bugün
- enayimiknatisi9
- bu durumda ne yapardınız9
- cedidacer8
- bir gün herkes ak partili olacak14
- bik bik'in çıkartıp masaya vurması4
- 5 yıl önceye geri gitmek3
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı5
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri7
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi6
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması6
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli5
- mezut barzani nin yahudi olması18
- gavur izmir den mümin izmir e7
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- parcalandim toparlanamiyorum314
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması3
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- gece denize kız arkadaşıyla giren eleman4
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- alttan bir şeyin dokunması3
- cesete hakaret13
- arkadaşlar şifalandım11
- arkadaşlar ex şirketim aradı3
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi2
- dönek3
- mürdüm rengi2
- tartışmayı kazanmak değil yanlışını bulmak2
- huysuz virjin3
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- kadir mısıroğlu fan clup8
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- kahvaltıda 32 adet cherry domates yemek4
- ak partili ahlakı14
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- yıgaç2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- ucan tekme atan hipopotam28
- anın görüntüsü29
- iltica38
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci3
- allah varsa nerede6
işyerine göre değişen hadisedir.
gerçekten profesyönel, kurumsal, sektörünüzde söz sahibi olan adam gibi insan kaynakları olan bir firmada başlıyorsanız-ki bu süreç 1 ila 6 ay sürebilecek sancılı bir süreç, sayısız tekrar tekrar iş görüşmesi, departmanın yöneticileriyle ayrı ayrı yapılan tanışma ve kendini ifade, tanıtma toplantısı içereceği gibi, bahsettiğimiz bir şirkete girebilmek için sektörde sağlam referanslarınız/projeleriniz/tecrübenizin olması gerekir- size kesinlikle sizi mağdur etmeyecek, kalitenize yakışır bir maaş ve sosyal şartlar önerir, resmi teklif sunar, bunu kabul etmeniz halinde bir ton başlama evrakı(akciğer filmi, tam kan sayımı, evliyseniz sorumlu olduğunuz kişilerin nüfus kayıtları vb vb) istenir sizden, siz daha işe başlamadan kartvizitinizden bilgisayarınıza, telefonunuza kadar her şey hazır olur.
her şey ilerleyen profesyönel süreçten sonra da bu şekilde devam edecek mi diye merak edersiniz.
bunun yanı sıra bu sürecin "kaç para maaş istiyon la? ne sosyal şartı? yoh ogadar olmaz, şirketiçi dengeler bıdıbıdı vikvikvik ee öö kısacası maaşın şu, beğenirsen pazartesi gel başla" diye flaşforvırdlarla ve uzun toplarla direk sonuca giden nispeten daha az kurumsal, genelde sektörde tecrübesi olmayan, askerden yeni gelmiş ya da yeni mezun arkadaşları "yetiştirmek üzere(sanki yetiştirip şirketi üzerine yapacak amk)eleman arayan" firmaların versiyonları da vardır, ki önceleri gözünüze pek batmayan, masum gözüken bir sürü maddenin ne kadar can acıttığını öğrenir zamanla kanı hızlı akan, toy fakat enerji dolu genç adayımız:
esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek
manası: bizim burada belli bir çıkış saatimiz yok. iş ne zaman biter sen de o zaman çıkarsın. fazla mesai mi, o da ne?
ehliyet sahibi ve aktif araç kullanabilen
manası: üzerine arabayı zimmetleyip o saha/şantiye senin, bu müşteri/potansiyel benim fır fır gezdirilecek, herhangi bir hasar durumunda cart diye maaşına yansıtılacak, anasının nikahındaki müşteriden geç saatte direk evine dönecekse o benzin parası aylığından kesilecek.
askerliğini tamamlamış
manası: o başı dikliği gitmiş, eğilmesini, emir almasını, aldığı emir ne kadar saçma ve angarya da olsa sineye çekmesini öğrenmiş.
gibi.
bunların haricinde dikkat edilmesi gereken belki de en önemli husus, iş sözleşmesidir.
zira piyasa, Size bir ton söz ve vaatlerde bulunup iş icrate gelince "eee ööö biz ona şöyle diyelim" diyen dangalak insanla doludur ve belki de işin en acı tarafı türkiye gibi bir ülkede insanların tecrübe kazanması için bu "sana para vermeyeceğim ama işi öğreneceksn" zihniyetindeki insan tarafından yer yer sömürülmeye mahkum olmasıdır.
iş akdiyle haklarınız karşılıklı olarak korunmuş olur, fakat sözleşmenin de baştan sağlıklı bir şekilde yapılması ve aklınıza takılan her türlü maddenin tartışmaya açılması sizin yararınızadır,
zira size iş veren insan allah değildir, siz de ortaya alın terinizi ve emeğinizi koyacaksınız. Bunu sakın unutmayın.
amerikan sineması, sözüm sana:
her ne olursa olsun iş hayatında unutulmaması gereken ilk kural şudur,
`
iş hayatında duygusallığa yer yoktur`. Hem sizin açınızdan, hem karşı taraf açısından.
Bunu sakın unutmayın.
gerçekten profesyönel, kurumsal, sektörünüzde söz sahibi olan adam gibi insan kaynakları olan bir firmada başlıyorsanız-ki bu süreç 1 ila 6 ay sürebilecek sancılı bir süreç, sayısız tekrar tekrar iş görüşmesi, departmanın yöneticileriyle ayrı ayrı yapılan tanışma ve kendini ifade, tanıtma toplantısı içereceği gibi, bahsettiğimiz bir şirkete girebilmek için sektörde sağlam referanslarınız/projeleriniz/tecrübenizin olması gerekir- size kesinlikle sizi mağdur etmeyecek, kalitenize yakışır bir maaş ve sosyal şartlar önerir, resmi teklif sunar, bunu kabul etmeniz halinde bir ton başlama evrakı(akciğer filmi, tam kan sayımı, evliyseniz sorumlu olduğunuz kişilerin nüfus kayıtları vb vb) istenir sizden, siz daha işe başlamadan kartvizitinizden bilgisayarınıza, telefonunuza kadar her şey hazır olur.
her şey ilerleyen profesyönel süreçten sonra da bu şekilde devam edecek mi diye merak edersiniz.
bunun yanı sıra bu sürecin "kaç para maaş istiyon la? ne sosyal şartı? yoh ogadar olmaz, şirketiçi dengeler bıdıbıdı vikvikvik ee öö kısacası maaşın şu, beğenirsen pazartesi gel başla" diye flaşforvırdlarla ve uzun toplarla direk sonuca giden nispeten daha az kurumsal, genelde sektörde tecrübesi olmayan, askerden yeni gelmiş ya da yeni mezun arkadaşları "yetiştirmek üzere(sanki yetiştirip şirketi üzerine yapacak amk)eleman arayan" firmaların versiyonları da vardır, ki önceleri gözünüze pek batmayan, masum gözüken bir sürü maddenin ne kadar can acıttığını öğrenir zamanla kanı hızlı akan, toy fakat enerji dolu genç adayımız:
esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek
manası: bizim burada belli bir çıkış saatimiz yok. iş ne zaman biter sen de o zaman çıkarsın. fazla mesai mi, o da ne?
ehliyet sahibi ve aktif araç kullanabilen
manası: üzerine arabayı zimmetleyip o saha/şantiye senin, bu müşteri/potansiyel benim fır fır gezdirilecek, herhangi bir hasar durumunda cart diye maaşına yansıtılacak, anasının nikahındaki müşteriden geç saatte direk evine dönecekse o benzin parası aylığından kesilecek.
askerliğini tamamlamış
manası: o başı dikliği gitmiş, eğilmesini, emir almasını, aldığı emir ne kadar saçma ve angarya da olsa sineye çekmesini öğrenmiş.
gibi.
bunların haricinde dikkat edilmesi gereken belki de en önemli husus, iş sözleşmesidir.
zira piyasa, Size bir ton söz ve vaatlerde bulunup iş icrate gelince "eee ööö biz ona şöyle diyelim" diyen dangalak insanla doludur ve belki de işin en acı tarafı türkiye gibi bir ülkede insanların tecrübe kazanması için bu "sana para vermeyeceğim ama işi öğreneceksn" zihniyetindeki insan tarafından yer yer sömürülmeye mahkum olmasıdır.
iş akdiyle haklarınız karşılıklı olarak korunmuş olur, fakat sözleşmenin de baştan sağlıklı bir şekilde yapılması ve aklınıza takılan her türlü maddenin tartışmaya açılması sizin yararınızadır,
zira size iş veren insan allah değildir, siz de ortaya alın terinizi ve emeğinizi koyacaksınız. Bunu sakın unutmayın.
amerikan sineması, sözüm sana:
her ne olursa olsun iş hayatında unutulmaması gereken ilk kural şudur,
`
iş hayatında duygusallığa yer yoktur`. Hem sizin açınızdan, hem karşı taraf açısından.
Bunu sakın unutmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar