bugün
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur12
- namus takıntısı olan erkek17
- kadın olsaydım çok açık giyerdim4
- ece irtem4
- kadınsı erkek3
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor5
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- kavurmalı yumurta4
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı5
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- curaçao6
- regl dönemi çirkinliği5
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi15
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı6
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- namus4
- true'ya arkadan sahip olmak3
- güzel kızların isimleri9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- talkan ve curcan katliamları4
- aya gidilmedi dünya düz aşı karşıtıyım3
- pernado bey birader3
- ekber ve erşed kanunları2
- istanbul'da ortalama kiranın 42 bin tl olması4
- diyete başlama pazartesisi5
- diamond bosphorusss2
- 14 haziran 2026 avustralyalının türk çocuğu x i3
- yazarların şu sıralar streslendikleri konular3
- evde boş boş çerez yiyip bira içmek4
- halkım yok sayılıyor işte kürt sorunu benim5
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi3
- müzisyen yazarlar3
- 86 yıl sonra bile atatürk'e minnet duyulma sebebi3
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- iran'a iltica etmek2
- sari renkli seker ibnesi2
- bilgi için mi like için mi yazılır7
- sözlük yazarlarının suları3
- yem borusu çalmak3
- ibni tekerlek el keşiş dağı2
- buddy dude23
- yeni arabalarda tuş yerine ekran olması3
- suni arabistan2
- ismet bin komsomol el tavariş ül raskolnikov4
- yarı seküler yarı muhafazakar birisi olmak2
- ona bir şey söyle14
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak2
- aniden gelen boşluk hissi3
fransiz sinema elestirmeni ve mucidi. 1918'de fransa'da dogdu. deneysel calismalariyla onemli kuramlara imza atti. sinema nedir adli kitabi sinema'ya profesyonel anlamda giris yapacak bir kimsenin basucu kitabidir.
Ünlü fransız sinema dergisi Cahiers du Cinema'nın kurucularından olan Bazin, ikinci dünya savaşı sonrasında oluşturduğu gerçekçi film kuramıyla tanınmaktadır. Sinemanın temel malzemesinin gerçek olduğunu savunur, kuramında alan derinliğinin kullanımını ve uzun çekimleri över. italyan yeni gerçekçilik akımının filmlerini adeta baş tacı eden Bazin, Orson Welles'in yapmış olduğu "Yurttaş Kane/Citizen Kane (1941)" filmini de göklere çıkartır. Fikirleriyle, Fransız Yeni Dalga Sineması'nı oluşturacak olan Truffaut, Godard ve Chabrol gibi yönetmenleri etkilemiştir.
André Bazin (18 Nisan, 1918 ; 11 Kasım, 1958) ünlü Fransız film eleştirmeni ve film kuramcısıdır.
Bazin 1918'de Angers, Fransa'da doğmuştur. ilk eğitimini La Rochelle'de almış, 1938'de St. Cloud'daki Ecole normale supérieure'de eğitimine devam etmiştir. Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir. Sinemaya olan tutkusu orduya çağrıldığı 1939 yılından itibaren artmaya başlamış, ordudaki görevi sırasında kısa zamanda politik nedenlerle kapatılacak olan bir sinema kulübü kurmuştur [1]. Sinema üzerine yazmaya 1943'te Le Parisien Libére dergisinde başlamış ve 1951'de Jacques Doniol-Valcroze ve Lo Duca ile birlikte Cahiers du cinéma adlı film dergisinin kurucuları arasında yer almıştır. Yeni Dalga'nın "manevi babası" olarak, Jean-Luc Godard ve François Truffaut gibi gelecekte film yapımcıları olacak olan genç film eleştirmenlerinin akıl hocası ve yakın arkadaşı olmuştur. Bazin 40 yaşında lösemiden ölmüştür.
Film eleştirmenliği
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi. Ölümüne kadar Cahiers dergisinde yazmaya devam etmiştir. Ölümünden sonra yazıları 1958'den 1962'ye kadar Qu'est-ce que le cinéma? (Sinema Nedir?) adı altında dört ciltlik bir kitap dizisi olarak basılmıştır.
Bazin kendisinin "nesnel gerçeklik" olarak adlandırdığı şeyi yansıtan filmleri (belgesel filmler ve italyan yeni gerçekçilik filmleri) ve Howard Hawks gibi kendilerini "görünmez" kılan yönetmenleri savunmuştur. Derin odak (Orson Welles) ve geniş açı çekimleri (Jean Renoir) kullanılması taraftarı olmuş ve kurgu ve görsel efektler kullanılmaksızın "gerçek devamlılık" olarak adlandırdığı biçimin yaratılmasını tercih etmiştir. Bu duruşu onu, 1920 ve 1930'ların sinemanın gerçekliği nasıl yönlendirebileceğini vurgulayan hakim film kuramına karşı muhalif olarak konumlandırmaktadır.
Bazin'in düşüncelerini nesnel gerçekçilik, derin odak ve kurgunun olmaması üzerine yoğunlaştırması, onun bir filmin ya da sahnenin yorumunun izleyiciye bırakılması yönündeki inancının bir sonucudur.
Bazin, bir filmin; yönetmeninin kişisel bakışını yansıtması gerektiğini düşünür. Bazin'in bu düşüncesi, Truffaut'un Cahiersdeki bir yazısında ortaya attığı Auteur kuramının (yaratıcı yönetmenlik kuramı) gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Bazin aynı zamanda "beğeni eleştirisi" taraftarı olarak bilinir. Beğeni eleştirisine göre, yalnızca bir filmi beğenen eleştirmenler o film için eleştiri yazısı yazabilir, böylece yapıcı eleştiri teşvik edilmektedir.
Popüler kültürde Bazin
-Truffaut 400 Darbe adlı filmini, filmin çekimlerine başlanmasından bir gün sonra ölen Bazin'e ithaf etmiştir.
-Richard Linklater'in Waking Life adlı filmi, Bazin'in film kuramı üzerine bir tartışmaya yer verir. Filmdeki tartışmada, Bazin'in Hristiyan oluşu ve her çekimin yaratımı sergileyen bir Tanrı temsili olduğu inancı üzerine vurgu yapılmaktadır.
-Jean-Luc Godard'ın Le Mépris (1963) adlı filmi, yanlış biçimde Bazin'e atfedilen bir deyişle açılır (Aslında bu deyiş, Fransız film eleştirmeni ve daha sonraki yıllarda oyun yazarı olan Michel Mourlet'in Cahiers du cinéma No. 98'deki "Sur un art ignoré" ["Gözardı edilmiş bir sanat üzerine"] adlı ünlü makalesinden alıntıdır.)
Bibliyografya
Sinema Nedir?, André Bazin (1967)
Orson Welles, André Bazin (1979)
Fransız işgal ve Direniş Sineması: Eleştirel Estetiğin Doğuşu, André Bazin (1982)
Zalimliğin Sineması: Bunuel'den to Hitchcock'a, André Bazin (1982)
Chaplin Üzerine Makaleler, André Bazin (1985)
Jean Renoir, André Bazin (1992)
Bazin iş Başında: Kırklı ve Ellili Yıllardan Başlıca Makaleler ve Eleştiri Yazıları, André Bazin, Bert Cardullo (ed.) (1996)
Bağımsızlıktan Yeni Dalgaya Fransız Sineması, 1945-1958; André Bazin, Bert Cardullo (ed.)
Notlar
(1) Bazin, André; [ibrahim Şener (çev.)] (2000). Sinema Nedir?. istanbul: izdüşüm Yayınları. <idwiki>ISBN 1-111-22222-9</idwiki>.
Kaynaklar
ingilizce Wikipedia'dan 09 Mayıs 2007 tarihli "André Bazin"
Andre Bazin (2000), Sinema Nedir?, izdüşüm Yayınları, istanbul.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Andre_Bazin
Bazin 1918'de Angers, Fransa'da doğmuştur. ilk eğitimini La Rochelle'de almış, 1938'de St. Cloud'daki Ecole normale supérieure'de eğitimine devam etmiştir. Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir. Sinemaya olan tutkusu orduya çağrıldığı 1939 yılından itibaren artmaya başlamış, ordudaki görevi sırasında kısa zamanda politik nedenlerle kapatılacak olan bir sinema kulübü kurmuştur [1]. Sinema üzerine yazmaya 1943'te Le Parisien Libére dergisinde başlamış ve 1951'de Jacques Doniol-Valcroze ve Lo Duca ile birlikte Cahiers du cinéma adlı film dergisinin kurucuları arasında yer almıştır. Yeni Dalga'nın "manevi babası" olarak, Jean-Luc Godard ve François Truffaut gibi gelecekte film yapımcıları olacak olan genç film eleştirmenlerinin akıl hocası ve yakın arkadaşı olmuştur. Bazin 40 yaşında lösemiden ölmüştür.
Film eleştirmenliği
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi. Ölümüne kadar Cahiers dergisinde yazmaya devam etmiştir. Ölümünden sonra yazıları 1958'den 1962'ye kadar Qu'est-ce que le cinéma? (Sinema Nedir?) adı altında dört ciltlik bir kitap dizisi olarak basılmıştır.
Bazin kendisinin "nesnel gerçeklik" olarak adlandırdığı şeyi yansıtan filmleri (belgesel filmler ve italyan yeni gerçekçilik filmleri) ve Howard Hawks gibi kendilerini "görünmez" kılan yönetmenleri savunmuştur. Derin odak (Orson Welles) ve geniş açı çekimleri (Jean Renoir) kullanılması taraftarı olmuş ve kurgu ve görsel efektler kullanılmaksızın "gerçek devamlılık" olarak adlandırdığı biçimin yaratılmasını tercih etmiştir. Bu duruşu onu, 1920 ve 1930'ların sinemanın gerçekliği nasıl yönlendirebileceğini vurgulayan hakim film kuramına karşı muhalif olarak konumlandırmaktadır.
Bazin'in düşüncelerini nesnel gerçekçilik, derin odak ve kurgunun olmaması üzerine yoğunlaştırması, onun bir filmin ya da sahnenin yorumunun izleyiciye bırakılması yönündeki inancının bir sonucudur.
Bazin, bir filmin; yönetmeninin kişisel bakışını yansıtması gerektiğini düşünür. Bazin'in bu düşüncesi, Truffaut'un Cahiersdeki bir yazısında ortaya attığı Auteur kuramının (yaratıcı yönetmenlik kuramı) gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Bazin aynı zamanda "beğeni eleştirisi" taraftarı olarak bilinir. Beğeni eleştirisine göre, yalnızca bir filmi beğenen eleştirmenler o film için eleştiri yazısı yazabilir, böylece yapıcı eleştiri teşvik edilmektedir.
Popüler kültürde Bazin
-Truffaut 400 Darbe adlı filmini, filmin çekimlerine başlanmasından bir gün sonra ölen Bazin'e ithaf etmiştir.
-Richard Linklater'in Waking Life adlı filmi, Bazin'in film kuramı üzerine bir tartışmaya yer verir. Filmdeki tartışmada, Bazin'in Hristiyan oluşu ve her çekimin yaratımı sergileyen bir Tanrı temsili olduğu inancı üzerine vurgu yapılmaktadır.
-Jean-Luc Godard'ın Le Mépris (1963) adlı filmi, yanlış biçimde Bazin'e atfedilen bir deyişle açılır (Aslında bu deyiş, Fransız film eleştirmeni ve daha sonraki yıllarda oyun yazarı olan Michel Mourlet'in Cahiers du cinéma No. 98'deki "Sur un art ignoré" ["Gözardı edilmiş bir sanat üzerine"] adlı ünlü makalesinden alıntıdır.)
Bibliyografya
Sinema Nedir?, André Bazin (1967)
Orson Welles, André Bazin (1979)
Fransız işgal ve Direniş Sineması: Eleştirel Estetiğin Doğuşu, André Bazin (1982)
Zalimliğin Sineması: Bunuel'den to Hitchcock'a, André Bazin (1982)
Chaplin Üzerine Makaleler, André Bazin (1985)
Jean Renoir, André Bazin (1992)
Bazin iş Başında: Kırklı ve Ellili Yıllardan Başlıca Makaleler ve Eleştiri Yazıları, André Bazin, Bert Cardullo (ed.) (1996)
Bağımsızlıktan Yeni Dalgaya Fransız Sineması, 1945-1958; André Bazin, Bert Cardullo (ed.)
Notlar
(1) Bazin, André; [ibrahim Şener (çev.)] (2000). Sinema Nedir?. istanbul: izdüşüm Yayınları. <idwiki>ISBN 1-111-22222-9</idwiki>.
Kaynaklar
ingilizce Wikipedia'dan 09 Mayıs 2007 tarihli "André Bazin"
Andre Bazin (2000), Sinema Nedir?, izdüşüm Yayınları, istanbul.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Andre_Bazin
Sinema Kuramcası ve Yeni dalga Akımının Asıl Babası Denilebilir..VE francois Truffaut sanatçı olması için elinden tutan Kişidir..
'fotoğraf, doğanın taklit edilmesinden daha fazla özellikleri içinde barındırır' diyor sinema nedir adlı kitabında.
resim ve fotoğrafın farkı da bu bence. her ne kadar iyi çizilmiş olursa olsun, resim, içinde biraz da olsa yorum barındırır. oysa fotoğraf, doğayı, zamanı tam anlamıyla mumyalamaktır.
resim ve fotoğrafın farkı da bu bence. her ne kadar iyi çizilmiş olursa olsun, resim, içinde biraz da olsa yorum barındırır. oysa fotoğraf, doğayı, zamanı tam anlamıyla mumyalamaktır.
18 nisan 1918'de doğdu, 11 kasım 1958'de öldü. kendisi bir fransız. film eleştirmeni ve aynı zamanda film kuramcısı. fransız yeni dalga sinemasının ise arkada kalan, önemli isimlerinden.
eve bir kaç saat önce, yorgun argın geldikten sonra, kitaplarıma ufak bir göz atmam sonucu, kendisinin 'sinema nedir?' adında kitabı ile tekrar karşılaştım. '
'fotoğraf, doğanın taklit edilmesinden daha fazla özellikleri içinde barındırır' diyor 'sinema nedir?' adlı kitabında. Savunduğu bir tez var; resim, her ne kadar gerçeğe yakın olursa olsun, içinde bir yorum barındırır diyor. bu yüzden, kendisine göre fotoğraf, taklit etmekten çok daha fazlası.
uzun zamandır sinema'nın büyüsünü türlü sebeplere bağlıyor olsam da, sanıyorum andre bazin bu konuda epey haklı. fotoğrafın, dolayısıyla sinemanın büyüsü, taklit etmekten çok daha fazlasını yapması, zamanı dondurması, mumyalaması.
eve bir kaç saat önce, yorgun argın geldikten sonra, kitaplarıma ufak bir göz atmam sonucu, kendisinin 'sinema nedir?' adında kitabı ile tekrar karşılaştım. '
'fotoğraf, doğanın taklit edilmesinden daha fazla özellikleri içinde barındırır' diyor 'sinema nedir?' adlı kitabında. Savunduğu bir tez var; resim, her ne kadar gerçeğe yakın olursa olsun, içinde bir yorum barındırır diyor. bu yüzden, kendisine göre fotoğraf, taklit etmekten çok daha fazlası.
uzun zamandır sinema'nın büyüsünü türlü sebeplere bağlıyor olsam da, sanıyorum andre bazin bu konuda epey haklı. fotoğrafın, dolayısıyla sinemanın büyüsü, taklit etmekten çok daha fazlasını yapması, zamanı dondurması, mumyalaması.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar