bugün
- sözlüğün azması7
- filistin37
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek6
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu5
- özelden şeftalisini atan yazar14
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı5
- ekmeği tuza bandırarak yemek4
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- karnabahar5
- arkadaşlar bir şey soracağım12
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- pıttık fırlatma akımı6
- silvermist'e iki şey söyle20
- kayseri pastırması ile meşhur şehrimiz4
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- antipanik'e bir şey söyle22
- tarhana çorbası10
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün4
- sözlük kızlarının kombinleri17
- parcalandim toparlanamiyorum323
- bana iyi geliyorsun diyen kız5
- uçağımı uçuracak pilot arıyorum4
- tavuk tantuni6
- bamya sever misin diyen yazar4
- geçmişte zina yapmış ama tövbe etmiş insan2
- karnabahar brokoli mantar yemeyen insan3
- sözlüğü boşverip plaja gitmek4
- whatsapptan beni tanıdın mı yazıp engelleyen insan3
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması4
- allah5
- sarapci koalayi denize atmak6
- aniden gelen adam tokatlama isteği3
- birazdan kalkacak3
- coleslaw2
- anın görüntüsü26
- koruk turşusu3
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- 44 yaşında psikolog olmak7
- çivi çiviyi söker diyen kız5
- bir yazar vardı canı sıkılan2
- galette3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- canı damarlı manisa yaprağ çeken sözlük erkekleri2
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- antalya5
- öğretmenler odasında kahve içmenin felsefesi4
- totosu karpuz gibi maşallah diyen tip2
- yoğurt mayalamak2
- muşlettin amca7
bir "adinizi yazmayi unutmayin" ve -adını yazmayı unuttuğum- "bir dost" , ortak yazımıdır...
melez kız *
ilk ve son tablomun adı.
ilk olması tesadüf, son olması kaçınılmaz...
tıpkı onun gibi...
melezliği; iki farklı ruha tek bir bedende sahip olmasından...
tıpkı onun gibi melez...
o eşsiz ruh bana fırçaları bıraktırıp, ellerimle sanat yapmayı öğretti.
şövaleyi salonun ortasına kurdum, yılların ressamı edasıyla.
fırçaları attım bi' kenara,
onun ruhunu ancak dokunarak yansıtabilirdim.
bi' elimde siyah, bi' elimde beyaz...
beyazında bütün renkleri barındırıp; siyahı yansıtan...
tıpkı onun ruhu gibi...
günlerce uğraştım, hiç sıkılmadım...
şövalem dimdik duruyor; hiç kıpırdamadan bana yardım ediyordu,
en uslu tarafına denk gelmiştim, şanslıydım.
şanslıydık; melez kız ve ben...
melez kız bitmiş, sergide yerini almıştı.
o kadar doğa resminin içinde benim kız biraz eğreti duruyordu;
ama yine de çok ilgi görmüştü;
alımlıydı.
"michalengelo musa heykelini yapmadan evvel
mermerin karşısında durmuştu
sormuşlardı bu ne diye
cevabı basitti
en büyük eserim demişti
ama dümdüz bir sütundu
geçen zaman bize
o musa heykelinin doğuşunu getirdi
tıpkı heykeline bakan musa gibi duruyorum karşısında
siyah bir yanda beyaz bir yanda
biraz sakil biraz yaman biraz düşünceli
çünkü onu dokunarak yapmıştım ben
biliyordu
görüyordu
düşünüyordu"
yaşıyordu
karşımdaydı
her an canlanacak gibi...
duru bir sese sahip olacak gibi...
görecek gibi, beni duyacak gibi!
hiç ölmeyecek,
ölümsüzlüğe adını yazdıracak gibi...
tıpkı onun gibi...
tıpkı bizim gibi...
öyle de oldu; benim için...
melez kız ölümsüzlüğe adını yazdırdı;
benim izlerimi taşıyarak, -ben ölünce- bensiz.
sonsuz ol melez kız,
sonsuz ol,
melek kız...
melez kız *
ilk ve son tablomun adı.
ilk olması tesadüf, son olması kaçınılmaz...
tıpkı onun gibi...
melezliği; iki farklı ruha tek bir bedende sahip olmasından...
tıpkı onun gibi melez...
o eşsiz ruh bana fırçaları bıraktırıp, ellerimle sanat yapmayı öğretti.
şövaleyi salonun ortasına kurdum, yılların ressamı edasıyla.
fırçaları attım bi' kenara,
onun ruhunu ancak dokunarak yansıtabilirdim.
bi' elimde siyah, bi' elimde beyaz...
beyazında bütün renkleri barındırıp; siyahı yansıtan...
tıpkı onun ruhu gibi...
günlerce uğraştım, hiç sıkılmadım...
şövalem dimdik duruyor; hiç kıpırdamadan bana yardım ediyordu,
en uslu tarafına denk gelmiştim, şanslıydım.
şanslıydık; melez kız ve ben...
melez kız bitmiş, sergide yerini almıştı.
o kadar doğa resminin içinde benim kız biraz eğreti duruyordu;
ama yine de çok ilgi görmüştü;
alımlıydı.
"michalengelo musa heykelini yapmadan evvel
mermerin karşısında durmuştu
sormuşlardı bu ne diye
cevabı basitti
en büyük eserim demişti
ama dümdüz bir sütundu
geçen zaman bize
o musa heykelinin doğuşunu getirdi
tıpkı heykeline bakan musa gibi duruyorum karşısında
siyah bir yanda beyaz bir yanda
biraz sakil biraz yaman biraz düşünceli
çünkü onu dokunarak yapmıştım ben
biliyordu
görüyordu
düşünüyordu"
yaşıyordu
karşımdaydı
her an canlanacak gibi...
duru bir sese sahip olacak gibi...
görecek gibi, beni duyacak gibi!
hiç ölmeyecek,
ölümsüzlüğe adını yazdıracak gibi...
tıpkı onun gibi...
tıpkı bizim gibi...
öyle de oldu; benim için...
melez kız ölümsüzlüğe adını yazdırdı;
benim izlerimi taşıyarak, -ben ölünce- bensiz.
sonsuz ol melez kız,
sonsuz ol,
melek kız...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar