bugün
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi8
- true denen arkadaş4
- kedi9
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması3
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek7
- en iyi antidepresan13
- tanrıyı güldürmek için yapılacak şeyler5
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- milli takımı destekleme zorunluğu5
- babanın ölmesi7
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap3
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- uzun samsun3
- milli futbolcuların sigara içtiği iddiası5
- biradereaux2
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak3
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- cedidacer2
- lgs 20263
- şirinler köyüne yeni şirin2
- neden yalnızsın5
- playstation4
- eyjafjallajökull denince akla gelenler4
- true denilen yazar18
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- kemal kılıçdaroğlu8
- sokrates'in soru sorarak günü kurtarması3
- 13 haziran2
- erkeksii bayan buse6
- yahudi madalyası almış gürcü5
- diyanetin abd'deki villaları15
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor22
- uludağ sözlük bitmiş4
- özşen madencilik işçilerinin direnişi10
- chp'nin hali ne olacak53
- zaman baba12
- sözlükte başlayan aşklar4
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı16
- psikiyatristin size soğuk davranması6
- barış yarkadaş7
- zengin kaltakları4
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak8
- zaman baba bey biraderin bey birader olması3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi16
- 30 il için sarı kodlu uyarı2
- mor semsiyeli yabanci16
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar7
- başka sözlükler heves uludağ bir tutkudur4
fransiz sinema elestirmeni ve mucidi. 1918'de fransa'da dogdu. deneysel calismalariyla onemli kuramlara imza atti. sinema nedir adli kitabi sinema'ya profesyonel anlamda giris yapacak bir kimsenin basucu kitabidir.
Ünlü fransız sinema dergisi Cahiers du Cinema'nın kurucularından olan Bazin, ikinci dünya savaşı sonrasında oluşturduğu gerçekçi film kuramıyla tanınmaktadır. Sinemanın temel malzemesinin gerçek olduğunu savunur, kuramında alan derinliğinin kullanımını ve uzun çekimleri över. italyan yeni gerçekçilik akımının filmlerini adeta baş tacı eden Bazin, Orson Welles'in yapmış olduğu "Yurttaş Kane/Citizen Kane (1941)" filmini de göklere çıkartır. Fikirleriyle, Fransız Yeni Dalga Sineması'nı oluşturacak olan Truffaut, Godard ve Chabrol gibi yönetmenleri etkilemiştir.
André Bazin (18 Nisan, 1918 ; 11 Kasım, 1958) ünlü Fransız film eleştirmeni ve film kuramcısıdır.
Bazin 1918'de Angers, Fransa'da doğmuştur. ilk eğitimini La Rochelle'de almış, 1938'de St. Cloud'daki Ecole normale supérieure'de eğitimine devam etmiştir. Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir. Sinemaya olan tutkusu orduya çağrıldığı 1939 yılından itibaren artmaya başlamış, ordudaki görevi sırasında kısa zamanda politik nedenlerle kapatılacak olan bir sinema kulübü kurmuştur [1]. Sinema üzerine yazmaya 1943'te Le Parisien Libére dergisinde başlamış ve 1951'de Jacques Doniol-Valcroze ve Lo Duca ile birlikte Cahiers du cinéma adlı film dergisinin kurucuları arasında yer almıştır. Yeni Dalga'nın "manevi babası" olarak, Jean-Luc Godard ve François Truffaut gibi gelecekte film yapımcıları olacak olan genç film eleştirmenlerinin akıl hocası ve yakın arkadaşı olmuştur. Bazin 40 yaşında lösemiden ölmüştür.
Film eleştirmenliği
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi. Ölümüne kadar Cahiers dergisinde yazmaya devam etmiştir. Ölümünden sonra yazıları 1958'den 1962'ye kadar Qu'est-ce que le cinéma? (Sinema Nedir?) adı altında dört ciltlik bir kitap dizisi olarak basılmıştır.
Bazin kendisinin "nesnel gerçeklik" olarak adlandırdığı şeyi yansıtan filmleri (belgesel filmler ve italyan yeni gerçekçilik filmleri) ve Howard Hawks gibi kendilerini "görünmez" kılan yönetmenleri savunmuştur. Derin odak (Orson Welles) ve geniş açı çekimleri (Jean Renoir) kullanılması taraftarı olmuş ve kurgu ve görsel efektler kullanılmaksızın "gerçek devamlılık" olarak adlandırdığı biçimin yaratılmasını tercih etmiştir. Bu duruşu onu, 1920 ve 1930'ların sinemanın gerçekliği nasıl yönlendirebileceğini vurgulayan hakim film kuramına karşı muhalif olarak konumlandırmaktadır.
Bazin'in düşüncelerini nesnel gerçekçilik, derin odak ve kurgunun olmaması üzerine yoğunlaştırması, onun bir filmin ya da sahnenin yorumunun izleyiciye bırakılması yönündeki inancının bir sonucudur.
Bazin, bir filmin; yönetmeninin kişisel bakışını yansıtması gerektiğini düşünür. Bazin'in bu düşüncesi, Truffaut'un Cahiersdeki bir yazısında ortaya attığı Auteur kuramının (yaratıcı yönetmenlik kuramı) gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Bazin aynı zamanda "beğeni eleştirisi" taraftarı olarak bilinir. Beğeni eleştirisine göre, yalnızca bir filmi beğenen eleştirmenler o film için eleştiri yazısı yazabilir, böylece yapıcı eleştiri teşvik edilmektedir.
Popüler kültürde Bazin
-Truffaut 400 Darbe adlı filmini, filmin çekimlerine başlanmasından bir gün sonra ölen Bazin'e ithaf etmiştir.
-Richard Linklater'in Waking Life adlı filmi, Bazin'in film kuramı üzerine bir tartışmaya yer verir. Filmdeki tartışmada, Bazin'in Hristiyan oluşu ve her çekimin yaratımı sergileyen bir Tanrı temsili olduğu inancı üzerine vurgu yapılmaktadır.
-Jean-Luc Godard'ın Le Mépris (1963) adlı filmi, yanlış biçimde Bazin'e atfedilen bir deyişle açılır (Aslında bu deyiş, Fransız film eleştirmeni ve daha sonraki yıllarda oyun yazarı olan Michel Mourlet'in Cahiers du cinéma No. 98'deki "Sur un art ignoré" ["Gözardı edilmiş bir sanat üzerine"] adlı ünlü makalesinden alıntıdır.)
Bibliyografya
Sinema Nedir?, André Bazin (1967)
Orson Welles, André Bazin (1979)
Fransız işgal ve Direniş Sineması: Eleştirel Estetiğin Doğuşu, André Bazin (1982)
Zalimliğin Sineması: Bunuel'den to Hitchcock'a, André Bazin (1982)
Chaplin Üzerine Makaleler, André Bazin (1985)
Jean Renoir, André Bazin (1992)
Bazin iş Başında: Kırklı ve Ellili Yıllardan Başlıca Makaleler ve Eleştiri Yazıları, André Bazin, Bert Cardullo (ed.) (1996)
Bağımsızlıktan Yeni Dalgaya Fransız Sineması, 1945-1958; André Bazin, Bert Cardullo (ed.)
Notlar
(1) Bazin, André; [ibrahim Şener (çev.)] (2000). Sinema Nedir?. istanbul: izdüşüm Yayınları. <idwiki>ISBN 1-111-22222-9</idwiki>.
Kaynaklar
ingilizce Wikipedia'dan 09 Mayıs 2007 tarihli "André Bazin"
Andre Bazin (2000), Sinema Nedir?, izdüşüm Yayınları, istanbul.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Andre_Bazin
Bazin 1918'de Angers, Fransa'da doğmuştur. ilk eğitimini La Rochelle'de almış, 1938'de St. Cloud'daki Ecole normale supérieure'de eğitimine devam etmiştir. Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir. Sinemaya olan tutkusu orduya çağrıldığı 1939 yılından itibaren artmaya başlamış, ordudaki görevi sırasında kısa zamanda politik nedenlerle kapatılacak olan bir sinema kulübü kurmuştur [1]. Sinema üzerine yazmaya 1943'te Le Parisien Libére dergisinde başlamış ve 1951'de Jacques Doniol-Valcroze ve Lo Duca ile birlikte Cahiers du cinéma adlı film dergisinin kurucuları arasında yer almıştır. Yeni Dalga'nın "manevi babası" olarak, Jean-Luc Godard ve François Truffaut gibi gelecekte film yapımcıları olacak olan genç film eleştirmenlerinin akıl hocası ve yakın arkadaşı olmuştur. Bazin 40 yaşında lösemiden ölmüştür.
Film eleştirmenliği
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi. Ölümüne kadar Cahiers dergisinde yazmaya devam etmiştir. Ölümünden sonra yazıları 1958'den 1962'ye kadar Qu'est-ce que le cinéma? (Sinema Nedir?) adı altında dört ciltlik bir kitap dizisi olarak basılmıştır.
Bazin kendisinin "nesnel gerçeklik" olarak adlandırdığı şeyi yansıtan filmleri (belgesel filmler ve italyan yeni gerçekçilik filmleri) ve Howard Hawks gibi kendilerini "görünmez" kılan yönetmenleri savunmuştur. Derin odak (Orson Welles) ve geniş açı çekimleri (Jean Renoir) kullanılması taraftarı olmuş ve kurgu ve görsel efektler kullanılmaksızın "gerçek devamlılık" olarak adlandırdığı biçimin yaratılmasını tercih etmiştir. Bu duruşu onu, 1920 ve 1930'ların sinemanın gerçekliği nasıl yönlendirebileceğini vurgulayan hakim film kuramına karşı muhalif olarak konumlandırmaktadır.
Bazin'in düşüncelerini nesnel gerçekçilik, derin odak ve kurgunun olmaması üzerine yoğunlaştırması, onun bir filmin ya da sahnenin yorumunun izleyiciye bırakılması yönündeki inancının bir sonucudur.
Bazin, bir filmin; yönetmeninin kişisel bakışını yansıtması gerektiğini düşünür. Bazin'in bu düşüncesi, Truffaut'un Cahiersdeki bir yazısında ortaya attığı Auteur kuramının (yaratıcı yönetmenlik kuramı) gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Bazin aynı zamanda "beğeni eleştirisi" taraftarı olarak bilinir. Beğeni eleştirisine göre, yalnızca bir filmi beğenen eleştirmenler o film için eleştiri yazısı yazabilir, böylece yapıcı eleştiri teşvik edilmektedir.
Popüler kültürde Bazin
-Truffaut 400 Darbe adlı filmini, filmin çekimlerine başlanmasından bir gün sonra ölen Bazin'e ithaf etmiştir.
-Richard Linklater'in Waking Life adlı filmi, Bazin'in film kuramı üzerine bir tartışmaya yer verir. Filmdeki tartışmada, Bazin'in Hristiyan oluşu ve her çekimin yaratımı sergileyen bir Tanrı temsili olduğu inancı üzerine vurgu yapılmaktadır.
-Jean-Luc Godard'ın Le Mépris (1963) adlı filmi, yanlış biçimde Bazin'e atfedilen bir deyişle açılır (Aslında bu deyiş, Fransız film eleştirmeni ve daha sonraki yıllarda oyun yazarı olan Michel Mourlet'in Cahiers du cinéma No. 98'deki "Sur un art ignoré" ["Gözardı edilmiş bir sanat üzerine"] adlı ünlü makalesinden alıntıdır.)
Bibliyografya
Sinema Nedir?, André Bazin (1967)
Orson Welles, André Bazin (1979)
Fransız işgal ve Direniş Sineması: Eleştirel Estetiğin Doğuşu, André Bazin (1982)
Zalimliğin Sineması: Bunuel'den to Hitchcock'a, André Bazin (1982)
Chaplin Üzerine Makaleler, André Bazin (1985)
Jean Renoir, André Bazin (1992)
Bazin iş Başında: Kırklı ve Ellili Yıllardan Başlıca Makaleler ve Eleştiri Yazıları, André Bazin, Bert Cardullo (ed.) (1996)
Bağımsızlıktan Yeni Dalgaya Fransız Sineması, 1945-1958; André Bazin, Bert Cardullo (ed.)
Notlar
(1) Bazin, André; [ibrahim Şener (çev.)] (2000). Sinema Nedir?. istanbul: izdüşüm Yayınları. <idwiki>ISBN 1-111-22222-9</idwiki>.
Kaynaklar
ingilizce Wikipedia'dan 09 Mayıs 2007 tarihli "André Bazin"
Andre Bazin (2000), Sinema Nedir?, izdüşüm Yayınları, istanbul.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Andre_Bazin
Sinema Kuramcası ve Yeni dalga Akımının Asıl Babası Denilebilir..VE francois Truffaut sanatçı olması için elinden tutan Kişidir..
'fotoğraf, doğanın taklit edilmesinden daha fazla özellikleri içinde barındırır' diyor sinema nedir adlı kitabında.
resim ve fotoğrafın farkı da bu bence. her ne kadar iyi çizilmiş olursa olsun, resim, içinde biraz da olsa yorum barındırır. oysa fotoğraf, doğayı, zamanı tam anlamıyla mumyalamaktır.
resim ve fotoğrafın farkı da bu bence. her ne kadar iyi çizilmiş olursa olsun, resim, içinde biraz da olsa yorum barındırır. oysa fotoğraf, doğayı, zamanı tam anlamıyla mumyalamaktır.
18 nisan 1918'de doğdu, 11 kasım 1958'de öldü. kendisi bir fransız. film eleştirmeni ve aynı zamanda film kuramcısı. fransız yeni dalga sinemasının ise arkada kalan, önemli isimlerinden.
eve bir kaç saat önce, yorgun argın geldikten sonra, kitaplarıma ufak bir göz atmam sonucu, kendisinin 'sinema nedir?' adında kitabı ile tekrar karşılaştım. '
'fotoğraf, doğanın taklit edilmesinden daha fazla özellikleri içinde barındırır' diyor 'sinema nedir?' adlı kitabında. Savunduğu bir tez var; resim, her ne kadar gerçeğe yakın olursa olsun, içinde bir yorum barındırır diyor. bu yüzden, kendisine göre fotoğraf, taklit etmekten çok daha fazlası.
uzun zamandır sinema'nın büyüsünü türlü sebeplere bağlıyor olsam da, sanıyorum andre bazin bu konuda epey haklı. fotoğrafın, dolayısıyla sinemanın büyüsü, taklit etmekten çok daha fazlasını yapması, zamanı dondurması, mumyalaması.
eve bir kaç saat önce, yorgun argın geldikten sonra, kitaplarıma ufak bir göz atmam sonucu, kendisinin 'sinema nedir?' adında kitabı ile tekrar karşılaştım. '
'fotoğraf, doğanın taklit edilmesinden daha fazla özellikleri içinde barındırır' diyor 'sinema nedir?' adlı kitabında. Savunduğu bir tez var; resim, her ne kadar gerçeğe yakın olursa olsun, içinde bir yorum barındırır diyor. bu yüzden, kendisine göre fotoğraf, taklit etmekten çok daha fazlası.
uzun zamandır sinema'nın büyüsünü türlü sebeplere bağlıyor olsam da, sanıyorum andre bazin bu konuda epey haklı. fotoğrafın, dolayısıyla sinemanın büyüsü, taklit etmekten çok daha fazlasını yapması, zamanı dondurması, mumyalaması.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar