsin4
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- hız tutkunu salyangoz3
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- padişaha sormuşlar4
- durduk yere gelen kiribati özlemi3
- queen ravenna'nın ayakları6
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- kendini tanımak4
- mezar taşına olumsuz yorum bırakılması3
- menemen yiyen erkek9
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip10
- cenneti avuçlarında barındıran eller2
- sözlük kızları olarak ayak resmi atıyoruz5
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- queen ravenna ifşası5
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- demokles'in kılıcı abi ya8
- gladiator 22
- gladyatör 22
- nervio8
- kaynana2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kendi cenazende güldüğün için ayıplanmak2
- esat oktay yıldıran3
- kot kafalı4
- sürekli sözlük içi konularda başlık açılması3
- mahallede rönesans başlaması5
Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı. said nursi r.a hakkında kitap yazan bilimadamı.
--spoiler--
Bediüzzaman Said Nursi Olayı / Modern Türkiye de Din ve Toplumsal Değişim adlı çalışması ile tartışmaların odak noktasında bulunan Şerif Mardin, söz konusu kitabı neden yazdığını, Said Nursi'ye neden ilgi duyduğunu şu sözlerle açıklamıştı:
"Bildiğiniz üzere, Bediüzzaman Said Nursî'nin düşüncelerini, islâmî düşünürler kesiminde en önde gelen fikir birikimlerinden biri sayıyorum. Öncelikle, Bediüzzaman'ın fikirleriyle birlikte gelen derin insan hürmetini görmemek mümkün değildir. Bazı kişilerin islâma bağlılıklarını silâha sarılmakla gösterdikleri bir anda, özellikle bu niteliğin altını devamlı olarak çizmemiz yerinde olacaktır.
"Bediüzzaman ciddî konular üzerine eğilen, ciddî bir insandır. Fakat bunun yanında sosyal değişimin beraberinde getirdiği sorunları derinlemesine, "balon"ların cazibesine kapılmadan ve sorunların özüne giderek inceleyen bir kişiydi. Bunu, üzerinde durduğu konuların çeşitliliğinde de görebiliriz.
"Bediüzzaman hakkında yazdığım kitabımda Bediüzzaman'ın, Gazzali'nin aksine islâmın muamelat, ibadat kısmı üzerinde fazla durmamış olduğu, daha çok Müslümanların kendi dinini anlamalarını sağlayacak kısımları irdelemiş olduğunu ifade etmiştim. Meselenin toplandığı ve son derece önemli saydığım bir nokta, artık çağdaş dünyada Müslümanın kendi günlük hayatında istikamet temin edecek bir "harita"ya muhtaç olması ve bunun Said Nursî tarafından anlaşılmış olmasıdır.Said Nursî bir bakımdan toplum araştırmacılarının "mikro yapılar" başlığı altında inceledikleri hadiseler üzerinde durmuş, diğer taraftan da, daha geniş kapsamlı toplumsal süreçlerin etkilerini araştırmıştır. Özelliği, islâmın her iki alanda ayrı işlevlerini, fonksiyonlarını anlaması olmuştur. Bu iki katlı yaklaşımı da Osmanlı imparatorluğundan beri Türkiye'nin geçirdiği değişim açısından incelemiştir.
"Bediüzzaman'ın toplumla ilgili görüşlerinin bir kısmını gözlerimizin önüne böylece sermiş olabileceğimizi ümit ediyorum. Fakat bunun dışında islâmî bir konumda Bediüzzaman'ın katkıları imanın niteliği ile de ilgilidir. Yüzyılımızda yapılması gereken çalışmalardan biri, Said Nursî'ye göre, şimdiye kadar islâmın aslî mânâsında, "kendini teslim etme" şeklinde anlayanların, ilâveten islâmı, "anlama"ları zenginliklerinden istifade etmeleridir. Bunu Bediüzzaman yazılarının bir çok yerinde ifade etmektedir.
Bu görüş de zamanımız insanının dünyasını "izah"la anlamak isteyişinin bir ifadesidir. islâmın özelliklerinden biri bu "izah"ın katı bir biçim almaması, her dindar insanın vereceği izahın, birçok yaklaşım arasında yaklaşımlardan biri olduğunu kabul etmesidir. Bu da müminler arasında konuşma, tartışma ve bir ortak görüşe varmak üzere "cehd" etmelerine bağlıdır. Birçok Batılının, bugünlerde "Cihad"ı silahlı bir mücadele olarak gördüğü bir ortamda, sanırım ki, Bediüzzaman'ın "cihad" anlayışını bu şekilde aktarmam yanlış olmayacaktır.
Bediüzzaman'ın bütün bu katkılarından, islâmî ilimleri, gerçek bir insanî yükselme ilmi olarak gördüğü ve bize bu birikimi sunduğu sonucuna varıyorum. Beni baştan itibaren, Bediüzzaman'ın fikirlerini toplumsal ve insanî açıdan yeni, kendine has ve üzerinde mutlaka durulması gereken bir küme olarak takdim eden Cemil Meriç'in yanılmadığını, kendisine olan mânevî borcumu burada bir daha ifade etmek isterim.
"Kendisini bir biyografi konusu olarak seçmiş olmam, islâmî düşüncesinin geniş boyutları için olduğu kadar bu dünya problemini başkalarından önce anlamış olmasıdır.
--spoiler--
--spoiler--
Bediüzzaman Said Nursi Olayı / Modern Türkiye de Din ve Toplumsal Değişim adlı çalışması ile tartışmaların odak noktasında bulunan Şerif Mardin, söz konusu kitabı neden yazdığını, Said Nursi'ye neden ilgi duyduğunu şu sözlerle açıklamıştı:
"Bildiğiniz üzere, Bediüzzaman Said Nursî'nin düşüncelerini, islâmî düşünürler kesiminde en önde gelen fikir birikimlerinden biri sayıyorum. Öncelikle, Bediüzzaman'ın fikirleriyle birlikte gelen derin insan hürmetini görmemek mümkün değildir. Bazı kişilerin islâma bağlılıklarını silâha sarılmakla gösterdikleri bir anda, özellikle bu niteliğin altını devamlı olarak çizmemiz yerinde olacaktır.
"Bediüzzaman ciddî konular üzerine eğilen, ciddî bir insandır. Fakat bunun yanında sosyal değişimin beraberinde getirdiği sorunları derinlemesine, "balon"ların cazibesine kapılmadan ve sorunların özüne giderek inceleyen bir kişiydi. Bunu, üzerinde durduğu konuların çeşitliliğinde de görebiliriz.
"Bediüzzaman hakkında yazdığım kitabımda Bediüzzaman'ın, Gazzali'nin aksine islâmın muamelat, ibadat kısmı üzerinde fazla durmamış olduğu, daha çok Müslümanların kendi dinini anlamalarını sağlayacak kısımları irdelemiş olduğunu ifade etmiştim. Meselenin toplandığı ve son derece önemli saydığım bir nokta, artık çağdaş dünyada Müslümanın kendi günlük hayatında istikamet temin edecek bir "harita"ya muhtaç olması ve bunun Said Nursî tarafından anlaşılmış olmasıdır.Said Nursî bir bakımdan toplum araştırmacılarının "mikro yapılar" başlığı altında inceledikleri hadiseler üzerinde durmuş, diğer taraftan da, daha geniş kapsamlı toplumsal süreçlerin etkilerini araştırmıştır. Özelliği, islâmın her iki alanda ayrı işlevlerini, fonksiyonlarını anlaması olmuştur. Bu iki katlı yaklaşımı da Osmanlı imparatorluğundan beri Türkiye'nin geçirdiği değişim açısından incelemiştir.
"Bediüzzaman'ın toplumla ilgili görüşlerinin bir kısmını gözlerimizin önüne böylece sermiş olabileceğimizi ümit ediyorum. Fakat bunun dışında islâmî bir konumda Bediüzzaman'ın katkıları imanın niteliği ile de ilgilidir. Yüzyılımızda yapılması gereken çalışmalardan biri, Said Nursî'ye göre, şimdiye kadar islâmın aslî mânâsında, "kendini teslim etme" şeklinde anlayanların, ilâveten islâmı, "anlama"ları zenginliklerinden istifade etmeleridir. Bunu Bediüzzaman yazılarının bir çok yerinde ifade etmektedir.
Bu görüş de zamanımız insanının dünyasını "izah"la anlamak isteyişinin bir ifadesidir. islâmın özelliklerinden biri bu "izah"ın katı bir biçim almaması, her dindar insanın vereceği izahın, birçok yaklaşım arasında yaklaşımlardan biri olduğunu kabul etmesidir. Bu da müminler arasında konuşma, tartışma ve bir ortak görüşe varmak üzere "cehd" etmelerine bağlıdır. Birçok Batılının, bugünlerde "Cihad"ı silahlı bir mücadele olarak gördüğü bir ortamda, sanırım ki, Bediüzzaman'ın "cihad" anlayışını bu şekilde aktarmam yanlış olmayacaktır.
Bediüzzaman'ın bütün bu katkılarından, islâmî ilimleri, gerçek bir insanî yükselme ilmi olarak gördüğü ve bize bu birikimi sunduğu sonucuna varıyorum. Beni baştan itibaren, Bediüzzaman'ın fikirlerini toplumsal ve insanî açıdan yeni, kendine has ve üzerinde mutlaka durulması gereken bir küme olarak takdim eden Cemil Meriç'in yanılmadığını, kendisine olan mânevî borcumu burada bir daha ifade etmek isterim.
"Kendisini bir biyografi konusu olarak seçmiş olmam, islâmî düşüncesinin geniş boyutları için olduğu kadar bu dünya problemini başkalarından önce anlamış olmasıdır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar