bugün
- sözlüğün en güzel kadını19
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi2
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- amerika birleşik devletleri29
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- en güzel oyuncular2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- israil10
- anadolu efes biracılık3
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- mustafa kemal atatürk10
- en medeni ortadoğulular6
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- telegram5
- simko314
- fransa6
- pis hissettiren şeyler3
- ismail yüksek4
- isveç5
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- sözlükte ki türk düşmanları10
- avrupa5
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- dikili bir ağacının olmaması6
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek3
- ali şekeroğlu2
- en lezzetli balık23
- almanya4
aleyhinde konuşan, yazıp, çizen ama sonradan pişmanlık duyanların sayısı bir hayli fazladır. said nursi dışında örnekleri biraz daha çoğaltmak gerekirse:
enver paşa: "en büyük hatamız, abdülhamid'i anlayamamaktır!"
Rıza Tevfik Bölükbaşı, 31 mart komplosunu tertipleyenlerden. seneler sonra yazdığı bir şiirle abdülhamid'ten özür dilemiş, hasta yatağında da şunları söylemiştir:
"Ben bu şiiri Türk milletine hakaret kasdıyla değil, tamamıyla aksi olarak, Türk milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han'a edilen iftiraları tespit gayesiyle yazdım. 31 Mart vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük hükümdar, bu isnadla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur. 31 Mart'ı tertipleyen ittihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart'ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın."
Süleyman Nazif, ittihat ve Terakki fırkasının içinde Abdülhamid'e düşmanlık etmiş, pişmanlığını da şu şekilde dile getirmiştir:
"Padişahım gelmemişken yada biz,
işte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz.
Dem-bedem coşmakta fakr u ihtiyaç,
Her ocak sönmüş ve susmuş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç,
Hasret olduk eski istibdada biz."
ahıskalı ali haydar efendi: "Sultan Abdülhamidi din düşmanları bize bile kötü tanıttılar. sonra anladık ki kerametleri olan büyük bir veli imiş. Osmanlı, islama çok büyük hizmetlerde bulundu. Hele Sultan Abdülhamid olmasa ehl-i sünnet eserleri ortadan kalkmaya mahkûm olurdu. Onun gayreti, siyaseti ve himmeti sayesinde ileriki nesillere sahih kaynaklar ulaşabildi.
Bir kere beni huzuruna kabul etti. Sultanlar perde arkasından konuşurlardı. Beni kendisine çok yaklaştırdı, birden perdeyi kaldırınca burun buruna geldik. O zaman bana: "Ali Haydar efendi! Etrafımda senin gibi taviz vermeyen âlimler olsaydı bu Devlet-i Aliyye bu hale gelmezdi." dedi. Allahu teala ona yüksek dereceler ihsan eylesin"
elmalılı hamdi yazır: Abdülhamid'in hal fetvasını hazırlayanlar içinde tefsir sahibi. "Hayatımda bu kadar ağır bir vicdan azabı çekmedim. Başıma ne geldiyse bunun manevî sillesidir. Gençlik saikasıyla bir iştir işledim. Allah beni affetsin!" demiştir.
Rıza Nur: "Hürriyet imha edildi. Yeni bir zulüm ve istibdad dönemi başladı. Bu zulüm ve istibdad Abdülhamid'inkinden de ittihadçılarınkinden de dehşetli oldu. Zavallı Hamid kaç kişiyi asmıştı. Hiç... Hele hiç hırsızlık etmedi, hiç fuhuş yapmadı, hiç israfta bulunmadı. Bilakis memlekette bunların önüne geçmeye çalıştı idi. Bu devre bakınca insan Abdülhamid aleyhine kıyam ettiğine utanıyor."
"ittihadçıların halini görünce Abdülhamid aleyhine çalıştığıma utanmış, ne büyük günah işlemişim demiştim. Bunu görünce Abdülhamid'e de ittihadçılara da rahmet okuyor, aleyhlerine çalışmakla ettiğim günahların affını Allah'dan diliyorum."
mehmet akif ersoy, abdülhamid'e karşı en ağır sözleri söyleyenlerden. lakin mısır'dayken yakın dostlarından Yozgatlı Mehmet Efendi'ye: "ölmez de iyileşebilirsem hatıralarımı yazmak istiyorum. Hatıralarımda Sultan II. Abdülhamid'e karşı itizar (özür dileme) ve itiraflarım olacak." demiştir.
son örneğimse biraz karışık olacak. şöyle ki, na-dürüst tevfik fikret 1891 yılında Mirsad dergisi'nin açtığı yarışmada Abdülhamid'e övgüler düzen şiiriyle birinci olunca adını duyurmuştur. Malumat dergisi'nde ise yine Abdülhamid'i öven bir şiiri yayımlanmıştır. lakin ne yazık ki aynı kişi 1905 yılındaki yıldız suikastının ardından abdülhamid'in öldürülememiş olmasına içerlemiş ve saldırıyı düzenleyene "ey şanlı avcı!" diye hitap ettiği övgü dolu bir şiir yazma gafletinde bulunmuştur. ve elbette o da pişman olmuştur. ama mühim olan pişmanlığı ahirete bırakmamaktır.
enver paşa: "en büyük hatamız, abdülhamid'i anlayamamaktır!"
Rıza Tevfik Bölükbaşı, 31 mart komplosunu tertipleyenlerden. seneler sonra yazdığı bir şiirle abdülhamid'ten özür dilemiş, hasta yatağında da şunları söylemiştir:
"Ben bu şiiri Türk milletine hakaret kasdıyla değil, tamamıyla aksi olarak, Türk milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han'a edilen iftiraları tespit gayesiyle yazdım. 31 Mart vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük hükümdar, bu isnadla, sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur. 31 Mart'ı tertipleyen ittihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart'ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın."
Süleyman Nazif, ittihat ve Terakki fırkasının içinde Abdülhamid'e düşmanlık etmiş, pişmanlığını da şu şekilde dile getirmiştir:
"Padişahım gelmemişken yada biz,
işte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz.
Dem-bedem coşmakta fakr u ihtiyaç,
Her ocak sönmüş ve susmuş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç,
Hasret olduk eski istibdada biz."
ahıskalı ali haydar efendi: "Sultan Abdülhamidi din düşmanları bize bile kötü tanıttılar. sonra anladık ki kerametleri olan büyük bir veli imiş. Osmanlı, islama çok büyük hizmetlerde bulundu. Hele Sultan Abdülhamid olmasa ehl-i sünnet eserleri ortadan kalkmaya mahkûm olurdu. Onun gayreti, siyaseti ve himmeti sayesinde ileriki nesillere sahih kaynaklar ulaşabildi.
Bir kere beni huzuruna kabul etti. Sultanlar perde arkasından konuşurlardı. Beni kendisine çok yaklaştırdı, birden perdeyi kaldırınca burun buruna geldik. O zaman bana: "Ali Haydar efendi! Etrafımda senin gibi taviz vermeyen âlimler olsaydı bu Devlet-i Aliyye bu hale gelmezdi." dedi. Allahu teala ona yüksek dereceler ihsan eylesin"
elmalılı hamdi yazır: Abdülhamid'in hal fetvasını hazırlayanlar içinde tefsir sahibi. "Hayatımda bu kadar ağır bir vicdan azabı çekmedim. Başıma ne geldiyse bunun manevî sillesidir. Gençlik saikasıyla bir iştir işledim. Allah beni affetsin!" demiştir.
Rıza Nur: "Hürriyet imha edildi. Yeni bir zulüm ve istibdad dönemi başladı. Bu zulüm ve istibdad Abdülhamid'inkinden de ittihadçılarınkinden de dehşetli oldu. Zavallı Hamid kaç kişiyi asmıştı. Hiç... Hele hiç hırsızlık etmedi, hiç fuhuş yapmadı, hiç israfta bulunmadı. Bilakis memlekette bunların önüne geçmeye çalıştı idi. Bu devre bakınca insan Abdülhamid aleyhine kıyam ettiğine utanıyor."
"ittihadçıların halini görünce Abdülhamid aleyhine çalıştığıma utanmış, ne büyük günah işlemişim demiştim. Bunu görünce Abdülhamid'e de ittihadçılara da rahmet okuyor, aleyhlerine çalışmakla ettiğim günahların affını Allah'dan diliyorum."
mehmet akif ersoy, abdülhamid'e karşı en ağır sözleri söyleyenlerden. lakin mısır'dayken yakın dostlarından Yozgatlı Mehmet Efendi'ye: "ölmez de iyileşebilirsem hatıralarımı yazmak istiyorum. Hatıralarımda Sultan II. Abdülhamid'e karşı itizar (özür dileme) ve itiraflarım olacak." demiştir.
son örneğimse biraz karışık olacak. şöyle ki, na-dürüst tevfik fikret 1891 yılında Mirsad dergisi'nin açtığı yarışmada Abdülhamid'e övgüler düzen şiiriyle birinci olunca adını duyurmuştur. Malumat dergisi'nde ise yine Abdülhamid'i öven bir şiiri yayımlanmıştır. lakin ne yazık ki aynı kişi 1905 yılındaki yıldız suikastının ardından abdülhamid'in öldürülememiş olmasına içerlemiş ve saldırıyı düzenleyene "ey şanlı avcı!" diye hitap ettiği övgü dolu bir şiir yazma gafletinde bulunmuştur. ve elbette o da pişman olmuştur. ama mühim olan pişmanlığı ahirete bırakmamaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar