bugün
- su bardağında çay içmek10
- şükretmeyen insan6
- cenazede gülmek5
- alttaki yazara bir şey söyle20
- pudingi çay kaşığıyla yemek4
- insanın düşüncelerinden utanması6
- geceden balıkla yenilmiş soğan4
- usul adab erkan4
- galiba hamileyim5
- tuvalette ilham gelmesi2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı35
- devrimci kız götü3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri15
- firavun ahenaton2
- vazektomi3
- hayvanların konuşmaya başlaması3
- yüksek enflasyon7
- bilmiyorum diyebilmek2
- parcalandim toparlanamiyorum321
- muhabbet kuşunun insanına boncuk adını koyması3
- 1 kasım 2026 sosyal medya yasağı2
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- bol kaşarlı tost3
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- insanın yaşamadığı olaydan ders çıkarması2
- beyoğlu nda taksiye çarpan otomobil kazası2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- erkek hapşırması2
- ölümsüzlüğün sıkıcı bir şey olması2
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- entry formatına hakim olmayan eski nesil yazar2
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- yogartiksen12
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- sözlük çeteleri11
- cuma akşamı etkinlikleri8
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- hangi yazarla çift olursunuz28
- hilafetin türklere faydası16
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- ucan tekme atan hipopotam45
- kibarhergele14
--spoiler--
sen de susma, 8 mart'ta sokağa!
8 mart 1857 tarihinde amerika'nın new york kentinde 40.000 dokuma işçisi iyi çalışma koşulları istediği için bir greve başladı ancak polisin işçilere saldırması ve onları fabrikaya kitlemesi, işçilerin çıkan yangından kaçamamasına neden oldu ve çoğu kadın 129 kişi yanarak can verdi. sonrasında 1910 tarihinde danimarka'da yapılan uluslararası sosyalist kadınlar konferası'nda alının bir kararla 8 mart dünya kadınlar günü ilan edildi.
Türkiye'de 8 mart dünya kadınlar günü ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve ilerleyen yıllarda daha yaygın, daha geniş bir kitle elde edildi. kadınlar kapalı mekanlardan sokağa döküldü, sesini daha gür çıkaran bir toplum ortaya çıktı. 12 eylül 1980 darbesinden dolayı kutlamara ara veren mücadeleci kadınlar 4 yıl aradan sonra daha kapsamlı bir şekilde geri döndü.
Haykırmamıza rağmen buna engel olmak isteyenler de vardır. kadınları etkisi altına alabileceğini düşünenler... en acı yanı da şudur ki buna en büyük yardımcı da devlettir. aslında direkt olarak karşı gelen, kadınları ezmeye çalışan devlettir. tabii polisi, yargısı da cabası...
Kadınları her türlü ezen bir devlet, hakların aranmasına izin vermeyen, konu kadın olunca pamuk gibi bir yargısı olan, korumak yerine saldıran, tecavüzcüyü tahliye eden, dayak atanı ise baş tacı eden bir devlet ne kadar devlet tartışılır açıkcası.
Çok değil daha dün gibi... o zamanlar sadece 13 yaşındaki n.ç içinde devlet memurlarının da bulunduğu 26 kişiyle zorla ilişkiye sokulurken susan devlet, korunmak için sığındığı polis tarafından tecavüze uğrayan 17 yaşındaki s.d için de kılı kıpırdatmadı. sözde son derece adil kurallarıyla suçluya cezasını verenler nedense kadın konusunda biraz daha hafif tutuyorlar elini.
Elini nereye atacağını bilemeyen devlet şimdi de liselerdeki kadın öğrencilerin kılık kıyafetine karışmakta. değil boyunu uzatmak çoğu okulda etek giymek bile yasaklanırken, takı tokadan da rahatsız oluyorlar herhalde. bir de erkek öğrencilerle aralarına konan mesafeler var tabii.
Buna karşı tepkisiz kalmayan taraf da var elbet. haksızın yanında olan, devlete hesap sorabilen bir taraf; her türden adaletsizliğe karşı gelen, kadın konusunda da susmayan aksine sesini yükselten.
Haydi kadınlar! hakkını aramaya, korumaya, savunmaya... susma! şiddetin her türlüsüne, cinayete, tacavüze karşı sen de kalk ayağa, sen de hesap sor, sen de haykır... dev lis li kadınlarla birlikte 8 mart'ta sokağa çık ve sesini yükselt.
Simge Şahin
--spoiler--
sen de susma, 8 mart'ta sokağa!
8 mart 1857 tarihinde amerika'nın new york kentinde 40.000 dokuma işçisi iyi çalışma koşulları istediği için bir greve başladı ancak polisin işçilere saldırması ve onları fabrikaya kitlemesi, işçilerin çıkan yangından kaçamamasına neden oldu ve çoğu kadın 129 kişi yanarak can verdi. sonrasında 1910 tarihinde danimarka'da yapılan uluslararası sosyalist kadınlar konferası'nda alının bir kararla 8 mart dünya kadınlar günü ilan edildi.
Türkiye'de 8 mart dünya kadınlar günü ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve ilerleyen yıllarda daha yaygın, daha geniş bir kitle elde edildi. kadınlar kapalı mekanlardan sokağa döküldü, sesini daha gür çıkaran bir toplum ortaya çıktı. 12 eylül 1980 darbesinden dolayı kutlamara ara veren mücadeleci kadınlar 4 yıl aradan sonra daha kapsamlı bir şekilde geri döndü.
Haykırmamıza rağmen buna engel olmak isteyenler de vardır. kadınları etkisi altına alabileceğini düşünenler... en acı yanı da şudur ki buna en büyük yardımcı da devlettir. aslında direkt olarak karşı gelen, kadınları ezmeye çalışan devlettir. tabii polisi, yargısı da cabası...
Kadınları her türlü ezen bir devlet, hakların aranmasına izin vermeyen, konu kadın olunca pamuk gibi bir yargısı olan, korumak yerine saldıran, tecavüzcüyü tahliye eden, dayak atanı ise baş tacı eden bir devlet ne kadar devlet tartışılır açıkcası.
Çok değil daha dün gibi... o zamanlar sadece 13 yaşındaki n.ç içinde devlet memurlarının da bulunduğu 26 kişiyle zorla ilişkiye sokulurken susan devlet, korunmak için sığındığı polis tarafından tecavüze uğrayan 17 yaşındaki s.d için de kılı kıpırdatmadı. sözde son derece adil kurallarıyla suçluya cezasını verenler nedense kadın konusunda biraz daha hafif tutuyorlar elini.
Elini nereye atacağını bilemeyen devlet şimdi de liselerdeki kadın öğrencilerin kılık kıyafetine karışmakta. değil boyunu uzatmak çoğu okulda etek giymek bile yasaklanırken, takı tokadan da rahatsız oluyorlar herhalde. bir de erkek öğrencilerle aralarına konan mesafeler var tabii.
Buna karşı tepkisiz kalmayan taraf da var elbet. haksızın yanında olan, devlete hesap sorabilen bir taraf; her türden adaletsizliğe karşı gelen, kadın konusunda da susmayan aksine sesini yükselten.
Haydi kadınlar! hakkını aramaya, korumaya, savunmaya... susma! şiddetin her türlüsüne, cinayete, tacavüze karşı sen de kalk ayağa, sen de hesap sor, sen de haykır... dev lis li kadınlarla birlikte 8 mart'ta sokağa çık ve sesini yükselt.
Simge Şahin
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar