bugün
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar12
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- 6 yaşındaki kızını satan anne7
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek4
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- ben tevratı da okudum incili de12
- arkadaşlar naber ya3
- simit ayran3
- şanzıman ustası4
- zenginin çocuğu olaydım yiyip yataydım düşüncesi3
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- volkswagen passat9
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek2
- adana tarım fuarı3
- türkiyeli kahvesi8
- anneanne3
- mine çakmakçı3
- türkler bize sözlük kurmak zorunda5
- bencil ve kendini beğenmiş rezil4
- kezo2
- sözlük kürdü54
- traş olmaya üşenmek4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- eski sevgiliyi cadılar bayramı kutlarken görmek2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- millette manyak para var13
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- escort ile para kavgası2
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
- rusya3
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük3
- allah4
- sergio conceicao nu fb'nin teknik direktörü oldu3
- 007 tarzı entry girmek2
- karşıyaka2
- eryaman stadyumu2
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması6
- cam açık uyumak8
- eğitim hayatında alınmış en düşük sınav notu2
- terkedilen kiklop kezo3
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- samsun4
- israil5
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- cadılar bayramı kutlayan kız9
--spoiler--
beni bu yaşımda tv dizisi seyrederken ağlattılar ya, bu fisher ailesini allah nasıl biliyosa öyle yapsın. nate'i hristiyan geleneklerine aykırı bi şekilde sadece kefene sarıp, dua ve mevlana kasideleriyle gömerlerken, daha önce ölmüş yakınlarım geldi aklıma. mezarın içine girip ölü bedeni nazikçe toprağa yerleştirmenin nasıl bi his olduğunu bildiğim için, nate'i taşıyan üç kişiye yardım etmek ve abisinin incinmemesi için öne atılan clarie'i görünce dağıldım resmen.
dizideki hiç bi karakter mükemmel değil, hiçbirinde asil davranışlar görmüyoruz, yalanlar, aldatmalar, uyuşturucular vs....çok genel bi bakış açısıyla bakarsak, başkasına zarar vermeyen, başkalarının duygularını yerle bir etmeyen bi tane karakter yok dizide. işin kötüsü de bu zaten...herşey o kadar aşırı gerçek ki...
ilk yayınlanmaya başladığından beri izliyorum diziyi...araya başka ilgi duyduğum diziler girdi, öğrencilik ve askerlik sırasındaki bol boş zaman varlığı nedeniyle oturup izliyodum cnbceden. niptucklar, gilmore girlsler, lostlar, sitcomlar...bu dizileri merakla beklerdim, bi sonraki bölümde noolcak acaba diye ama six feet under'da hiç öyle bi duygu yoktu, hiç merak etmedim, hiç içim içimi yemedi, bi kurgu gibi değildi benim için. bakiyim senaristler naapmışlar demedim lost'taki gibi ya da nip tuck'taki gibi karakterlerin enteresanlıklarıyla eğlenmedim. hep bi kenarda bizimle beraber yaşayan bi aile gibiydi fisher ailesi. sokağın sonundaki cenazecilerdi. zaman zaman nate'le zaman zaman claire'le özdeşleşerek 5 sezon tamamlamışız hiç farketmeden.
ilk bölümde babasının ölümü üzerine şehre dönen nate, karısının yanında gitti mevlana ve kurt cobain eşliğinde. ruhu şad olsun. mekanı cennet olsun, tabi cennet diye biyer varsa.
--spoiler--
he was just too pure for this world - nathaniel fisher
beni bu yaşımda tv dizisi seyrederken ağlattılar ya, bu fisher ailesini allah nasıl biliyosa öyle yapsın. nate'i hristiyan geleneklerine aykırı bi şekilde sadece kefene sarıp, dua ve mevlana kasideleriyle gömerlerken, daha önce ölmüş yakınlarım geldi aklıma. mezarın içine girip ölü bedeni nazikçe toprağa yerleştirmenin nasıl bi his olduğunu bildiğim için, nate'i taşıyan üç kişiye yardım etmek ve abisinin incinmemesi için öne atılan clarie'i görünce dağıldım resmen.
dizideki hiç bi karakter mükemmel değil, hiçbirinde asil davranışlar görmüyoruz, yalanlar, aldatmalar, uyuşturucular vs....çok genel bi bakış açısıyla bakarsak, başkasına zarar vermeyen, başkalarının duygularını yerle bir etmeyen bi tane karakter yok dizide. işin kötüsü de bu zaten...herşey o kadar aşırı gerçek ki...
ilk yayınlanmaya başladığından beri izliyorum diziyi...araya başka ilgi duyduğum diziler girdi, öğrencilik ve askerlik sırasındaki bol boş zaman varlığı nedeniyle oturup izliyodum cnbceden. niptucklar, gilmore girlsler, lostlar, sitcomlar...bu dizileri merakla beklerdim, bi sonraki bölümde noolcak acaba diye ama six feet under'da hiç öyle bi duygu yoktu, hiç merak etmedim, hiç içim içimi yemedi, bi kurgu gibi değildi benim için. bakiyim senaristler naapmışlar demedim lost'taki gibi ya da nip tuck'taki gibi karakterlerin enteresanlıklarıyla eğlenmedim. hep bi kenarda bizimle beraber yaşayan bi aile gibiydi fisher ailesi. sokağın sonundaki cenazecilerdi. zaman zaman nate'le zaman zaman claire'le özdeşleşerek 5 sezon tamamlamışız hiç farketmeden.
ilk bölümde babasının ölümü üzerine şehre dönen nate, karısının yanında gitti mevlana ve kurt cobain eşliğinde. ruhu şad olsun. mekanı cennet olsun, tabi cennet diye biyer varsa.
--spoiler--
he was just too pure for this world - nathaniel fisher
Gündemdeki Haberler