bugün
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması10
- pankek7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- aşk bir yemek olsaydı7
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- aşk karın doyurmuyor diyen kız8
- hangi yemek nerede yenir3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- caligula'nın korkusu5
- saatin daha on olması3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- olmayınca olmaması4
- yahudiye2
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- kum dökmek3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- naber sözlük2
- yavıdiden borç para almak2
- boyoz2
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin4
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi7
- iyi saksafon çalarım diyen kız3
- kemoş diyenler dikkat etsin2
- tuborg ice8
- hamam keyfi yapan kız3
- sudekiray'ın yaşlı bir teyze olması2
- gülşen in memeleri14
- canın kola çekmesi2
- zengin aileye iç güveysi giden erkek3
- toplumsal çürüme7
- muşlettin amca dul mu5
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız3
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı3
- sarı çıyan denince akla gelenler4
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek3
- sobaları hazırlayın8
- tüm aşklar bir gün bitecek3
- karşıyaka3
- şaman olmak3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- kızıl saçlılar6
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- hamas denince akla gelenler11
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
--spoiler--
sinema der andre bazin, arzularımızla daha bir ahenk içinde olan bir dünyaya bakışımızın yerini tutar. le mepris; küçümseyiş, işte bu dünyanın öyküsüdür.
--spoiler--
dante,ilahi komedya;cehennem'den:
--spoiler--
yaratılışımızın kökenini düşünün bir; sizler hayvan olarak yaşamak için bu dünyaya gelmediniz! aksine fazilet ve ilmi takip etmek için buradasınız.
--spoiler--
--spoiler--
sonra gece bütün yıldızları gördü.
çok geçmeden gözyaşlarına dönüşecek memnuniyet hissiyle doluyduk,
ta ki deniz üzerimize kapanıncaya kadar...
--spoiler--
hem aşkı hem idealleri konusunda sağlam duramayan, oyun ve senaryo yazarı paul'ün; amerikalı yapımcının güçlerine yani paraya ve güzel karısı camilla'ya ilgisine yenilen evliliğinin; ulysess; poseidon ve penelope ekseninde ölümünü anlatan godard filmi. ama filmde de belirtildiği gibi ölüm çözüm değildir...
ulysses'in 10 yıl sonunda ithaka'yı ilk görüşündeki bakışıyla, küçümseyiş; le mepris; masmavi deniz eşliğinde silencio'ya gömülür...
insanın aklına wittgenstein'in sözü gelir önce; üzerine konuşulamayan konusunda susulmalı...
sonra da godard'ın vivre sa vie filminden şu diyalog(bardot, siyah peruk taktığı bölümlerde vivre sa vie'deki nana'ya çok benzemektedir):
--spoiler--
olgun adam:insan ancak bir süre yaşamdan feragat ettiği zaman konuşmayı öğrenir.Bedel budur.
nana:Yani konuşmak ölümcül müdür?
olgun adam:Konuşmak neredeyse bir yeniden doğuş demektir.Bir anlamda, yaşamın diğer boyutudur.
--spoiler--
çok boyutlu iletişimsizlik sonucu ölen aşk...
hataları ile yaşamayı bilmek ve aşk; üstüne yine vivre sa vie'deki bir diyalog her şeyi anlatmaktadır sanki:
--spoiler--
olgun adam:Hayatta her insan hatalarıyla yaşar. Önemli olan bunlarla baş edebilmektir.
nana:Aşkın, hayatın tek gerçeği olması gerekmiyor mu?
olgun adam:Bunun için, aşkın hep aynı gerçeği işaret etmesi gerekir. Bu güne kadar hiç aşık olduğu şeyin ne olduğunu bilen birine rastladın mı?Hayır. Yirmili yaşlarında bunu bilemezsin. Yaptığın tek şey,keyfi seçimlerde bulunmaktır. "Seviyorum" kelimesi çoğu zaman fütursuzca sarf edilir.Neyi sevdiğinden emin olmak için ihtiyacın olan şey ise, olgunluktur.
Doğruyu aramak! işte yaşamın gerçeği budur.
Ve aşk eğer gerçekse,
ancak o zaman bir çözüm olur.
--spoiler--
bu bölüm feci spoiler içerir: le mepris filmindeki tek duyarlı erkek; sanatından ödün vermek istemeyen ve post modern ahkamlara ulysses ve penelope'yi kurban etmek istemeyen yönetmen lang'dir. yoksa ne güzel karısını ne de sanatın idealizmini taşıyaman oyun ve senaryo yazarı ya da parasıyla hem kadınlara hem sanatçılara sahip olacağını düşünen amerikalı yapımcıdır. camille bu filmde ölmesi gereken son kişidir. hele ki zayıf karakterli kocasının silahını boşaltıp, ondan ve sallantıdaki kişiliğinden uzaklaşıp, daktilograf olarak roma'da yeni bir hayata başlamak için yola çıkmışken. (istese zengin amerikalı yapımcı ile konformlu bir hayat yaşayabilecekken; eski işi olan daktilograflığa devam edecektir roma'da. ki buna yapımcı bile şaşkınlık ve küçümsemeyle güler..)filmde erkek egemen bir sonla; poseidon, penelope'nin ölümüne neden olmuş ve ulysses sağ kalmıştır...ki amerikalı yapımcının ya da derinden paul'ün düşündüğünün aksine penelope ulysses'e ihanet etmemişti...ingeborg bachmann'ın eşsiz romanı malina'daki gibi bize düşen son söz; cinayetti...
hölderlin notu:filmde; fritz lang'in friedrich holderlin'in "Dichterberuf" ("The Poet's Vocation") şiirinden alıntı yaptığı bölüm çok özeldir.
''ancak insanoğlu zorunlu olduğunda tanrının karşısında korkusuz ve tek başına ayakta kalabilir.
kalkanı açık sözlülüğüdür
ne silahlara ne hileye gereksinim duyar.
tanrının yokluğunun ona yardım ettiği, böyle bir zamana dek.'
lang'in ağzından son dizenin anlamı: ''tanrı namevcut olmadığı sürece; tanrı bize yakın olduğu sürece...
diğer dizelerle beraber son dize; insanoğlunun şüphelerini bir kez daha gideren tanrının varolmayışı ile ilgili. garip ama gerçek.''
sinema der andre bazin, arzularımızla daha bir ahenk içinde olan bir dünyaya bakışımızın yerini tutar. le mepris; küçümseyiş, işte bu dünyanın öyküsüdür.
--spoiler--
dante,ilahi komedya;cehennem'den:
--spoiler--
yaratılışımızın kökenini düşünün bir; sizler hayvan olarak yaşamak için bu dünyaya gelmediniz! aksine fazilet ve ilmi takip etmek için buradasınız.
--spoiler--
--spoiler--
sonra gece bütün yıldızları gördü.
çok geçmeden gözyaşlarına dönüşecek memnuniyet hissiyle doluyduk,
ta ki deniz üzerimize kapanıncaya kadar...
--spoiler--
hem aşkı hem idealleri konusunda sağlam duramayan, oyun ve senaryo yazarı paul'ün; amerikalı yapımcının güçlerine yani paraya ve güzel karısı camilla'ya ilgisine yenilen evliliğinin; ulysess; poseidon ve penelope ekseninde ölümünü anlatan godard filmi. ama filmde de belirtildiği gibi ölüm çözüm değildir...
ulysses'in 10 yıl sonunda ithaka'yı ilk görüşündeki bakışıyla, küçümseyiş; le mepris; masmavi deniz eşliğinde silencio'ya gömülür...
insanın aklına wittgenstein'in sözü gelir önce; üzerine konuşulamayan konusunda susulmalı...
sonra da godard'ın vivre sa vie filminden şu diyalog(bardot, siyah peruk taktığı bölümlerde vivre sa vie'deki nana'ya çok benzemektedir):
--spoiler--
olgun adam:insan ancak bir süre yaşamdan feragat ettiği zaman konuşmayı öğrenir.Bedel budur.
nana:Yani konuşmak ölümcül müdür?
olgun adam:Konuşmak neredeyse bir yeniden doğuş demektir.Bir anlamda, yaşamın diğer boyutudur.
--spoiler--
çok boyutlu iletişimsizlik sonucu ölen aşk...
hataları ile yaşamayı bilmek ve aşk; üstüne yine vivre sa vie'deki bir diyalog her şeyi anlatmaktadır sanki:
--spoiler--
olgun adam:Hayatta her insan hatalarıyla yaşar. Önemli olan bunlarla baş edebilmektir.
nana:Aşkın, hayatın tek gerçeği olması gerekmiyor mu?
olgun adam:Bunun için, aşkın hep aynı gerçeği işaret etmesi gerekir. Bu güne kadar hiç aşık olduğu şeyin ne olduğunu bilen birine rastladın mı?Hayır. Yirmili yaşlarında bunu bilemezsin. Yaptığın tek şey,keyfi seçimlerde bulunmaktır. "Seviyorum" kelimesi çoğu zaman fütursuzca sarf edilir.Neyi sevdiğinden emin olmak için ihtiyacın olan şey ise, olgunluktur.
Doğruyu aramak! işte yaşamın gerçeği budur.
Ve aşk eğer gerçekse,
ancak o zaman bir çözüm olur.
--spoiler--
bu bölüm feci spoiler içerir: le mepris filmindeki tek duyarlı erkek; sanatından ödün vermek istemeyen ve post modern ahkamlara ulysses ve penelope'yi kurban etmek istemeyen yönetmen lang'dir. yoksa ne güzel karısını ne de sanatın idealizmini taşıyaman oyun ve senaryo yazarı ya da parasıyla hem kadınlara hem sanatçılara sahip olacağını düşünen amerikalı yapımcıdır. camille bu filmde ölmesi gereken son kişidir. hele ki zayıf karakterli kocasının silahını boşaltıp, ondan ve sallantıdaki kişiliğinden uzaklaşıp, daktilograf olarak roma'da yeni bir hayata başlamak için yola çıkmışken. (istese zengin amerikalı yapımcı ile konformlu bir hayat yaşayabilecekken; eski işi olan daktilograflığa devam edecektir roma'da. ki buna yapımcı bile şaşkınlık ve küçümsemeyle güler..)filmde erkek egemen bir sonla; poseidon, penelope'nin ölümüne neden olmuş ve ulysses sağ kalmıştır...ki amerikalı yapımcının ya da derinden paul'ün düşündüğünün aksine penelope ulysses'e ihanet etmemişti...ingeborg bachmann'ın eşsiz romanı malina'daki gibi bize düşen son söz; cinayetti...
hölderlin notu:filmde; fritz lang'in friedrich holderlin'in "Dichterberuf" ("The Poet's Vocation") şiirinden alıntı yaptığı bölüm çok özeldir.
''ancak insanoğlu zorunlu olduğunda tanrının karşısında korkusuz ve tek başına ayakta kalabilir.
kalkanı açık sözlülüğüdür
ne silahlara ne hileye gereksinim duyar.
tanrının yokluğunun ona yardım ettiği, böyle bir zamana dek.'
lang'in ağzından son dizenin anlamı: ''tanrı namevcut olmadığı sürece; tanrı bize yakın olduğu sürece...
diğer dizelerle beraber son dize; insanoğlunun şüphelerini bir kez daha gideren tanrının varolmayışı ile ilgili. garip ama gerçek.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar