bugün
- su bardağında çay içmek10
- insanın düşüncelerinden utanması6
- galiba hamileyim5
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- usul adab erkan3
- bilmiyorum diyebilmek2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı35
- alttaki yazara bir şey söyle18
- yüksek enflasyon7
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı2
- şükretmeyen insan3
- geceden balıkla yenilmiş soğan3
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- hz yusuf neden hapiste yattı2
- bol kaşarlı tost3
- parcalandim toparlanamiyorum322
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- vazektomi2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- yogartiksen12
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlük çeteleri11
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- cuma akşamı etkinlikleri8
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- hilafetin türklere faydası16
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ucan tekme atan hipopotam45
- platon un mağara alegorisi4
- kibarhergele14
- moda faciası olan şeyler7
- karton toplayan meric8
- ibrahim erkal saçı3
- bana onu sormayin22
bir "adinizi yazmayi unutmayin" ve -adını yazmayı unuttuğum- "bir dost" , ortak yazımıdır...
melez kız *
ilk ve son tablomun adı.
ilk olması tesadüf, son olması kaçınılmaz...
tıpkı onun gibi...
melezliği; iki farklı ruha tek bir bedende sahip olmasından...
tıpkı onun gibi melez...
o eşsiz ruh bana fırçaları bıraktırıp, ellerimle sanat yapmayı öğretti.
şövaleyi salonun ortasına kurdum, yılların ressamı edasıyla.
fırçaları attım bi' kenara,
onun ruhunu ancak dokunarak yansıtabilirdim.
bi' elimde siyah, bi' elimde beyaz...
beyazında bütün renkleri barındırıp; siyahı yansıtan...
tıpkı onun ruhu gibi...
günlerce uğraştım, hiç sıkılmadım...
şövalem dimdik duruyor; hiç kıpırdamadan bana yardım ediyordu,
en uslu tarafına denk gelmiştim, şanslıydım.
şanslıydık; melez kız ve ben...
melez kız bitmiş, sergide yerini almıştı.
o kadar doğa resminin içinde benim kız biraz eğreti duruyordu;
ama yine de çok ilgi görmüştü;
alımlıydı.
"michalengelo musa heykelini yapmadan evvel
mermerin karşısında durmuştu
sormuşlardı bu ne diye
cevabı basitti
en büyük eserim demişti
ama dümdüz bir sütundu
geçen zaman bize
o musa heykelinin doğuşunu getirdi
tıpkı heykeline bakan musa gibi duruyorum karşısında
siyah bir yanda beyaz bir yanda
biraz sakil biraz yaman biraz düşünceli
çünkü onu dokunarak yapmıştım ben
biliyordu
görüyordu
düşünüyordu"
yaşıyordu
karşımdaydı
her an canlanacak gibi...
duru bir sese sahip olacak gibi...
görecek gibi, beni duyacak gibi!
hiç ölmeyecek,
ölümsüzlüğe adını yazdıracak gibi...
tıpkı onun gibi...
tıpkı bizim gibi...
öyle de oldu; benim için...
melez kız ölümsüzlüğe adını yazdırdı;
benim izlerimi taşıyarak, -ben ölünce- bensiz.
sonsuz ol melez kız,
sonsuz ol,
melek kız...
melez kız *
ilk ve son tablomun adı.
ilk olması tesadüf, son olması kaçınılmaz...
tıpkı onun gibi...
melezliği; iki farklı ruha tek bir bedende sahip olmasından...
tıpkı onun gibi melez...
o eşsiz ruh bana fırçaları bıraktırıp, ellerimle sanat yapmayı öğretti.
şövaleyi salonun ortasına kurdum, yılların ressamı edasıyla.
fırçaları attım bi' kenara,
onun ruhunu ancak dokunarak yansıtabilirdim.
bi' elimde siyah, bi' elimde beyaz...
beyazında bütün renkleri barındırıp; siyahı yansıtan...
tıpkı onun ruhu gibi...
günlerce uğraştım, hiç sıkılmadım...
şövalem dimdik duruyor; hiç kıpırdamadan bana yardım ediyordu,
en uslu tarafına denk gelmiştim, şanslıydım.
şanslıydık; melez kız ve ben...
melez kız bitmiş, sergide yerini almıştı.
o kadar doğa resminin içinde benim kız biraz eğreti duruyordu;
ama yine de çok ilgi görmüştü;
alımlıydı.
"michalengelo musa heykelini yapmadan evvel
mermerin karşısında durmuştu
sormuşlardı bu ne diye
cevabı basitti
en büyük eserim demişti
ama dümdüz bir sütundu
geçen zaman bize
o musa heykelinin doğuşunu getirdi
tıpkı heykeline bakan musa gibi duruyorum karşısında
siyah bir yanda beyaz bir yanda
biraz sakil biraz yaman biraz düşünceli
çünkü onu dokunarak yapmıştım ben
biliyordu
görüyordu
düşünüyordu"
yaşıyordu
karşımdaydı
her an canlanacak gibi...
duru bir sese sahip olacak gibi...
görecek gibi, beni duyacak gibi!
hiç ölmeyecek,
ölümsüzlüğe adını yazdıracak gibi...
tıpkı onun gibi...
tıpkı bizim gibi...
öyle de oldu; benim için...
melez kız ölümsüzlüğe adını yazdırdı;
benim izlerimi taşıyarak, -ben ölünce- bensiz.
sonsuz ol melez kız,
sonsuz ol,
melek kız...
iki farklı insanın, iki farklı bedenin; ten, dil, din ayrımı yapmadan dünyaya getirdiği mükemmel varlık.
(bkz: defne joy foster)
(bkz: defne joy foster)
candido portinari'nin modern sanatlar galerisi'nde sergilenen tablosu.
Türkler dini, kavmiyeti, vatanı meşkuk (kuşkulu
) ve mahlud beş-altı milyonluk cahil bir kitledir.
Türkçesi
Türkler; dini, soyu sopu, yurdu belirsiz karmakarışık bir cahiller sürüsüdür. Vahdettin
Türkçesi
Türkler; dini, soyu sopu, yurdu belirsiz karmakarışık bir cahiller sürüsüdür. Vahdettin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar